İcra ve İflas Hukuku · · ≈18 dk okuma
İcra Tahliye Talebi Nasıl Yapılır? Tahliye Kararının İcrası ve Dilekçe Örneği
Tahliye kararının icra dairesinde uygulanması, süreler, eşyaların durumu, haciz ayrımı, başvuru usulü ve güncel tahliye dilekçesi örnekleri.
Mahkemenin tahliye kararı vermesi, kiracının veya taşınmazı işgal eden kişinin kendiliğinden çıkarılacağı anlamına gelmez. Kararın fiilen uygulanabilmesi için doğru icra dosyasında, doğru süre gözetilerek ve gerekli giderler yatırılarak tahliye işlemi talep edilmelidir. Tahliye kararının hangi mahkeme tarafından ve hangi takip yolu sonunda verildiği; icra emri gönderilip gönderilmeyeceğini, bekleme süresini ve borçlunun icranın geri bırakılmasını isteyip isteyemeyeceğini doğrudan etkiler.
İcra Tahliye Talebi Nedir?
İcra tahliye talebi, tahliye veya taşınmazın teslimine ilişkin kararın icra müdürlüğü eliyle fiilen uygulanmasının istenmesidir. Talep üzerine icra müdürlüğü dosyanın infaza elverişli olup olmadığını, gerekli tebligat ve sürelerin tamamlanıp tamamlanmadığını, icranın geri bırakılması kararı bulunup bulunmadığını ve masrafların yatırılıp yatırılmadığını inceler.
Uygulamada “tahliye talebi” adıyla tek tip bir işlemden söz edilse de hukuken en az üç farklı durum birbirinden ayrılmalıdır:
- Sulh hukuk mahkemesi veya başka bir genel mahkeme tarafından verilen tahliye ilamının ilamlı icraya konulması,
- Kira bedelinin ödenmemesine dayalı tahliye takiplerinde icra mahkemesinin verdiği tahliye kararının mevcut icra dosyasında infazı,
- Yazılı tahliye taahhüdü veya süresi sona eren yazılı kira sözleşmesine dayalı ilamsız tahliye takibinin kesinleşmesi yahut itirazın kaldırılması sonrasında zorla tahliye.
Bu ayrım yapılmadan hazırlanan kısa bir dilekçe, yanlış süreye dayanılması veya eksik işlem talep edilmesi nedeniyle icra müdürlüğünce reddedilebilir.
Tahliye Kararı Hangi İcra Dairesinde Uygulanır?
Tahliye kararının infazı, kural olarak ilgili ilamın icraya konulduğu veya tahliye talepli takibin yürütüldüğü icra dosyasında gerçekleştirilir. İcra mahkemesinin tahliye kararı, çoğu kez kira alacağı nedeniyle daha önce başlatılan tahliye talepli icra takibinin devamı niteliğindedir. Bu durumda karar, yeni ve bağımsız bir takip açılmaksızın mevcut dosyaya sunularak tahliye günü verilmesi talep edilir.
Genel mahkemece verilen tahliye ilamında ise ilamlı icra takibi başlatılır. İİK m. 34 uyarınca ilamların icrası her icra dairesinden talep edilebilir. Bununla birlikte fiili tahliye başka yerdeki bir taşınmazda yapılacaksa icra teşkilatı içinde gerekli talimat ve işlem organizasyonu yürütülür. Bu nedenle takibin taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinde başlatılması, zorunlu olmamakla birlikte uygulamada çoğu kez daha pratiktir. İcra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyette görevli ve yetkili merci ise işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesidir.
Tahliye Kararının İcrasında Uygulanacak Mevzuat
İcra ve İflas Kanunu m. 26: Tahliye İlamının İcrası
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 26. maddesine göre, taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin ilam icra dairesine verildiğinde borçluya icra emri tebliğ edilir ve taşınmazı yedi gün içinde teslim etmesi istenir. Borçlu bu emre uymazsa ilam zorla icra edilir.
Madde yalnız tahliye işlemini değil, taşınmazda bulunan ve ilamın konusu olmayan eşyaların nasıl çıkarılacağını da düzenler. Eşyalar öncelikle borçluya veya kanunda belirtilen kişilere teslim edilir. Teslim alınmaması hâlinde, gideri başlangıçta alacaklıdan alınmak üzere güvenli bir yerde veya uygun görülürse alacaklının yanında muhafaza ettirilebilir. Borçlu, kanundaki süre içinde eşyayı almaz veya muhafaza masrafını ödemezse icra mahkemesi kararıyla satış gündeme gelebilir.
Bu düzenleme önemlidir. Tahliye sırasında içeride kalan eşyaların otomatik olarak “haczedilmesi” söz konusu değildir. Tahliye nedeniyle eşyanın taşınmazdan çıkarılması ile para alacağının tahsili için haciz yapılması iki farklı icra işlemidir.
İcra ve İflas Kanunu m. 269/a ve 269/c: Kira Borcu Nedeniyle Tahliye
Kira bedelinin ödenmemesine dayalı ilamsız tahliye takibinde borçlu ödeme emrine itiraz etmez ve ihtar süresi içinde borcu ödemezse, ihtar süresinin bitimini izleyen altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye istenebilir.
Borçlu itiraz etmiş ve icra mahkemesi itirazın kaldırılmasıyla birlikte tahliyeye karar vermişse İİK m. 269/c uygulanır. Bu kararın infazı için kesinleşme beklenmez. Ancak kararın borçluya tefhim veya tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün geçmeden zorla tahliye yapılamaz. Borçlu, tahliyeye ilişkin bölüm yönünden İİK m. 36 kapsamında icranın geri bırakılması yoluna başvurabilir.
On günlük süre, “kararın kesinleşme süresi” değildir. Kanunun tahliyenin fiilen uygulanmasından önce öngördüğü özel bekleme süresidir. Bu süre dolmuş olsa bile dosyada geçerli bir icranın geri bırakılması kararı varsa tahliye işlemi yapılamaz.
İcra ve İflas Kanunu m. 272-276: Yazılı Sözleşme veya Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye
Yazılı kira sözleşmesinin süresinin sona ermesi veya geçerli yazılı tahliye taahhüdü nedeniyle başlatılan ilamsız tahliye takibinde borçluya tahliye emri tebliğ edilir. Tahliye emrinde borçluya yedi günlük itiraz ve on beş günlük tahliye süresi verilir.
Borçlu yedi gün içinde itiraz etmez ve on beş günlük süre içinde taşınmazı teslim etmezse zorla tahliye talep edilebilir. İtiraz edilirse takip durur; alacaklının itirazın kaldırılması veya somut duruma göre dava yoluna başvurması gerekir.
Tahliye sırasında taşınmazda üçüncü bir kişi bulunması hâlinde İİK m. 276 uygulanır. Üçüncü kişi işgalini haklı gösteren resmî bir belge sunamazsa kural olarak tahliye edilir. Bununla birlikte, kira sözleşmesinden daha eski bir tarihten beri taşınmazı kullandığını ileri sürer ve bu iddia yerinde yapılan araştırmayla doğrulanırsa icra müdürü tahliyeyi erteleyerek durumu üç gün içinde icra mahkemesine bildirir.
HMK m. 350 ve 367 ile İİK m. 36: Kanun Yolunun İcraya Etkisi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 350 ve 367. maddelerine göre istinaf veya temyiz başvurusu, kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar gibi kanunda açıkça belirtilen istisnalar saklıdır.
Kira ilişkisinden doğan tahliye kararı, taşınmazın mülkiyetini veya başka bir ayni hakkı belirleyen bir karar değildir. Bu nedenle kural olarak kesinleşmeden icra edilebilir. Bununla birlikte borçlu, koşulları varsa İİK m. 36 uyarınca icranın geri bırakılmasını isteyebilir. 7343 sayılı Kanun sonrasında borçlu, kanun yoluna başvurduğunu belgeleyip yeterli teminatı göstererek icra müdürlüğünden uygun süre alır ve takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı talep eder. İcra müdürlüğüne yalnızca istinaf veya temyiz dilekçesi sunulması tahliyeyi durdurmaz; geçerli bir icranın geri bırakılması kararının dosyaya sunulması gerekir.
Harçlar Kanunu m. 18 ve 24
Gayrimenkulün tahliye ve teslimine ilişkin icra takiplerinde tahsil harcı, bir yıllık kira bedeli; kira bedeli yoksa bu süre esas alınarak takdir edilecek bedel üzerinden hesaplanır. Tahliye ve teslim icralarında uygulanacak tahsil harcı oranı Harçlar Kanunu’nun 24. maddesi ve yürürlükteki tarife birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Harç, yolluk, çilingir, taşıma, depo, muhafaza ve gerektiğinde kolluk giderleri dosyanın koşullarına göre ayrıca yatırılır. Güncel gider miktarı icra dairesince hesaplanır; sabit bir rakamdan söz etmek doğru değildir.
Tahliye Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Kural olarak evet. Genel mahkemece verilen kira tahliye kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması kararın icrasını otomatik olarak durdurmaz. İcra mahkemesinin kira borcu nedeniyle verdiği tahliye kararı bakımından ise İİK m. 269/c açık şekilde kesinleşmenin beklenmeyeceğini düzenler.
Ancak iki husus karıştırılmamalıdır:
- İcra mahkemesi kararında tahliyenin fiilen uygulanabilmesi için tefhim veya tebliğden itibaren on gün geçmelidir.
- Borçlu lehine geçerli bir icranın geri bırakılması kararı verilmişse bu kararın kapsamı ve süresi sona ermeden tahliye yapılamaz.
Kararın yalnız duruşmada açıklanmış olması, gerekçeli kararın veya kararın tebliğ durumunun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Sürenin başlangıcı, kararın tefhim edilip edilmediğine ve tarafın usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine göre dosya üzerinden belirlenmelidir.
İcra Tahliye Talebi Nasıl Yapılır?
1. Kararın ve Hüküm Fıkrasının İncelenmesi
İlk olarak kararın açıkça tahliyeye hükmedip hükmetmediği kontrol edilmelidir. Yalnız kira alacağına, itirazın iptaline veya itirazın kaldırılmasına karar verilmiş; fakat tahliye talebi reddedilmiş ya da bu konuda hüküm kurulmamışsa icra müdürlüğü tahliye yapamaz.
İcra müdürlüğü kararın gerekçesine göre değil, hüküm fıkrasına göre işlem yapar. Hükümde yer almayan bir sonuç, talep dilekçesiyle icra dosyasına eklenemez.
2. Kararın Tefhim veya Tebliğ Tarihinin Belirlenmesi
İcra mahkemesi tahliye kararlarında on günlük bekleme süresinin başlayıp başlamadığı belirlenmelidir. Duruşmada taraf veya vekili hazırsa tefhim; hazır değilse tebligat tarihi önem kazanır. Usulsüz tebligat iddiası varsa bu konu tahliyeden önce ciddi biçimde değerlendirilmelidir.
3. İcranın Geri Bırakılması Kararı Bulunup Bulunmadığının Kontrolü
Borçlunun istinaf veya temyize başvurmuş olması tek başına yeterli değildir. Buna karşılık icranın geri bırakılmasına ilişkin mahkeme kararı dosyaya sunulmuşsa kararın kapsamı, geçerlilik süresi ve yalnız tahliyeye mi yoksa para alacağına da mı ilişkin olduğu incelenmelidir.
4. Tahliye Günü ve Gerekli Tedbirlerin Talep Edilmesi
Talepte taşınmazın açık adresi, tahliye kararının mahkemesi, esas ve karar numarası, karar tarihi, tefhim veya tebliğ tarihi ve bekleme süresinin dolduğu açıkça yazılmalıdır. Gerekiyorsa çilingir, taşıma aracı, yediemin veya depo, kolluk yardımı ve eşya tespiti de talep edilmelidir.
5. Masrafların Yatırılması
İcra müdürlüğü tahliye gününü çoğu kez gerekli avans ve giderler yatırıldıktan sonra verir. Yolluk, araç, çilingir, nakliye ve muhafaza giderlerinin eksik yatırılması işlemin ertelenmesine neden olabilir.
6. Fiili Tahliye ve Teslim Tutanağı
Belirlenen gün icra görevlisi taşınmaza gider. Borçlu taşınmazı kendiliğinden teslim etmezse, koşulları oluştuğunda çilingir ve kolluk yardımıyla taşınmaza girilebilir. Taşınmazın durumu, sayaçlar, anahtarlar, içerideki kişiler ve eşyalar ayrıntılı tutanağa bağlanmalıdır.
Taşınmaz boşaltıldıktan sonra alacaklıya veya vekiline teslim edilir. Anahtar teslimi ile taşınmazın fiziksel durumu tutanakta açıkça gösterilmelidir.
Tahliye Sırasında İçeride Kalan Eşyalar Ne Olur?
İİK m. 26, tahliye edilen taşınmazda kalan ve ilamın kapsamına girmeyen eşyalar için özel bir prosedür öngörür. Bu eşyalar öncelikle borçluya; borçlu yoksa vekiline, aile halkından veya çalışanlarından reşit bir kişiye teslim edilir. Teslim edilecek kimse bulunmazsa eşya, gideri başlangıçta alacaklıdan alınarak güvenli bir yere kaldırılabilir.
Eşyaların ev sahibi tarafından izinsiz biçimde dışarı bırakılması, kullanılmaya başlanması, satılması veya imha edilmesi hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir. Tahliye mutlaka icra müdürlüğü eliyle yapılmalı; her eşya mümkün olduğunca ayrıntılı biçimde tutanağa yazılmalı ve görsel kayıt alınması talep edilmelidir.
Borçlunun eşyayı teslim almaması, eşyanın mülkiyetini ev sahibine geçirmez. Kanundaki bildirim ve bekleme süreci tamamlanmadan eşyalar üzerinde tasarruf edilmemelidir.
Tahliye Talebi ile Menkul Haczi Aynı Şey midir?
Hayır. Tahliye, taşınmazın boşaltılarak hak sahibine teslim edilmesidir. Menkul haczi ise para alacağının tahsili amacıyla borçluya ait haczi mümkün mallara icra müdürlüğünce el konulmasıdır.
Aynı icra dosyasında hem tahliye hem para alacağı bulunabilir. Bu durumda, para alacağı yönünden takip kesinleşmiş ve haciz isteme aşamasına gelinmişse tahliye günüyle birlikte haciz de istenebilir. Ancak bu talep ayrı hukuki şartlara tabidir.
Özellikle haciz yapılacak yer konut niteliğindeyse İİK m. 79/a uyarınca icra müdürünün haciz kararını icra mahkemesinin onayına sunması gerekir. Ayrıca İİK m. 82/1-3 uyarınca para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyaları ve ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası haczedilemez.
Bu nedenle, yalnız tahliye kararına dayanılarak dilekçeye kalıp hâlinde “menkul haczi” eklenmesi doğru değildir. Para alacağı, takibin kesinleşme durumu, haciz isteme hakkı, konutta haciz onayı ve haczedilmezlik kuralları ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Tahliye Sırasında Üçüncü Kişi Çıkarsa Ne Olur?
Tahliyesi istenen taşınmazda kiracı dışında başka bir kişinin bulunması tahliyeyi her durumda durdurmaz. İİK m. 276’ya göre üçüncü kişi, işgalini haklı gösteren resmî belge sunamazsa kural olarak tahliye edilir.
Üçüncü kişi, takipte dayanak yapılan kira sözleşmesinden daha eski bir tarihten beri taşınmazda bulunduğunu ileri sürer ve bu iddia yerinde yapılan araştırmayla doğrulanırsa icra müdürü tahliyeyi erteleyip üç gün içinde dosyayı icra mahkemesine bildirir. İcra mahkemesi tahliyeye karar verebilir veya taraflardan birinin yedi gün içinde genel mahkemeye başvurmasını isteyebilir.
Borçlunun eşi, altsoyu, üstsoyu, ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları, iş ortakları ve borçluya bağlı olarak taşınmazı kullanan kişiler bu madde bakımından her zaman bağımsız üçüncü kişi sayılmaz.
Görevli ve Yetkili Merciler
Tahliye kararının fiilen uygulanmasında görevli merci icra dairesidir. İcra müdürünün kanuna aykırı işlemlerine karşı İİK m. 16 ve devamındaki şartlarla icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.
Kira borcuna dayalı tahliye talebi, itirazın kaldırılması veya tahliye emrine itirazın kaldırılması gibi işler kanunda öngörülen hâllerde icra mahkemesinde görülür. Kira sözleşmesinden kaynaklanan ve icra mahkemesinin sınırlı inceleme yetkisini aşan davalarda sulh hukuk mahkemesi görevli olabilir.
Kira ilişkisinden kaynaklanan davalarda 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır. Ancak 6325 sayılı Kanun m. 18/B, İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeyi bu zorunluluğun dışında bırakmıştır. Mevcut bir tahliye kararının icra edilmesi için yeniden arabuluculuğa başvurulmaz.
İspat, Belge ve Usul Sorunları
Tahliye talebinde asıl mesele yeni bir vakıayı ispatlamak değil, infaz şartlarının oluştuğunu dosya üzerinden göstermektir. Bu nedenle şu belgeler önem taşır:
- Tahliye kararının onaylı veya UYAP üzerinden doğrulanabilir örneği,
- Kararın tefhim edildiğini gösteren duruşma tutanağı veya tebliğ mazbatası,
- Kararın hangi icra dosyasına ilişkin olduğunu gösteren bilgiler,
- İcranın geri bırakılması bulunmadığına veya sona erdiğine ilişkin dosya durumu,
- Taşınmazın açık adresi ve mümkünse bağımsız bölüm bilgisi,
- Tahliye ve muhafaza giderlerinin yatırıldığına ilişkin makbuzlar,
- Vekille takipte usulüne uygun vekâletname.
Adresin ilamdaki adresle uyuşmaması, bağımsız bölümün belirsiz bırakılması veya kararın başka bir taşınmaza ilişkin olması infazı engelleyebilir. İcra müdürlüğü ilamı yorumlayarak yeni bir adres belirleyemez.
İcra Tahliye Talebinde Sık Yapılan Hatalar
Tahliye Kararı Olmadan Tahliye İstenmesi
Takipte yalnız kira alacağı talep edilmiş veya mahkeme tahliye istemini reddetmişse sonradan basit bir taleple tahliye yapılamaz.
On Günlük Sürenin Yanlış Hesaplanması
İcra mahkemesi kararında İİK m. 269/c kapsamındaki süre, kararın tefhim veya tebliğ tarihine göre hesaplanır. Karar tarihinden itibaren otomatik hesap yapılması hatalı olabilir.
İstinaf Başvurusunu Otomatik Durdurma Nedeni Sanmak
Kanun yoluna başvuru kural olarak icrayı durdurmaz. Tahliyenin durması için geçerli bir icranın geri bırakılması kararı gerekir.
Tahliye ile Haczi Birbirine Karıştırmak
Tahliye sırasında eşyaların çıkarılması, para alacağı için haciz yapılması anlamına gelmez. Aynı gün haciz istenecekse ayrı şartlar ve özellikle konutta haciz kuralları incelenmelidir.
Eşyaların Ev Sahibi Tarafından Tek Taraflı Çıkarılması
Mahkeme kararı bulunsa bile ev sahibinin kendiliğinden kilit değiştirmesi, eşyaları dışarı çıkarması veya elektrik ve suyu kesmesi hukuka uygun bir tahliye yöntemi değildir.
Üçüncü Kişi İddiasının Tutanakta İncelenmemesi
Taşınmazda üçüncü bir kişi varsa beyanı, sunduğu belgeler ve kullanım süresi ayrıntılı biçimde tutanağa geçirilmelidir. Eksik tutanak sonraki şikâyet ve davalarda ciddi sorun yaratabilir.
İcra Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, kira bedelinin ödenmemesine dayalı tahliye takibinde icra mahkemesince tahliye kararı verildiği ve kararın aynı icra dosyasında uygulanacağı varsayımıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanın takip türüne, kararın içeriğine ve tebligat durumuna göre uyarlanmalıdır.
```text ... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE
DOSYA NO : .../... Esas
ALACAKLI : [Adı soyadı/unvanı] VEKİLİ : Av. [Adı soyadı] BORÇLU : [Adı soyadı/unvanı]
KONU : İcra mahkemesince verilen tahliye kararının infazı için tahliye günü belirlenmesi ve gerekli işlemlerin yapılması talebidir.
AÇIKLAMALAR
- Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasında borçlu hakkında kira alacağı ve tahliye talepli takip yürütülmüştür.
- ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı ve ... tarihli kararıyla borçlunun, [taşınmazın açık adresi] adresindeki kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir. Karar dosyaya sunulmuştur.
- Tahliye kararı borçluya ... tarihinde [tefhim/tebliğ] edilmiş olup, İİK m. 269/c’de öngörülen on günlük süre dolmuştur. Dosyada tahliye işlemini durduran geçerli bir icranın geri bırakılması kararı [bulunmamaktadır / ... tarihli kararın süresi sona ermiştir].
- Borçlu taşınmazı kendiliğinden tahliye ve teslim etmemiştir. Bu nedenle taşınmazın icra müdürlüğü eliyle zorla tahliyesi zorunlu hâle gelmiştir.
- Tahliye sırasında taşınmazda borçluya ait eşya bulunması hâlinde, İİK m. 26 uyarınca ayrıntılı eşya tespiti yapılmasını; eşyanın öncelikle borçluya veya kanunda belirtilen kişilere teslimini, teslim mümkün olmazsa gerekli muhafaza işlemlerinin uygulanmasını talep ediyoruz.
TALEP VE SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- [Taşınmazın açık adresi] adresindeki taşınmazın tahliyesi için gün ve saat belirlenmesine,
- Tahliye gününde gerektiğinde çilingir, nakliye aracı, yediemin/depo ve kolluk yardımının sağlanmasına,
- Borçlunun taşınmazdan zorla çıkarılarak taşınmazın anahtarlarıyla birlikte alacaklıya teslimine,
- Taşınmazda bulunan eşyalar hakkında İİK m. 26 hükümlerinin uygulanmasına,
- Yapılacak işlemlerin ayrıntılı tutanağa bağlanmasına,
- Tahliye ve muhafaza giderlerinin borçluya yükletilmek üzere tarafımızca yatırılacak avanstan karşılanmasına
karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz. [Tarih]
Alacaklı Vekili Av. [Adı Soyadı] [İmza]
EKLER:
- Tahliye kararı örneği
- Tebliğ mazbatası veya tefhim tutanağı
- Vekâletname örneği
- Gider avansı makbuzu
```
Para Alacağı İçin Aynı Gün Haciz de İstenecekse Kullanılabilecek Ek Paragraf
Aşağıdaki paragraf yalnız para alacağı yönünden takip kesinleşmiş, haciz isteme hakkı doğmuş ve konutta haciz dâhil tüm özel şartlar değerlendirilmişse eklenmelidir:
``text Dosyada kesinleşen para alacağı yönünden borçlunun haczi mümkün taşınır malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczini talep ediyoruz. Tahliye adresinin konut niteliğinde olduğunun tespiti hâlinde İİK m. 79/a uyarınca konutta haciz kararının icra mahkemesinin onayına sunulmasını; haciz sırasında İİK m. 82’deki haczedilmezlik kurallarına uyulmasını talep ederiz. ``
Bu ek paragraf, yalnız tahliye kararı bulunan dosyalarda kendiliğinden kullanılmamalıdır.
Genel Mahkeme Tahliye İlamına Dayalı İlamlı İcra Talebi Örneği
Sulh hukuk mahkemesinin tahliye ilamı ilk kez icraya konulacaksa talep İİK m. 26’ya göre düzenlenmelidir:
```text ... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE
ALACAKLI : [Adı soyadı/unvanı] VEKİLİ : Av. [Adı soyadı] BORÇLU : [Adı soyadı/unvanı]
KONU : Tahliye ilamının İİK m. 26 uyarınca icraya konulması, borçluya icra emri tebliği ve süresinde teslim edilmemesi hâlinde taşınmazın zorla tahliyesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
- ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı ve ... tarihli ilamıyla borçlunun [açık adres] adresindeki taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
- İlamın tahliyeye ilişkin hükmünün İİK m. 26 uyarınca icrası için borçluya, taşınmazı yedi gün içinde boşaltıp alacaklıya teslim etmesi ihtarını içeren icra emri tebliğ edilmesini talep ediyoruz.
- Borçlunun süresinde tahliye ve teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde çilingir ve gerektiğinde kolluk yardımıyla zorla tahliye yapılmasını; taşınmazda bulunan ve ilama dâhil olmayan eşyalar hakkında İİK m. 26 hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz.
TALEP VE SONUÇ
Tahliye ilamının icraya konulmasına, borçluya usulüne uygun icra emri tebliğine, yedi günlük sürede taşınmazın teslim edilmemesi hâlinde zorla tahliye günü belirlenmesine ve taşınmazın alacaklıya teslimine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz. [Tarih]
Alacaklı Vekili Av. [Adı Soyadı] [İmza] ```
Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Uygulamasına İlişkin Değerlendirme
Tahliye kararlarının icrasında yargısal uygulamanın temel ekseni, icra müdürlüğünün ilamın hüküm fıkrasıyla bağlı olmasıdır. Tahliye hükmü bulunmayan bir karar, gerekçesinde tahliyeden söz edilse dahi zorla tahliyeye dayanak yapılamaz. Aynı şekilde, tahliye talebi içermeyen veya tahliye yönünden gerekli ihtarları taşımayan bir takip sonradan genişletilemez.
Uygulamada ayrıca şu ilkeler öne çıkmaktadır:
- İstinaf veya temyiz başvurusu tahliyeyi kendiliğinden durdurmaz.
- İİK m. 269/c kapsamındaki icra mahkemesi kararında on günlük özel bekleme süresine uyulmalıdır.
- Tahliye yönünden icranın geri bırakılması ile para alacağı yönünden icranın geri bırakılması aynı kapsamda değerlendirilmemelidir.
- İcra müdürlüğü, tahliye edilen taşınmazdaki eşyalar bakımından İİK m. 26 prosedürünü uygulamalıdır.
- Bağımsız üçüncü kişinin işgal iddiası İİK m. 276’daki özel usule göre incelenmelidir.
Bu çalışma hazırlanırken resmî karar arama sistemlerinde konuya birebir uyan güncel kararların tam metin ve künyelerine güvenilir biçimde erişilemediğinden, doğrulanmamış esas ve karar numaraları kullanılmamıştır. Somut dosyada dayanılacak emsal kararların güncelliği, dairesi, karar tarihi ve uyuşmazlığın maddi özellikleri ayrıca incelenmelidir.
Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar
Öğretide ilamsız tahliye yollarının istisnai nitelikte olduğu ve kanunda öngörülen belge, süre ve itiraz sisteminin sıkı uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Bunun nedeni, icra müdürlüğünün ve icra mahkemesinin genel mahkemeler kadar geniş bir yargılama ve delil değerlendirme yetkisine sahip olmamasıdır.
İcranın geri bırakılması bakımından tartışma, icra mahkemesinin tahliye kararı ile aynı kararda hükmedilen para alacağının birbirinden ayrılıp ayrılmayacağı noktasında yoğunlaşmaktadır. Kanunda İİK m. 269/c bakımından tahliye yönünden açık bir düzenleme bulunduğundan, talep ve teminat kapsamının yalnız tahliye mi yoksa para alacağını da mı içerdiği dosya bazında değerlendirilmelidir.
Tahliye ile aynı anda menkul haczi istenmesi de uygulamada sorun yaratan bir alandır. 7445 sayılı Kanun ile getirilen konutta haciz onayı ve ev eşyalarına ilişkin genişletilmiş haczedilmezlik koruması, eski tarihli kalıp dilekçelerin aynen kullanılmasını sakıncalı hâle getirmiştir.
Hukuki Değerlendirme
İcra tahliye talebi, birkaç satırlık standart bir dilekçeden ibaret görülmemelidir. Tahliye kararının hangi usulde verildiği, kararın hüküm fıkrası, tefhim veya tebliğ tarihi, kanuni bekleme süresi, icranın geri bırakılması ihtimali, taşınmazdaki üçüncü kişiler ve eşyaların muhafazası birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle tahliye talebi ile menkul haczinin aynı cümle içinde istenmesi, güncel mevzuat karşısında her dosya için doğru değildir. Haciz için ayrıca para alacağına dayalı takip, haciz isteme yetkisi, konutta haciz onayı ve haczedilmezlik incelemesi gerekir. Buna karşılık tahliye sırasında eşyaların taşınmazdan çıkarılması, İİK m. 26’daki muhafaza prosedürünün bir parçasıdır.
Bu nedenle talep, dosyanın türüne göre hazırlanmalı; kalıp metinler karar ve takip evrakıyla karşılaştırılmadan kullanılmamalıdır.
Sonuç
Tahliye kararının alınması sürecin sonu değil, fiili teslim aşamasının başlangıcıdır. Sürenin yanlış hesaplanması, kararın yanlış dosyada icraya konulması, icranın geri bırakılması kararının gözden kaçırılması veya içeride kalan eşyaların usulsüz biçimde çıkarılması yeni uyuşmazlıklara ve tazminat sorumluluğuna yol açabilir.
Somut olayınızın tahliye kararının niteliği, takip dosyası, tebligat durumu ve güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Kaynaklar ve Güncellik Notu
Bu metin 30 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla aşağıdaki mevzuat ve erişilebilir güvenilir kaynaklar kontrol edilerek hazırlanmıştır:
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu - Mevzuat Bilgi Sistemi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu - Mevzuat Bilgi Sistemi
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu - TBMM Kanun Bilgileri
- 7445 sayılı Kanun - 5 Nisan 2023 tarihli Resmî Gazete
- 492 sayılı Harçlar Kanunu - Gelir İdaresi Başkanlığı
- Yargıtay Karar Arama
- UYAP Emsal Karar Arama
Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki görüş veya somut olay bakımından sonuç garantisi içermez. Mevzuat, harç tarifeleri, tebligat durumu ve yargısal uygulama dosyanın işlem tarihinde yeniden kontrol edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Tahliye işlemi icra müdürlüğü eliyle yürütülür. Kolluk, icra görevlisinin talebi üzerine işlemin güvenli biçimde yapılmasına yardımcı olabilir; ev sahibinin doğrudan kolluğa başvurması tek başına tahliye için yeterli değildir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.