İçeriğe geç

Blog / Aile Hukuku

Soybağının Reddi Davası Nedir? Kimler Açabilir, Süresi Nedir?

· ≈5 dk okuma · Aile Hukuku

Babalık karinesinin çürütülmesi için açılan soybağının reddi davasında taraflar, ispat yükü, DNA incelemesi, hak düşürücü süreler ve davanın sonuçları anlatılmıştır.

Soybağının reddi davası, evlilik içinde doğan çocuk ile kocanın arasındaki babalık ilişkisini kuran kanuni karineyi çürütmek amacıyla açılan bir davadır. Uygulamada “nesebin reddi” olarak da anılır.

Türk hukukunda çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilikten, tanımadan veya hâkim hükmünden doğar. Evlilik içinde doğan çocuk bakımından kanun, kocanın baba olduğunu varsayar. Bu varsayım, ancak soybağının reddi davasıyla ortadan kaldırılabilir.

i. Babalık Karinesi Nedir?

Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuk bakımından ise ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatlanması hâlinde karine yine uygulanır.

Kanun ayrıca, kocanın ölümü veya gaipliğine karar verilmesi gibi hâllerde de bu süreleri esas alır. Ananın evliliğin sona ermesinden sonra yeniden evlenmesi ve çocuğun üç yüz gün içinde doğması hâlinde ise ikinci evlilikteki koca baba sayılır; bu karine çürütülürse ilk evlilikteki kocanın babalığı gündeme gelir.

Babalık karinesi güçlü bir karinedir. Nüfus kaydında görünen baba, dava açılıp hüküm kesinleşmedikçe hukuken babadır. Bu nedenle çocuğun biyolojik babasının başka biri olduğunu bilmek, kendiliğinden hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.

ii. Soybağının Reddi Davasını Kimler Açabilir?

Davayı kural olarak iki kişi açabilir:

  • Koca: Dava, ana ve çocuğa karşı açılır.
  • Çocuk: Dava, ana ve kocaya karşı açılır.

Ana, kendi başına soybağının reddi davası açma hakkına sahip değildir. Ananın bu yöndeki talebi, ancak çocuğa kayyım atanması ve kayyımın çocuk adına dava açması yoluyla sonuç doğurabilir.

Kocanın ölmüş olması, ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş bulunması veya kimliğinin bilinmemesi gibi hâllerde; kocanın altsoyu, anası, babası ya da baba olduğunu iddia eden kişi de dava açabilir. Bu kişilerin dava hakkı, doğumu ve kocanın baba olmadığını öğrenmelerinden itibaren işleyen süreye tabidir.

Biyolojik baba olduğunu ileri süren kişinin doğrudan dava açması, ancak kanunda sayılan bu istisnai hâllerde mümkündür. Aksi hâlde mevcut soybağı ortadan kaldırılmadan yeni bir soybağı kurulamaz.

iii. İspat Yükü Kimdedir?

İspat yükü, davanın hangi döneme ilişkin olduğuna göre değişir.

Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse

Evlenmeden başlayarak en az yüz seksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuk, evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. Bu hâlde davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.

Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse

Bu durumda ispat kolaylaştırılmıştır. Davacının ayrıca başka delil göstermesi gerekmeyebilir; ancak kocanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğu ortaya konursa karine yeniden güçlenir.

iv. DNA İncelemesi Zorunlu mu?

Soybağı davalarında en güçlü delil genetik incelemedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, soybağının tespiti için gerekli olan ve tehlike doğurmayan kan ya da doku alınması gibi incelemelere tarafların ve üçüncü kişilerin katlanmak zorunda olduğunu düzenler.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • İnceleme, mahkeme kararıyla ve resmî kurumlarda yaptırılır.
  • Tarafın haklı bir sebep göstermeden örnek vermekten kaçınması, aleyhine delil olarak değerlendirilebilir.
  • Özel laboratuvarlardan alınan ve mahkeme denetimi dışında yapılan testler, tek başına hükme esas alınmaz.
  • Çocuğun yararı ve kişilik hakları, incelemenin kapsamı belirlenirken gözetilir.

Genetik inceleme dışında tanık beyanı, iletişim kayıtları, seyahat ve ikamet belgeleri, sağlık kayıtları ve tarafların beyanları da değerlendirilir.

v. Hak Düşürücü Süreler

Soybağının reddi davası hak düşürücü süreye tabidir ve bu süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.

  • Koca bakımından: Dava, doğumu ve kocanın baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır.
  • Çocuk bakımından: Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açabilir.
  • Gecikmenin haklı sebebe dayanması hâlinde: Süre geçmiş olsa bile, haklı sebebin ortadan kalkmasından başlayarak kısa bir ek süre içinde dava açılabilir.

Kanun, doğumdan itibaren işleyen bir üst süre de öngörmüştür. Bu üst sürenin uygulanması bakımından güncel Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının izlenmesi gerekir; bu nedenle süre hesabının somut dosyaya göre ayrıca yapılması zorunludur.

Süre kaçırıldığında dava, esasa girilmeden reddedilir. Genetik inceleme sonucunun kocanın baba olmadığını göstermesi bile bu sonucu değiştirmez.

vi. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetkide, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi esas alınır. Soybağı davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan;

  • dava şartı arabuluculuk uygulanmaz,
  • taraflar davayı sulhle sona erdiremez,
  • davanın kabulü tek başına hüküm doğurmaz,
  • hâkim kendiliğinden araştırma yapar.

Ayrıca dava, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilir.

vii. Davanın Kabulünün Sonuçları

Soybağının reddine karar verilmesi ve hükmün kesinleşmesiyle çocuk ile koca arasındaki soybağı geçmişe etkili olarak ortadan kalkar. Bunun sonuçları şunlardır:

  1. Çocuk, kocanın nüfusundan çıkarılır ve kayıt düzeltilir.
  2. Çocuğun soyadı, ananın soyadına göre yeniden belirlenir.
  3. Velayet anaya ait olur; koşulları varsa vasi atanması gündeme gelir.
  4. Çocuk ile koca arasındaki karşılıklı mirasçılık sona erer.
  5. Kocanın iştirak nafakası yükümlülüğü ortadan kalkar; ödenmiş nafakaların geri istenmesi ise ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
  6. Çocuk ile biyolojik baba arasında soybağı kurulması için tanıma veya babalık davası yolu açılır.

Soybağının reddi kararı kesinleşmeden nüfus kaydı değişmez ve mevcut yükümlülükler devam eder.

viii. Sık Yapılan Hatalar

  • Çocuğun biyolojik olarak kendisinden olmadığını öğrendikten sonra dava açmayı yıllarca ertelemek,
  • davayı yalnız anaya veya yalnız çocuğa yöneltmek,
  • ananın kendi adına soybağının reddi davası açabileceğini sanmak,
  • özel laboratuvardan alınan test sonucuna güvenip dava açmamak,
  • nüfus müdürlüğüne başvurarak kaydın idari yoldan düzeltilebileceğini düşünmek,
  • boşanma davasında soybağı iddiasını gündeme getirip ayrı dava açmamak,
  • hak düşürücü sürenin başlangıcını doğum tarihi olarak varsaymak,
  • çocuğa kayyım atanması gereken hâllerde bu talebi ileri sürmemek.

ix. Hukuki Değerlendirme

Soybağının reddi davasında sonucu belirleyen iki unsur vardır: sürenin kaçırılmamış olması ve genetik incelemenin usulüne uygun biçimde yaptırılmış olması.

Uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybı, kişinin durumu öğrendikten sonra beklemesi ve hak düşürücü sürenin dolmasıdır. Bu nedenle şüphenin doğduğu andan itibaren; öğrenme tarihinin belgelenmesi, doğru davalıların gösterilmesi ve gerekiyorsa çocuğa kayyım atanmasının istenmesi gerekir.

Soybağının reddi, tanımanın iptali ve babalık davalarına ilişkin talepleriniz için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Ana, kendi adına bu davayı açamaz. Çocuğa kayyım atanmasını isteyerek çocuk adına dava açılmasını sağlayabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TMK m. 285 · TMK m. 286 · TMK m. 287 · TMK m. 289 · HMK m. 292