Borçlar Hukuku · · ≈11 dk okuma
Teslimin İspatı: Kira, Eser ve Satış Sözleşmelerinde Delil Rejimi
Kira, eser ve satış sözleşmelerinde teslimin nasıl ispatlanacağı; anahtar teslimi, irsaliye, fatura, ticari defter ve tanık deliliyle açıklanmıştır.
Bir malın, eserin veya kiralananın teslim edildiğini söylemek tek başına yeterli değildir. Uyuşmazlık çıktığında hangi tarafın teslimi ispatlayacağı, teslimin hukuki işlem mi yoksa maddi vakıa mı sayıldığı ve hangi delillerin kullanılabileceği davanın sonucunu doğrudan etkiler. Kira anahtarının iadesi, eser sözleşmesinde işin tamamlanarak iş sahibinin hâkimiyetine bırakılması ve satışta malın alıcıya ulaştırılması aynı kelimeyle ifade edilse de aynı ispat rejimine tabi değildir.
Teslim Nedir ve Neden İspatı Önemlidir?
Teslim, borçlunun sözleşmeyle üstlendiği edimi alacaklının fiili veya hukuki hâkimiyet alanına geçirmesidir. Teslimin gerçekleşmesi; bedelin muaccel olması, ayıp inceleme ve ihbar sürelerinin başlaması, kira ilişkisinin sona ermesi, temerrüt iddiasının değerlendirilmesi ve hasarın geçişi gibi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle mahkeme yalnızca “teslim ettim” veya “teslim almadım” beyanına bakmaz. Teslimin zamanı, yeri, kime yapıldığı, teslim alan kişinin yetkisi, teslim edilen şeyin sözleşmeye uygunluğu ve tarafların delil sözleşmesi yapıp yapmadığı ayrı ayrı değerlendirilir.
Teslimin İspatında Genel Kurallar
İspat yükü kime aittir?
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf o vakıayı ispatlamakla yükümlüdür. Teslim ettiğini ileri sürerek bedel isteyen satıcı veya yüklenici, kural olarak teslimi ispatlamalıdır. Kiralananı belirli bir tarihte geri verdiğini ve bu tarihten sonra kira borcu bulunmadığını savunan kiracı da anahtar teslimini kanıtlamak zorundadır.
İspat yükü ile delil sunma yükü aynı şey değildir. Karşı tarafın ticari defterleri, banka kayıtları, elektronik yazışmaları veya teslim belgeleri iddiayı destekliyorsa mahkeme bunları bütün hâlinde değerlendirir. Ancak temel vakıanın ispatlanamamasının sonucu, ispat yükünü taşıyan taraf aleyhine doğar.
Hukuki işlem ile maddi vakıa ayrımı
HMK m. 200, kanunda belirtilen parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını öngörür. 2026 yılında senetle ispat sınırı 41.000 TL’dir. Bu tutar, 2025 yılı yeniden değerleme oranı esas alınarak HMK Ek Madde 1 uyarınca hesaplanmıştır. Sınırın uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı tarih esas alınır; daha eski işlemlerde o tarihteki parasal sınır ayrıca belirlenmelidir.
Teslim bazı sözleşmelerde ifaya yönelik hukuki işlem, bazı sözleşmelerde ise hukuki sonuç doğuran maddi vakıa olarak kabul edilmektedir. Bu ayrım, tanık dinlenip dinlenemeyeceğini belirler. Eserin fiilen kurulması ve iş sahibinin kullanımına bırakılması çoğu kez maddi vakıa sayılırken, kiralananın anahtarının iadesi kira ilişkisinin sona ermesi sonucuna bağlandığından daha sıkı bir ispat rejimine tabi tutulabilmektedir.
Senet, belge ve delil başlangıcı
HMK bakımından “senet” yalnızca noter belgesi veya kambiyo senedi değildir. Tarafın aleyhine delil oluşturabilecek imzalı teslim tutanağı, teslim ve tesellüm belgesi, imzalı sevk irsaliyesi, yazılı kabul beyanı, banka açıklaması veya elektronik imzalı kayıt da olayın niteliğine göre senet değeri taşıyabilir.
HMK m. 199 kapsamındaki elektronik veriler, mesajlar, e-postalar, ses veya görüntü kayıtları ve benzeri bilgi taşıyıcıları “belge” niteliğindedir. Belge tek başına kesin ispat sağlamasa bile HMK m. 202 anlamında delil başlangıcı oluşturabilir ve tanık dinlenmesinin önünü açabilir. Hukuka aykırı elde edilen deliller ise HMK m. 189/2 gereğince mahkemece dikkate alınamaz.
Delil sözleşmesi yapılabilir mi?
Taraflar HMK m. 193 çerçevesinde belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispatlanacağını kararlaştırabilir. Örneğin eser sözleşmesinde teslimin ancak tarafların imzalayacağı kabul tutanağıyla gerçekleşmiş sayılacağı düzenlenebilir. Böyle bir hüküm varsa, tanık veya tek taraflı kayıtla teslimi ispatlamak çoğu durumda mümkün olmaz.
Delil sözleşmesi, bir tarafın ispat hakkını imkânsız veya aşırı derecede güç hâle getiriyorsa geçersiz sayılabilir. Özellikle tüketici işlemlerinde önceden hazırlanmış tek taraflı hükümler ayrıca genel işlem koşulları ve tüketici mevzuatı bakımından incelenir.
Kiralananın ve Anahtarın Teslimi Nasıl İspatlanır?
Kiralananın boşaltılması tek başına yeterli değildir
Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca kiracı, kiralananı sözleşmenin sonunda aldığı durumda geri vermekle yükümlüdür. Taşınmazın fiilen boşaltılması, kira ilişkisinin kiracı bakımından sona erdiğini ispatlamaya tek başına yetmez. Anahtarın kiraya verene veya teslim almaya yetkili kişiye bırakılması gerekir.
Anahtar kiraya verene ulaşmadığı sürece kiraya veren taşınmaz üzerinde fiili hâkimiyet kuramayabilir. Bu nedenle kiracı, “evi boşalttım” savunmasıyla değil, anahtarın hangi tarihte ve kime teslim edildiğini gösteren güvenilir delille hareket etmelidir.
Anahtar tesliminde ispat yükü
Tahliye tarihi taraflar arasında çekişmeliyse, kiralananı ileri sürdüğü tarihte boşalttığını ve anahtarı teslim ettiğini ispat yükü kiracıya aittir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.10.2021 tarihli, 2021/5801 E. ve 2021/10444 K. sayılı kararında da kiralananın fiilen boşaltılmasının yeterli olmadığı, anahtar tesliminin kanıtlanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kararda anahtar tesliminin kira ilişkisinin sona ermesine yönelik hukuki sonuç doğurduğu, yıllık kira bedeli ve senetle ispat kuralları dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu yaklaşım nedeniyle yüksek bedelli kira ilişkilerinde yalnızca tanık beyanına güvenmek ciddi risk taşır.
En güvenli anahtar teslim yöntemleri
Anahtar teslimi mümkünse şu yöntemlerden biriyle belgelendirilmelidir:
- Kiraya veren ve kiracının imzaladığı tarihli anahtar teslim tutanağı,
- Noter aracılığıyla teslim çağrısı ve teslim işlemi,
- Kiraya verenin teslimden kaçınması hâlinde mahkemeden tevdi mahalli belirlenmesinin istenmesi ve anahtarın belirlenen yere bırakılması,
- Yetkili vekile yapılan teslimde vekâlet veya açık yetki belgesinin dosyaya alınması,
- Teslim tarihini, anahtar sayısını ve kiralananın durumunu gösteren tutanak, fotoğraf ve yazışmaların birlikte saklanması.
Anahtarın apartman görevlisine, emlakçıya, komşuya veya kiraya verenin yakınına bırakılması, bu kişinin teslim almaya yetkili olduğu kanıtlanamazsa kiracıyı borçtan kurtarmayabilir. Anahtarın kargo veya posta ile gönderilmesi de teslim alanın kimliği ve yetkisi tartışmalı hâle gelebileceğinden tek başına güvenli bir yöntem değildir.
Birden fazla kiraya veren varsa
Birden fazla kiraya verenin bulunduğu sözleşmelerde anahtarın yalnızca bir kişiye teslimi her zaman yeterli kabul edilmeyebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/5801 E., 2021/10444 K. sayılı kararında kiralananı geri verme borcu bölünemeyen borç olarak değerlendirilmiş ve teslimin tüm kiraya verenler yönünden sonuç doğurması gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda teslim alan kişinin diğer kiraya verenleri temsil yetkisi bulunup bulunmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Eser Sözleşmesinde Teslimin İspatı
Eseri meydana getirmek teslim anlamına gelmez
TBK m. 470 uyarınca eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi üstlenir. Yüklenicinin eseri imal etmesi veya işi kendi atölyesinde tamamlaması tek başına teslim değildir. Eserin sözleşmeye uygun biçimde iş sahibinin fiili hâkimiyetine bırakılması gerekir.
Teslim; makinenin işyerine kurulması, yazılımın erişime açılması, yapının kullanıma hazır hâle getirilmesi, raporun iş sahibine verilmesi veya üretilen malın teslim noktasında alıcıya bırakılması şeklinde gerçekleşebilir. Sözleşmede kabul testi, geçici kabul, kesin kabul veya devreye alma şartı varsa teslim bu düzenlemeye göre değerlendirilir.
Yüklenici teslimi hangi delillerle ispatlayabilir?
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30.10.2018 tarihli, 2018/3774 E. ve 2018/4129 K. sayılı kararında, eser sözleşmesinde teslimin hukuki işlem değil maddi vakıa olduğu; taraflar arasında aksine bir delil sözleşmesi bulunmadıkça teslimin tanık dâhil her türlü delille ispatlanabileceği kabul edilmiştir.
Bununla birlikte “her türlü delil” ifadesi, soyut tanık beyanının her durumda yeterli olduğu anlamına gelmez. Mahkeme teslimin gerçekten yapılıp yapılmadığını;
- imzalı teslim veya kabul tutanakları,
- sevk irsaliyeleri,
- montaj ve servis formları,
- iş sahibinin kullanım kayıtları,
- e-posta ve mesajlar,
- fotoğraf ve video kayıtları,
- keşif ve bilirkişi incelemesi,
- tanık anlatımları,
- fatura ve ödeme hareketleri
birlikte değerlendirerek belirler.
Teslim alan kişinin yetkisi araştırılmalıdır
İrsaliye veya servis fişinde imzası bulunan kişinin iş sahibinin çalışanı, temsilcisi veya teslim almaya yetkili görevlisi olup olmadığı önemlidir. İmzanın inkâr edilmesi hâlinde imza incelemesi, SGK kayıtları, personel listeleri, şirket içi yetkilendirmeler ve tarafların isticvabı gündeme gelebilir.
Teslim belgesinde yalnızca okunaksız bir imza bulunması, teslim alanın adı ve sıfatının yazılmaması veya belgenin tek taraflı düzenlenmesi ispat gücünü azaltır. Kurumsal teslimlerde teslim alanın adı, görevi, tarih, saat, teslim yeri ve teslim edilen kalemler açıkça yazılmalıdır.
Ayıp ihbarı ile teslim birbirinden ayrılmalıdır
Teslimin gerçekleşmesi, eserin ayıpsız kabul edildiği anlamına gelmez. TBK m. 474 uyarınca iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıp varsa uygun süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Gizli ayıplarda TBK m. 477’deki bildirim yükümlülüğü ayrıca uygulanır.
Teslim tarihi, ayıp inceleme ve bildirim süresinin başlangıcını etkilediğinden taraflar teslim ve ayıp bildirimlerini ayrı belgelerle kayıt altına almalıdır. “Teslim aldım” ibaresinin altına çekince yazılması, açık ayıpların kabul edildiği yönündeki tartışmaları azaltabilir.
Satış Sözleşmesinde Mal Teslimi Nasıl İspatlanır?
Fatura tek başına teslim belgesi değildir
Satış sözleşmesinde satıcı, satılanı alıcıya devretme ve teslim etme; alıcı ise bedeli ödeme borcu altındadır. Satıcının tek taraflı düzenlediği fatura, sözleşme ve alacak ilişkisi bakımından önemli bir ticari belge olmakla birlikte malın fiilen teslim edildiğini her durumda tek başına kanıtlamaz.
Özellikle alıcının imzasını taşımayan fatura, teslim alan bölümü boş sevk irsaliyesi veya yalnızca satıcının ticari defterindeki kayıt, karşı tarafın teslim inkârını tek başına bertaraf etmeyebilir. Teslimin ayrıca sevk, teslim, kargo, depo veya kabul kayıtlarıyla desteklenmesi gerekir.
İrsaliye ve e-irsaliyenin ispat gücü
İmzalı sevk irsaliyesi, teslim alanın kimliği ve yetkisi belirlenebiliyorsa güçlü delildir. E-irsaliye, taşıma ve teslim zincirini gösteren sistem kayıtlarıyla birlikte değerlendirilebilir. Ancak e-irsaliyenin oluşturulmuş olması, malın mutlaka alıcının hâkimiyetine geçtiğini tek başına göstermez; fiili teslim veya kabul kaydı aranabilir.
Kargo teslim belgesi, taşıyıcı kayıtları, GPS verileri, depo giriş kayıtları ve teslim kodları da HMK m. 199 kapsamında belge niteliğinde olabilir. Teslim kodunun kime gönderildiği ve teslim alan kişinin alıcıyla bağlantısı açıklanmalıdır.
Ticari defterlerde kayıtlı fatura
Tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda HMK m. 222 ve Türk Ticaret Kanunu’nun ticari defterlere ilişkin hükümleri uygulanır. Faturanın alıcının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine kaydedilmiş olması, fatura içeriği ve mal kabulü bakımından satıcı lehine güçlü bir delil oluşturabilir. Buna karşılık kayıtların usulsüz tutulması, defterlerin birbirini doğrulamaması veya faturanın yalnızca satıcının defterinde yer alması aynı sonucu doğurmaz.
Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi TTK m. 21/2 uyarınca faturanın içeriğinin kabul edildiğine ilişkin karine doğurabilir; ancak bu durum her olayda malın fiilen teslim edildiğini kesin olarak ispatlamaz. Teslim vakıası ayrıca incelenir.
Elektronik Yazışmalar ve Dijital Kayıtlar Delil Olur mu?
E-posta, WhatsApp yazışması, SMS, elektronik sipariş ekranı, ERP kaydı, barkod hareketi, teslim kodu ve konum kaydı HMK m. 199 anlamında belge olabilir. Delilin güvenilirliği için kaydın kim tarafından oluşturulduğu, bütünlüğünün korunup korunmadığı ve karşı tarafla bağlantısı açıklanmalıdır.
Ekran görüntüsü tek başına manipülasyon iddiasına açık olabilir. Gerektiğinde telefon veya sunucu üzerinde bilirkişi incelemesi, operatör kaydı, e-posta başlık bilgileri, zaman damgası ve elektronik imza doğrulaması yapılır. Ticari işletmelerin teslim süreçlerini yalnızca mesajlaşmaya bırakması yerine kurumsal kayıt sistemi kullanması daha güvenlidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme sözleşmenin ve tarafların sıfatına göre değişir:
- Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda kural olarak sulh hukuk mahkemesi,
- Tarafların ticari işletmeleriyle ilgili ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi,
- Tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi,
- Özel görev kuralı bulunmayan diğer sözleşme uyuşmazlıklarında asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Yetki bakımından HMK m. 6’daki davalının yerleşim yeri ve HMK m. 10’daki sözleşmenin ifa yeri kuralları başta olmak üzere, özel yetki hükümleri değerlendirilir.
Dava açılmadan önce uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Kira uyuşmazlıklarında 1 Eylül 2023’ten itibaren geniş ölçüde zorunlu arabuluculuk uygulanmaktadır. Ticari para alacağı ve tazminat davalarında TTK m. 5/A, tüketici uyuşmazlıklarında ise 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi gündeme gelebilir.
Süreler ve Zamanaşımı
“Teslimin ispatı” için tek başına ayrı bir zamanaşımı süresi yoktur. Süre, teslim vakıasına bağlı olarak ileri sürülen asıl talebe göre belirlenir. Kira alacağı, eser bedeli, satış bedeli, ayıptan doğan haklar, sözleşmenin feshi veya tazminat taleplerinin her biri farklı süreye tabi olabilir.
Teslim tarihi çoğu zaman zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin başlangıcını etkiler. Bu nedenle teslim belgesinde tarihin bulunmaması veya gerçeğe aykırı tarih yazılması yalnızca ispatı değil, süre hesabını da doğrudan etkiler.
Sık Yapılan Hatalar
Teslim tutanağı düzenlememek
Tarafların en sık yaptığı hata, sözleşme ve ödeme belgelerini saklayıp teslimi kayıt altına almamaktır. Uyuşmazlıkta asıl tartışma çoğu kez sözleşmenin varlığı değil, edimin yerine getirilip getirilmediği üzerinde çıkar.
Yetkisiz kişiye teslim
Malın veya anahtarın herhangi bir çalışana, emlakçıya ya da yakına bırakılması güvenli değildir. Teslim alan kişinin açık yetkisi bulunmalıdır.
Faturayı teslim belgesi sanmak
Tek taraflı fatura, özellikle alıcı imzası veya ticari defter kabulü yoksa teslimi kesin olarak göstermez.
Tanık deliline gereğinden fazla güvenmek
Teslim maddi vakıa sayılsa bile tanığın olayı doğrudan görmesi, anlatımının diğer kayıtlarla uyumlu olması ve delil sözleşmesine aykırılık bulunmaması gerekir. Hukuki işlem niteliğindeki teslimlerde senetle ispat sınırı ayrıca uygulanır.
Delilleri dava açıldıktan sonra toplamaya çalışmak
Kargo, kamera, sistem ve konum kayıtları kısa süre içinde silinebilir. Teslim uyuşmazlığı doğar doğmaz delillerin korunması, gerektiğinde delil tespiti talep edilmesi gerekir.
Hukuki Değerlendirme
Teslim uyuşmazlıklarında doğru soru yalnızca “teslim oldu mu?” değildir. Teslimin hangi sözleşmeye dayandığı, hangi hukuki sonucu doğurduğu, ispat yükünün kimde olduğu ve hangi delil rejiminin uygulanacağı birlikte belirlenmelidir. Kira anahtarının teslimiyle eser tesliminin aynı kurala bağlanması veya faturanın her durumda mal teslimini ispatladığının kabul edilmesi hukuken isabetli değildir.
Sağlıklı uygulama, teslimi işlem anında yazılı ve denetlenebilir biçimde belgelemektir. Teslim tutanağı, yetki belgesi, irsaliye, kabul kaydı ve elektronik sistem verileri birbiriyle uyumlu tutulmalıdır. Uyuşmazlık çıktıktan sonra delil üretmeye çalışmak yerine delilin teslim anında oluşturulması hem alacaklıyı hem borçluyu korur.
Günser + Partners ile İletişim
Teslim tarihinin ispatlanamaması; kira borcunun devam etmesi, eser bedelinin tahsil edilememesi, satış alacağının reddedilmesi veya ayıp haklarının süre yönünden kaybedilmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Somut olayınızın sözleşme, teslim belgeleri, elektronik kayıtlar ve güncel yargı uygulaması çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Mevzuat ve İçtihat Doğrulama Notu
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 190, 193, 199, 200, 201, 202 ve 222.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 334, 470, 474 ve 477.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 21/2 ve ticari defter hükümleri.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 20.10.2021, 2021/5801 E., 2021/10444 K.
- Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 30.10.2018, 2018/3774 E., 2018/4129 K.
- 2026 yılı senetle ispat sınırı, HMK Ek Madde 1 ve 2025 yılı için ilan edilen %25,49 yeniden değerleme oranı esas alınarak 41.000 TL’dir.
Bu metin 30 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır. Parasal sınırlar ve mevzuat değişiklikleri yayın öncesinde yeniden kontrol edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Emlakçının kiraya veren adına anahtar teslim almaya yetkili olduğu yazılı veya diğer güvenilir delillerle ispatlanabiliyorsa sonuç doğurabilir. Yetki ispatlanamazsa teslim geçersiz sayılabilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.