İçeriğe geç

Blog / Aile Hukuku

Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi: İade Talebi Nasıl Yapılır?

· ≈5 dk okuma · Aile Hukuku

Çocuğun yurt dışına haksız götürülmesi veya alıkonulması hâlinde Lahey Sözleşmesi kapsamında iade talebi, merkezî makam başvurusu, iade ret sebepleri ve yargılama süreci anlatılmıştır.

Uluslararası çocuk kaçırma, çocuğun velayet hakkı ihlal edilerek mutat meskeninin bulunduğu ülkeden başka bir ülkeye götürülmesi ya da izinli olarak götürüldüğü ülkede süresi dolduğu hâlde geri getirilmemesidir.

Bu durum çoğu zaman ebeveynlerden birinin, boşanma sürecinde veya sonrasında çocuğu diğer ebeveynin rızası olmadan yurt dışına çıkarmasıyla ortaya çıkar. Türkiye, 25 Ekim 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraftır. Sözleşmenin iç hukukta uygulanmasına ilişkin usul ise 5717 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.

i. Sözleşmenin Amacı Nedir?

Sözleşmenin amacı velayet uyuşmazlığını çözmek değildir. Amaç, hukuka aykırı biçimde bozulan fiilî durumun hızla düzeltilmesi, yani çocuğun mutat meskenine geri döndürülmesidir.

Velayetin esasına ilişkin karar, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin yetkili mahkemesine aittir. Bu nedenle iade yargılamasında “hangi ebeveyn daha iyi bakar” sorusu tartışılmaz. İncelenen soru şudur: Çocuğun yer değiştirmesi hukuka aykırı mıdır ve iadeyi engelleyen istisnai bir hâl var mıdır?

ii. Hangi Hâllerde Götürme veya Alıkoyma Haksızdır?

Bir yer değiştirme, iki şart birlikte gerçekleştiğinde haksız sayılır:

  1. Çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülke hukukuna göre bir kişiye, kuruma veya başka bir topluluğa tanınmış velayet hakkının ihlal edilmesi,
  2. Yer değiştirme sırasında bu hakkın fiilen kullanılıyor olması ya da yer değiştirme olmasaydı kullanılacak olması.

Velayet hakkı yalnız mahkeme kararından değil; kanundan, idari karardan veya ilgili ülke hukukuna göre geçerli bir anlaşmadan da doğabilir. Evlilik devam ederken velayet birlikte kullanıldığından, çocuğun diğer eşin rızası olmadan yurt dışına götürülmesi de haksız yer değiştirme sayılabilir.

iii. Sözleşme Hangi Çocuklar İçin Uygulanır?

Sözleşme, on altı yaşını doldurmamış çocuklar bakımından uygulanır. Çocuk yargılama sırasında on altı yaşını doldurursa sözleşme kapsamı sona erer.

Ayrıca hem çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin hem de çocuğun götürüldüğü ülkenin sözleşmeye taraf olması ve aralarında uygulamanın kabul edilmiş olması gerekir. Taraf olmayan ülkeler bakımından genel hükümlere, ikili anlaşmalara ve o ülkenin iç hukukuna göre hareket edilir.

iv. İade Talebi Nereye Yapılır?

Başvuru, merkezî makam aracılığıyla yapılır. Türkiye’de merkezî makam Adalet Bakanlığıdır. Talep;

  • çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin merkezî makamına,
  • doğrudan çocuğun götürüldüğü ülkenin merkezî makamına

iletilebilir. Türkiye’ye getirilen çocuklarda merkezî makam, dosyayı ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderir; iade davası aile mahkemesinde görülür.

Başvuruda genellikle şu belgeler istenir:

  • çocuğun ve ebeveynlerin kimlik bilgileri ile fotoğrafları,
  • çocuğun mutat meskenini gösteren belgeler (okul, sağlık, ikamet kayıtları),
  • velayet hakkını gösteren mahkeme kararı veya ilgili ülke mevzuatı,
  • çocuğun götürüldüğü ülkedeki adresine ilişkin bilgiler,
  • yer değiştirmenin haksızlığını ortaya koyan belgeler.

Başvuru için Türkiye’de kural olarak harç aranmaz ve süreçte adli yardım imkânları gündeme gelebilir.

v. Bir Yıllık Süre Neden Önemlidir?

Sözleşme, iade talebi çocuğun yer değiştirmesinden itibaren bir yıl içinde yapıldığında derhâl iade kararı verilmesini öngörür.

Bir yıl geçtikten sonra yapılan başvurularda ise iade kural olarak yine emredilir; ancak çocuğun yeni ortamına uyum sağladığı ispatlanırsa mahkeme iadeyi reddedebilir. Bu nedenle gecikme, dosyanın en büyük riskidir. Çocuğun nerede olduğu bilinmiyorsa dahi başvuru yapılmalı; adres araştırması merkezî makam aracılığıyla yürütülmelidir.

Sözleşme ayrıca yargılamanın ivedilikle yürütülmesini ve makul bir süre içinde sonuçlandırılmasını öngörür.

vi. İade Talebi Hangi Hâllerde Reddedilir?

İade zorunluluğunun istisnaları dar yorumlanır. Başlıca ret sebepleri şunlardır:

  1. Velayet hakkının fiilen kullanılmıyor olması: Talep eden kişinin yer değiştirme sırasında velayet hakkını fiilen kullanmadığının ispatlanması.
  2. Rıza veya sonradan onay: Talep edenin yer değiştirmeye önceden rıza göstermesi ya da sonradan kabul etmesi.
  3. Ciddi risk: İadenin çocuğu fiziksel veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakması ya da başka bir şekilde katlanılmaz bir duruma düşürmesi.
  4. Çocuğun görüşü: Görüşlerinin dikkate alınması için yeterli olgunluğa erişmiş çocuğun iadeye karşı çıkması.
  5. Yeni ortama uyum: Bir yıllık sürenin geçmiş olması ve çocuğun yeni ortamına yerleşmiş bulunması.
  6. Temel hak ve özgürlüklere aykırılık: İadenin, talep edilen devletin insan haklarına ilişkin temel ilkelerine açıkça aykırı düşmesi.

Ciddi risk istisnası uygulamada en çok tartışılan başlıktır. Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik yaklaşımına göre bu istisna, ebeveynin ekonomik zorlukları veya çocuğun alışma güçlüğü gibi olağan gerekçelerle değil, somut ve ağır bir tehlikeyle temellendirilmelidir. Şiddet iddiası varsa, mutat mesken ülkesinde alınabilecek koruma önlemlerinin yeterliliği de değerlendirilir.

vii. İade Kararı Velayeti Belirler mi?

Hayır. İade kararı, çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağına ilişkin nihai bir velayet hükmü değildir. Karar yalnız çocuğun mutat meskenine dönmesini sağlar. Velayete ilişkin esas uyuşmazlık, mutat meskenin bulunduğu ülkede karara bağlanır.

Aynı şekilde, çocuğun götürüldüğü ülkede açılan bir velayet davası tek başına iade talebini engellemez.

viii. Kişisel İlişki Hakkının Korunması

Sözleşme yalnız iadeyi düzenlemez; çocukla kişisel ilişki kurma hakkının etkin biçimde kullanılmasını da güvence altına alır. Farklı ülkelerde yaşayan ebeveynler, merkezî makam aracılığıyla kişisel ilişkinin düzenlenmesi ve korunması için başvuruda bulunabilir.

ix. Ceza Hukuku Boyutu

Çocuğun velayet kararına aykırı biçimde alıkonulması, koşulları oluştuğunda ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir. Ancak ceza soruşturması, iade sürecinin yerine geçmez ve tek başına çocuğun geri dönmesini sağlamaz. Bu iki yol birbirinden bağımsız yürür.

x. Riski Önlemek İçin Alınabilecek Tedbirler

Yurt dışına çıkarma riski varsa, olay gerçekleşmeden önce şu tedbirler istenebilir:

  • çocuğun yurt dışına çıkışının önlenmesine ilişkin karar,
  • pasaport işlemlerinin mahkeme iznine bağlanması,
  • kişisel ilişkinin belirli bir yerde ve tutanakla yürütülmesi,
  • kararda seyahat için her iki ebeveynin yazılı izninin aranacağının açıkça belirtilmesi.

Karar metninde yurt dışı seyahat usulünün düzenlenmemiş olması, uygulamada en sık karşılaşılan eksikliktir.

xi. Sık Yapılan Hatalar

  • Çocuğun adresi bilinmiyor diye başvuruyu geciktirmek,
  • iade dosyasında velayetin esasını tartışmaya çalışmak,
  • ciddi risk iddiasını belgesiz ve genel ifadelerle ileri sürmek,
  • yalnız ceza şikâyetiyle yetinip iade başvurusu yapmamak,
  • çocuğun yurt dışına çıkışına yazılı izin verirken dönüş tarihini belirtmemek,
  • mutat meskeni gösteren okul ve sağlık kayıtlarını toplamamak,
  • bir yıllık sürenin dolmasını beklemek.

xii. Hukuki Değerlendirme

Uluslararası çocuk kaçırma dosyalarında zaman en kritik unsurdur. Geçen her ay, çocuğun yeni ortamına uyum sağladığı savunmasını güçlendirir ve iadeyi zorlaştırır.

Bu nedenle çocuğun mutat meskenini ortaya koyan belgelerin hızla toplanması, merkezî makam başvurusunun gecikmeden yapılması ve iade yargılamasının velayet tartışmasına dönüşmesine izin verilmemesi gerekir. Riskin önceden görüldüğü hâllerde ise çıkış yasağı ve seyahat izni gibi önleyici tedbirlerin baştan istenmesi en etkili çözümdür.

Uluslararası çocuk kaçırma, iade talepleri ve yurt dışı boyutlu velayet uyuşmazlıkları için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Velayet hakkının ihlal edilmiş olması aranır. Ortak velayet, birlikte kullanılan velayet veya yerleşim yerinin belirlenmesine ilişkin yetki ihlal edilmişse iade istenebilir. Yalnız kişisel ilişki hakkının ihlali ise ayrı bir başvuru yolunu gündeme getirir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

5717 sayılı Kanun · Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi m. 3 · Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi m. 12 · Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi m. 13 · TMK m. 335