İçeriğe geç

Blog / Borçlar Hukuku

Borçlunun Temerrüdü: Şartları, İhtar ve Sonuçları

· ≈5 dk okuma · Borçlar Hukuku

Borçlunun temerrüde düşmesinin şartları, ihtarın gerekli olduğu hâller, temerrüt faizi ve karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklının seçimlik hakları.

Borçlunun temerrüdü, muaccel hâle gelmiş bir borcun, borçlu tarafından zamanında ifa edilmemesi durumunda ortaya çıkan hukuki bir durumdur. Temerrüt, yalnızca borcun geç ifa edilmesinden ibaret değildir; belirli şartların gerçekleşmesini ve çoğu zaman alacaklının ihtarını gerektirir. Temerrüdün doğru tespiti, faiz talebinden sözleşmeden dönmeye kadar birçok hakkın kullanılabilmesi için ön koşuldur.

i. Borçlunun Temerrüdü Nedir?

TBK m. 117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edilebilir hâle gelmiş (muaccel) olması, temerrüdün ilk şartıdır. Muaccel olmayan bir borç için ihtar çekilmesi, temerrüt sonucunu doğurmaz.

ii. Temerrüdün Şartları Nelerdir?

1. Borcun Muaccel Olması

Borç, ifa zamanı gelmiş ve talep edilebilir hâle gelmiş olmalıdır. Vadeye bağlanmış borçlarda vade tarihi, vadesiz borçlarda ise talep anı muacceliyet anıdır.

2. Borcun İfa Edilebilir Olması

Borçlunun ifada bulunabilecek durumda olması gerekir; borcun ifasının imkânsız hâle gelmiş olduğu durumlarda temerrüt değil, ifa imkânsızlığı hükümleri uygulanır.

3. İhtar (Kural Olarak)

Temerrüdün oluşması için alacaklının borçluya ihtarda bulunması gerekir. İhtar, açık bir şekil şartına bağlı değildir; yazılı veya sözlü olabilir, ancak ispat kolaylığı açısından yazılı ve tebligatı ispatlanabilir şekilde (noter ihtarnamesi gibi) yapılması önerilir.

İhtara Gerek Olmayan Hâller

Bazı durumlarda ihtar çekilmesine gerek kalmaksızın borçlu kendiliğinden temerrüde düşer:

  • borcun ifa edileceği günün, sözleşmede taraflarca birlikte ve açıkça kararlaştırılmış olması,
  • borçlunun borcu ifa etmeyeceğini önceden ve açıkça bildirmiş olması,
  • borcun niteliği gereği ancak belirli bir tarihte ifa edilmesinin anlamlı olduğu hâller (kesin vadeli işlemler),
  • haksız fiilden doğan tazminat borçlarında, kural olarak fiilin işlendiği andan itibaren temerrüt oluşabilmesi.

iii. Temerrüdün Sonuçları

Temerrüt Faizi

TBK m. 118 uyarınca borçlu, para borcunu zamanında ifa etmezse temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmışsa bu oranda; kararlaştırılmamışsa kanunda öngörülen faiz oranında hesaplanır. Ticari işlerde ayrıca 6102 sayılı TTK’daki hükümler ve ilgili mevzuattaki güncel oranlar dikkate alınır.

Munzam (Ek) Zarar

Alacaklının, temerrüt faizini aşan bir zararı varsa ve borçlunun bu zarardan sorumlu olduğunu ispatlarsa, munzam zarar da talep edilebilir. Munzam zarar talebinde kusur ve zararın ispatı, temerrüt faizinden farklı olarak alacaklıya aittir.

Karşılıklı Borç Yükleyen Sözleşmelerde Seçimlik Haklar

TBK m. 123 uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede borçlu temerrüde düşerse alacaklı şu haklardan birini kullanabilir:

  1. Aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatı istemek: Alacaklı sözleşmeyi ayakta tutarak borcun ifasını ve gecikmeden doğan zararının tazminini talep edebilir.
  2. İfadan vazgeçip müspet zararının tazminini istemek: Alacaklı ifadan vazgeçtiğini derhâl bildirerek, ifa edilseydi elde edeceği menfaate ulaşamamasından doğan zararın tazminini isteyebilir.
  3. Sözleşmeden dönmek: Alacaklı sözleşmeden dönerek verdiği edimin iadesini ve TBK m. 125 uyarınca menfi zararının tazminini talep edebilir; sözleşme ayakta kalsaydı elde edeceği kâr da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Alacaklının bu seçimlik haklardan hangisini kullanacağını belirlemesi ve tercihini karşı tarafa bildirmesi gerekir; aynı anda hem ifayı hem dönmeyi talep etmek mümkün değildir.

Sürekli Edimli Sözleşmelerde Fesih

Kira, hizmet, abonelik gibi sürekli edimli sözleşmelerde temerrüt hâlinde dönme yerine fesih hakkı kullanılır. Fesih, sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirir; geriye dönük iade yükümlülüğü doğurmaz.

iv. Temerrüt Sırasında Hasarın Geçişi

Borçlunun temerrüde düşmesi, borcun konusu olan şeyin hasarının kime ait olacağını da etkileyebilir. Temerrüde düşen borçlu, kendi kusuru olmasa dahi temerrüt süresince meydana gelen zarardan kural olarak sorumlu tutulabilir; bu, temerrüdün ağırlaştırıcı sonuçlarından biridir.

v. Temerrüt ile Sözleşmenin Sona Ermesi Arasındaki Fark

Temerrüt, borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan bir hukuki durumdur; sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez. Alacaklının dönme veya fesih beyanında bulunmasıyla birlikte sözleşme sona erer. Beyan yapılmadıkça sözleşme yürürlükte kalmaya devam eder ve alacaklı ifa talebini sürdürebilir.

vi. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Temerrüde dayalı alacak ve tazminat davalarında görev, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Taraflardan birinin tacir olduğu ve iş ticari nitelikte ise asliye ticaret mahkemesi, tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri (HMK m. 6) ve sözleşmenin ifa yeri (HMK m. 10) esas alınır.

vii. Zamanaşımı

Temerrüde dayalı alacak talepleri, alacağın kaynağına göre değişen zamanaşımı sürelerine tabidir. Genel olarak TBK m. 146’daki on yıllık süre, bazı özel alacaklarda ise TBK m. 147’deki beş yıllık süre uygulanabilir. Zamanaşımının başlangıcı, alacağın muaccel olduğu tarihtir; temerrüt tarihi değildir.

viii. Dava Şartı Arabuluculuk

Temerrüde dayalı alacak, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari bir uyuşmazlıksa TTK m. 5/A uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabidir. İşçilik alacaklarında 7036 sayılı Kanun, tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun kapsamındaki arabuluculuk hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

ix. İspat Yükü ve Deliller

Temerrüdün varlığını iddia eden alacaklı, borcun muacceliyetini ve ihtarın yapıldığını ispatlamalıdır. Başlıca deliller:

  • sözleşme ve vade koşullarını gösteren belgeler,
  • noter ihtarnamesi veya tebligat belgeleri,
  • e-posta, mesaj gibi ihtar niteliğindeki yazışmalar,
  • ifa edilmediğini gösteren fatura, teslim ve ödeme kayıtları,
  • bilirkişi raporu (zarar ve faiz hesaplamalarında).

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Muaccel olmayan bir borç için temerrüt iddiasında bulunmak.
  • İhtarın gerekli olduğu hâllerde ihtar çekmeden doğrudan dava açmak.
  • Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde seçimlik hakları aynı anda kullanmaya çalışmak.
  • Munzam zarar ile temerrüt faizini karıştırıp ayrı ispat yükünü göz ardı etmek.
  • Sürekli edimli sözleşmelerde dönme yerine fesih beyanında bulunması gerektiğini bilmemek.

xi. Hukuki Değerlendirme

Borçlunun temerrüdü, alacaklıya güçlü hukuki araçlar tanıyan ama doğru uygulanması teknik bilgi gerektiren bir kurumdur. İhtarın zamanında ve doğru şekilde çekilmesi, seçimlik hakların doğru kullanılması ve faiz ile munzam zarar taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi, alacaklının hak kaybına uğramaması açısından kritik önemdedir.

Bir borç ilişkisinde temerrüdün oluşup oluşmadığının ve alacaklının hangi haklara sahip olduğunun değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Vadenin taraflarca açıkça kararlaştırıldığı veya borçlunun ifadan açıkça kaçındığını bildirdiği hâllerde ihtara gerek kalmaksızın temerrüt oluşabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TBK m. 117 · TBK m. 118 · TBK m. 123 · TBK m. 125