Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma
HMK 10 Sözleşmeden Doğan Davalarda Yetki
Sözleşmeden doğan davalarda genel yetki, ifa yeri mahkemesi, para borçlarında yetki ve yetki itirazı HMK 10 çerçevesinde açıklandı.
Sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta davanın hangi yerde açılacağı, görevin belirlenmesinden ayrı bir usul sorunudur. HMK 10, sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini düzenler. Bu özel yetki kuralı, kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılan HMK 6’daki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz.
İfa Yeri Nasıl Belirlenir?
Öncelikle sözleşmede açık veya örtülü bir ifa yeri kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı incelenir. Böyle bir düzenleme yoksa borcun niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi uygulanır. Para borçları, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; diğer borçlar borçlunun borcun doğduğu andaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Karşılıklı Sözleşmelerde Hangi Edim Esas Alınır?
Satım, eser, kira veya hizmet sözleşmesi gibi karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde her iki tarafın farklı yerlerde ifa edeceği edimler bulunabilir. Yetki belirlenirken davanın konusu olan edim dikkate alınır. Bedel alacağı davasında para borcunun ifa yeri; mal teslimi talebinde teslim borcunun ifa yeri esas olabilir.
Genel Yetki ile Özel Yetki Birlikte Uygulanır mı?
HMK 10’daki yetki kuralı kesin değildir. Davacı, davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde dava açabilir. Özel kanunlarda kesin yetki öngörülmüşse ya da geçerli bir yetki sözleşmesi varsa sonuç değişebilir. Tüketici, iş ve sigorta uyuşmazlıklarında özel yetki hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Para Alacağı ve İcra Takibinde Yetki
İİK 50 uyarınca para ve teminat borçlarına ilişkin ilamsız takiplerde HMK’nın yetki hükümleri kıyasen uygulanır. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi varsa ve uyuşmazlık para borcuna dayanıyorsa, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra dairesi koşulları varsa yetkili olabilir. Ancak itirazın iptali davasında geçerli ve yetkili icra takibinin bulunması dava şartı niteliğinde sonuç doğurabilir.
Yetki Sözleşmesi
HMK 17 uyarınca yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri, doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık için belirli mahkemeleri yetkili kılabilir. Yetki sözleşmesinin yazılı olması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir bulunması ve mahkemenin gösterilmesi gerekir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça dava yalnız sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılır.
Yetki İtirazı ve Süresi
Kesin olmayan yetki hâllerinde yetki itirazı ilk itirazdır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. İtiraz eden taraf, yetkili mahkemeyi doğru biçimde göstermelidir. Süresinde ileri sürülmeyen kesin olmayan yetki itirazı dinlenmez. Kesin yetki ise mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Hukuki Değerlendirme
Yetki sorunu, sözleşmedeki tüm edimler birlikte değerlendirilmeden çözülemez. Uyuşmazlık konusu borcun hangisi olduğu, ifa yeri anlaşması, tarafların tacir olup olmadığı ve özel kanun hükümleri incelenmelidir. Yanlış yerde başlatılan takip veya açılan dava, zaman ve gider kaybına neden olabilir.
Sonuç ve Hukuki Destek
Sözleşmeden doğan davalarda görev ve yetkinin yanlış belirlenmesi, davanın usulden sona ermesine veya icra takibinin geçersiz hâle gelmesine yol açabilir. Sözleşme ve uyuşmazlığınızın yetki yönünden değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
<!-- Editoryal doğrulama tarihi: 31 Temmuz 2026. Kaynak taslak: blog-mevzuat-hmk-madde-10-sozlesmeden-dogan-davalarda-yetki-0a001882.pdf. Mevzuat: ilgili kanunların güncel konsolide metinleri. -->
Sık Sorulan Sorular
Hayır. HMK 10 sözleşmenin yapıldığı yeri değil, ifa yerini özel yetki sebebi olarak düzenler.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.