İçeriğe geç

Blog / İş Hukuku

Belirli Süreli mi Belirsiz Süreli mi? İş Sözleşmesi Türleri Arasındaki Fark Nedir?

· ≈6 dk okuma · İş Hukuku

Belirli süreli iş sözleşmesinin esaslı neden şartı, zincirleme sözleşme yasağı, sona erme biçimleri, bakiye süre ücreti ve belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmenin sonuçları.

İş sözleşmesi, işçinin bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Uygulamada en çok karıştırılan konu, sözleşmenin belirli süreli mi yoksa belirsiz süreli mi olduğudur. Bu ayrım sadece bir yazım tercihi değildir; işe iade hakkından ihbar tazminatına, feshin sonuçlarından tazminat hesabına kadar neredeyse bütün hakları etkiler.

Türk iş hukukunda asıl olan belirsiz süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli sözleşme istisnadır ve ancak kanunun aradığı objektif koşullar varsa geçerli sayılır. Bu nedenle sözleşme metninin başlığında "belirli süreli iş sözleşmesi" yazması tek başına hiçbir şey ifade etmez.

i. Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Nedir?

Belirsiz süreli iş sözleşmesi, iş ilişkisinin bir süreye bağlanmadığı sözleşmedir. Taraflar işin ne zaman biteceğini kararlaştırmamıştır. Ülkemizde çalışanların büyük çoğunluğu bu tür sözleşmeyle çalışır.

Belirsiz süreli sözleşmenin başlıca sonuçları şunlardır:

  • Fesih için bildirim (ihbar) süresine uyulması gerekir; uyulmazsa ihbar tazminatı doğar.
  • Şartları taşıyan işçi iş güvencesi hükümlerinden yararlanır ve işe iade davası açabilir.
  • Kıdem tazminatı koşulları oluştuğunda tazminat talep edilebilir.

ii. Belirli Süreli İş Sözleşmesi Hangi Hâllerde Yapılabilir?

İş Kanunu m. 11 uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi, belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların bulunması hâlinde yazılı şekilde yapılabilir. Yani sözleşmenin süreye bağlanmasını haklı kılan somut ve nesnel bir neden bulunmalıdır.

Objektif nedene örnek olarak şunlar gösterilebilir:

  • belirli bir projenin veya inşaatın tamamlanmasına kadar sürecek çalışma,
  • mevsime bağlı ve yılın belirli bir döneminde yapılan işler,
  • doğum, askerlik veya uzun süreli hastalık nedeniyle ayrılan işçinin yerine geçici görevlendirme,
  • süresi önceden belli olan bir hizmet alım sözleşmesine bağlı çalışma,
  • yabancı uyruklu çalışanın çalışma izni süresine bağlı sözleşmeler.

Buna karşılık işverenin "işe iade davası açılmasın", "ihbar tazminatı ödemeyeyim" veya "her yıl yeniden değerlendireyim" düşüncesiyle sözleşmeyi süreli yapması objektif neden sayılmaz.

Yazılı şekil şartı

Belirli süreli iş sözleşmesi yazılı yapılmalıdır. Ayrıca İş Kanunu m. 8 uyarınca süresi bir yıl ve daha uzun olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunludur. Yazılı sözleşme bulunmaması hâlinde işveren, işçiye çalışma koşullarını gösteren bir belge vermekle yükümlüdür.

iii. Zincirleme (Art Arda) Belirli Süreli Sözleşme Yapılabilir mi?

İş Kanunu m. 11 açıktır: Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste yapılamaz. Aksi hâlde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayanarak üst üste yapılan sözleşmeler ise belirli süreli olma niteliğini korur.

Bu kural uygulamada büyük önem taşır. Her yıl "yeni sözleşme imzalayalım" denilerek yenilenen ve altında gerçek bir objektif neden bulunmayan sözleşmeler, ilk günden itibaren belirsiz süreli sayılır. Bunun sonucu şudur: işçi, kıdemini ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplatır, iş güvencesi hükümlerinden yararlanır ve sözleşme yenilenmediği gerekçesiyle yapılan sona erdirme, geçerli bir fesih gibi denetlenir.

Yargıtay'ın yerleşik içtihadında da sözleşmenin gerçek niteliğinin, tarafların koyduğu başlığa değil, işin niteliğine ve objektif nedenin varlığına göre belirleneceği kabul edilmektedir.

iv. Belirli Süreli Sözleşmede Ayrım Yasağı

İş Kanunu m. 12 uyarınca belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçi, ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt sözleşmesinin belirli süreli olması nedeniyle belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerde, işçinin çalıştığı süreyle orantılı ödeme yapılır.

Bu hüküm; yol ve yemek yardımı, ikramiye, prim, sosyal yardım gibi kalemlerde belirli süreli çalışanın dışlanmasını engeller.

v. Sözleşmeler Nasıl Sona Erer?

Belirli süreli sözleşme

Belirli süreli iş sözleşmesi, kural olarak kararlaştırılan sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ayrıca fesih bildirimine gerek yoktur. Türk Borçlar Kanunu m. 430 aynı esası benimser ve sürenin bitiminden sonra sözleşmenin örtülü olarak sürdürülmesi hâlinde belirsiz süreliye dönüşeceğini öngörür.

Süre dolmadan yapılan fesihte ise:

  • İşveren haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi süresinden önce sona erdirirse, işçi kalan süreye ait ücret tutarında (bakiye süre ücreti) tazminat isteyebilir. Bu tutardan, işçinin bu süre içinde başka işten kazandığı veya kazanmaktan kaçındığı miktarların indirilmesi gündeme gelir.
  • İşçi haksız olarak sözleşmeyi süresinden önce bırakırsa, işveren de uğradığı zararı talep edebilir.

Belirli süreli sözleşmede ihbar tazminatı doğmaz, çünkü ortada bildirim süresine uyulması gereken bir fesih yoktur.

Belirsiz süreli sözleşme

Belirsiz süreli sözleşme, İş Kanunu m. 17'deki bildirim sürelerine uyularak feshedilir. Kıdeme göre değişen bu süreler asgari nitelikte olup sözleşmeyle artırılabilir. Bildirim süresine uyulmadan yapılan fesihte ihbar tazminatı gündeme gelir.

vi. İşe İade Hakkı Bakımından Fark

İş güvencesi hükümleri yalnız belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler için uygulanır. Bunun yanında işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması ve işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması gerekir.

Bu nedenle işverenler zaman zaman iş güvencesinden kaçınmak için sözleşmeyi belirli süreli göstermeye çalışır. Mahkeme, objektif neden bulunmadığını tespit ederse sözleşmeyi belirsiz süreli sayar ve işe iade davasını esastan inceler.

vii. Kıdem Tazminatı Bakımından Fark

Belirli süreli sözleşmenin sürenin dolmasıyla sona ermesi hâlinde kural olarak kıdem tazminatı doğmaz; çünkü kıdem tazminatı, kanunda sayılan fesih hâllerine bağlıdır. Buna karşılık:

  • sözleşme zincirleme yenilenerek belirsiz süreliye dönüşmüşse,
  • işveren süre dolmadan haksız fesih yapmışsa ve şartlar oluşmuşsa,
  • işçi haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanmışsa,

kıdem tazminatı talep edilebilir. Kıdem tazminatı, 1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte bırakılan 14. maddesine göre hesaplanır.

viii. Sözleşmenin Gerçek Niteliği Nasıl Belirlenir?

Uyuşmazlıkta mahkeme şu unsurlara bakar:

  1. Sözleşmenin süreye bağlanmasını gerektiren objektif ve somut bir neden var mı?
  2. İş, süreklilik arz eden bir iş mi, yoksa gerçekten proje veya dönem esaslı mı?
  3. Sözleşme kaç kez ve hangi gerekçeyle yenilenmiş?
  4. Aynı işyerinde benzer işi yapan diğer çalışanların sözleşmeleri nasıl?
  5. İşin niteliği süre bittiğinde gerçekten sona eriyor mu, yoksa çalışma fiilen devam mı ediyor?

Bu incelemede sözleşme metni, iş tanımı, SGK kayıtları, bordrolar, işyeri yazışmaları, ihale veya proje belgeleri ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir.

ix. Dava Şartı Arabuluculuk, Görev ve Zamanaşımı

İşçi veya işveren alacağı ile tazminatı ve işe iade talebiyle açılacak davalarda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca arabulucuya başvurmak dava şartıdır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları bu kapsamda değildir.

Görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından 7036 sayılı Kanun m. 6 uyarınca davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir; bu kurala aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşit davranma ilkesine aykırılık tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı beş yıldır. Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarında da beş yıllık süre uygulanır.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Sözleşmeye "belirli süreli" başlığı koyup objektif neden yazmamak,
  • her yıl mekanik biçimde sözleşme yenilemek ve bunu esaslı neden sanmak,
  • belirli süreli sözleşmeyi süresi dolmadan bildirim süresi vererek feshetmeye çalışmak,
  • belirli süreli sözleşmede ihbar tazminatı talep etmek veya ödemek,
  • süre bittiği hâlde işçiyi çalıştırmaya devam edip yeni bir yazılı sözleşme yapmamak,
  • deneme süresini belirli süre ile karıştırmak,
  • bakiye süre ücreti hesabında işçinin başka işten elde ettiği kazancı hiç dikkate almamak,
  • iş güvencesi kapsamındaki işçiyi "sözleşme yenilenmedi" diyerek çıkarmak.

xi. Hukuki Değerlendirme

Belirli ve belirsiz süreli sözleşme ayrımı, iş ilişkisinin bütün finansal ve hukuki sonuçlarını belirleyen temel eşiktir. İşveren açısından objektif nedeni sözleşme metninde açıkça göstermek, işçi açısından ise sözleşmenin gerçek niteliğini fesih öncesinde değerlendirmek kritik önemdedir. Somut sözleşmenizin niteliği ve fesih sonuçları için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Objektif neden yoksa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Süre kaydı tek başına yeterli değildir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

İş K. m. 8 · İş K. m. 9 · İş K. m. 11 · İş K. m. 12 · TBK m. 430