İçeriğe geç

Blog / İdare Hukuku

Kamu Personeli Sınav ve Atama İşlemlerine Karşı Dava Nasıl Açılır?

· ≈6 dk okuma · İdare Hukuku

KPSS, sözlü mülakat ve atama işlemlerine itiraz yolları; sınav sonucunun ve mülakat notunun idari yargıda denetimi ile dava açma süreleri.

Kamu hizmetine girişte eşitlik ilkesi, Anayasa m. 70'te güvence altına alınmıştır. Bu ilke, kamu personeli alım sınavlarının ve atama işlemlerinin nesnel, denetlenebilir ve tutarlı kriterlere dayanması gerektiği anlamına gelir. Yazılı sınav sonuçlarının hatalı hesaplanması, sözlü mülakatta keyfî puanlama yapılması veya atama sırasında liyakat dışı kriterlerin uygulanması hâlinde, adaylar idari yargı yoluna başvurabilir.

i. Sınav Sonucuna Karşı İtiraz Yolu

Merkezi sınavlarda (KPSS gibi) ve kurumların kendi yaptığı yazılı sınavlarda, sonuçların ilanından itibaren belirli bir süre içinde sınavı yapan kuruma itiraz edilebilir. İtiraz, soru iptali, cevap anahtarı hatası veya değerlendirmede maddi hata iddialarına dayanabilir. İdarenin itirazı reddetmesi hâlinde ilgili, idare mahkemesinde dava açabilir.

Yazılı sınav sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme genellikle bilirkişi incelemesi yaptırarak soru ve cevap anahtarının, değerlendirme yönteminin mevzuata ve bilimsel ölçütlere uygun olup olmadığını denetler.

ii. Sözlü Mülakat ve Mülakatsız Atama Tartışması

Sözlü sınav (mülakat), yazılı sınava göre daha sübjektif bir değerlendirme içerir ve bu nedenle idari yargı denetiminde özel bir önem taşır. Mülakatta düşük puan verilen ancak yazılı sınavda yüksek puan alan adayların açtığı davalarda mahkeme, şu hususları inceler:

  • mülakat komisyonunun her aday için ayrı ayrı, gerekçeli ve tutanağa bağlanmış değerlendirme yapıp yapmadığı,
  • verilen puanların, hangi kritere göre belirlendiğinin ortaya konulup konulmadığı,
  • adaylar arasında objektif nedene dayanmayan tutarsız puanlama bulunup bulunmadığı,
  • komisyon üyelerinin tarafsızlığına gölge düşürecek bir durum olup olmadığı.

Sadece "yetersiz bulundu" ibaresiyle yetinilen, hangi kritere göre puan verildiği ortaya konulmayan mülakat sonuçları, gerekçesizlik nedeniyle iptal edilebilir. Bununla birlikte mahkeme, komisyonun yerine geçerek adaya yeniden puan veremez; iptal kararı üzerine idarenin mülakatı yeniden ve usulüne uygun yapması gerekir.

iii. Atama İşleminin Denetimi

Sınavı kazanan adayın atamasının yapılmaması veya farklı bir kritere göre başka bir adayın atanması hâlinde de dava açılabilir. Bu davalarda incelenen başlıca noktalar şunlardır:

  • atama için aranan şartların (yaş, eğitim, tecrübe, güvenlik soruşturması gibi) somut olayda gerçekten sağlanıp sağlanmadığı,
  • başarı sırasının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı,
  • kadro ve kontenjan dağılımının mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı,
  • tercih ve yerleştirme işleminin ilan edilen usule uygun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği.

iv. Sınavın veya Mülakatın İptali Hâlinde Ne Olur?

Mahkeme, sınav veya mülakatın iptaline karar verirse, idare kural olarak sınavı veya mülakatı yeniden yapmakla yükümlüdür. Bazı hâllerde, iptal edilen işlemin yerine adayın doğrudan atanması istenebilirse de mahkeme, idarenin yerine geçerek atama yapamaz; yalnız işlemi iptal eder ve idareye yeni işlem tesis etme yükümlülüğü doğurur.

Sınavın toplu biçimde (bütün adaylar için) iptal edilmesi hâlinde, bu durum yalnız dava açan adayı değil, sınava giren diğer adayları da etkileyebilir; idarenin bu durumda tüm süreci yeniden değerlendirmesi gerekebilir.

v. Kazanılmış Hak ve İyi Niyetli Üçüncü Kişilerin Durumu

Sınav veya atama işlemi iptal edildiğinde, bu işleme dayanarak atanmış ve göreve başlamış üçüncü kişilerin durumu ayrıca değerlendirilir. Uzun süre görevde bulunan ve kazanılmış hak doğmuş kişilerin atamasının geriye dönük olarak etkilenip etkilenmeyeceği, somut olayın koşullarına göre incelenir.

vi. Yürütmenin Durdurulması Talebi

Sınav ve atama süreçleri hızlı ilerlediğinden, dava sonuçlanana kadar atama kesinleşebilir veya kontenjan dolabilir. Bu nedenle dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilmesi önemlidir. İYUK m. 27 uyarınca mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve telafisi güç zarara yol açacağı kanaatine varırsa yürütmeyi durdurabilir.

vii. Merkezi Sınav ile Kurum İçi Sınav Ayrımının Dava Sürecine Etkisi

Merkezi olarak yapılan sınavlarda (ölçme, seçme ve yerleştirme kurumu tarafından uygulanan sınavlar gibi) davalı taraf genellikle sınavı yapan kurumdur; kurumun kendi iç sınavlarında ise davalı, o kurumun bağlı olduğu tüzel kişiliktir. Bu ayrımın doğru yapılması, hem husumetin doğru kurulması hem de yetkili mahkemenin belirlenmesi bakımından önemlidir. Ayrıca merkezi sınavlarda soru ve cevap anahtarına ilişkin teknik itirazlarda, sınavı hazırlayan kurumun iç değerlendirme komisyonlarının kararları da incelemeye konu olabilir.

viii. Bilirkişi İncelemesinin Önemi

Yazılı sınav sorularının hatalı olduğu, birden fazla doğru cevabı bulunduğu veya müfredat dışı olduğu iddialarında mahkeme, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alarak karar verir. Bilirkişi raporunun, sorunun hangi kaynağa dayandığını, müfredatla uyumunu ve cevap anahtarının doğruluğunu somut biçimde ortaya koyması beklenir. Taraflar, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını gerekçeli biçimde sunabilir ve gerektiğinde ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden inceleme talep edebilir.

ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kamu personeli sınav ve atama işlemlerine karşı açılacak iptal davalarında görevli yargı yeri idare mahkemeleridir. Merkezi sınavlarda yetkili mahkeme genellikle sınavı yapan kurumun bulunduğu yer idare mahkemesi; kurumsal atamalarda ise işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesidir.

x. Dava Açma Süresi

Dava açma süresi İYUK m. 7 uyarınca kural olarak altmış gündür. Süre, sınav sonucunun veya atama işleminin ilan ya da tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İtiraz yoluna başvurulmuşsa, itiraz sonucunun bildirildiği tarihten itibaren yeni süre işlemeye başlar.

xi. Tercih ve Yerleştirme İşlemlerinde Ortaya Çıkan Uyuşmazlıklar

Merkezi yerleştirme sistemlerinde adayların yaptığı tercihlerin sisteme doğru işlenip işlenmediği, kontenjanların ilan edilen sayı ve niteliğe uygun kullanılıp kullanılmadığı da uyuşmazlık konusu olabilir. Bir adayın, nesnel olarak yerleştirilmeye hak kazandığı bir kadroya, sistemsel bir hata veya kontenjan yanlış uygulaması nedeniyle yerleştirilmemesi hâlinde, bu durum somut delillerle (yerleştirme sonuç belgeleri, kontenjan ilanı, başarı sırası dökümü gibi) ispatlanarak dava konusu edilebilir. Bu tür davalarda idarenin sistem kayıtlarının mahkemeye sunulması, uyuşmazlığın çözümü için genellikle belirleyici olur.

xii. Engelli ve Eski Hükümlü Kontenjanlarına İlişkin Uyuşmazlıklar

Kanunda öngörülen engelli, eski hükümlü veya benzer özel kontenjanlar kapsamında yapılan sınav ve atamalarda, adayın kontenjana uygunluğunun (sağlık kurulu raporu, kesinleşmiş mahkeme kararı gibi belgelerle) doğru değerlendirilip değerlendirilmediği ayrı bir inceleme konusu olabilir. Bu kontenjanlardan yararlanma şartlarının idarece hatalı yorumlanması veya adayın belgelerinin yeterince incelenmeden reddedilmesi, idari yargı denetiminde sıkça karşılaşılan bir durumdur.

xiii. Sık Yapılan Hatalar

  • Sınav sonucuna itiraz süresini kaçırmak,
  • itirazı beklemeden veya itiraz sonuçlanmadan aynı anda dava açma süresini yanlış hesaplamak,
  • mülakat puanına ilişkin iddiaları somut kriter eksikliğiyle değil genel "haksızlık" iddiasıyla sınırlı tutmak,
  • yürütmenin durdurulması talebini gerekçelendirmemek,
  • dava açma süresini sonucun kişisel olarak öğrenildiği değil resmî ilan/tebliğ tarihinden hesaplamamak,
  • kontenjan ve başarı sırası hesaplamalarını bilirkişi incelemesi talep etmeden salt iddiayla ispatlamaya çalışmak.

xiv. Yabancı Dil ve Denklik Belgelerine İlişkin Uyuşmazlıklar

Bazı kadrolara atamada aranan yabancı dil yeterliliği veya yurt dışından alınan diplomaların denkliği konusunda idarenin yaptığı değerlendirme, teknik nitelik taşıdığından çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerektirir. Denklik başvurusunun süresinde sonuçlandırılmaması nedeniyle atamanın gecikmesi de ayrıca dava konusu edilebilecek bir husustur.

xv. Hukuki Değerlendirme

Kamu personeli alım sürecinde yazılı sınav, sözlü mülakat ve atama aşamalarının her biri ayrı ayrı idari yargı denetimine tabidir. Gerekçesizlik, tutarsız değerlendirme ve mevzuata aykırı kriter uygulanması, bu tür davalarda en sık başvurulan iptal nedenleridir. Somut sınav veya atama işlemine karşı izlenecek en uygun yolun belirlenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet. Mülakatın gerekçesiz olması, tutanağa bağlanmaması veya tutarsız puanlama içermesi hâlinde dava konusu edilebilir; ancak mahkeme adaya doğrudan puan veremez, işlemi iptal eder.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

İYUK m. 7 · İYUK m. 27 · Anayasa m. 70