Blog / Aile Hukuku
Ortak Velayet Türk Hukukunda Mümkün mü? Şartları ve Sonuçları
· ≈5 dk okuma · Aile Hukuku
Boşanmadan sonra ortak velayetin hangi şartlarda kabul edildiği, mahkemenin aradığı ölçütler, nafaka ve kişisel ilişkiye etkisi ile uygulama sorunları anlatılmıştır.
Ortak velayet, boşanma veya ayrılıktan sonra velayetin tek bir ebeveyne bırakılması yerine, ana ve baba tarafından birlikte kullanılmaya devam edilmesidir. Çocuğa ilişkin önemli kararlar bu modelde iki ebeveynin birlikte iradesiyle alınır.
Türk Medeni Kanunu, boşanma hâlinde velayetin çocuğun bırakıldığı tarafa ait olacağını düzenler. Kanunun lafzı tek ebeveyn modelini esas alsa da, uygulamada ortak velayetin belirli şartlarla mümkün olduğu kabul edilmektedir.
i. Ortak Velayet Kavramı Ne Anlama Gelir?
Ortak velayette çocuğun fiilen kimin yanında kalacağı ile velayetin hukuken kimde olduğu birbirinden ayrılır. Çocuk genellikle bir ebeveynin yanında yaşar; ancak;
- okul ve eğitim tercihleri,
- sağlık ve tedavi kararları,
- yerleşim yerinin değiştirilmesi,
- pasaport ve yurt dışı seyahat işlemleri,
- çocuğun malvarlığına ilişkin işlemler
gibi önemli konularda karar yetkisi iki ebeveyne aittir.
Ortak velayet, çocuğun yılın yarısını bir evde yarısını diğer evde geçirmesi anlamına gelmez. Fiilî bakım düzeni ayrıca belirlenir; ortak velayet kararı tek başına bir “eşit süre paylaşımı” getirmez.
ii. Türk Hukukunda Ortak Velayet Kabul Ediliyor mu?
Uzun süre, kanunun boşanmada velayeti tek ebeveyne bırakan düzenlemesi gerekçesiyle ortak velayet mümkün görülmedi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 7 No.lu Protokol’ün eşler arasındaki hak ve sorumluluk eşitliğine ilişkin hükmünün iç hukukumuzun parçası hâline gelmesinden sonra bu yaklaşım değişti.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre ortak velayet, kamu düzenine aykırı olmadığı ve çocuğun üstün yararına uygun düştüğü takdirde hükmedilebilir. Yani ortak velayet, kural değil, koşulları varsa uygulanabilecek bir seçenektir. Mahkeme, tarafların talebi olmadan kendiliğinden ortak velayet kurmaz; talep olsa dahi çocuğun yararı gerektirmiyorsa reddeder.
iii. Ortak Velayetin Şartları Nelerdir?
Uygulamada aranan başlıca ölçütler şunlardır:
- Tarafların anlaşması: Ortak velayet, ancak ana babanın bu konuda ortak iradesiyle mümkündür. Bir tarafın karşı çıktığı durumda ortak velayet kurulmaz.
- İş birliği ve iletişim kapasitesi: Ebeveynlerin çocukla ilgili konularda birlikte karar alabilecek düzeyde iletişim kurabilmesi gerekir. Sürekli çatışma, ortak velayeti fiilen işlemez hâle getirir.
- Coğrafi yakınlık: Ebeveynlerin aynı şehirde, tercihen çocuğun okuluna ve yaşam alanına makul mesafede bulunması beklenir.
- Çocuğun yararına uygunluk: Model, çocuğun istikrar ihtiyacını bozmamalı; çocuğu iki ev arasında sürekli belirsizlik içinde bırakmamalıdır.
- Şiddet ve istismar bulunmaması: Aile içi şiddet, ihmal veya istismar iddiası bulunan dosyalarda ortak velayet uygun görülmez.
- Çocuğun görüşü: İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve değerlendirmede dikkate alınır.
iv. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Ortak Velayet Kararlaştırılabilir mi?
Taraflar protokolde ortak velayeti kararlaştırabilir. Ancak protokol hâkimi bağlamaz. Hâkim, çocuğun yararını gözeterek protokoldeki velayet düzenlemesini onaylamayabilir ve tarafları düzeltmeye davet edebilir.
Protokolde ortak velayet öngörülecekse şu hususların açıkça yazılması, sonradan doğacak uyuşmazlıkları azaltır:
- çocuğun mutat yerleşim yerinin hangi ebeveynin adresi olacağı,
- okul, sağlık ve tatil kararlarının nasıl alınacağı,
- iştirak nafakasının miktarı ve ödeme biçimi,
- çocuğun her iki ebeveynle geçireceği zamanın takvimi,
- yurt dışı seyahatlerinde izin usulü,
- anlaşmazlık hâlinde başvurulacak yöntem.
v. Ortak Velayet Nafakayı Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Ortak velayet, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ana ve baba, malî güçleri oranında bu giderlere katılmakla yükümlüdür.
Uygulamada iştirak nafakası;
- çocuğun kimin yanında daha çok kaldığına,
- ebeveynlerin gelir durumları arasındaki farka,
- çocuğun ihtiyaçlarına
göre belirlenir. Gelirleri birbirine yakın ve bakım süresi fiilen paylaşılan hâllerde nafaka daha düşük belirlenebilir ya da giderlerin doğrudan paylaşımı öngörülebilir. Bu, nafakanın hiç bulunmayacağı anlamına gelmez.
vi. Ortak Velayette Kişisel İlişki Nasıl Düzenlenir?
Ortak velayet kurulsa bile çocuğun her iki ebeveynle geçireceği zamanın belirlenmesi gerekir. Aksi hâlde uyuşmazlık çıktığında icra edilebilir bir düzen bulunmaz.
Bu nedenle kararda veya protokolde;
- hafta içi ve hafta sonu düzeni,
- yarıyıl ve yaz tatili,
- dinî ve resmî bayramlar,
- doğum günleri ve özel günler,
- çocuğun alınış ve teslim yeri ile saati
açıkça gösterilmelidir. Belirsiz ifadeler, ileride çocuk teslimi ve kişisel ilişki icrasında ciddi sorun doğurur.
vii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ortak velayet talebi, boşanma davasında veya sonradan açılacak velayetin değiştirilmesi davasında ileri sürülür. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar.
Boşanmadan sonra açılacak davalarda kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
viii. Yabancı Mahkeme Kararıyla Kurulan Ortak Velayet
Yurt dışında verilmiş bir boşanma kararında ortak velayet öngörülmüşse, bu kararın Türkiye’de hüküm ifade etmesi için tanıma veya tenfiz istenmesi gerekir. Uygulamada ortak velayet içeren yabancı kararların, Türk kamu düzenine aykırı sayılmadığı ve çocuğun yararına aykırı olmadığı ölçüde tanınabildiği kabul edilmektedir.
Tanıma talebinde kararın kesinleşmiş olması, usulüne uygun tebligat yapılmış olması ve kamu düzenine açık aykırılık bulunmaması aranır.
ix. Ortak Velayetin Sona Ermesi
Ortak velayet de değişen koşullara açıktır. Ebeveynler arasındaki iş birliği tamamen sona ermişse, taraflardan biri başka şehre veya ülkeye yerleşmişse ya da çocuğun yararı gerektiriyorsa velayetin değiştirilmesi davasıyla tek ebeveyn velayetine geçilebilir.
Aynı şekilde tek ebeveyn velayeti bulunan bir dosyada koşullar oluşmuşsa, tarafların ortak talebiyle ortak velayete geçilmesi de istenebilir.
x. Sık Yapılan Hatalar
- Ortak velayeti “nafaka ödememenin yolu” olarak görmek,
- çocuğun fiilî bakım düzenini ve takvimini hiç düzenlememek,
- ebeveynler arasında ciddi çatışma varken ortak velayet talep etmek,
- farklı şehirlerde yaşarken ortak velayetin uygulanabileceğini varsaymak,
- protokolde okul, sağlık ve seyahat kararlarının nasıl alınacağını yazmamak,
- yurt dışı çıkış izni konusunda hüküm kurulmasını istememek,
- çocuğun görüşünün alınacağı gerçeğini göz ardı ederek çocuğu sürece dâhil etmeye çalışmak.
xi. Hukuki Değerlendirme
Ortak velayet, iyi işlediğinde çocuğun her iki ebeveynle bağını güçlendiren bir modeldir. Buna karşılık ebeveynler arasında sürekli çatışma varsa, çocuğu her karar aşamasında yeni bir uyuşmazlığın ortasında bırakır.
Bu nedenle ortak velayet talebi, model tercih edilmeden önce fiilî yaşam düzeni, coğrafi yakınlık, iletişim kapasitesi ve çocuğun ihtiyaçları bakımından gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Kararın veya protokolün; bakım takvimi, karar alma usulü ve nafaka bakımından uygulanabilir ayrıntıda yazılması, ileride açılacak davaların önüne geçer.
Ortak velayet, velayetin değiştirilmesi ve çocukla kişisel ilişkiye dair talepleriniz için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Uygulamada hayır. Ortak velayet, ebeveynlerin birlikte karar alma iradesine dayandığından, taraflardan birinin karşı çıkması hâlinde uygun görülmez.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
TMK m. 182 · TMK m. 336 · TMK m. 337 · AİHS Ek 7 No.lu Protokol m. 5
Bu yazı Aile Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Aile Hukuku — İlgili Yazılar
- Velayette Çocuğun Üstün Yararı Nedir? Mahkeme Neye Göre Karar Verir?
- Velayetin Değiştirilmesi Davası: Şartları, Delilleri ve Süreci
- Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi: İade Talebi Nasıl Yapılır?
- Velayetin Kaldırılması Davası: Sebepleri, Süreci ve Sonuçları
- Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki Kararları Nasıl Yerine Getirilir?
- İştirak Nafakası Nedir?