Blog / Şirketler Hukuku
Şirket Tasfiyesi Nasıl Yapılır? Tasfiye Memurunun Görevleri ve Sorumluluğu
· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku
Sona erme sebepleri, tasfiye haline giriş, tasfiye memurunun atanması ve görevleri, alacaklılara üç ilan, bir yıllık bekleme süresi ve tasfiye bakiyesinin dağıtımı.
Bir ticaret şirketinin kapatılması, uygulamada sanıldığı gibi tek bir genel kurul kararıyla tamamlanmaz. Şirketin sona ermesi ile tüzel kişiliğinin ortadan kalkması iki ayrı aşamadır. Arada, şirketin borçlarının ödendiği, alacaklarının tahsil edildiği ve kalan varlığın ortaklara dağıtıldığı bir tasfiye süreci bulunur.
Tasfiye hâline giren şirketin tüzel kişiliği devam eder; ancak amacı değişir. Artık kâr elde etmek değil, mevcut ilişkileri sonuçlandırmak esastır. Bu nedenle şirket unvanı da “tasfiye hâlinde” ibaresiyle kullanılır.
i. Şirket Hangi Hâllerde Sona Erer?
TTK m. 529’a göre anonim şirket başlıca şu sebeplerle sona erer:
- Esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesi ve şirketin işlere fiilen devam etmemesi,
- İşletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi,
- Esas sözleşmede öngörülen bir sona erme sebebinin gerçekleşmesi,
- Genel kurul kararı,
- İflasına karar verilmesi,
- Kanunda öngörülen diğer hâller.
Bunların yanında mahkeme kararıyla sona erme de mümkündür. Organ eksikliği nedeniyle fesih, haklı nedenle fesih ve kanuna aykırı amaç güdülmesi hâlinde açılan davalar bu gruptadır. Ayrıca sermayenin belirli oranda kaybı ve buna karşı önlem alınmaması hâlinde şirketin kendiliğinden sona ermesi de söz konusu olabilir.
Limited şirketlerde de benzer sebepler geçerlidir; kanun ayrıca limited şirketin sona ermesine ilişkin özel hükümler öngörür ve tasfiye bakımından anonim şirket hükümlerine gönderme yapar.
ii. Tasfiyesiz Sona Erme Hâlleri
Her sona erme tasfiye gerektirmez. Şu hâllerde şirket tasfiye edilmeksizin sona erer:
- Birleşme: Devrolunan şirket tasfiyesiz sona erer, malvarlığı devralana geçer.
- Tam bölünme: Bölünen şirket tasfiyesiz sona erer.
- Tür değiştirme: Şirket sona ermez, yalnız türü değişir.
İflasta ise tasfiye TTK hükümlerine göre değil, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflas idaresince yürütülür.
iii. Tasfiye Hâline Giriş
TTK m. 533 uyarınca iflas dışındaki bir sebeple sona eren şirket tasfiye hâline girer. Sona erme hâli ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu tarihten itibaren:
- Şirketin unvanına “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenir,
- Yönetim kurulunun temsil ve yönetim yetkisi tasfiye amacıyla sınırlanır,
- Organlar varlığını sürdürür; genel kurul toplanmaya ve tasfiyeye ilişkin kararlar almaya devam eder,
- Şirketin ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı hâle gelir.
Tasfiye amacı dışında yapılan işlemler kural olarak şirketi bağlamaz ve tasfiye memurunun sorumluluğunu doğurabilir.
iv. Tasfiye Memuru Kimdir, Nasıl Atanır?
TTK m. 536 uyarınca tasfiye memurları esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanır. Aksi kararlaştırılmamışsa tasfiye işlerini yönetim kurulu yürütür. Tasfiye memurları ticaret siciline tescil ve ilan edilir.
Önemli kurallar:
- Tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması zorunludur.
- Tasfiye memuru gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir; tüzel kişi seçilirse gerçek kişi temsilcisi belirlenir.
- Mahkeme kararıyla sona eren şirketlerde tasfiye memurunu mahkeme atar.
- TTK m. 537 uyarınca genel kurul, atadığı tasfiye memurlarını her zaman görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Haklı sebeplerin varlığında pay sahiplerinden birinin istemiyle mahkeme de tasfiye memurunu görevden alabilir ve yenisini atayabilir.
v. Tasfiye Memurunun Görevleri Nelerdir?
Tasfiye memurunun görevi, şirketin mevcut ilişkilerini sonuçlandırmak ve malvarlığını paraya çevirmektir. Süreç ana hatlarıyla şöyle işler:
1. İlk envanter ve bilanço
TTK m. 538 uyarınca tasfiye memurları, göreve başlar başlamaz şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu gösteren bir envanter ve bilanço düzenler ve gerektiğinde varlıkların değerlemesini yaptırır. Envanter ve bilanço genel kurulun onayına sunulur.
2. Alacaklıların çağrılması
TTK m. 539 uyarınca alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişilere taahhütlü mektupla; diğer alacaklılara ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla üç defa yapılacak ilanla, alacaklarını bildirmeye çağrı yapılır.
Bu üç ilan, tasfiye takvimini belirleyen en önemli işlemdir. Alacağı bilinen ancak başvurmayan alacaklıların alacak tutarı, bir bankaya depo edilir.
3. Şirketin işlerinin tasfiyesi
Tasfiye memurları:
- Devam eden işleri tamamlar,
- Şirketin borçlarını öder,
- Alacaklarını tahsil eder, gerekirse dava ve icra takibi yapar,
- Malvarlığını paraya çevirir,
- Pay bedellerinin ödenmemiş kısımlarını tahsil eder,
- Şirketi mahkemelerde ve idari mercilerde temsil eder,
- Gerekiyorsa sulh, ibra ve tahkim yoluna gidebilir.
Taşınmazların satışı kural olarak açık artırma yoluyla yapılır; ancak genel kurul aksine karar verebilir. Tasfiye memurları, tasfiyenin gerektirmediği yeni işlem yapamaz.
4. Ara ve son bilançolar
Tasfiye süresince her yıl sonu itibarıyla bilanço düzenlenir ve genel kurula sunulur. Tasfiye tamamlandığında kesin bilanço hazırlanır.
5. Tasfiye bakiyesinin dağıtımı
TTK m. 543 uyarınca şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede aksine hüküm yoksa pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır.
Kritik kural şudur: tasfiye bakiyesi, alacaklılara yapılan üçüncü çağrı ilanından itibaren bir yıl geçmedikçe dağıtılamaz. Şirketin durumunun bunu gerektirmediği ve alacaklılar bakımından tehlike bulunmadığı mahkemece anlaşılırsa bu süre altı aya indirilebilir. Bu bekleme süresi, alacaklıların korunması amacıyla getirilmiş emredici bir kuraldır.
6. Terkin talebi
TTK m. 545 uyarınca tasfiyenin sona ermesi üzerine tasfiye memurları, şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesini sicil müdürlüğünden ister. Silme kararı tescil ve ilan edilir. Şirketin tüzel kişiliği, ancak bu terkinle sona erer.
Ayrıca defter ve belgelerin kanunda öngörülen süre boyunca saklanması gerekir; TTK m. 82 uyarınca ticari defter ve belgelerin on yıl saklanması zorunludur.
vi. Tasfiye Memurunun Sorumluluğu
Tasfiye memurları, görevlerini yerine getirirken kanuna ve esas sözleşmeye aykırı davranışlarıyla verdikleri zararlardan sorumludur. Sorumluluk, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere paralel biçimde değerlendirilir.
En sık gündeme gelen sorumluluk sebepleri:
- Alacaklılara çağrı ilanlarını yapmadan dağıtım yapmak,
- Bir yıllık bekleme süresine uymamak,
- Kamu borçlarını (vergi ve sosyal güvenlik) ödemeden ortaklara dağıtım yapmak,
- Şirket varlıklarını değerinin altında elden çıkarmak,
- Tasfiye amacı dışında yeni işlem yapmak,
- Defter ve belgeleri saklamamak.
Kamu alacakları bakımından, tasfiye memurlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle ortaklara dağıtımdan önce vergi ve prim borçlarının kapatıldığından emin olunmalıdır.
vii. Tasfiyeden Dönmek Mümkün mü?
Evet. TTK m. 548 uyarınca şirket, sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermişse, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanmamış olmak kaydıyla genel kurul şirketin devamına karar verebilir. Devam kararı için kanunun aradığı ağırlaştırılmış nisap sağlanmalıdır.
İflasın kaldırılması veya konkordatonun tasdiki gibi hâllerde de şirket faaliyetine devam edebilir. Dağıtıma başlandıktan sonra ise tasfiyeden dönme mümkün değildir.
viii. Tasfiye Ne Kadar Sürer?
Kanun tasfiye için üst süre öngörmez. Süreyi belirleyen unsurlar:
- Üç ilan ve ardından gelen bir yıllık bekleme süresi,
- Devam eden dava ve icra dosyaları,
- Vergi incelemesi ve mükellefiyet kapanış işlemleri,
- Taşınmaz ve iştirak satışlarının tamamlanması.
Uygulamada sorunsuz bir tasfiye bile bu nedenle en az bir buçuk yıl sürer. Devam eden davası olan şirketlerde süreç yıllara yayılabilir.
ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tasfiyeye ilişkin uyuşmazlıklar mutlak ticari dava sayılır; görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Tasfiye memurunun atanması veya görevden alınması istemleri şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesine yöneltilir. Tasfiye memuruna karşı açılacak tazminat davalarında konusu para olan talepler bakımından dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
x. Sık Yapılan Hatalar
- Sona erme kararını tescil ettirip alacaklı ilanlarını yapmamak,
- Üç ilanın “birer hafta arayla” yapılması kuralına uymamak,
- Bir yıllık bekleme süresi dolmadan ortaklara dağıtım yapmak,
- Vergi ve prim borçlarını kapatmadan tasfiyeyi sonlandırmaya çalışmak,
- Devam eden davaları sonuçlandırmadan terkin talebinde bulunmak,
- Tasfiye memurunu tescil ettirmemek,
- Şirket unvanında “tasfiye hâlinde” ibaresini kullanmamak,
- Tasfiye amacı dışında yeni ticari işlem yapmak,
- Defter ve belgelerin saklanmasını ihmal etmek.
xi. Hukuki Değerlendirme
Tasfiye, şirketin sonu değil; alacaklıların, ortakların ve kamunun haklarının sırasıyla karşılandığı bir hesaplaşma sürecidir. Sürecin en sık ihlal edilen kuralları, alacaklı ilanları ve bir yıllık bekleme süresidir. Bu kurallara uyulmadan yapılan dağıtımlar, tasfiye memurunu ve bazı hâllerde ortakları kişisel sorumlulukla karşı karşıya bırakır.
Şirketinizin kapanış sürecinin planlanması, tasfiye takviminin kurulması ve terkin işlemlerinin yürütülmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Genel kurul kararı yalnız sona ermeyi doğurur. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiyenin tamamlanması ve sicilden terkin gerekir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
TTK m. 529 · TTK m. 533 · TTK m. 536 · TTK m. 539 · TTK m. 543 · TTK m. 545
Bu yazı Şirketler Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Şirketler Hukuku — İlgili Yazılar
- Ticaret Sicilinden Terkin Nedir? Şirketin Kaydı Silinince Ne Olur?
- Ek Tasfiye ve Şirketin İhyası Nedir? Kapanmış Şirket Nasıl Yeniden Tescil Edilir?
- Anonim Şirketin Haklı Nedenle Feshi Davası Nedir? Şartları ve Alternatif Çözümler
- Şirketlerde Tür Değiştirme Nedir? Limitedden Anonime Geçiş Nasıl Yapılır?
- Şirket Bölünmesi Nedir? Tam Bölünme ile Kısmi Bölünme Arasındaki Fark
- Limited Şirket Nasıl Kurulur? Kuruluş Şartları, Adımları ve Belgeleri