Blog / Borçlar Hukuku
Ödemezlik Def'i Nedir? Şartları ve Uygulaması (TBK m. 97)
· ≈5 dk okuma · Borçlar Hukuku
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı edim ifa edilmeden kendi ediminden kaçınma hakkı olan ödemezlik def'inin şartları ve sonuçları anlatılmıştır.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri kendi edimini ifa etmeden önce karşı taraftan ifa talep ederse, kendisine ödemezlik def'i ile karşılık verilebilir. Bu def'i, "sen önce kendi borcunu yerine getir" anlamına gelen, Latince kökenli adıyla "exceptio non adimpleti contractus" olarak da bilinen, sözleşme hukukunun en temel dengeleyici araçlarından biridir.
i. Ödemezlik Def'i Nedir?
TBK m. 97 uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede, taraflardan biri karşı edimin ifası mümkün olduğu sürece kendi edimini ifa etmekle yükümlü değildir; sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, karşı taraf kendi borcunu ifa etmedikçe veya ifasını önermedikçe, kendisinden ifa talep edilemez. Ödemezlik def'i, alacaklının kendi edimini ifa etmeden karşı taraftan ifa talep etmesini engelleyen bir savunma aracıdır.
ii. Ödemezlik Def'inin Şartları Nelerdir?
1. Karşılıklı Borç Yükleyen Bir Sözleşme Bulunmalıdır
Ödemezlik def'i, yalnızca her iki tarafa da edim yükleyen (iki tarafa borç yükleyen/sinallagmatik) sözleşmelerde uygulanır. Tek tarafa borç yükleyen sözleşmelerde (örneğin bağışlama) bu def'i söz konusu olmaz.
2. Talep Eden Tarafın Kendi Edimini İfa Etmemiş veya Önermemiş Olması
Def'iyi kullanan taraf, karşı tarafın henüz kendi borcunu ifa etmediğini veya ifasını önermediğini ileri sürer.
3. Karşı Edimin İfasının Mümkün Olması
Karşı edimin ifası zaten imkânsızsa, ödemezlik def'i değil, imkânsızlık hükümleri devreye girer.
4. Vade veya Sözleşmesel Bir Öncelik Bulunmaması
Sözleşmede taraflardan birinin önce ifada bulunacağı kararlaştırılmışsa (örneğin peşin ödeme şartı, avans yükümlülüğü), önce ifa etmesi gereken taraf ödemezlik def'ini ileri süremez; çünkü sözleşme, ifa sırasını zaten belirlemiştir.
iii. Ödemezlik Def'inin Sonuçları
Ödemezlik def'i ileri sürüldüğünde, def'iyi kullanan taraf kendi edimini ifadan geçici olarak kaçınabilir. Bu def'i, borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca karşı taraf kendi edimini ifa edene veya ifasını önerene kadar, def'iyi kullanan tarafın ifa yükümlülüğünü askıya alır.
Karşı taraf kendi edimini ifa ettiğinde veya usulüne uygun olarak önerdiğinde, def'i ortadan kalkar ve def'iyi kullanan taraf da kendi edimini ifa etmekle yükümlü hâle gelir.
iv. Ödemezlik Def'i ile Temerrüt Arasındaki İlişki
Ödemezlik def'i geçerli şekilde ileri sürüldüğünde, def'iyi kullanan taraf temerrüde düşmez; çünkü kendi ifasını geciktirmesi hukuka uygun bir sebebe dayanmaktadır. Bu, ödemezlik def'inin en önemli pratik sonucudur: bir tarafın "ben borcumu ödemedim ama karşı taraf da kendi borcunu ifa etmedi" savunması, temerrüt faizi ve tazminat taleplerine karşı etkili bir savunma aracı olabilir.
Buna karşılık, karşı taraf kendi edimini usulüne uygun ifa ettiği veya önerdiği hâlde diğer taraf hâlâ ifadan kaçınıyorsa, artık ödemezlik def'i geçerliliğini kaybeder ve def'iyi ileri süren taraf temerrüde düşebilir.
v. Ödemezlik Def'i Nasıl İleri Sürülür?
Ödemezlik def'i, mahkeme veya icra takibi sırasında bir savunma (def'i) olarak ileri sürülebileceği gibi, sözleşme ilişkisinin devamı sırasında karşı tarafa yöneltilen bir bildirimle de kullanılabilir. Def'i, açık bir şekil şartına bağlı değildir; ancak ispat kolaylığı açısından yazılı olarak ve gerekçesi belirtilerek ileri sürülmesi önerilir.
Def'iyi ileri süren taraf, kendi edimini tamamen reddetmek zorunda değildir; karşı edimin oranına göre kısmi ifadan kaçınma da mümkündür. Örneğin karşı taraf borcun bir kısmını ifa etmişse, def'i kullanan taraf da kendi ediminin karşılık gelen kısmını ifa etmekle yükümlü olabilir.
vi. Ödemezlik Def'i ile Hapis Hakkı Arasındaki Fark
Hapis hakkı, alacaklının borçluya ait bir malı elinde bulundurduğu durumlarda, alacağı ödenene kadar bu malı geri vermekten kaçınmasını sağlayan ayrı bir kurumdur ve TBK’nın ilgili hükümlerinde düzenlenir. Ödemezlik def'i ise malın elde bulundurulmasına bağlı değildir; doğrudan karşılıklı borç ilişkisinden kaynaklanan bir savunma hakkıdır. İki kurum bazen aynı olayda birlikte gündeme gelebilir, ancak şartları ve dayanakları farklıdır.
vii. Ödemezlik Def'inin Uygulama Alanları
Ödemezlik def'i, uygulamada özellikle şu sözleşmelerde sıkça gündeme gelir:
- satış sözleşmelerinde, bedel ödenmeden malın teslimini reddetme veya mal teslim edilmeden bedelin ödenmesinden kaçınma,
- eser sözleşmelerinde, eserin teslim edilmemesi hâlinde bedelin ödenmemesi,
- kira sözleşmelerinde, kiralananın kullanıma elverişli hâle getirilmemesi durumunda kira bedelinin ödenmemesi,
- ticari tedarik sözleşmelerinde, karşı tarafın önceki teslimatları ifa etmemesi nedeniyle sonraki teslimatın durdurulması.
viii. Ödemezlik Def'i Sınırsız mıdır?
Ödemezlik def'inin kullanımı, dürüstlük kuralı çerçevesinde sınırlıdır. Karşı tarafın çok küçük ve önemsiz bir eksikliği nedeniyle tüm edimin tamamen durdurulması, somut olayın koşullarına göre hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle def'inin kapsamı, karşı tarafın ifa etmediği kısmın önemine ve sözleşmenin bütünündeki ağırlığına göre orantılı olarak değerlendirilmelidir.
ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ödemezlik def'ine dayalı uyuşmazlıklarda görev, asıl sözleşmenin niteliğine göre belirlenir. Ticari nitelikli sözleşmelerde asliye ticaret mahkemesi, kira sözleşmelerinde sulh hukuk mahkemesi, tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından HMK m. 6 ve m. 10 hükümleri uygulanır.
x. İspat Yükü ve Deliller
Ödemezlik def'ini ileri süren taraf, karşı tarafın kendi edimini ifa etmediğini veya önermediğini ispatlamalıdır. Başlıca deliller:
- sözleşme metni ve ifa sırasına ilişkin hükümler,
- teslim, fatura ve ödeme kayıtları,
- taraflar arasındaki yazışmalar,
- ifa önerisinin yapılıp yapılmadığını gösteren belgeler,
- bilirkişi incelemesi (karşılıklı ifanın oranının belirlenmesinde).
xi. Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşmede önce ifa etme yükümlülüğü kendisine ait olan tarafın ödemezlik def'ini ileri sürmeye çalışması.
- Karşı tarafın küçük bir eksikliği nedeniyle edimin tamamının durdurulmasının orantısız olabileceğini göz ardı etmek.
- Ödemezlik def'i ile hapis hakkını karıştırmak.
- Def'inin geçici olduğunu, borcu tamamen ortadan kaldırmadığını unutmak.
- Karşı taraf ifasını önerdiğinde def'inin sona erdiğini fark etmeyip temerrüde düşmek.
xii. Hukuki Değerlendirme
Ödemezlik def'i, karşılıklı borç ilişkilerinde tarafların birbirine karşı adil bir denge kurmasını sağlayan temel bir savunma aracıdır. Def'inin doğru şart ve kapsamda kullanılması, hem gereksiz temerrüt risklerinden korunmayı hem de karşı tarafı ifaya zorlamayı mümkün kılar.
Karşılıklı borç ilişkisinde ifadan kaçınma hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Yalnızca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ve sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece kullanılabilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Ziynet (Düğün Takısı) Alacağı
İlgili mevzuat
TBK m. 97
Bu yazı Borçlar Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Borçlar Hukuku — İlgili Yazılar
- Munzam Zarar Nedir ve Nasıl İspatlanır?
- Takas (Mahsup) Nedir? Şartları ve Hukuki Sonuçları
- Alacaklının Temerrüdü Nedir? Borçlunun Hakları ve Tevdi
- Borçlunun Temerrüdü: Şartları, İhtar ve Sonuçları
- İfa İmkânsızlığı Nedir? Borcun Sona Ermesi ve Sonuçları
- Kamu İhale Sözleşmelerinde Fesih ve Süre Uzatımı: Süreler, Deliller ve Hukuki Yollar