Blog / Aile Hukuku
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
· ≈5 dk okuma · Aile Hukuku
TMK m. 165 uyarınca akıl hastalığı nedeniyle boşanma; resmî sağlık kurulu raporu şartı, ortak hayatın çekilmezliği, vesayet ve kayyım, nafaka ve tazminat.
Türk Medeni Kanunu m. 165, akıl hastalığını özel bir boşanma sebebi olarak düzenler. Hükme göre eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
Madde, hasta eşi korumak ile diğer eşin kişilik haklarını korumak arasında denge kurar. Bu nedenle şartları dar tutulmuş ve rapor zorunluluğu getirilmiştir. Akıl hastalığı, boşanma sebepleri içinde kusura dayanmayan tek sebeptir.
i. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmanın Şartları Nelerdir?
Eşlerden biri akıl hastası olmalıdır
Hastalığın evlilik sırasında ortaya çıkmış olması gerekir. Evlenmeden önce var olan ve gizlenen akıl hastalığı bakımından ayrıca evlenmenin butlanı hükümleri gündeme gelebilir. Evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunması, mutlak butlan sebebi oluşturur.
Kanun "akıl hastalığı" kavramını tanımlamamıştır. Bu, tıbbi bir değerlendirmedir. Geçici psikolojik sıkıntılar, tükenmişlik, stres kaynaklı uyum sorunları veya tedaviyle kontrol altına alınabilen durumlar kural olarak bu kapsamda görülmez.
Alkol veya madde bağımlılığı da tek başına akıl hastalığı sayılmaz. Ancak bu durumlar kusurlu davranış olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanak yapılabilir.
Hastalığın geçmesine olanak bulunmamalıdır
Bu, maddenin en ayırt edici şartıdır. Hastalığın iyileşme olanağının bulunmadığı tespit edilmelidir. Tedaviyle kontrol altına alınabilen, dönemsel iyileşme gösteren veya iyileşme ihtimali bulunan hastalıklarda bu madde uygulanmaz.
Bu tespit yalnız resmî sağlık kurulu raporuyla yapılabilir. Özel hekim raporu, muayene belgesi veya reçete yeterli değildir. Rapor, tam teşekküllü resmî sağlık kuruluşunun sağlık kurulundan alınmalıdır. Uygulamada mahkeme, raporu bizzat kendisi ilgili kuruluştan ister.
Rapor eksik, çelişkili veya tereddüt doğuruyorsa mahkeme ek rapor ya da üst kuruldan rapor alınmasına karar verebilir.
Ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmiş olmalıdır
Yalnız hastalığın varlığı yeterli değildir. Hastalığın ortak hayatı diğer eş bakımından çekilmez kıldığı ayrıca ortaya konmalıdır. Bu yönüyle akıl hastalığı nispi bir boşanma sebebidir.
Çekilmezlik değerlendirmesinde şunlar dikkate alınır:
- hastalığın türü ve seyri,
- hastalığın günlük yaşama ve aile düzenine etkisi,
- şiddet, saldırganlık veya kendine zarar verme davranışları,
- çocukların güvenliği ve bakımı,
- bakım yükünün diğer eş üzerindeki ağırlığı,
- evliliğin süresi ve tarafların yaşı.
Kanun bakım ve dayanışma yükümlülüğünü tümüyle ortadan kaldırmaz. Kısa süreli veya tedaviyle yönetilebilen durumlarda boşanma isteminin reddi mümkündür.
ii. Davada Hasta Eşin Temsili
Akıl hastası eşin fiil ehliyeti sınırlı ya da bulunmayabilir. Bu durumda davanın taraf teşkili özel önem taşır.
- Hasta eş için TMK m. 405 uyarınca vesayet altına alınma kararı verilmişse, davada vasi tarafından temsil edilir. Vasinin menfaat çatışması varsa mahkeme kayyım atanmasına karar verir.
- Vesayet kararı yoksa mahkeme, ehliyet konusunda tereddüt duyduğunda dosyayı vesayet makamına bildirir ve gereken atama yapılıncaya kadar yargılamayı bekletebilir.
- Hasta eşe adli yardım ve gerektiğinde baro tarafından zorunlu vekil görevlendirilmesi de gündeme gelebilir.
Taraf teşkili doğru kurulmadan verilen karar, usul yönünden bozulma sebebidir.
iii. Akıl Hastalığında Kusur Değerlendirmesi
Akıl hastalığı, hasta eşin kusuru olarak değerlendirilemez. Hastalık iradi bir davranış değildir. Bunun pratik sonuçları şunlardır:
- Davalı eş kusurlu sayılmadığından, ona kusur yüklenerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi kural olarak mümkün değildir.
- Yoksulluk nafakası bakımından ise durum farklıdır. TMK m. 175'e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Hasta eş kusurlu olmadığından, koşulları varsa hasta eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.
- Çocukların velayeti, çocuğun üstün yararı ölçütüne göre belirlenir. Hastalığın çocuğun bakımı ve güvenliği üzerindeki somut etkisi değerlendirilir.
- Mal rejiminin tasfiyesi, kusurdan bağımsız olarak genel hükümlere göre yapılır.
Hasta eşin bakımı ve geçimi bakımından ayrıca sosyal güvenlik hakları, engelli aylığı ve bakım hizmetleri gibi imkânlar dikkate alınabilir.
iv. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Vesayet ve kısıtlama işlemleri ise sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır.
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Kısıtlı kişinin yerleşim yeri, vesayet makamının bulunduğu yerdir.
Boşanma davaları dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.
v. Dava Açma Süresi Var mıdır?
Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde öngörülen altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler akıl hastalığı bakımından uygulanmaz. Hastalık devam eden bir durum olduğundan koşullar gerçekleştiği sürece dava açılabilir.
Bununla birlikte hastalığın uzun süre birlikte yaşanmış olması, çekilmezlik değerlendirmesinde aleyhe yorumlanabilir.
vi. Deliller ve İspat
Davacı, hem hastalığı hem de ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini ispatlamakla yükümlüdür. Hâkim, TMK m. 184 uyarınca olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.
Başlıca deliller şunlardır:
- resmî sağlık kurulu raporu (zorunlu),
- hastane yatış ve tedavi kayıtları,
- psikiyatri poliklinik kayıtları ve epikrizler,
- ilaç kullanım ve reçete kayıtları,
- varsa vesayet ve kısıtlama dosyası,
- kolluk kayıtları ve olay tutanakları,
- tanık beyanları,
- çocuklarla ilgili sosyal inceleme raporu.
Sosyal inceleme raporu, özellikle çocukların bulunduğu dosyalarda velayet ve kişisel ilişki düzeni bakımından önemli bir dayanaktır.
vii. Genel Boşanma Sebebiyle İlişkisi
Rapor alınamıyor, hastalığın iyileşme olanağı bulunmadığı ortaya konamıyor ya da çekilmezlik ispatlanamıyorsa TMK m. 165 uygulanmaz. Bu durumda davanın tümüyle reddedilmemesi için dilekçede kademeli talep kurulması yerinde olur.
Ancak dikkat edilmelidir: Hastalıktan kaynaklanan davranışlar hasta eşe kusur olarak yüklenemez. Genel sebebe dayanılırken, hastalıkla ilgisi olmayan bağımsız kusurlu davranışların ayrıca ortaya konması gerekir.
viii. Sık Yapılan Hatalar
- Özel hastane veya tek hekim raporuyla yetinmek,
- raporda iyileşme olanağının bulunmadığına ilişkin açık tespit aramamak,
- yalnız hastalığa dayanıp çekilmezlik olgusunu hiç anlatmamak,
- hasta eşin temsili için vasi veya kayyım atanmasını istememek,
- geçici ruhsal sıkıntıları akıl hastalığı olarak nitelendirmek,
- alkol veya madde bağımlılığını doğrudan bu maddeye dayandırmak,
- hasta eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebileceğini göz ardı etmek,
- kademeli talep kurmayıp tek sebeple dava açmak.
ix. Hukuki Değerlendirme
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, tıbbi tespit ile hukuki değerlendirmenin iç içe geçtiği hassas bir alandır. Resmî sağlık kurulu raporunun içeriği, hasta eşin usulüne uygun temsil edilip edilmediği ve çekilmezlik olgusunun somut biçimde ortaya konması davanın kaderini belirler.
Hasta eşin kusursuz sayılması, tazminat ve nafaka sonuçlarını da diğer boşanma sebeplerinden ayırır. Dosyanızın bu yönlerden değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Tedaviyle iyileşme olanağı bulunan durumlarda TMK m. 165 uygulanmaz. Ancak hastalıkla bağlantısı bulunmayan kusurlu davranışlar varsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılabilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Mal Rejimi ve Tasfiyesi
- Tanıma ve Tenfiz
- Rıza-i Taksim (Miras Taksim Sözleşmesi)
- Velayet
- Ziynet (Düğün Takısı) Alacağı
İlgili mevzuat
TMK m. 165 · TMK m. 405 · TMK m. 175 · TMK m. 184
Bu yazı Aile Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Aile Hukuku — İlgili Yazılar
- Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir? Kusur Tespitinin Sonuçları
- Zina Nedeniyle Boşanma Davası: Şartları, Süresi ve İspatı
- Boşanma Davasında Hâkim Nelere Dikkat Eder? Eşlere ve Tanıklara Ne Sorulur?
- Boşanma Davasında Deliller Nelerdir? Hangi Delil Kabul Edilir?
- Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir? Şartları ve İspatı
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma