Blog / Borçlar Hukuku
Aşırı Yararlanma (Gabin) Nedeniyle Sözleşmenin İptali
· ≈5 dk okuma · Borçlar Hukuku
Gabin şartları, edimler arasındaki oransızlık, zor durumda kalma, düşüncesizlik ve deneyimsizlik unsurları ile gabin davasının süresi ve sonuçları anlatılmıştır.
Gabin, günlük dilde "aşırı yararlanma" olarak bilinen ve bir tarafın diğerinin zor durumunu, düşüncesizliğini veya deneyimsizliğini kullanarak edimler arasında açık bir dengesizlik yaratması hâlinde ortaya çıkan bir irade bozukluğu türüdür. Gabin, sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; zarar gören tarafa sözleşmeyle bağlı olmama veya oransızlığın giderilmesini isteme hakkı tanır.
i. Gabin Nedir?
TBK m. 28 uyarınca bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmişse gabin söz konusu olur. Gabin, sözleşmenin kurulduğu andaki bir irade bozukluğu hâlidir; sonradan koşulların değişmesi sonucu ortaya çıkan dengesizlik gabin değil, aşırı ifa güçlüğü kapsamında değerlendirilir.
ii. Gabin Nasıl Oluşur? Şartları Nelerdir?
Gabinin varlığından söz edilebilmesi için üç unsurun bir arada bulunması gerekir:
1. Edimler Arasında Açık Oransızlık
Sözleşmenin taraflarına yüklediği edimler arasında, işlemin yapıldığı zaman ve piyasa koşulları dikkate alındığında objektif olarak açık bir dengesizlik bulunmalıdır. Küçük fiyat farkları veya ticari pazarlık sonucu oluşan makul fark, gabin oluşturmaz. Oransızlığın "açık" nitelikte olması, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir ve genellikle bilirkişi incelemesiyle tespit edilir.
2. Zarar Görenin Zor Durumda Kalması, Düşüncesizliği veya Deneyimsizliği
Kanun üç alternatif hâl öngörmüştür:
- Zor durumda kalma: Ekonomik veya kişisel bir sıkıntı nedeniyle zarar görenin başka seçeneği bulunmaması.
- Düşüncesizlik: Sözleşmenin sonuçlarını yeterince değerlendirmeden, aceleyle karar verilmesi.
- Deneyimsizlik: Zarar görenin, işlemin konusu hakkında yeterli bilgi veya tecrübeye sahip olmaması.
Bu hâllerden birinin varlığı yeterlidir; üçünün birlikte gerçekleşmesi aranmaz.
3. Karşı Tarafın Bu Durumdan Yararlanması
Karşı tarafın, zarar görenin içinde bulunduğu zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliği bilerek ve bundan yararlanarak sözleşmeyi kendi lehine kurması gerekir. Karşı tarafın bu durumu bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği, ispat ve değerlendirme aşamasında önem taşır. Salt objektif oransızlık, karşı tarafın yararlanma iradesi ispatlanamadıkça gabin için yeterli değildir.
iii. Gabin Hangi Sözleşmelerde Gündeme Gelir?
Gabin, kural olarak karşılıklı edim içeren her türlü sözleşmede söz konusu olabilir. Uygulamada en sık görülen alanlar şunlardır:
- taşınmaz ve taşınır satışları,
- kredi ve borç para verme sözleşmeleri,
- kefalet ve teminat sözleşmeleri,
- miras payının veya diğer malvarlığı haklarının devri,
- iş görme sözleşmeleri (eser, hizmet).
Ticari işletmeler arasındaki, tarafların profesyonel bilgiye ve pazarlık gücüne sahip olduğu sözleşmelerde gabin iddiasının kabulü daha güç olabilir; çünkü deneyimsizlik ve zor durumda kalma unsurları tacirler bakımından farklı değerlendirilir.
iv. Gabin Sonucunda Zarar Görenin Hakları
TBK m. 28 zarar görene iki seçimlik hak tanır:
- Sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek edimin geri verilmesini istemek: Zarar gören, sözleşmeden dönerek aldığı edimi iade eder, verdiği edimin iadesini talep eder.
- Sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini istemek: Zarar gören sözleşmeyi ayakta tutmak isterse, edimler arasındaki dengesizliğin mahkeme kararıyla giderilmesini talep edebilir.
Bu iki seçenek arasındaki tercih zarar görene aittir; mahkeme, zarar görenin talebiyle bağlıdır ve resen sözleşmeyi iptal edemez.
v. Gabin İddiasını İleri Sürme Süresi
TBK m. 28 uyarınca zarar gören, gabin nedeniyle sahip olduğu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; mahkeme tarafından resen dikkate alınır. Bir yıllık süre, öğrenme anına; beş yıllık süre ise mutlak olarak sözleşme tarihine bağlıdır ve öğrenme gerçekleşmese dahi beş yıl geçtikten sonra hak kullanılamaz.
vi. Gabin ile Diğer İrade Bozukluğu Hâlleri Arasındaki Fark
Gabin, hata, hile ve korkutmadan farklı bir kurumdur:
- Hata, tarafın kendi yanılgısından kaynaklanır; karşı tarafın kötüniyeti aranmaz.
- Hile, karşı tarafın bilerek yanlış bilgi vermesi veya gerçeği gizlemesiyle oluşur.
- Korkutma, karşı tarafın tehdit yoluyla irade oluşumunu etkilemesidir.
- Gabin ise objektif bir oransızlık ile zarar görenin sübjektif durumunun (zor durum, düşüncesizlik, deneyimsizlik) birlikte var olmasını ve karşı tarafın bundan yararlanmasını gerektirir.
Bu kurumlar aynı olayda iç içe geçebilir; bir sözleşme hem hile hem gabin unsurları taşıyabilir. Ancak her biri kendi şartları ve süreleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
vii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Gabin iddiasına dayalı davalarda görev, sözleşmenin niteliğine göre belirlenir. Taraflardan en az birinin tacir olduğu ve işin ticari nitelikte bulunduğu uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Taşınmaza ilişkin işlemlerde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; diğer uyuşmazlıklarda HMK m. 6’daki genel yetki kuralı uygulanır.
viii. İspat Yükü ve Deliller
Gabin iddiasını ileri süren taraf, hem edimler arasındaki oransızlığı hem de zor durum, düşüncesizlik veya deneyimsizlik unsurunu ispatlamakla yükümlüdür. Başlıca deliller:
- işlem tarihindeki piyasa değerine ilişkin bilirkişi raporu,
- tarafların ekonomik ve kişisel durumunu gösteren belgeler,
- sözleşme öncesi yazışmalar,
- tanık beyanları,
- zarar görenin işlemin konusu hakkındaki bilgi ve tecrübe düzeyini gösteren veriler.
Bilirkişi incelemesi, özellikle edimler arasındaki oransızlığın tespiti bakımından davanın en belirleyici delilidir.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Yalnızca fiyatın piyasa değerinden düşük olmasının gabin için yeterli olduğunu düşünmek; oysa sübjektif unsur da aranır.
- Bir yıllık ve beş yıllık sürelerin birbirinden bağımsız işlediğini gözden kaçırmak.
- Gabin iddiasını hata veya hile iddiasıyla karıştırıp yanlış hukuki sebebe dayanmak.
- Ticari işlemlerde deneyimsizlik iddiasını yeterli somut olgu göstermeden ileri sürmek.
- Sözleşmeyle bağlı kalıp kalmama konusunda açık bir tercih yapmadan dava açmak.
x. Hukuki Değerlendirme
Gabin, sözleşme adaletini korumaya yönelik istisnai ama etkili bir araçtır. Şartlarının bir arada gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, hem hukuki hem de teknik (bilirkişi) değerlendirme gerektirir. Süre hesabının yanlış yapılması, geçerli bir gabin iddiasının dahi hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesine yol açabilir.
Edimler arasında dengesizlik bulunan bir sözleşmenin gabin çerçevesinde değerlendirilmesi ve süresi içinde doğru hukuki adımların atılması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Karşılıklı edim içeren hemen her sözleşmede ileri sürülebilir; ancak şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Ziynet (Düğün Takısı) Alacağı
- İdari Para Cezası
- Dava Şartları
İlgili mevzuat
TBK m. 28 · TBK m. 39
Bu yazı Borçlar Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Borçlar Hukuku — İlgili Yazılar
- Korkutma (İkrah) Nedeniyle Sözleşmeyle Bağlı Olmama
- Hile (Aldatma) Nedeniyle Sözleşmenin İptali
- Borçlar Hukukunda Hata (Yanılma) ve Sözleşmeyle Bağlı Olmama Hakkı
- Sözleşmelerde Şekil Şartı ve Şekle Aykırılığın Sonuçları
- Sözleşme Özgürlüğü ve Sınırları: Kanuna ve Ahlaka Aykırı Sözleşmeler
- Yetkisiz Temsil Nedir? Hukuki Sonuçları ve Sorumluluk