İçeriğe geç

Blog / İcra ve İflas Hukuku

İflasın Sonuçları ve İflas Masası Nedir?

· ≈5 dk okuma · İcra ve İflas Hukuku

İflas kararının borçlu, alacaklılar ve devam eden davalar üzerindeki etkileri, iflas masasının kapsamı, tasarruf yetkisinin kısıtlanması, takas ve tasfiye organları.

İflas kararı verildiği anda borçlunun hukuki durumu kökten değişir. Malvarlığı üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi kısıtlanır, aleyhindeki bireysel takipler durur, borçları muaccel hâle gelir ve tüm malvarlığı tek bir tasfiye kütlesi olarak toplanır. Bu kütleye iflas masası denir.

İflas masası bir tüzel kişilik değildir; borçlunun tasfiyeye tabi malvarlığının hukuki adıdır. Masa, iflas dairesi ve iflas idaresi tarafından yönetilir ve alacaklılar arasında kanunda öngörülen sıraya göre paylaştırılır.

i. İflas Masası Neleri Kapsar?

İİK m. 184 uyarınca iflasın açılmasıyla birlikte müflisin haczedilebilen bütün malları iflas masasını oluşturur. Malın nerede bulunduğu önemli değildir.

Masaya giren başlıca değerler şunlardır:

  • taşınmazlar ve üzerlerindeki paylar,
  • taşınırlar, araçlar, makineler, stoklar,
  • banka mevduatı ve nakit,
  • üçüncü kişilerdeki alacaklar,
  • şirket payları ve ortaklık hakları,
  • fikrî mülkiyet hakları ve lisanslar,
  • iflasın açılmasından tasfiyenin kapanmasına kadar müflise intikal eden mallar,
  • masa adına açılabilecek iptal ve tazminat davalarından doğan haklar.

Buna karşılık haczedilemeyen mal ve haklar masaya girmez. Müflisin ve ailesinin zorunlu eşyaları, kişiliğine sıkı sıkıya bağlı haklar ve haczi kabil olmayan gelirleri bu kapsamdadır.

Rehinli mallar masaya girer; ancak rehinli alacaklı, o mal üzerindeki önceliğini korur ve satış bedelinden öncelikle alacağını alır.

ii. Müflisin Tasarruf Yetkisi

İİK m. 191 uyarınca iflasın açılmasından sonra müflisin masaya ait mallar üzerinde yaptığı tasarruflar, alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflis, malvarlığını satamaz, rehnedemez, bağışlayamaz veya bunlar üzerinde başkaca hak kuramaz.

Bu kural iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından bazı istisnalar taşır; ancak esas olan, iflas kararının ilan edilmiş olması nedeniyle üçüncü kişilerin durumu bilebilecek konumda sayılmasıdır.

Müflisin, masa dışında kalan malları üzerindeki tasarruf yetkisi devam eder. Ayrıca iflastan sonra kazandığı gelirlerin ne ölçüde masaya gireceği ayrıca değerlendirilir.

Şirketlerde iflas kararı, yönetim ve temsil yetkisini iflas organlarına aktarır. Yönetim kurulu veya müdürler, şirketin tüzel kişiliği devam etse de artık masaya ait işlemleri yapamaz.

iii. Alacaklılar Bakımından Sonuçlar

İflas kararı, alacaklıların bireysel hareket etme imkânını sona erdirir ve onları topluca hareket eden bir kütleye dönüştürür.

Takiplerin durması ve düşmesi: İİK m. 193 uyarınca müflise karşı yürütülen takipler durur; iflas kararının kesinleşmesiyle düşer. İflas açıldıktan sonra müflise karşı yeni bireysel takip başlatılamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler bakımından özel kurallar uygulanır.

Davaların durması: İİK m. 194 uyarınca müflisin taraf olduğu hukuk davaları kural olarak durur ve ikinci alacaklılar toplantısından belirli bir süre sonra devam eder. Bu kural, masa organlarının davaları inceleyip devam edip etmeyeceğine karar verebilmesi içindir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar bu kuralın dışındadır.

Borçların muacceliyeti: İİK m. 195 uyarınca müflisin vadesi gelmemiş borçları, iflasın açılmasıyla muaccel hâle gelir. Böylece tüm alacaklar aynı anda tasfiyeye girer.

Faizlerin işlemesi: İflasın açılmasından sonra faizin işleyip işlemeyeceği, alacağın rehinle temin edilip edilmediğine göre farklılık gösterir.

Takas: Müflisten alacaklı olan kişinin masaya borcu varsa, kural olarak takas ileri sürebilir. Ancak iflasın açılmasına yakın dönemde takas imkânı yaratmak amacıyla yapılan devirler bakımından sınırlamalar vardır.

iv. Tasfiye Organları

İflas tasfiyesi üç temel organ eliyle yürütülür:

İflas dairesi: Kararın ilanı, defter tutulması, malların korunması ve tasfiyenin başlatılması gibi işlemleri yürüten resmî dairedir.

Alacaklılar toplantısı: Alacaklıların iflas tasfiyesine ilişkin temel kararları aldığı organdır. Birinci alacaklılar toplantısında iflas idaresi seçilir ve acil kararlar alınır; ikinci toplantıda tasfiyenin yürütülmesine ilişkin kararlar verilir.

İflas idaresi: Masayı fiilen yöneten, malları satan, alacakları tahsil eden, davaları yürüten ve sıra cetvelini düzenleyen organdır. İflas idaresi üyeleri, görevlerini yerine getirirken kusurlarından sorumludur.

v. Adi ve Basit Tasfiye Ayrımı

Tasfiye iki usulden birine göre yürütülür:

  • Adi tasfiye: Masanın malvarlığı, tasfiye masraflarını ve alacakların önemli bir bölümünü karşılamaya elverişliyse uygulanır. İlan yapılır, alacaklılar alacaklarını kaydettirmeye çağrılır, alacaklılar toplantıları yapılır ve iflas idaresi seçilir.
  • Basit tasfiye: Masanın varlığı tasfiye giderlerini karşılamaya bile yetmiyorsa uygulanır. Alacaklılar toplantısı yapılmaz; tasfiye iflas dairesince daha kısa bir usulle yürütülür.

Uygulamada birçok iflas dosyası basit tasfiye ile sonuçlanır; bu durumda alacaklıların eline geçen tutar çok sınırlı olur.

vi. İptal Davaları ve Masanın Hakları

İflas idaresi, müflisin iflastan önceki dönemde alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yaptığı tasarrufların iptalini isteyebilir. Bağışlamalar, aşırı düşük bedelle yapılan devirler ve bazı alacaklılara sağlanan haksız avantajlar bu kapsamda değerlendirilir.

İflas idaresi bu davayı açmazsa, alacaklılar belirli şartlarla masanın haklarını kendi adlarına takip edebilir. Ayrıca müflisin yöneticilerine karşı sorumluluk davaları da tasfiye kapsamında gündeme gelebilir.

vii. Tasfiyenin Sonuçlanması

Malların satışından ve alacakların tahsilinden elde edilen tutar, sıra cetveline göre alacaklılara dağıtılır. Tasfiye tamamlandığında iflasın kapanmasına karar verilir ve durum ilan edilir.

Alacağını tam olarak alamayan alacaklıya, alamadığı kısım için aciz belgesi verilir. Bu belge, müflise karşı ileride yeniden takip yapma imkânı sağlar. Gerçek kişi müflis bakımından, iflastan sonra elde edilecek malvarlığına yönelme imkânı bu belgeye dayanır.

Tasfiye kapandıktan sonra yeni mal ortaya çıkarsa, tasfiyenin yeniden açılması gündeme gelebilir.

viii. Sık Yapılan Hatalar

  • İflas ilanından sonra müflisle mal alım satımı yapmak.
  • Alacağını süresinde masaya kaydettirmemek.
  • Rehinli alacağın masaya kaydettirilmesine gerek olmadığını sanmak.
  • Devam eden davalarda masanın durumunu takip etmemek.
  • İflas idaresinin iptal davası açmaması hâlinde alacaklıya tanınan imkânı kullanmamak.
  • Yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin talepleri zamanaşımına uğratmak.
  • Basit tasfiyede alacağın tahsil edilebilirliğini abartılı değerlendirmek.
  • Tasfiye sonunda aciz belgesi talep etmemek.

ix. Hukuki Değerlendirme

İflasın sonuçları, borçlunun malvarlığı üzerindeki kontrolünü tamamen ortadan kaldırırken alacaklıları da bireysel takipten toplu tasfiyeye geçmeye zorlar. Bu geçiş, alacaklılar bakımından iki temel yükümlülük doğurur: alacağı süresinde masaya kaydettirmek ve tasfiye sürecini yakından izlemek.

Borçlu şirket yöneticileri bakımından ise iflastan önceki dönemde yapılan işlemler ve bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği, kişisel sorumluluk riskini doğrudan belirler. İflas etmiş bir borçludan alacağınızın tahsili veya iflas sürecine ilişkin yükümlülükleriniz için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

İşçi alacakları, kanunda öngörülen sırada imtiyazlı alacaklar arasında yer alır ve rehinli alacaklardan sonra öncelikle karşılanır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

İİK m. 184 · İİK m. 191 · İİK m. 193 · İİK m. 194 · İİK m. 195