İçeriğe geç

Blog / Şirketler Hukuku

Şirket Bölünmesi Nedir? Tam Bölünme ile Kısmi Bölünme Arasındaki Fark

· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku

Tam ve kısmi bölünmenin şartları, bölünme sözleşmesi ve planı, ortakların paylarının korunması, alacaklıların çağrılması ve müteselsil sorumluluk.

Bölünme, bir ticaret şirketinin malvarlığının tamamının veya bir bölümünün, mevcut ya da yeni kurulacak başka şirketlere geçirilmesidir. Birleşmenin tersi yönde işleyen bu kurum, büyümüş şirketlerin faaliyet kollarını ayırmak, aile şirketlerinde ortakları birbirinden ayrıştırmak, yatırımcıya yalnız belirli bir iş kolunu satmak veya grup yapısını sadeleştirmek amacıyla kullanılır.

Bölünme, malvarlığı unsurlarının tek tek satılmasından farklıdır. Bölünmede devredilen malvarlığı bölümü, aktif ve pasifiyle birlikte kendiliğinden devralan şirkete geçer; devreden şirketin ortakları da kural olarak devralan şirkette pay sahibi olur.

i. Bölünmenin Türleri Nelerdir?

TTK m. 159 iki tür bölünme öngörür.

Tam bölünme

Şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirket tasfiyesiz sona erer ve ticaret sicilinden silinir. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap eder.

Kısmi bölünme

Şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü başka şirketlere devrolunur. Bölünen şirket varlığını sürdürür. Kısmi bölünme iki farklı şekilde yapılabilir:

  • Ortaklara pay verilmesi (yavru şirket dışı bölünme): Devralan şirketin payları, bölünen şirketin ortaklarına verilir.
  • Şirkete pay verilmesi (yavru şirket kurma): Devralan şirketin payları, ortaklara değil bölünen şirketin kendisine verilir. Bölünen şirket, devralan şirketin ortağı hâline gelir.

Uygulamada gayrimenkul veya iştirak paylarının yeni kurulan bir şirkete aktarılıp ana şirketin bu yeni şirkette pay sahibi olması, en sık görülen kısmi bölünme örneğidir.

ii. Hangi Şirketler Bölünebilir?

Bölünme, sermaye şirketleri ve kooperatifler bakımından mümkündür. Sermaye şirketleri ve kooperatifler, sermaye şirketlerine ve kooperatiflere bölünebilir. Kollektif ve komandit şirketler bölünmeye taraf olamaz.

Bölünen şirketin sermayesinin azaltılması gerekiyorsa buna ilişkin hükümler de uygulanır. Ancak bölünme nedeniyle yapılan sermaye azaltımında, olağan sermaye azaltımındaki bazı ağır usuller kanun gereği hafifletilmiştir.

iii. Bölünme Süreci Nasıl İşler?

1. Bölünme sözleşmesi veya bölünme planı

Malvarlığı bölümleri mevcut bir şirkete devrediliyorsa bölünme sözleşmesi, yeni kurulacak bir şirkete devrediliyorsa bölünme planı hazırlanır. Her ikisi de yazılı şekilde yapılır ve genel kurulun onayına sunulur.

TTK m. 167 uyarınca metinde özellikle şunlar yer alır:

  • Bölünmeye katılan şirketlerin unvanları, merkezleri ve türleri,
  • Devredilen aktif ve pasif malvarlığı unsurlarının envanter niteliğinde ve açık biçimde listesi,
  • Taşınmazlar, fikrî mülkiyet hakları ve sicile kayıtlı değerlerin ayrıntılı gösterimi,
  • Pay değişim oranı ve varsa denkleştirme tutarı,
  • Ortakların devralan şirketlerdeki hakları,
  • Payların dağıtım ölçüsü ve şekli,
  • Bölünme işlemlerinin hangi tarihten itibaren devralan hesabına yapılmış sayılacağı,
  • Yönetim organı üyelerine tanınan özel yararlar,
  • Devredilen iş sözleşmelerinin listesi.

Envanterdeki belirsizlik, sonradan “bu alacak kime geçti” tartışmasına yol açar. Bu nedenle listenin tereddüde yer bırakmayacak biçimde hazırlanması gerekir.

2. Bölünme raporu ve inceleme hakkı

Yönetim organları bölünmenin amacını, sonuçlarını, değişim oranını ve ortakların durumunu açıklayan bir rapor hazırlar. Genel kuruldan önce belirli bir süre boyunca bölünme sözleşmesi veya planı, rapor ve finansal tablolar ortakların incelemesine sunulur; inceleme hakkı ilan edilir. Küçük ve orta ölçekli şirketlerde tüm ortakların onayıyla rapordan ve inceleme süresinden vazgeçilebilir.

3. Alacaklılara çağrı ve teminat

TTK m. 172 uyarınca bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, ilan yoluyla alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesini istemeye çağrılır. TTK m. 173 uyarınca talepte bulunan alacaklıların alacakları teminat altına alınır; şirketler alacaklıların zarara uğramayacağını ispatlarsa teminattan kaçınabilir.

Bölünmede alacaklıların korunmasına verilen önem, birleşmeden daha yüksektir. Çünkü birleşmede malvarlıkları toplanırken, bölünmede tek bir malvarlığı parçalanır ve borçların teminatı zayıflayabilir.

4. Genel kurul kararı

TTK m. 174 uyarınca bölünme sözleşmesi veya planı, alacaklılara çağrı ve inceleme hakkına ilişkin işlemler tamamlandıktan sonra genel kurulun onayına sunulur. Anonim şirkette esas sermayenin çoğunluğunu temsil eden ve toplantıda mevcut bulunan payların dörtte üçünün olumlu oyu; limited şirkette sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden ortakların onayı aranır.

Ortakların mevcut payları oranında pay almadığı, yani oransız bölünme yapılan hâllerde kanun çok daha ağır bir onay nisabı arar. Oransız bölünme, ortakların şirketteki güç dengesini kökten değiştirdiği için özel korumaya tabidir.

5. Tescil ve ilan

Bölünme, ticaret siciline tescille geçerlilik kazanır. Tescil anında envanterde gösterilen aktif ve pasifler kendiliğinden devralan şirkete geçer. Tam bölünmede bölünen şirket sicilden silinir.

iv. Bölünmede Borçlardan Kim Sorumlu Olur?

Bölünmenin en önemli sonucu, borçlara ilişkin ikincil müteselsil sorumluluktur. Bölünmeye katılan şirketler, bölünmeden önce doğmuş borçlardan müteselsilen sorumludur. Alacaklı önce borcun tahsis edildiği şirkete başvurur; buradan alacağını alamazsa bölünmeye katılan diğer şirketlere yönelebilir. Bu ikincil sorumluluk süresizdir denilemez; kanunda öngörülen süre ve şartlarla sınırlıdır.

Bu düzenleme sayesinde, borçları bir şirkete yükleyip değerli malvarlığını başka şirkete taşımak suretiyle alacaklıdan kaçınma girişimleri sonuçsuz kalır. Böyle bir amaçla yapılan bölünmeler ayrıca tasarrufun iptali davasına ve muvazaa iddialarına da konu olabilir.

v. Bölünmede İşçilerin Durumu

TTK m. 178 uyarınca bölünmede iş ilişkileri, işçi itiraz etmediği sürece devir gününe kadar doğmuş haklarla birlikte devralan şirkete geçer. İşçilerin kıdemleri korunur. Bölünmeye katılan şirketler, işçilerin bölünmeden önce doğmuş alacaklarından ve iş sözleşmesinin normal olarak sona ereceği tarihe kadar doğacak alacaklarından müteselsilen sorumlu tutulabilir.

İşçi devre itiraz ederse iş sözleşmesi kanuni ihbar süresinin sonunda sona erer; bu süre içinde taraflar edimlerini ifa etmekle yükümlüdür. Bölünme planlanırken işçilerin bilgilendirilmesi ve devir listesinin doğru hazırlanması gerekir.

vi. Ortakların Hakları

Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerde mevcut paylarını karşılayacak değerde pay ve hak talep edebilir. Değişim oranının veya denkleştirme tutarının uygun belirlenmediğini düşünen ortak, bölünme kararının ilanından itibaren iki ay içinde denkleştirme akçesi davası açabilir.

Bölünme kararına olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirten ortaklar ise aynı süre içinde iptal davası açabilir. Bölünme işlemlerine katılan yönetim organı üyeleri ve denetim yapanlar, kusurlu davranışlarıyla verdikleri zarardan sorumludur.

vii. Vergisel Boyut Neden Önemlidir?

Bölünme, ticaret hukuku bakımından geçerli olsa bile vergi hukuku bakımından ayrı şartlara tabidir. Kurumlar vergisi mevzuatı, vergisiz (devir hükmünde) bölünme için özellikle şu noktaları arar:

  • Tam bölünmede malvarlığının tamamının kayıtlı değerleriyle devri,
  • Kısmi bölünmede devredilen unsurun üretim veya hizmet işletmesi bütünlüğü, iştirak payı ya da taşınmaz niteliğinde olması,
  • Devralan şirketin paylarının ölçüye uygun dağıtılması.

Bu şartlar sağlanmazsa işlem, vergisel olarak satış gibi değerlendirilebilir ve önemli bir vergi yükü doğabilir. Bu nedenle bölünme planı hazırlanırken ticaret hukuku ve vergi hukuku birlikte değerlendirilmelidir.

viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bölünmeden doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava sayılır; görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yetkide kural olarak şirket merkezinin bulunduğu yer ile davalının yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan talepler dava şartı arabuluculuğa tabidir; bölünme kararının iptali davası ise değildir.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Devredilen malvarlığı unsurlarını envanter niteliğinde listelememek,
  • Taşınmaz, marka, patent ve araç gibi sicile kayıtlı değerlerin sicil bilgilerini yazmamak,
  • Alacaklılara çağrı ilanını yapmadan genel kurul kararı almak,
  • Oransız bölünmede ağırlaştırılmış nisabı gözden kaçırmak,
  • Devredilen iş sözleşmelerinin listesini hazırlamamak,
  • Kısmi bölünmede vergisel “işletme bütünlüğü” şartını incelememek,
  • Borçları bir şirkette toplayıp değerli varlıkları başka şirkete aktarmak,
  • Sermaye azaltımı ve sermaye artırımı işlemlerini bölünme tesciliyle uyumsuz yürütmek,
  • İki aylık dava sürelerini kaçırmak.

x. Hukuki Değerlendirme

Bölünme, doğru kurgulandığında ortak uyuşmazlıklarını çözen, yatırımı kolaylaştıran ve riskleri ayrıştıran güçlü bir araçtır. Yanlış kurgulandığında ise alacaklıların müteselsil sorumluluk talepleriyle, ortakların iptal ve denkleştirme davalarıyla ve beklenmedik vergi yüküyle karşılaşılır.

Sürecin en kritik noktası, devredilen malvarlığı unsurlarının eksiksiz ve tereddütsüz biçimde listelenmesidir. Bölünme planınızın hazırlanması, envanterin oluşturulması ve alacaklı ilanlarının yönetilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Kısmi bölünmede bölünen şirket varlığını sürdürür; yalnız devredilen malvarlığı bölümü kadar küçülür. Sona erme yalnız tam bölünmede söz konusudur.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 159 · TTK m. 167 · TTK m. 172 · TTK m. 173 · TTK m. 174 · TTK m. 178