Blog / Borçlar Hukuku
İbra Sözleşmesi Nedir? Şartları ve Sonuçları
· ≈5 dk okuma · Borçlar Hukuku
İbra sözleşmesinin hukuki niteliği, şekil serbestisi, kısmi ibra, ivazlı-ivazsız ibra ayrımı ve ibranın iptal edilebileceği hâller açıklanmıştır.
Borçlar hukukunda borcun sona erme yollarından biri de ibradır. İbra, alacaklının borçluyu borcundan kurtarma iradesini borçluyla anlaşarak gerçekleştirdiği bir sözleşmedir. Uygulamada özellikle iş hukuku, ticaret hukuku ve icra ilişkilerinde sıkça karşılaşılan ibra sözleşmesinin geçerlilik şartlarının ve sonuçlarının doğru anlaşılması, hem alacaklı hem borçlu için büyük önem taşır.
i. İbra Sözleşmesi Nedir?
TBK m. 132 uyarınca borcu doğuran sözleşme kanunen veya taraflarca şekle bağlı kılınmış olsa bile, borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları bir ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. İbra, alacaklının tek taraflı iradesiyle değil, borçlu ile birlikte yapılan bir sözleşme ile gerçekleşir; bu nedenle ibra bir sözleşme türüdür, tek taraflı hukuki işlem değildir.
ii. İbranın Şekli
TBK m. 132’nin en dikkat çekici yönü, asıl borcu doğuran sözleşme resmî şekle tabi olsa dahi (örneğin taşınmaz satışından doğan bir alacak), bu borcun ibra yoluyla sona erdirilmesinin herhangi bir şekle bağlı olmamasıdır. Yani ibra, yazılı, sözlü veya örtülü (davranışlarla) yapılabilir. Ancak ispat kolaylığı açısından, özellikle önemli tutarlı alacaklarda ibranın yazılı yapılması ve her iki tarafın imzasını içermesi önerilir.
iii. Örtülü (Zımni) İbra
İbra iradesi, açık bir beyanla ortaya konulabileceği gibi, alacaklının davranışlarından da çıkarılabilir. Örneğin alacaklının, borcun tamamen ödendiğine dair makbuz vermesi, alacağını uzun süre hiç talep etmeden ve açık bir vazgeçme iradesi göstererek beklemesi (somut olayın koşullarına göre), veya borç senedini borçluya iade etmesi, örtülü ibra olarak yorumlanabilir. Ancak örtülü ibranın kabulü için alacaklının iradesinin tereddütsüz bu yönde olduğunun anlaşılması gerekir; salt sessizlik veya tahsilat girişiminde bulunmama tek başına yeterli değildir.
iv. Tam İbra – Kısmi İbra
İbra, borcun tamamını kapsayabileceği gibi, yalnızca bir kısmını da kapsayabilir. Kısmi ibrada, borcun ibra edilmeyen kısmı için alacaklının talep hakkı devam eder. Uygulamada özellikle ticari uzlaşmalarda, borcun bir kısmının derhâl ödenmesi karşılığında kalan kısmının ibra edilmesi sıkça görülür.
v. İvazlı İbra – İvazsız İbra
İbra, karşılığında herhangi bir edim alınmaksızın (ivazsız) yapılabileceği gibi, borçlunun bir miktar ödeme yapması veya başka bir edimde bulunması karşılığında (ivazlı) da yapılabilir. İvazlı ibrada, aslında taraflar arasında bir sulh anlaşması niteliği de taşıyabilir; bu durumda ibranın kapsamı ve sınırları, sulh sözleşmesinin yorum kurallarına göre de değerlendirilebilir.
vi. İbra ile Bağışlamanın Farkı
İbra, borcu sona erdiren bir sözleşmedir; alacaklının malvarlığından bir edim çıkışı söz konusu olmayabilir (özellikle henüz tahsil edilmemiş bir alacağın ibra edilmesinde). Bağışlama ise alacaklının kendi malvarlığından bir kısmını karşılıksız olarak borçluya devretmesidir. İbra ile bağışlama arasındaki sınır, özellikle alacaklının zaten tahsil edemeyeceğini düşündüğü bir alacağı ibra etmesi hâlinde tartışmalı olabilir; ancak genel kabul, ibranın kendine özgü bir sözleşme türü olduğu ve bağışlamaya ilişkin şekil şartlarına tabi olmadığı yönündedir.
vii. İbra Ne Zaman İptal Edilebilir?
İbra sözleşmesi de bir sözleşme olduğundan, genel irade bozukluğu hükümlerine (hata, hile, korkutma) veya gabin hükümlerine tabi olabilir. Özellikle iş hukukunda, işçinin işveren tarafından hazırlanan ibra beyanlarını gerçek iradesine uygun olmaksızın imzaladığı iddiaları sıkça gündeme gelir. Bu tür uyuşmazlıklarda ibranın:
- işçinin gerçek ve özgür iradesini yansıtıp yansıtmadığı,
- hangi alacakları kapsadığının açık ve net olup olmadığı,
- miktar içerip içermediği (miktar içermeyen ibra beyanlarının makbuz niteliğinde değerlendirilebileceği),
- iş sözleşmesinin sona ermesinden makul bir süre sonra yapılıp yapılmadığı
ayrıca incelenir. Bu hususlar, iş hukukuna özgü koruyucu yorum ilkeleriyle birlikte değerlendirilir.
viii. İbra ile Yenileme (Tecdit) Arasındaki Fark
İbra, borcu tamamen veya kısmen sona erdirir; borç, herhangi bir yeni borçla değiştirilmeden ortadan kalkar. Yenilemede ise mevcut borç sona erdirilir, ancak yerine yeni bir borç geçirilir. İbrada alacaklı fedakârlıkta bulunurken, yenilemede borç ilişkisi yeni koşullarla devam eder.
ix. İbranın Sonuçları
İbra sözleşmesi kurulduğunda, kapsadığı borç (tamamen veya kısmen) sona erer. Borca bağlı fer’i haklar (faiz, teminat, kefalet gibi) da kural olarak asıl borçla birlikte sona erer, çünkü bunlar asıl borca bağımlıdır. Müteselsil borçlulukta, alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşmasının diğer borçluları ne ölçüde etkileyeceği, sözleşmenin kapsamına ve tarafların iradesine göre ayrıca değerlendirilir.
x. Görevli ve Yetkili Mahkeme
İbra sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklarda görev, asıl alacağın niteliğine göre belirlenir. İş ilişkisinden doğan alacaklarda iş mahkemesi, ticari alacaklarda asliye ticaret mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından HMK m. 6’daki genel kurallar uygulanır.
xi. Zamanaşımı
İbra edilen borç tamamen sona erdiğinden, artık bu borç için zamanaşımı tartışması söz konusu olmaz. Ancak ibranın geçersizliği (hata, hile, korkutma veya gabin nedeniyle) ileri sürülüyorsa, bu iddialar kendi özel süre ve zamanaşımı kurallarına tabidir.
xii. İspat Yükü ve Deliller
İbranın varlığını iddia eden borçlu, ibra iradesinin açıklandığını ispatlamalıdır. Başlıca deliller:
- yazılı ibraname veya ibra beyanı içeren belgeler,
- alacaklının borcun ödendiğine dair verdiği makbuz,
- taraflar arasındaki yazışmalar,
- borç senedinin borçluya iade edildiğini gösteren belgeler,
- tanık beyanları (ibranın kapsamının ve iradenin tespitinde).
xiii. Sık Yapılan Hatalar
- İbra sözleşmesinin şekle bağlı olduğunu düşünüp, geçerli bir sözlü veya örtülü ibrayı göz ardı etmek.
- Miktar içermeyen genel nitelikli bir ibra beyanını, tüm alacakları kapsayan kesin bir ibra sanmak.
- İş hukukunda ibra beyanının geçerlilik şartlarını (süre, miktar, irade serbestisi) incelemeden ibranın bağlayıcı olduğunu varsaymak.
- İbra ile sulh veya yenilemeyi karıştırıp yanlış hukuki nitelendirme yapmak.
- Fer’i hakların asıl borçla birlikte sona erdiğini gözden kaçırıp ayrıca talepte bulunmaya çalışmak.
xiv. Hukuki Değerlendirme
İbra sözleşmesi, borç ilişkilerini hızlı ve kesin biçimde sona erdiren güçlü bir araçtır. Ancak şeklinin serbest olması, ibra iradesinin gerçekten var olup olmadığının ispatını daha da önemli hâle getirir. Özellikle iş hukukunda ve önemli ticari alacaklarda ibranamenin kapsamı, düzenlenme koşulları ve geçerliliği dikkatle incelenmelidir.
Bir ibra beyanının geçerliliğinin veya kapsamının değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. TBK m. 132 uyarınca ibra, asıl borç şekle tabi olsa bile şekle bağlı olmaksızın yapılabilir; ancak ispat kolaylığı için yazılı yapılması önerilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Ziynet (Düğün Takısı) Alacağı
İlgili mevzuat
TBK m. 132
Bu yazı Borçlar Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Borçlar Hukuku — İlgili Yazılar
- Aşırı Yararlanma (Gabin) Nedeniyle Sözleşmenin İptali
- Korkutma (İkrah) Nedeniyle Sözleşmeyle Bağlı Olmama
- Hile (Aldatma) Nedeniyle Sözleşmenin İptali
- Borçlar Hukukunda Hata (Yanılma) ve Sözleşmeyle Bağlı Olmama Hakkı
- Sözleşmelerde Şekil Şartı ve Şekle Aykırılığın Sonuçları
- Sözleşme Özgürlüğü ve Sınırları: Kanuna ve Ahlaka Aykırı Sözleşmeler