İçeriğe geç

Borçlar Hukuku · · ≈18 dk okuma

Eser Sözleşmesi Nedir? Şartları, Ayıp, Bedel ve Zamanaşımı

Eser sözleşmesinin unsurları, tarafların borçları, ayıplı ve eksik iş, bedel, fesih, ispat, görevli mahkeme, ayıp ihbarı ve zamanaşımı süreleri.

Eser sözleşmesi, yüklenicinin belirli bir sonucu meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesindeki bu tanım, sözleşmenin temel farkını açıkça ortaya koyar: Yüklenici yalnız emek harcamayı değil, kararlaştırılan sonucu ortaya çıkarmayı borçlanır.

Bir bina, makine, mobilya, yazılım, proje, onarım, bakım, montaj, tasarım veya mevcut bir şeyin iyileştirilmesi eser sözleşmesine konu olabilir. Ancak her hizmet veya imalat ilişkisi eser sözleşmesi değildir. Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, sözleşmenin başlığına değil; baskın edimin sonuç meydana getirmek mi, bağımlı emek sunmak mı, yoksa hazır bir malı devretmek mi olduğuna göre belirlenir.

Eser Sözleşmesinin Hukuki Dayanağı

Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ila 486. maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca şu hükümler önem taşır:

  • TBK m. 112 ve devamı: Borca aykırılığın genel sonuçları,
  • TBK m. 117 ve devamı: Borçlunun temerrüdü,
  • TBK m. 146, 147 ve 149: Zamanaşımı ve başlangıcı,
  • TBK m. 526 ve devamı: Sözleşme dışı işlerde vekâletsiz iş görme,
  • HMK m. 190, 200-203: İspat yükü ve senetle ispat,
  • TKHK: Tüketici işlemi niteliğindeki eser ve hizmet ilişkileri,
  • TTK m. 4 ve 5/A: Ticari davalar ve dava şartı arabuluculuk.

Kat karşılığı inşaat, anahtar teslim inşaat, mimari proje, yazılım geliştirme, araç onarımı ve özel imalat gibi sözleşmelerde özel mevzuat ile teknik standartlar da ayrıca incelenmelidir.

Eser Sözleşmesinin Unsurları

Bir eser veya sonuç meydana getirme borcu

Eser, yalnız maddi bir şey değildir. Fiziksel olarak üretilen veya onarılan bir ürünün yanında, ekonomik değeri bulunan ve objektif biçimde değerlendirilebilen fikrî ya da dijital bir sonuç da eser sözleşmesine konu olabilir.

Yüklenicinin borcu, iş sahibinin beklediği her türlü sonucu garanti etmek değildir. Sonucun kapsamı sözleşme, proje, teknik şartname, teklif, keşif özeti, tarafların yazışmaları, mesleki standartlar ve dürüstlük kuralı dikkate alınarak belirlenir.

Bedel ödeme borcu

İş sahibi, meydana getirilen eser karşılığında bedel ödemeyi üstlenir. Bedelin sözleşme kurulurken kesin rakamla belirlenmemiş olması her zaman sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Tarafların ücretli bir iş ilişkisi kurduğu anlaşılıyorsa bedel, işin değeri ve yapıldığı tarihteki giderler dikkate alınarak belirlenebilir.

Bedel;

  • götürü bedel,
  • birim fiyat,
  • yaklaşık bedel,
  • maliyet artı kâr,
  • saat veya iş kalemi esaslı karma yöntem

olarak kararlaştırılabilir. Bedelin türü, sonradan fiyat artışı veya indirim talep edilip edilemeyeceğini doğrudan etkiler.

Tarafların anlaşması

Eserin kapsamı ve bedel konusunda tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları bulunmalıdır. Özellikle kapsamı geniş işlerde “ne yapılacağı”, “hangi malzemenin kullanılacağı”, “teslim ölçütü”, “revizyon sayısı”, “ek işlerin onay yöntemi” ve “kabul prosedürü” açık bırakılırsa uyuşmazlık kaçınılmaz hâle gelir.

Eser Sözleşmesinin Şekli

Eser sözleşmesi kural olarak geçerlilik şekline tabi değildir. Kanunda özel bir hüküm yoksa sözlü, yazılı veya resmî biçimde kurulabilir. Buna rağmen sözlü sözleşme, özellikle işin kapsamı, bedel, teslim tarihi ve ek işler bakımından ağır ispat sorunları doğurur.

Bazı karma sözleşmelerde ise resmî şekil geçerlilik şartıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin taşınmaz payını yükleniciye devretme taahhüdünü de içerdiğinden kural olarak resmî şekilde düzenlenmelidir. Adi yazılı sözleşmenin sonradan taraflarca büyük ölçüde ifa edilmesinin şekil eksikliğine etkisi, dürüstlük kuralı ve yerleşik içtihatlar çerçevesinde somut olay bazında değerlendirilir; baştan geçerli sözleşme varmış gibi hareket edilmemelidir.

Eser Sözleşmesi ile Hizmet Sözleşmesi Arasındaki Fark

Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı biçimde belirli veya belirsiz süreyle çalışmayı üstlenir. Eser sözleşmesinde ise yüklenici bağımsız hareket eder ve belirli bir sonucu meydana getirmekle yükümlüdür.

Ayırımda şu ölçütler birlikte değerlendirilir:

  • çalışma saatlerini ve yöntemini kimin belirlediği,
  • iş görenin organizasyona bağımlı olup olmadığı,
  • araç, malzeme ve iş riskini kimin taşıdığı,
  • ödemenin zamana mı sonuca mı bağlı olduğu,
  • iş görenin yardımcı kişi kullanma serbestisi,
  • işin başarısızlık riskinin kimde kaldığı.

Tarafların sözleşmeye “taşeronluk” veya “danışmanlık” adını vermesi, fiilî bağımlılık ilişkisi varsa hizmet sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasını engellemez.

Eser Sözleşmesi ile Satış Sözleşmesi Arasındaki Fark

Satış sözleşmesinde baskın edim, mevcut veya standart özellikleri önceden belirlenmiş bir malın zilyetlik ve mülkiyetini devretmektir. Eser sözleşmesinde ise iş sahibinin ihtiyaçlarına göre yeni bir sonuç meydana getirme unsuru öne çıkar.

Hazır üretilmiş bir klimanın montajla birlikte satılması çoğu durumda satış sözleşmesidir. Buna karşılık özel ölçü ve projeye göre tasarlanıp üretilen bir endüstriyel sistem, mutfak veya yazılım çoğu kez eser sözleşmesi niteliği taşır. Karma sözleşmelerde baskın edim ve uyuşmazlığın hangi borçtan doğduğu belirlenir.

Yüklenicinin Başlıca Borçları

Yüklenici;

  • eseri sözleşmeye, projeye, teknik şartnameye ve mesleki kurallara uygun meydana getirmek,
  • işi zamanında başlatmak ve tamamlamak,
  • iş sahibinin haklı talimatlarına uymak,
  • uygun malzeme kullanmak,
  • iş sahibinin sağladığı malzeme veya talimat kusurluysa zamanında uyarmak,
  • eseri teslim etmek,
  • sadakat ve özen borcuna uygun davranmak,
  • ayıplardan sorumlu olmak

zorundadır.

Yüklenicinin uzmanlığı, özen borcunun ölçüsünü yükseltebilir. Mesleki bilgi gerektiren bir işte yüklenici, iş sahibinin teknik bilgisizliğinden yararlanamaz. Projenin, malzemenin veya talimatın sonucu tehlikeye sokacağını öngörüyorsa bunu açık ve ispatlanabilir biçimde bildirmelidir.

İş Sahibinin Başlıca Borçları

İş sahibi;

  • kararlaştırılan bedeli ödemek,
  • gerekli bilgi, proje, yer ve malzemeyi zamanında sağlamak,
  • yüklenicinin çalışmasına engel olmamak,
  • iş birliği yükümlülüğünü yerine getirmek,
  • teslim edilen eseri süresinde incelemek,
  • açık ayıpları uygun süre içinde bildirmek,
  • kabul ve ödeme süreçlerinde dürüstlük kuralına uygun davranmak

zorundadır.

İş sahibinin kendi eylemi, talimatı veya sağladığı ayıplı malzeme sonucu doğan kusurlardan yüklenici her durumda sorumlu tutulamaz. Yüklenicinin uyarı borcunu yerine getirip getirmediği ayrıca araştırılır.

İşe Başlamama veya Gecikme Hâlinde Haklar

TBK m. 473’e göre yüklenicinin işe zamanında başlamaması, işi sözleşmeye aykırı biçimde geciktirmesi veya iş sahibine yüklenemeyen bir gecikme nedeniyle eserin kararlaştırılan zamanda bitirilemeyeceğinin açıkça anlaşılması hâlinde iş sahibi teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir.

Bu hakkın kullanılması için geçici ve telafi edilebilir her gecikme yeterli değildir. İş programı, tamamlanma oranı, kalan süre, yüklenicinin personel ve malzeme durumu, gecikmenin kime yüklenebileceği ve ek süre verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilir.

Sözleşmede gecikme cezası varsa bunun TBK m. 179/2 anlamında ifaya eklenen ceza mı, götürü gecikme tazminatı mı olduğu ayrıca belirlenir. Gecikmiş teslim kabul edilirken ceza koşulu hakkının saklı tutulması gerekebilir.

Teslim ve Kabul Aynı Şey midir?

Teslim, eserin iş sahibinin hâkimiyet ve inceleme alanına bırakılmasıdır. Kabul ise iş sahibinin eseri sözleşmeye uygun bulduğunu açık veya örtülü biçimde açıklamasıdır.

Teslim tutanağının imzalanması her zaman bütün ayıplardan vazgeçildiği anlamına gelmez. Tutanağın içeriği önemlidir. “Eksiksiz ve ayıpsız teslim alındı” kaydı, açık ayıplar yönünden iş sahibinin durumunu ağırlaştırabilir. Gizli ayıplar ve hileyle saklanan kusurlar bakımından farklı kurallar uygulanır.

Teslim tarihinin belirlenmesi;

  • bedelin muacceliyeti,
  • ayıp inceleme ve bildirim yükümlülüğü,
  • zamanaşımı,
  • riskin geçişi,
  • gecikme tazminatının sona ermesi

bakımından temel önemdedir.

Ayıplı Eser Nedir?

Ayıp, eserin sözleşmede kararlaştırılan veya dürüstlük kuralı gereği taşıması gereken niteliklere sahip olmamasıdır. Eserin değerini, kullanımını, güvenliğini veya beklenen yararı azaltan fiziksel, hukuki ya da ekonomik eksiklikler ayıp oluşturabilir.

Açık ayıp

Açık ayıp, teslimden sonra olağan bir incelemeyle fark edilebilen kusurdur. Boya hatası, görünür çatlak, eksik parça, ölçü uyuşmazlığı veya açıkça yanlış malzeme kullanımı örnek olabilir.

TBK m. 474 uyarınca iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları uygun süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Süre her olayda aynı değildir; eserin niteliği, teknik inceleme gerekip gerekmediği ve iş sahibinin uzmanlığı dikkate alınır.

Gizli ayıp

Gizli ayıp, olağan incelemeyle teslim sırasında fark edilemeyen ve kullanım veya teknik inceleme sonucu sonradan ortaya çıkan kusurdur. İş sahibi, gizli ayıbı öğrendiğinde TBK m. 477/3 uyarınca gecikmeden yükleniciye bildirmelidir. Aksi hâlde eseri bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılabilir.

Maddi, hukuki ve ekonomik ayıp

  • Maddi ayıp: Eserin fiziksel veya teknik özelliklerindeki eksikliktir.
  • Hukuki ayıp: Eserin kullanımını hukuken engelleyen veya sınırlandıran eksikliktir; ruhsat veya mevzuata aykırılık buna örnek olabilir.
  • Ekonomik ayıp: Eserin beklenen verimi, kapasiteyi veya ekonomik değeri sağlamamasıdır.

Ayıbın sınıflandırılması, bildirimin süresi ve kullanılabilecek seçimlik haklar bakımından önemlidir.

Eksik İş ile Ayıplı İş Arasındaki Fark

Eksik iş, sözleşmede yapılması kararlaştırılan bir iş kaleminin hiç yapılmamasıdır. Ayıplı iş ise yapılmış olan imalatın sözleşmeye veya teknik kurallara uygun olmamasıdır.

Bu ayrım önemlidir; çünkü ayıp ihbarına ve kabule ilişkin TBK m. 474-477 hükümleri eksik işe otomatik biçimde uygulanmaz. Örneğin sözleşmede yapılması kararlaştırılan bir dolabın hiç takılmaması eksik iş; takılan dolabın ölçüsünün veya malzemesinin yanlış olması ayıplı iştir.

Uygulamada bilirkişi raporlarında eksik iş ve ayıplı iş kalemlerinin ayrı gösterilmesi, her kalemin giderim bedelinin ve eserin değerine etkisinin açıklanması gerekir.

Ayıplı Eserde İş Sahibinin Seçimlik Hakları

TBK m. 475 uyarınca iş sahibinin başlıca seçimlik hakları şunlardır:

Sözleşmeden dönme

Eser, iş sahibinin kullanamayacağı veya dürüstlük kuralı gereği kabulünün beklenemeyeceği ölçüde ayıplıysa iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Ancak eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış ve sökülmesi aşırı zarara yol açacaksa dönme hakkı sınırlanabilir.

Bedelden indirim

İş sahibi eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir. Uygulamada “nefaset kesintisi” denilen bu talep, eserin ayıplı hâliyle değeri ile ayıpsız olması gereken değeri arasındaki oran veya somut değer kaybı dikkate alınarak belirlenir.

Ücretsiz onarım

Aşırı masraf gerektirmediği sürece ayıbın yüklenici tarafından ücretsiz giderilmesi istenebilir. Onarımın teknik olarak mümkün olup olmadığı, esere vereceği zarar, bedeli ve iş sahibinin kullanım menfaati değerlendirilir.

Tazminat

Yüklenicinin kusuru varsa iş sahibi, seçimlik hakkına ek olarak uğradığı zararın tazminini talep edebilir. Kâr kaybı, kullanım mahrumiyeti, üçüncü kişilere ödenen bedeller ve ayıbın başka mallara verdiği zarar somut delillerle ispatlanmalıdır.

Seçimlik hakkın dürüstlük kuralına aykırı kullanılması korunmaz. Dönmenin koşulları yoksa mahkeme kendiliğinden her durumda onarıma karar veremez; talep sonucu ve seçimlik hakkın hukuki sınırları dikkate alınır.

Ayıp Bildirimi Nasıl Yapılmalıdır?

Kanun ayıp bildirimini kural olarak özel şekle bağlamamıştır. Ancak bildirimin yapıldığı tarih, içeriği ve ulaştığı kişi uyuşmazlık konusu olacağından yazılı yöntem kullanılmalıdır.

İhbarda;

  • ayıbın ne olduğu,
  • ne zaman fark edildiği,
  • eserin hangi kısmında bulunduğu,
  • mümkünse fotoğraf, video veya teknik tespit,
  • talep edilen çözüm,
  • inceleme için verilecek uygun süre

açıkça gösterilmelidir.

“İş kötü olmuş” gibi genel bildirimler yeterli olmayabilir. Büyük ve teknik işlerde noter tespiti, delil tespiti veya uzman raporu alınması gerekebilir. Ayıbın giderilmesi sırasında mevcut durumun yok edilmesi ihtimali varsa mahkemeden delil tespiti istenmesi önem taşır.

Ayıp Bildirilmezse Ne Olur?

İş sahibi açık ayıpları süresinde inceleyip bildirmezse eseri kabul etmiş sayılabilir ve ayıba karşı tekeffül haklarını kaybedebilir. Gizli ayıp ortaya çıktığında da gecikmeden ihbar gerekir.

Yüklenicinin ayıbı kasten gizlemesi hâlinde kabul ve bildirim kuralları yüklenici lehine sonuç doğurmaz. Hile veya ağır kusur iddiası ciddi bir iddiadır; somut teknik ve davranışsal delillerle desteklenmelidir.

Bedel Nasıl Belirlenir?

Götürü bedel

Taraflar bedeli baştan kesin olarak belirlemişse yüklenici, kural olarak iş beklenenden daha fazla emek veya gider gerektirdiği gerekçesiyle artış isteyemez; iş sahibi de işin daha az masrafla tamamlandığını ileri sürerek indirim talep edemez.

Ancak önceden öngörülemeyen veya öngörülse bile taraflarca dikkate alınması beklenemeyen olağanüstü durumlar, ifayı aşırı güçleştirirse TBK m. 480 çerçevesinde bedelin uyarlanması veya koşulları varsa sözleşmeden dönme gündeme gelebilir. Her maliyet artışı uyarlama sebebi değildir. Yüklenicinin ticari risk alanı ile olağanüstü değişiklik birbirinden ayrılmalıdır.

Bedel önceden belirlenmemişse

Bedel, eserin değeri ve yüklenicinin giderleri dikkate alınarak belirlenir. Piyasa rayici tek başına yeterli olmayabilir; işin yapıldığı yıl, yer, kalite, malzeme, işçilik, vergiler ve tarafların kabul ettiği kapsam incelenir.

Yaklaşık bedelin aşılması

Yaklaşık keşif veya tahmini bedelin iş sahibinin kusuru olmadan aşırı ölçüde aşılması, TBK’daki özel hakları gündeme getirir. Aşımın “aşırı” olup olmadığı sabit bir yüzdeye bağlı değildir. İşin niteliği, öngörülebilirlik, yüklenicinin zamanında uyarı yapıp yapmadığı ve ek iş talimatları değerlendirilir.

Fazla ve Sözleşme Dışı İşlerin Bedeli

Yüklenici, sözleşme kapsamı dışında iş yaptığını ileri sürüyorsa bu işlerin;

  • gerçekten yapıldığını,
  • sözleşme bedeline dâhil olmadığını,
  • iş sahibinin talimatı veya onayıyla yapıldığını ya da iş sahibinin yararına zorunlu olduğunu,
  • bedelini

ispatlamalıdır.

Yazılı ek protokol veya değişiklik emri en güvenli yöntemdir. WhatsApp mesajı, e-posta, şantiye tutanağı, revize proje, hakediş ve fatura somut olaya göre delil olabilir.

İş sahibinin talimatı olmaksızın yapılan fakat onun yararına ve varsayılan iradesine uygun zorunlu işler bakımından TBK m. 526 ve devamındaki vekâletsiz iş görme hükümleri uygulanabilir. Yüklenicinin kendi hatasını düzeltmek için yaptığı iş “ek iş” sayılmaz.

İş Sahibinin Sözleşmeyi Tamamlanmadan Sona Erdirmesi

TBK m. 484’e göre iş sahibi, eser tamamlanmadan önce yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararını gidermek şartıyla sözleşmeyi feshedebilir. Bu, haklı sebebe dayanmayan özel bir sona erdirme yetkisidir.

Yüklenicinin talep edebileceği zarar otomatik olarak kalan iş bedelinin tamamı değildir. Tasarruf ettiği giderler, başka iş alma imkânı, tamamlanan kısım, kâr kaybı ve zararı azaltma yükümlülüğü hesaplanmalıdır.

Yüklenicinin temerrüdü veya ağır sözleşme ihlali nedeniyle sona erdirme hâlinde ise TBK m. 484’teki tam tazminat kuralı aynen uygulanmaz. Feshin hukuki sebebi doğru belirlenmelidir.

Zamanaşımı Süreleri

Eser sözleşmesinde tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Talebin niteliğine göre farklı hükümler uygulanır.

Eser sözleşmesinden doğan genel alacaklar

TBK m. 147/6’ya göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmesi hâli dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ağır kusur istisnasında somut talebin niteliğine göre TBK m. 146’daki genel süre gündeme gelebilir.

Bu süre her durumda teslimden başlamaz. TBK m. 149 gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Örneğin iş bedeli kural olarak teslim veya sözleşmede belirlenen hakediş tarihinde; fesih hesabına ilişkin alacak ise sona ermenin hukuki sonuçlarının doğduğu tarihte muaccel olabilir.

Ayıplı eserden doğan talepler

TBK m. 478 özel bir düzenlemedir. Ayıplı eser nedeniyle açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak;

  • taşınmaz yapı dışındaki eserlerde iki yıl,
  • taşınmaz yapılarda beş yıl,
  • yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl

zamanaşımına tabidir.

Bu süreler ayıbın öğrenildiği tarihten değil, kanunda açıkça belirtildiği üzere teslimden başlar. Gizli ayıp öğrenildiğinde bildirim yükümlülüğü ayrıca vardır; ihbar ile zamanaşımı birbirinden farklı kurumlardır.

Anayasa Mahkemesi, 27.06.2024 tarihli, E. 2024/8, K. 2024/126 sayılı kararıyla TBK m. 478’deki “teslim tarihinden başlayarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Karar 02.10.2024 tarihli ve 32680 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Tüketici işlemleri, kamu ihale sözleşmeleri, sigorta veya özel kanuna tabi işler bakımından farklı süre ve başvuru yolları bulunabilir. Her talep TBK m. 478’e göre değerlendirilmemelidir.

Görevli Mahkeme

Görevli mahkeme tarafların sıfatına ve işlemin amacına göre belirlenir:

  • iş sahibi tüketici, yüklenici ticari veya mesleki amaçla hareket eden sağlayıcı ise tüketici mahkemesi veya parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti,
  • uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ticari işten doğuyorsa asliye ticaret mahkemesi,
  • özel görev kuralı yoksa asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir.

Arsa payı karşılığı inşaat uyuşmazlıklarında tarafların sıfatı, talep türü ve taşınmazın hukuki durumu birlikte değerlendirilir. Yalnız “inşaat sözleşmesi” bulunması görevli mahkemeyi tek başına belirlemez.

Yetkili Mahkeme

HMK m. 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir. HMK m. 10 gereğince sözleşmenin ifa edildiği veya edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir. Taşınmazın aynına ilişkin taleplerde HMK m. 12’deki kesin yetki kuralı gündeme gelebilir.

Tüketici davalarında tüketicinin yerleşim yerindeki mahkeme de yetkili olabilir. Tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılan yetki sözleşmeleri HMK m. 17-18 koşullarına tabidir.

Dava Şartı Arabuluculuk

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari eser sözleşmesi uyuşmazlıklarında TTK m. 5/A uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı olabilir. Tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun m. 73/A ve tüketici hakem heyeti sınırları ayrıca incelenmelidir.

Eserin aynen tamamlanması, ayıbın giderilmesi, tapu iptali ve tescil veya yalnız tespit gibi taleplerde arabuluculuk şartı, uyuşmazlığın niteliğine ve para talebiyle birlikte ileri sürülüp sürülmediğine göre belirlenir. Başvuru yapılırken bütün talepler açıkça gösterilmelidir.

İspat Yükü ve Deliller

Sözleşmenin varlığını ve kapsamını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır. Davalı sözleşme ilişkisini inkâr ediyorsa HMK m. 200 ve devamındaki senetle ispat kuralları önem kazanır. Kanuni parasal sınır her yıl değiştiğinden dava tarihindeki güncel tutar ayrıca kontrol edilmelidir.

Eser sözleşmesi uyuşmazlıklarında başlıca deliller şunlardır:

  • sözleşme, teklif ve ek protokoller,
  • proje, teknik şartname ve keşif özeti,
  • hakedişler ve faturalar,
  • banka ödemeleri,
  • teslim ve kabul tutanakları,
  • noter ihtarı ve ayıp bildirimleri,
  • fotoğraf, video, e-posta ve mesaj kayıtları,
  • belediye, ruhsat ve yapı kullanma belgeleri,
  • ticari defterler,
  • keşif ve bilirkişi incelemesi,
  • delil tespiti,
  • tanık ve açıkça dayanılmışsa yemin.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 03.03.2017 tarihli, E. 2015/2, K. 2017/1 sayılı kararına göre dilekçede yalnız “sair deliller” veya “her türlü delil” denilmesi yemin deliline açıkça dayanıldığı anlamına gelmez. Yemin kullanılacaksa delil listesinde açıkça gösterilmelidir.

İspat yükünün başlıca dağılımı

  • Yüklenici, işi yaptığını ve bedel alacağını,
  • iş sahibi, ödeme yaptığını,
  • ayıp iddiasında bulunan iş sahibi ayıbı ve süresinde bildirimi,
  • ek iş bedeli isteyen yüklenici ek işin sözleşme dışı olduğunu ve onayı,
  • gecikme tazminatı isteyen taraf teslim tarihini ve gecikmeyi,
  • ağır kusur iddiasında bulunan taraf bu ağır kusuru

ispatlamalıdır. Somut olayın özellikleri ve karineler bu dağılımı etkileyebilir.

Bilirkişi İncelemesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Eser sözleşmesi davalarında hukuki değerlendirme hâkime aittir. Bilirkişi;

  • sözleşme ve projeye göre yapılması gereken işi,
  • gerçekleşen imalatı,
  • eksik ve ayıplı kalemleri,
  • ayıbın açık veya gizli oluşunu teknik yönden,
  • giderim yöntemini ve maliyetini,
  • bedel ve hakediş hesabını,
  • teslim ve tamamlanma durumunu

denetime elverişli biçimde açıklamalıdır.

Raporun yalnız toplam rakam vermesi yeterli değildir. Her kalem, miktar, birim fiyat, hesap tarihi ve kullanılan teknik standart gösterilmelidir. Hukuki nitelendirme, zamanaşımı ve tarafların seçimlik hakları bilirkişiye bırakılamaz.

İhtiyati Tedbir, İhtiyati Haciz ve Delil Tespiti

Para alacağı için İİK m. 257 koşulları varsa ihtiyati haciz istenebilir. Eserin bozulması, değiştirilmesi veya ayıbın onarım sırasında kaybolması ihtimali varsa HMK m. 400 ve devamı uyarınca delil tespiti çoğu zaman dava öncesinde en etkili koruma aracıdır.

İşin devamı, malzemenin kullanımı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi veya taşınmaz üzerindeki hukuki durumun korunması için HMK m. 389 kapsamında ihtiyati tedbir gündeme gelebilir. Tedbir talebi, asıl uyuşmazlığı peşinen çözecek ölçüde geniş olmamalı; yaklaşık ispat ve ölçülülük koşullarını taşımalıdır.

Yargıtay ve Yüksek Mahkeme Uygulamasında Öne Çıkan İlkeler

Uygulamada öne çıkan temel ilkeler şunlardır:

  1. Sözleşmenin adı değil, baskın edim esas alınır. Sonuç borcu baskınsa eser; bağımlı emek baskınsa hizmet; hazır mal devri baskınsa satış sözleşmesi hükümleri uygulanır.
  2. Teslim ile kabul ayrıdır. Teslim, ayıp inceleme ve zamanaşımı bakımından belirleyici olabilir; kabul ise açık ayıplara ilişkin hakları etkileyebilir.
  3. Açık ayıp uygun sürede, gizli ayıp öğrenilince gecikmeden bildirilmelidir.
  4. Eksik iş ile ayıp birbirine karıştırılmamalıdır. Eksik işlerde ayıp ihbarı kuralları doğrudan uygulanmaz.
  5. Bedelden indirim, onarım ve dönme haklarının koşulları farklıdır. Ayıbın ağırlığı ve giderim maliyeti belirleyicidir.
  6. Ek iş bedelini yüklenici ispatlar. İş sahibinin yararına olmayan veya yüklenicinin hatasını düzeltmeye yönelik iş ayrıca ücret doğurmaz.
  7. Ayıp davalarında teslimden başlayan özel süreler uygulanır. Anayasa Mahkemesi TBK m. 478’deki başlangıç kuralını Anayasa’ya uygun bulmuştur.
  8. Gecikme tazminatı ile ceza koşulu ayrılmalıdır. Talebin zarar ispatı ve çekince koşulları buna göre değişir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.12.2021 tarihli, E. 2018/453, K. 2021/1702 sayılı kararında, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde teslimin yapı kullanma iznine bağlandığı hâllerde gecikme tazminatının sona ereceği tarihin belirlenmesinde iskân ve fiilî kullanım olguları değerlendirilmiştir. Bu ilke her inşaat sözleşmesine otomatik uygulanmaz; sözleşmede teslimin nasıl tanımlandığı belirleyicidir.

Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar

Öğretide eser sözleşmesinin ayırt edici unsurunun “sonuç borcu” olduğu genel olarak kabul edilir. Bununla birlikte dijital hizmetler, sürekli bakım, yazılım geliştirme ve danışmanlık gibi ilişkilerde tek bir sonuç yerine aşamalı teslimler bulunabilir. Bu sözleşmeler karma veya sürekli borç ilişkisi niteliği gösterebilir.

Ayıp ve eksik iş ayrımı uygulamadaki en önemli tartışmalardan biridir. Eksik iş, kararlaştırılan edimin hiç yapılmayan kısmıdır; ayıp ise yapılan edimin nitelik bakımından sözleşmeye uymamasıdır. Yanlış nitelendirme, ihbar yükümlülüğü ve zamanaşımı yönünden davanın sonucunu değiştirebilir.

Götürü bedelli sözleşmelerde ekonomik dalgalanmaların yüklenicinin olağan ticari riski mi yoksa TBK m. 480 kapsamında olağanüstü durum mu olduğu da sık tartışılır. Sırf maliyetlerin artması uyarlama için yeterli değildir. Sözleşmenin tarihi, öngörülebilirlik, fiyat değişiminin boyutu, tarafların risk paylaşımı ve ifanın yüklenici bakımından dürüstlük kuralına aykırı derecede ağırlaşıp ağırlaşmadığı araştırılır.

Sık Yapılan Hatalar

  • İşin kapsamını proje ve teknik şartnameyle belirlememek,
  • ek işleri yazılı onaya bağlamamak,
  • teslim ile kabulü aynı tutanakta belirsiz biçimde düzenlemek,
  • açık ayıpları süresinde bildirmemek,
  • gizli ayıp öğrenildiği hâlde bildirimde gecikmek,
  • eksik iş ile ayıplı işi aynı hukuki rejime tabi tutmak,
  • bütün talepler için beş yıllık sürenin teslimden başladığını varsaymak,
  • ayıp giderilmeden veya mevcut durum tespit edilmeden eseri değiştirmek,
  • götürü bedelli sözleşmede her maliyet artışının otomatik fiyat farkı doğurduğunu düşünmek,
  • bilirkişi raporunda hukuki değerlendirmeyi ve talep sonucunu tamamen uzmana bırakmak,
  • dava dilekçesinde hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağını göstermemek.

Hukuki Değerlendirme

Eser sözleşmesi uyuşmazlıklarında sorun çoğu kez işin kötü yapılmasından önce sözleşmenin kötü kurulmasından kaynaklanır. Eserin kapsamı, malzeme standardı, teslim ölçütü, kabul prosedürü, ek iş onayı ve bedel hesabı açık değilse mahkeme yıllar sonra tarafların mesajlarından ve bilirkişi incelemesinden sözleşmenin içeriğini yeniden kurmak zorunda kalır.

İş sahibi bakımından ayıp ihbarı ve delil tespiti; yüklenici bakımından ise iş kapsamı, hakediş, ek iş onayı ve teslim belgeleri belirleyicidir. Zamanaşımı hesabında genel alacaklarla ayıplı eser taleplerinin aynı süreye tabi tutulması ciddi hak kaybına yol açabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda sürenin yanlış hesaplanması, ayıbın zamanında bildirilmemesi, eksik ve ayıplı iş ayrımının yapılmaması veya görevli mercie başvurulmaması hak kaybına neden olabilir. Sözleşmenizin, teslim sürecinin ve taleplerinizin güncel mevzuat ile yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak ve Güncellik Notu

Bu metin 30 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan başlıca düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır. Temel kaynaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112 ve devamı, 146-149, 179-182, 470-486 ve 526 ve devamı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6, 10, 12, 17-18, 190, 200-203, 389 ve 400 ve devamı; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4 ve 5/A; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 257.

Metinde tam künyesi verilen kararlar:

  • Anayasa Mahkemesi, 27.06.2024, E. 2024/8, K. 2024/126; Resmî Gazete, 02.10.2024, Sayı 32680.
  • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 03.03.2017, E. 2015/2, K. 2017/1.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.12.2021, E. 2018/453, K. 2021/1702.

Yüklenen kaynak metinde yalnız karar yılı ve karar numarasıyla kısaltılmış biçimde yer alan, tam esas numarası veya karar tarihi güvenilir şekilde teyit edilemeyen kararlar makaleye tam künye ile alınmamıştır.

Sık Sorulan Sorular

Kural olarak hayır. Ancak kanunun özel şekil öngördüğü karma sözleşmeler istisnadır. Yazılı sözleşme bulunmaması, özellikle bedel, kapsam ve teslim tarihi bakımından ciddi ispat riski yaratır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.