İçeriğe geç

Blog / Aile Hukuku

Terk Nedeniyle Boşanma Davası: İhtar Şartı ve Süreler Nasıl İşler?

· ≈6 dk okuma · Aile Hukuku

TMK m. 164 uyarınca terk nedeniyle boşanma; altı aylık ayrılık, dördüncü ay sonrası ihtar isteme, iki aylık dönüş süresi, ihtarın geçerlilik şartları ve ispat.

Terk, Türk Medeni Kanunu m. 164'te düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ederse ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse; belirli süre ve usul şartları gerçekleştiğinde terk edilen eş boşanma davası açabilir.

Terk, uygulamada şartları en katı ve en çok usul hatası yapılan boşanma sebebidir. Süreler veya ihtar usulü doğru işletilmezse dava, olayların gerçekliğine bakılmaksızın reddedilir.

i. Terk Nedeniyle Boşanmanın Şartları Nelerdir?

Ortak konutun terk edilmiş olması

Eşlerden biri ortak konutu fiilen terk etmiş olmalıdır. TMK m. 186 uyarınca eşler oturacakları konutu birlikte seçerler; birliği birlikte yönetirler.

Kanun, terki geniş yorumlar. TMK m. 164/2'ye göre diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Bu düzenleme, evden şiddet veya baskı nedeniyle ayrılmak zorunda kalan eşin terk eden taraf sayılmasını önler.

Terkin evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla olması

Terkte kastın varlığı aranır. Aşağıdaki durumlarda terk kastı bulunmaz:

  • askerlik, tutukluluk veya hükümlülük,
  • geçici görevlendirme, yurt dışı çalışma, eğitim,
  • hastalık, tedavi veya bakım zorunluluğu,
  • eşin bilgisi ve rızasıyla yapılan ziyaret ve seyahatler,
  • şiddet, tehdit veya ağır hakaret nedeniyle evi terk etmek zorunda kalma.

Ayrılığın haklı bir sebebe dayanması, terk nedeniyle boşanma davasının reddine yol açar. Haklı sebep iddiasını ileri süren eş bunu ispatlamalıdır.

Ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olması

Ayrılık en az altı ay sürmüş olmalı ve dava tarihinde de devam etmelidir. Terk eden eş bu süre içinde ortak konuta dönerse şart gerçekleşmez ve süre yeniden başlar.

İhtar çekilmiş ve sonuçsuz kalmış olması

Terk nedeniyle boşanmanın en kritik şartı ihtardır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçları bildirir. İhtar gerektiğinde ilan yoluyla da yapılabilir.

ii. İhtar Sürelerinin Hesabı

Kanun burada birbirine eklenen iki süre öngörür:

  1. Dördüncü ay kuralı: Boşanma davası açmak için gereken altı aylık sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz. Yani terk tarihinden itibaren en erken dört ay dolduktan sonra ihtar istenebilir.
  2. İki aylık dönüş süresi: İhtar tebliğ edildikten sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Terk eden eşe, ortak konuta dönmesi için bu süre tanınır.

Böylece davanın en erken açılabileceği tarih, terkten itibaren altı ayın ve ihtar tebliğinden itibaren iki ayın birlikte dolduğu tarihtir. Dördüncü ay dolmadan istenen ihtar geçersizdir; bu ihtara dayanılarak açılan dava reddedilir.

iii. Geçerli Bir İhtarın Şartları

İhtarın sonuç doğurabilmesi için içerik ve usul yönünden şu koşulları taşıması gerekir:

  • Samimi olmalıdır. İhtar çeken eşin ortak hayatı gerçekten yeniden kurma iradesi bulunmalıdır. Yalnız dava açabilmek için biçimsel olarak çekilen ihtar samimi sayılmaz.
  • Dönülecek konut açıkça gösterilmelidir. Konutun adresi ihtarda belirtilmeli; konut bağımsız, oturmaya elverişli ve eşin haysiyetine uygun olmalıdır.
  • Yol giderleri karşılanmalıdır. Terk eden eşin dönüşü masraf gerektiriyorsa, yol ve nakil giderlerinin ihtar eden eşçe karşılandığı veya hazır edildiği belirtilmelidir.
  • İki aylık süre ve sonuçları bildirilmelidir. Dönmemesi hâlinde boşanma davası açılacağı açıkça yazılmalıdır.
  • Usulüne uygun tebliğ edilmelidir. Tebligatın geçerliliği ayrıca denetlenir.
  • İhtar çeken eş kendi kusuruyla dönüşü engellememelidir. Konutun kilidini değiştirmek, eşyaları dışarı çıkarmak veya eşi kapıdan çevirmek ihtarı samimiyetsiz kılar.

İhtar, hâkimden istenebileceği gibi noter aracılığıyla da yapılabilir. Noterden çekilen ihtar da esasa girmeden düzenlenir.

iv. Terk Eden Eş Dönerse Ne Olur?

Terk eden eş iki aylık süre içinde ortak konuta dönerse terk sebebi ortadan kalkar ve bu sebebe dayalı dava açılamaz. Dönüşün samimi olması aranır; kısa süreli ve göstermelik dönüş şartı gerçekleştirmez.

Eş döndükten sonra yeniden ve haklı sebep olmaksızın ayrılırsa, süreler ve ihtar usulü baştan işletilmelidir. Önceki ihtar yeni terk için kullanılamaz.

v. Terke Dayalı Dava ile Genel Boşanma Sebebi İlişkisi

Terk şartlarının tamamı gerçekleşmemiş olsa bile, evi terk etme olgusu evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında kusurlu davranış olarak ileri sürülebilir. Genel sebep için ihtar ve süre şartı aranmaz.

Bu nedenle uygulamada dava dilekçesinde kademeli talep kurulur: Öncelikle terk nedeniyle, koşulları oluşmamışsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma istenir.

vi. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar.

Yetkili mahkeme, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. İhtar istemi bakımından da aynı yetki kuralı esas alınır; ihtar noterden isteniyorsa herhangi bir noterlik aracılığıyla işlem yapılabilir.

Boşanma davaları dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

vii. Deliller ve İspat

Davacı, terkin varlığını ve şartların gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür. Davalı ise ayrılığın haklı sebebe dayandığını veya ihtarın samimi olmadığını ileri sürüyorsa bunu ispatlamalıdır.

Başlıca deliller şunlardır:

  • ihtar dosyası, ihtarname örneği ve tebliğ belgesi,
  • adres kayıt sistemi bilgileri ve yerleşim yeri kayıtları,
  • konutun tapu veya kira sözleşmesi ile fotoğrafları,
  • yol giderinin karşılandığını gösteren belge,
  • tanık beyanları,
  • kolluk ve savcılık kayıtları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları,
  • taraflar arasındaki yazışmalar.

Hâkim, TMK m. 184 uyarınca olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe ispatlanmış saymaz; ikrar hâkimi bağlamaz ve yemin önerilemez.

viii. Terk Davasının Sonuçları

Terk nedeniyle boşanmaya karar verilirse terk eden eş kusurlu kabul edilir. Buna bağlı olarak:

  • terk edilen eş, koşulları varsa maddi ve manevi tazminat isteyebilir,
  • terk eden eş lehine kural olarak yoksulluk nafakasına hükmedilmez,
  • velayet, çocuğun üstün yararına göre belirlenir,
  • mal rejimi tasfiyesi ayrı bir dava veya boşanma davasıyla birlikte istenebilir.

Dava süresince hâkim, TMK m. 169 uyarınca barınma, geçim, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Dördüncü ay dolmadan ihtar istemek,
  • ihtar tebliğinden sonra iki ay geçmeden dava açmak,
  • ihtarda dönülecek konutun adresini yazmamak,
  • yol giderlerinin karşılanacağını belirtmemek,
  • ihtar çektikten sonra konutun kilidini değiştirmek veya eşi eve almamak,
  • eşi evden kendisi kovduğu hâlde terk davası açmak,
  • şiddet nedeniyle evden ayrılan eşe karşı terk davası açmak,
  • yalnız terke dayanıp genel boşanma sebebini kademeli olarak ileri sürmemek,
  • ihtarname örneğini ve tebliğ belgesini dosyaya sunmamak.

x. Hukuki Değerlendirme

Terk nedeniyle boşanma, esasa girmeden yalnız usul hatası nedeniyle reddedilebilen ender boşanma sebeplerinden biridir. Sürelerin bir gün bile önce işletilmesi, ihtarda konut adresinin veya yol giderinin yazılmaması davanın kaybedilmesine yeter.

Bu nedenle ihtar metninin baştan doğru hazırlanması, tebliğ tarihinin takibi ve dilekçede kademeli talep kurulması belirleyicidir. Sürecin planlanması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Terk sebebine dayanarak açamazsınız. Önce dört ay beklemeniz, ardından ihtar istemeniz ve ihtar tebliğinden sonra iki ay daha geçmesi gerekir. Ancak evi terk olgusuna dayanarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle dava açmanız mümkündür.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TMK m. 164 · TMK m. 185 · TMK m. 186 · TMK m. 168