İçeriğe geç

Blog / Şirketler Hukuku

Ticaret Sicilinden Terkin Nedir? Şirketin Kaydı Silinince Ne Olur?

· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku

Tasfiye sonunda terkin, resen terkin, terkinin tüzel kişiliğe etkisi, terkin sonrası dava ve takip sorunları, defterlerin saklanması ve itiraz yolları.

Terkin, ticaret siciline tescil edilmiş bir kaydın sicilden silinmesidir. Şirketler hukukunda en çok karşılaşılan biçimi, tasfiyesi tamamlanan bir şirketin unvanının sicilden silinmesidir. Terkin, şirketin hayat çizgisindeki son noktadır: tüzel kişilik terkinle sona erer.

Bu nedenle terkin, sadece idari bir kayıt işlemi değildir. Terkinden sonra şirketin taraf ehliyeti kural olarak kalmaz; adına dava açılamaz, aleyhine takip yapılamaz, banka hesapları kullanılamaz.

i. Terkin Hangi Hâllerde Yapılır?

1. Tasfiyenin tamamlanması üzerine terkin

En yaygın hâldir. TTK m. 545 uyarınca tasfiyenin sona ermesi üzerine tasfiye memurları, şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesini sicil müdürlüğünden ister. Bu istem üzerine kayıt silinir ve durum tescil ve ilan olunur.

Terkin talebinden önce:

  • Alacaklılara üç ilanın yapılmış olması,
  • Bir yıllık bekleme süresinin dolmuş olması,
  • Borçların ödenmiş, alacakların tahsil edilmiş olması,
  • Vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin kapatılmış olması,
  • Tasfiye sonu bilançosunun genel kurulca onaylanmış ve tasfiye memurunun ibra edilmiş olması

gerekir. Uygulamada sicil müdürlükleri, terkin başvurusunda vergi dairesinden alınacak ilişik kesme belgesini ve tasfiye sonu genel kurul evrakını arar.

2. Kaydın resen silinmesi

Ticaret sicili müdürlüğü, kanuni şartlar oluştuğunda bazı kayıtları resen silebilir. Örneğin ticareti terk eden veya tasfiyesi tamamlanmasına rağmen terkin talebinde bulunmayan işletmeler ile kanunda öngörülen şartların oluştuğu şirketler bakımından resen terkin gündeme gelebilir.

TTK’ya eklenen geçici düzenlemelerle, uzun süredir faaliyeti bulunmayan, münfesih duruma düşen ve tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin kayıtlarının kolaylaştırılmış usulle silinmesine imkân tanınmıştır. Bu kapsamda silinen şirketlerin sonradan ihya edilmesi de mümkündür.

3. Tescili gereken bir hususun değişmesi üzerine terkin

Şube kapanışı, temsile yetkili kişinin görevden ayrılması, adres değişikliği gibi hâllerde de ilgili kaydın terkini istenir. Bu tür terkinler tüzel kişiliği sona erdirmez; yalnız sicildeki bilgiyi günceller.

ii. Terkinin Hukuki Sonuçları

Tüzel kişilik sona erer

Anonim ve limited şirketlerde tüzel kişilik, terkin anında sona erer. Bu andan itibaren:

  • Şirket dava açamaz, kendisine karşı dava açılamaz,
  • İcra takibi yapamaz, aleyhine takip başlatılamaz,
  • Sözleşme yapamaz, temsilcileri şirket adına işlem yapamaz,
  • Vergi mükellefiyeti ve sicil kaydı kapanmış olur.

Terkinden sonra açılan dava, taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddedilir. Aynı şekilde terkin edilmiş şirkete karşı yürütülen takip de geçersizdir. Bu nedenle terkin edilmiş bir şirketle ilgili hak arayan kişinin önce ihya yoluna gitmesi gerekir.

Sicil kayıtlarının etkisi devam eder

Terkin edilse bile ticaret sicili kayıtları arşivde saklanır. Geçmişteki tescillerin üçüncü kişilere karşı doğurduğu etki, terkinle geriye dönük olarak ortadan kalkmaz. TTK m. 35 uyarınca tescil ve ilan edilmiş hususlar, ilan tarihinden itibaren üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder; terkin de aynı şekilde ilanla üçüncü kişilere karşı sonuç doğurur.

Ortakların ve yöneticilerin sorumluluğu sona ermez

Terkin, ortakların ve yöneticilerin kişisel sorumluluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle:

  • Kamu alacaklarından kanuni temsilcilerin ve limited şirket ortaklarının sorumluluğu devam eder,
  • Yönetim kurulu üyelerinin ve müdürlerin kusurlu davranışlarından doğan sorumluluk devam eder,
  • Tasfiye memurunun tasfiyeyi hukuka aykırı yürütmesinden doğan sorumluluk devam eder,
  • Bir yıllık bekleme süresine uyulmadan yapılan dağıtımlarda ortakların iade yükümlülüğü gündeme gelebilir.

Bu nedenle “şirketi kapattık, artık sorumluluk kalmadı” yaklaşımı hatalıdır.

iii. Defter ve Belgeler Ne Olur?

TTK m. 82 uyarınca ticari defterler, envanterler, finansal tablolar ve saklanması zorunlu belgeler on yıl süreyle saklanır. Şirketin terkin edilmiş olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Uygulamada tasfiye memuru, defter ve belgeleri saklamakla yükümlü tutulur ve terkin başvurusunda saklama beyanı istenir. Defterlerin saklanmaması, sonradan açılacak davalarda ispat imkânını yitirmeye ve bazı hâllerde cezai sorumluluğa yol açabilir.

iv. Terkin Edilmiş Şirketten Alacak Nasıl Tahsil Edilir?

Alacaklının izleyebileceği yollar şunlardır:

  1. İhya (yeniden tescil) davası açmak: Terkin edilmiş şirketin, ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için yeniden tescili istenir. Şirket yeniden sicile kaydedildiğinde taraf ehliyeti geri gelir ve dava veya takip yürütülebilir.
  2. Ek tasfiye istemek: TTK m. 547 uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar mahkemeden şirketin yeniden tescilini isteyebilir.
  3. Sorumlulara doğrudan başvurmak: Alacak, kanuni temsilcinin veya ortağın kişisel sorumluluğu kapsamındaysa doğrudan onlara karşı işlem yapılabilir. Kamu alacaklarında bu yol özellikle işlevseldir.
  4. Tasfiye bakiyesini alan ortaklara başvurmak: Bekleme süresine uyulmadan veya borçlar ödenmeden dağıtım yapılmışsa, dağıtılan tutarların iadesi istenebilir.

v. Terkin Kararına İtiraz ve Kaydın Düzeltilmesi

Ticaret sicili müdürlüğünün tescil veya terkin taleplerine ilişkin kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkeme, dosya üzerinden veya gerektiğinde ilgilileri dinleyerek karar verir.

Ayrıca sicilde gerçeğe aykırı veya üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak bir kayıt varsa, ilgililer kaydın düzeltilmesini veya silinmesini isteyebilir. Sicil müdürünün, tescil isteminin kanuna uygunluğunu ve belgelerin doğruluğunu inceleme görevi vardır.

vi. Terkin ile Fesih ve Tasfiye Arasındaki Fark

KavramAnlamıTüzel kişiliğe etkisi
Fesih / sona ermeŞirketin faaliyetine son verilmesi kararı veya olayıTüzel kişilik devam eder
TasfiyeBorçların ödenip malvarlığının paraya çevrilmesi süreciTüzel kişilik devam eder
TerkinKaydın sicilden silinmesiTüzel kişilik sona erer
İhyaSilinen kaydın yeniden tesciliTüzel kişilik yeniden canlanır

Bu ayrımın kavranmaması, uygulamada en sık görülen usul hatalarının kaynağıdır. Şirket “feshedildi” diye dava açılmaması ya da terkin edilmiş şirkete dava açılması gibi hatalar hak kaybına yol açar.

vii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Terkin ve ihya ile ilgili istemler asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, şirketin son merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu istemler kural olarak çekişmesiz yargı işi ya da hasımlı dava olarak görülebilir; ihya isteminde ilgili sicil müdürlüğüne husumet yöneltilmesi uygulamada aranır.

Terkin ve ihya talepleri konusu bir miktar paranın ödenmesi olan davalardan olmadığı için dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

viii. Sık Yapılan Hatalar

  • Devam eden dava veya icra dosyası varken terkin talebinde bulunmak,
  • Vergi ve prim borçları kapatılmadan tasfiyeyi sonlandırmaya çalışmak,
  • Terkin edilmiş şirkete karşı dava açmak veya takip başlatmak,
  • Terkinin ortakların sorumluluğunu sona erdirdiğini varsaymak,
  • Defter ve belgeleri saklamamak,
  • Terkin sonrası tahsil edilmemiş bir alacak veya bulunan bir malvarlığı için ihya yoluna başvurmayı bilmemek,
  • Sicil müdürlüğü kararına karşı itiraz süresini kaçırmak,
  • Şube kaydının terkiniyle tüzel kişiliğin sona ermesini karıştırmak.

ix. Hukuki Değerlendirme

Terkin, çoğu zaman formalite sanılan ama sonuçları en ağır olan şirketler hukuku işlemlerinden biridir. Terkinden sonra şirketin hukuk sahnesinden çekilmesi, hem alacaklılar hem de ortaklar bakımından ciddi usul engelleri doğurur.

Bu nedenle terkin başvurusundan önce devam eden davalar, teminat mektupları, kefaletler, kamu borçları ve tahsil edilmemiş alacaklar mutlaka gözden geçirilmelidir. Terkin sonrası ortaya çıkan sorunlar için ise ihya ve ek tasfiye yolları doğru kurgulanmalıdır. Şirketinizin terkin veya ihya sürecine ilişkin değerlendirme için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Doğrudan geçemez. Ancak ihya yoluyla yeniden tescil edilirse, tasfiyenin gerektirdiği işlemler bakımından tüzel kişilik yeniden canlanır. İhya kural olarak faaliyete devam için değil, eksik kalan tasfiye işlemleri için yapılır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 33 · TTK m. 35 · TTK m. 82 · TTK m. 545 · TTK m. 547