Blog / Aile Hukuku
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir? Şartları ve İspatı
· ≈6 dk okuma · Aile Hukuku
TMK m. 166/1 uyarınca şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma; ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi, kusur karşılaştırması, davalının itiraz hakkı ve ispat kuralları.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk hukukunda boşanma davalarının büyük çoğunluğuna dayanak yapılan genel boşanma sebebidir. Halk arasında "şiddetli geçimsizlik" olarak anılan bu sebep, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/1'de düzenlenmiştir.
Hükme göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Kanun, hangi olayların bu sonucu doğuracağını tek tek saymamıştır. Bu nedenle sebep belirsiz ve esnek yapıdadır; her evliliğin kendi koşulları içinde değerlendirilir.
i. Genel Boşanma Sebebi ile Özel Boşanma Sebepleri Arasındaki Fark
Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri ikiye ayrılır:
- Özel boşanma sebepleri: Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı. Bunlarda kanunda tanımlanan somut olgunun ispatı aranır.
- Genel boşanma sebebi: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması. Burada belirli bir olay tipi değil, evliliğin fiilen sürdürülemez hâle gelmiş olması esas alınır.
Uygulamada özel sebeplerin şartları ağır olduğu için davalar çoğunlukla genel sebebe dayandırılır. Özel bir sebebin şartları oluşmuşsa, aynı olaylar ayrıca evlilik birliğini sarsan vakıa olarak da ileri sürülebilir.
ii. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasının Şartları Nelerdir?
Evlilik birliğini sarsan bir olgu bulunmalıdır
Önce somut vakıaların varlığı gerekir. Uygulamada en sık karşılaşılan olgular şunlardır:
- fiziksel şiddet, tehdit ve hakaret,
- güven sarsıcı davranışlar ve sadakat yükümlülüğüne aykırılık,
- eşi ailesinden veya sosyal çevresinden koparma,
- ekonomik baskı, gelirin gizlenmesi, eve bakmama,
- sürekli aşağılama, küçümseme ve psikolojik baskı,
- birlik görevlerinin yerine getirilmemesi, eve ilgisizlik,
- bağımlılık düzeyinde alkol veya kumar alışkanlığı,
- eşin ailesinin evlilik birliğine sürekli müdahalesine sessiz kalınması,
- cinsel birliğin haklı sebep olmaksızın uzun süre kurulmaması.
Tek bir gündelik tartışma veya geçici bir kırgınlık kural olarak yeterli değildir. Olayların sürekliliği, ağırlığı ve evlilik üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.
Ortak hayat çekilmez hâle gelmiş olmalıdır
Kanun, sarsılmanın "ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede" olmasını arar. Bu değerlendirme tamamen soyut bir ölçüye göre değil; tarafların eğitim durumu, sosyal ve ekonomik konumu, evliliğin süresi ve olayların niteliği dikkate alınarak yapılır.
Ölçü, davacı eşin öznel duygusu değildir. Aynı olay bir evlilikte çekilmezlik yaratabilirken başka bir evlilikte bu sonuca varılmayabilir. Hâkim burada objektif ve sübjektif unsurları birlikte değerlendirir.
Davacı tam kusurlu olmamalıdır
Genel boşanma sebebine dayanan davada kusur, davanın kabulü bakımından da önem taşır. Tamamen kendi kusuruyla evliliği sarsan eşin, bu duruma dayanarak boşanma istemesi dürüstlük kuralına aykırı görülür.
Bununla birlikte kanun, davacının kusurunun daha ağır olmasını başlı başına ret sebebi saymamıştır. TMK m. 166/2'ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı doğar. Davalı itiraz etmezse ya da itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, boşanmaya karar verilebilir.
iii. Kusurun Boşanma Kararına ve Fer'î Sonuçlara Etkisi
Evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan davada kusur iki ayrı düzlemde önem taşır:
- Boşanma kararı bakımından: Davacının tam veya çok daha ağır kusurlu olması, davalının itirazıyla birlikte davanın reddine yol açabilir.
- Fer'î sonuçlar bakımından: Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinde kusur belirleyicidir. Kusuru daha ağır olan eş tazminat isteyemez; kusuru daha ağır olan eş lehine yoksulluk nafakasına da hükmedilmez.
Bu nedenle uygulamada asıl mücadele çoğu zaman "boşanma olacak mı" sorusundan çok, kusurun kimde ve hangi oranda olduğu üzerinde yoğunlaşır. Eşit kusur hâlinde tarafların birbirinden tazminat isteme hakkı kural olarak doğmaz.
iv. Affedilen ve Hoşgörüyle Karşılanan Olaylar
Bir eş, diğerinin kusurlu davranışını affetmiş ya da hoşgörüyle karşılamışsa, artık o olaya dayanarak boşanma isteyemez. Af açık bir beyanla yapılabileceği gibi, olaydan sonra birlikte yaşamaya devam edilmesi gibi davranışlarla da anlaşılabilir.
Ancak af, kusurlu davranışın tekrarlanması hâlinde yeni olaylara dayanılmasını engellemez. Ayrıca affedilmiş olaylar, sonraki olayların ağırlığını değerlendirmede arka plan olarak dikkate alınabilir.
v. Boşanma Davasında Yargılama Usulü
TMK m. 184, boşanma davalarına özgü usul kuralları getirir:
- Hâkim, boşanmaya dayanak olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.
- Bu olgular hakkında taraflara yemin önerilemez.
- Tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz.
- Hâkim delilleri serbestçe takdir eder.
- Boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.
- Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
Bu kurallar, boşanma davasını olağan bir alacak davasından ayırır. Davalının "kabul" beyanı tek başına boşanma kararı doğurmaz; yine de sebebin ispatı gerekir.
vi. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar.
Yetki bakımından TMK m. 168 özel kural getirir: Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu iki seçenek davacının tercihine bırakılmıştır.
Boşanma davaları dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Aile hukukundan doğan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
vii. Deliller ve İspat Yükü
İspat yükü, boşanma sebebini oluşturan vakıaları ileri süren taraftadır. Karşı dava açan davalı da kendi dayandığı vakıaları ispatlamakla yükümlüdür.
Sık kullanılan deliller şunlardır:
- tanık beyanları,
- kolluk ve savcılık soruşturma dosyaları,
- 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları,
- adli tıp ve darp raporları,
- hastane ve psikiyatri kayıtları,
- taraflar arasındaki mesajlaşmalar ve e-postalar,
- banka hareketleri ve ödeme belgeleri,
- fotoğraf ve video kayıtları,
- nüfus, tapu ve sosyal güvenlik kayıtları.
Tanık delili, boşanma davalarında ağırlıklı yere sahiptir. Tanığın olayı bizzat görüp görmediği, duyuma dayanıp dayanmadığı ve taraflarla yakınlığı ayrıca değerlendirilir. Salt "duydum" biçimindeki beyanların ispat gücü sınırlıdır.
Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller HMK m. 189/2 uyarınca dikkate alınamaz. Eşin telefonuna izinsiz girilerek elde edilen kayıtlar, ortak yaşam alanı dışında gizlice yapılan ses ve görüntü kayıtları bu yönüyle ciddi risk taşır ve ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir.
viii. Dava Süresince Alınabilecek Geçici Önlemler
Boşanma davası açılınca hâkim, TMK m. 169 uyarınca davanın devamı süresince gerekli önlemleri kendiliğinden alır. Bunlar özellikle şunlardır:
- eşlerin barınması,
- eşlerin geçimi ve tedbir nafakası,
- eşlerin mallarının yönetimi,
- çocukların bakımı, geçici velayeti ve kişisel ilişki düzeni.
Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca koruyucu ve önleyici tedbir kararı istenebilir. Bu talep boşanma davasından bağımsızdır ve aile mahkemesinden ya da mülki amirden istenebilir.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Dilekçede yalnız "şiddetli geçimsizlik var" denilip somut olayların tarih ve yer belirtilerek yazılmaması,
- her vakıanın hangi delille ispatlanacağının gösterilmemesi,
- tanık listesinin süresinde verilmemesi veya tanıkların hangi vakıaya ilişkin dinleneceğinin belirtilmemesi,
- affedilmiş ya da hoşgörüyle karşılanmış olaylara dayanılması,
- kusuru ağır olan tarafın tazminat ve yoksulluk nafakası bekleyerek dava açması,
- hukuka aykırı yolla elde edilen kayıtların delil olarak sunulması,
- tedbir nafakası ve geçici velayet taleplerinin dava dilekçesinde hiç ileri sürülmemesi,
- mal rejiminin tasfiyesine ilişkin taleplerin boşanma davasıyla karıştırılması.
x. Hukuki Değerlendirme
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, geniş bir uygulama alanı olduğu için kolay bir sebep gibi görünür. Oysa davanın sonucu, dilekçedeki vakıaların ne kadar somut yazıldığına ve her vakıanın delille eşleştirilip eşleştirilmediğine bağlıdır. Kusur dengesi, tazminat ve nafaka gibi tüm mali sonuçları doğrudan belirlediğinden, delillerin baştan doğru kurgulanması büyük önem taşır.
Somut olayınızda hangi vakıaların ileri sürülebileceği, delillerin hukuka uygun biçimde nasıl toplanacağı ve talep sonucunun nasıl kurulacağı konusunda Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Boşanma tek taraflı iradeyle de istenebilir. Sebep ispatlanırsa davalının rızası aranmaz. Davalının itiraz hakkı ancak davacının kusurunun daha ağır olması hâlinde gündeme gelir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Mal Rejimi ve Tasfiyesi
- Tanıma ve Tenfiz
- Anlaşmalı Boşanma
- Ziynet (Düğün Takısı) Alacağı
İlgili mevzuat
TMK m. 166 · TMK m. 184 · TMK m. 168 · HMK m. 190
Bu yazı Aile Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Aile Hukuku — İlgili Yazılar
- Boşanma Davasında Hâkim Nelere Dikkat Eder? Eşlere ve Tanıklara Ne Sorulur?
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma
- Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir? Kusur Tespitinin Sonuçları
- Boşanma Davasında Deliller Nelerdir? Hangi Delil Kabul Edilir?
- Zina Nedeniyle Boşanma Davası: Şartları, Süresi ve İspatı
- Çekişmeli Boşanma Davası Süreci Nasıl İşler? Aşamalar, Duruşmalar ve Süreler