İçeriğe geç

Blog / Uluslararası Ticaret ve Tahkim

Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi: New York Sözleşmesi Uygulaması Nasıl İşler?

· ≈6 dk okuma · Uluslararası Ticaret ve Tahkim

New York Sözleşmesi kapsamında yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tenfizi için başvuru şartları, ret sebepleri, görevli mahkeme ve ispat yükü.

Yurt dışında verilmiş bir hakem kararının Türkiye'deki bir borçluya karşı icra edilebilmesi için önce tenfiz kararı alınması gerekir. Türk mahkemeleri, yabancı hakem kararının içeriğini yeniden incelemez; kararın Türkiye'de tanınması ve icra edilebilir hâle gelmesi için aranan usuli ve maddi şartların bulunup bulunmadığını denetler. Bu denetimin temel çerçevesi, Türkiye'nin de tarafı olduğu Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi (1958) ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) hakem kararlarına ilişkin hükümleridir.

Türkiye, New York Sözleşmesi'ne katılırken karşılıklılık ve ticarilik çekincelerini koymuştur. Bu nedenle sözleşme, kural olarak yalnız başka bir taraf devlette verilmiş ve ticari nitelikte sayılan uyuşmazlıklara ilişkin hakem kararları bakımından doğrudan uygulanır. Sözleşmenin kapsamına girmeyen hâllerde ise MÖHUK'un genel hükümleri devreye girer; bu hükümler de içerik olarak büyük ölçüde New York Sözleşmesi'ndeki ret sebepleriyle örtüşür.

i. Yabancı Hakem Kararı Ne Demektir?

Bir hakem kararının "yabancı" sayılması, kararın verildiği yerin veya tahkim yargılamasına uygulanan usul hukukunun Türkiye dışında olmasına bağlıdır. Tahkim yeri yabancı bir ülke olarak kararlaştırılmışsa, karar fiilen o ülkede imzalanmış olsa da olmasa da kural olarak yabancı hakem kararı sayılır. Tahkim yerinin Türkiye olduğu, ancak taraflardan birinin veya uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı hâller ise ayrı bir rejime, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na (MTK) tabidir ve bu kararlara karşı yol tenfiz değil, MTK'daki iptal davasıdır.

Bu ayrımın önemi büyüktür: tenfiz davasında mahkeme kararın esasını incelemez, yalnız tenfiz şartlarını denetler; MTK kapsamındaki iptal davasında ise kararın verildiği ülke bizzat Türkiye olduğundan denetim biçimi ve süresi farklıdır.

ii. Tenfiz İçin Aranan Şartlar

MÖHUK'un hakem kararlarına ilişkin hükümleri uyarınca tenfiz talebinde bulunan taraf, öncelikle şu belgeleri sunmalıdır:

  • aslı veya usulüne uygun onaylı örneği ibraz edilmiş hakem kararı,
  • tahkim anlaşmasının aslı veya onaylı örneği,
  • belgelerin onaylı Türkçe çevirisi.

Karşı taraf ise tenfize karşı, New York Sözleşmesi'nde ve MÖHUK'ta sayılan sınırlı sebeplerden birine dayanarak itiraz edebilir. Bu sebepler kapalı bir listedir; mahkeme kendiliğinden yeni bir ret sebebi icat edemez.

Karşı tarafın ileri sürebileceği ret sebepleri

  • tahkim anlaşmasının taraflardan biri bakımından ehliyetsizlik veya tahkim anlaşmasının tabi olduğu hukuka göre geçersiz olması,
  • hakem seçiminde veya tahkim usulünde kendisine usulüne uygun bildirim yapılmaması ya da savunma hakkının başka bir şekilde kullandırılmaması,
  • kararın tahkim anlaşmasının kapsamı dışına çıkması,
  • hakem kurulunun oluşumunun veya tahkim usulünün tarafların anlaşmasına ya da anlaşma yoksa tahkim yeri hukukuna aykırı olması,
  • kararın verildiği veya tahkim usulünün tabi olduğu ülkede kararın henüz bağlayıcı hâle gelmemiş, iptal edilmiş veya durdurulmuş olması.

Mahkemenin kendiliğinden gözettiği sebepler

  • uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması,
  • tenfizin açıkça Türk kamu düzenine aykırı düşmesi.

Kamu düzeni istisnası dar yorumlanır; yalnız yabancı hukukun Türk hukukundan farklı olması veya kararın maddi hukuk bakımından hatalı görülmesi kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Denetim, esasa girmeden yalnız sonucun Türk hukuk düzeninin temel değerleriyle bağdaşıp bağdaşmadığına yöneliktir.

iii. Kararın Kesinleşmiş Olması Aranır mı?

Yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde aranan "kesinleşmiş olma" şartı, hakem kararları bakımından aynı ağırlıkta uygulanmaz. Hakem kararının kendi hukuk düzeninde bağlayıcı hâle gelmiş olması yeterli görülür; kararın kesinleşmesi için gerekli tüm iç hukuk yollarının tüketilmiş olması şart koşulmaz. Bununla birlikte kararın verildiği veya tabi olduğu ülkede iptal davası açılmışsa ya da icrası durdurulmuşsa, Türk mahkemesi tenfiz talebini reddedebileceği gibi, yabancı mahkemenin kararını beklemek üzere tenfiz kararını erteleyebilir.

iv. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yabancı hakem kararlarının tenfizinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı istisnai hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından kural olarak karşı tarafın (borçlunun) Türkiye'deki yerleşim yeri, yerleşim yeri yoksa mutad meskeni veya işlerinin merkezi esas alınır; bunlardan hiçbiri Türkiye'de bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde dava açılabilir.

Tenfiz davası, iki taraflı bir yargılamadır; karşı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun tebliğ edilmeli, savunma için süre tanınmalıdır. Yabancı taraf bakımından yurt dışı tebligat süreleri davanın toplam süresini önemli ölçüde uzatabilir.

v. Zamanaşımı ve Başvuru Süresi

Tenfiz talebi için New York Sözleşmesi özel bir süre öngörmez. Bununla birlikte tenfize konu edilen alacağın kendisi, kaynaklandığı hukuki ilişkiye göre zamanaşımına tabi olabilir; tenfiz kararı alınmış olması, arkasındaki asıl alacağın zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz veya kesmez. Bu nedenle hakem kararı lehine sonuçlanan tarafın, kararın kesinleşmesini beklerken zamanaşımını kesecek işlemleri (icra takibi, dava, ihtarname gibi) ihmal etmemesi önemlidir.

vi. Tenfiz Kararından Sonra İcra

Tenfiz kararı kesinleştikten sonra, yabancı hakem kararı Türk mahkemesi kararı gibi icra edilebilir hâle gelir. Alacaklı, tenfiz ilamını icra dairesine sunarak ilamlı icra takibi başlatabilir. Borçlunun bu aşamada ileri sürebileceği itirazlar sınırlıdır; tenfiz sırasında incelenmiş ve karara bağlanmış hususlar yeniden tartışma konusu yapılamaz.

vii. Karşı Tarafın Aynı Anda İptal Davası Açması

Borçlu, kararın verildiği ülkede süresi içinde iptal davası açmışsa, Türk mahkemesinden tenfiz yargılamasının bu davanın sonucuna kadar ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme, ertelemeye karar verirse alacaklıdan teminat gösterilmesini isteyebilir. Bu düzenleme, tarafların menfaatlerini dengelemeyi amaçlar: alacaklının haklı bir kararın icrasında gecikmemesi ile borçlunun yabancı ülkedeki denetim yolunu tüketebilmesi arasında denge kurulur.

viii. İspat Yükü ve Deliller

Tenfiz talebinde bulunan taraf, tahkim anlaşmasının ve hakem kararının varlığını, içeriğini ve usulüne uygun tebliğini ispatla yükümlüdür. Başlıca deliller şunlardır:

  • hakem kararının aslı veya tahkim kurumunca onaylı örneği,
  • tahkim anlaşmasını içeren sözleşme veya ayrı tahkim sözleşmesi,
  • tahkim yargılaması sırasındaki tebligat ve bildirim yazışmaları,
  • kararın bağlayıcı hâle geldiğini gösteren belgeler,
  • tahkim kurumunun yargılama dosyası özeti.

Ret sebeplerine dayanan taraf da kendi iddiasını (savunma hakkının ihlali, yetkisizlik, kamu düzenine aykırılık gibi) somut belgelerle ortaya koymalıdır. Mahkeme, kamu düzeni ve tahkime elverişlilik dışındaki sebepleri kendiliğinden araştırmaz; bu sebeplerin ileri sürülmesi ve ispatı karşı tarafa aittir.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Tahkim yerinin yabancı mı Türkiye mi olduğunu karıştırıp yanlış hukuki yola (tenfiz yerine iptal davası veya tersi) başvurmak,
  • hakem kararının onaylı çevirisini eksiksiz sunmamak,
  • kamu düzeni istisnasını, kararın maddi hukuk bakımından yanlış olduğunu ileri sürmek için genişletmeye çalışmak,
  • tenfiz sürecinin uzayabileceğini göz ardı ederek asıl alacağın zamanaşımını kesecek işlemleri ihmal etmek,
  • karşı tarafa yurt dışı tebligatın alacağı süreyi hesaba katmadan zamanlama yapmak,
  • tahkim anlaşmasının şekil şartlarındaki (yazılılık gibi) eksiklikleri sonradan telafi edilebilir sanmak.

x. Hukuki Değerlendirme

Yabancı hakem kararının tenfizi, kararın kendisi kadar tahkim anlaşmasının ve tahkim sürecinin usule uygunluğunu da gündeme getiren teknik bir yargılamadır. Sözleşme aşamasında tahkim şartının açık ve yazılı biçimde kaleme alınması, tahkim yerinin doğru seçilmesi ve yargılama boyunca tebligat ile savunma hakkına ilişkin usul kurallarına titizlikle uyulması, sonradan tenfiz aşamasında karşılaşılabilecek itirazların önüne geçer. Somut hakem kararının tenfize elverişliliği ve olası ret sebepleri için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Kararın kendi hukuk düzeninde bağlayıcı hâle gelmiş olması yeterlidir; iç hukuk yollarının tamamının tüketilmesi aranmaz.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

5718 SK m. 60 · 5718 SK m. 61 · 5718 SK m. 62 · 5718 SK m. 63