Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Sulh hukuk mahkemesinin görev alanı, kira, ortaklığın giderilmesi, çekişmesiz yargı, istinaf ve temyiz kuralları güncel olarak açıklanmıştır.
Sulh hukuk mahkemesi, özel hukuk alanındaki genel mahkemelerden biridir; ancak görev alanı kanunla sınırlı ve istisnai olarak belirlenmiştir. Bir uyuşmazlığın parasal değerinin düşük olması tek başına sulh hukuk mahkemesini görevli hâle getirmez.
Sulh Hukuk Mahkemesinin Kanuni Dayanağı
5235 sayılı Kanun m.4, asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemelerini genel hukuk mahkemeleri arasında sayar. HMK m.4 ise sulh hukuk mahkemesinin temel görev alanını belirler.
Görev kuralları kamu düzenindendir. Mahkeme, taraflar ileri sürmese dahi görevli olup olmadığını kendiliğinden inceler. Tarafların sözleşmeyle görevli mahkemeyi değiştirmesi mümkün değildir.
Kira İlişkisinden Doğan Davalar
HMK m.4 uyarınca, İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız tahliye hükümleri saklı kalmak üzere kira ilişkisinden doğan bütün uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Bunlara örnek olarak:
- Kira alacağı,
- Tahliye,
- Kira bedelinin tespiti,
- Kira bedelinin uyarlanması,
- Depozito ve yan giderler,
- Kiracılık sıfatının tespiti,
- Kira sözleşmesinin sona ermesi veya geçerliliği
verilebilir.
Uyuşmazlık ticari işletmeyle ilgili olsa bile temel hukuki ilişki kira ise görev kuralı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ortaklığın Giderilmesi ve Paylaştırma Davaları
Taşınır veya taşınmaz mal ya da hakkın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davaları, değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Aynen taksim mümkün değilse satış yoluyla ortaklık giderilebilir. Satış işlemleri kararın kesinleşmesinden sonra satış memurluğu veya ilgili icra birimi üzerinden yürütülür.
16.07.2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun, yalnız mirasçıların malik olduğu belirli taşınmazlarda ilk artırmanın mirasçılar arasında yapılmasını öngörmektedir. 31.07.2026 itibarıyla TBMM kaydında Resmî Gazete tarihi bulunmadığından bu yeni sistem henüz yürürlükte kabul edilemez.
Çekişmesiz Yargı İşleri
HMK m.382'de çekişmesiz yargı işleri sayılmış; HMK m.383'te aksine düzenleme olmadıkça sulh hukuk mahkemesi görevli kabul edilmiştir.
Uygulamada sulh hukuk mahkemesinde görülen başlıca çekişmesiz yargı işleri şunlardır:
- Mirasçılık belgesi verilmesi,
- Vasiyetnamenin açılması,
- Terekenin tespiti ve korunması,
- Miras ortaklığına temsilci atanması,
- Vasi ve kayyım atanmasına ilişkin işler,
- Mirasın reddine ilişkin başvurular,
- Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi.
Her çekişmesiz yargı işi sulh hukuk mahkemesine ait değildir. Özel kanundaki görev hükmü öncelikle incelenmelidir.
Zilyetliğin Korunması
Taşınır ve taşınmaz mallarda yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Dava mülkiyet hakkına veya tapu kaydına dayanıyorsa görev değişebilir.
Bu ayrım önemlidir: zilyetliğin gaspı veya saldırının sona erdirilmesi talebi ile mülkiyete dayalı elatmanın önlenmesi davası aynı değildir.
Özel Kanunlarla Verilen Görevler
Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan birçok uyuşmazlık, vesayet işleri ve bazı arabuluculuk işlemleri özel kanunlarla sulh hukuk mahkemesine bırakılmıştır. Görev belirlenirken yalnız HMK m.4 değil, uyuşmazlığa uygulanan özel kanun da incelenmelidir.
Görevsizlik Kararı Sonrası Yapılacak İşlem
Mahkeme görevsizlik kararı verdiğinde dosyayı kendiliğinden görevli mahkemeye göndermez. HMK m.20 uyarınca karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmelidir.
Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Süresinde başvuru yapılmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
İstinaf ve Temyiz
Sulh hukuk mahkemesinin nihai kararlarına karşı kural olarak tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf başvurusu yapılır. Parasal değeri bulunan davalarda yıllık istinaf sınırı uygulanır. 2026 yılı için genel istinaf sınırı 50.000 TL'dir; ancak uygulanacak sınırın belirlenmesinde davanın açıldığı tarih ve HMK Ek m.1 dikkate alınmalıdır.
Sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren birçok dava bakımından bölge adliye mahkemesi kararı HMK m.362 gereğince kesindir. Kira ilişkisinden doğan ve parasal değeri temyiz sınırını aşan alacak davaları gibi istisnalar bulunabilir.
Anayasa Mahkemesinin 26.02.2026 tarihli kararı ve 7589 sayılı Kanunla kabul edilen yeni düzenleme nedeniyle, istinafın kabulü üzerine verilen kararların temyiz edilebilirliği başvuru tarihinde yürürlükte bulunan metne göre ayrıca incelenmelidir.
Görev ve Yetki Ayrımı
Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemenin davayı göreceğini belirler. Kira davalarında taşınmazın bulunduğu yer, davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri kuralları somut talebe göre değerlendirilir. Ortaklığın giderilmesi ve taşınmazın aynına ilişkin işlerde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi önem taşır.
Sık Yapılan Hatalar
- Dava değerinin düşük olması nedeniyle sulh hukuk mahkemesinin görevli sanılması,
- HMK m.382 yerine yanlışlıkla başka maddeye atıf yapılması,
- Kira ilişkisinden doğan alacak davasının asliye hukukta açılması,
- Görevsizlik kararından sonra iki haftalık gönderme süresinin kaçırılması,
- Mirasçılık belgesinin verilmesi ile iptali davalarının aynı usule tabi kabul edilmesi,
- Her sulh hukuk kararının temyize kapalı olduğunun düşünülmesi.
Hukuki Değerlendirme
Sulh hukuk mahkemesinin görevi parasal değere değil, uyuşmazlık türüne bağlıdır. Yanlış görevli mahkemede dava açılması, görevsizlik süreci ve gönderme süresinin kaçırılması nedeniyle önemli zaman ve hak kaybına yol açabilir.
Günser + Partners ile İletişim
Kira, ortaklığın giderilmesi, miras ve çekişmesiz yargı işlerinde görev, yetki ve dava şartlarının baştan doğru belirlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlığınızın değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların büyük bölümü sulh hukuk mahkemesindedir. İcra yoluyla tahliye ve özel düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.