Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 86 Teminat Kararı: Şartları ve Sonuçları
HMK 86 kapsamında teminat kararının verilmesi, miktarı, kesin süre, dava şartı niteliği, muafiyetler ve teminatın yatırılmamasının sonuçları açıklanmıştır.
Hukuk yargılamasında teminat, karşı tarafın muhtemel yargılama giderlerini güvence altına almak amacıyla öngörülen usuli bir güvencedir. HMK m. 86, teminat gerektiren hâllerde mahkemenin kendiliğinden karar vermesini düzenler. Teminat, her davacıdan alınan genel bir harç veya masraf değildir; yalnızca kanunda gösterilen şartların bulunması hâlinde gündeme gelir.
HMK Madde 86'nın Düzenlemesi
HMK m. 86'ya göre yargılama giderlerini karşılayacak teminata mahkemece re'sen karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir.
Mahkemenin kendiliğinden inceleme yapması, tarafların teminat sebebini ileri süremeyeceği anlamına gelmez. Davalı, teminat yükümlülüğünü gerektiren olguları ve belgeleri mahkemenin dikkatine sunabilir.
Teminat Hangi Hâllerde Gündeme Gelir?
Teminat sebepleri esas olarak HMK m. 84'te düzenlenmiştir. Davacı veya davacı yanında fer'î müdahil bakımından kanundaki şartların bulunması hâlinde, karşı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak teminat istenebilir.
Yabancılık unsuru bulunan davalarda ayrıca Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler ve karşılıklılık ilkesi incelenmelidir. HMK'daki teminat ile yabancı gerçek veya tüzel kişilerin teminat yükümlülüğü aynı hukuki sebebe dayanmayabilir.
Teminattan Muafiyet
HMK m. 85 uyarınca; davacının adli yardımdan yararlanması, Türkiye'de istenen teminatı karşılayacak yeterli taşınmazının veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacağının bulunması, davanın yalnızca küçüğün menfaatini korumak amacıyla açılması ya da ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılması hâllerinde teminat istenemez.
Mahkeme, yalnızca davacının yurt dışında bulunmasına veya ekonomik durumuna ilişkin varsayımla teminat kararı veremez. Kanuni sebep ve muafiyet birlikte değerlendirilmelidir.
Teminatın Miktarı ve Türü
Teminatın tutarı, karşı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak ölçüde belirlenmelidir. Amaç, davacının mahkemeye erişimini fiilen engellemek veya uyuşmazlığın esasına ilişkin alacağı peşinen güvenceye almak değildir.
HMK m. 87 uyarınca hâkim, teminatın tutarını ve şeklini serbestçe takdir eder; ancak taraflar teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmışsa bu düzenleme dikkate alınır. Nakit, banka teminat mektubu veya mahkemenin uygun gördüğü başka bir güvence söz konusu olabilir.
Teminat İçin Kesin Süre Verilmesi
Mahkeme, teminatın gösterilmesi için uygun bir kesin süre verir. Süre ve yatırılacak miktar ara kararda açıkça belirtilmelidir. Kararın tarafça yerine getirilebilir olması için teminatın yatırılacağı yer ve kabul edilen teminat türü konusunda tereddüt bırakılmaması gerekir.
Teminatın süresinde gösterilmemesi, dava şartı eksikliğinin giderilmemesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ara kararın tebliği, sürenin başlangıcı ve ödeme belgesinin dosyaya sunulması dikkatle takip edilmelidir.
Teminat Dava Şartı mıdır?
HMK m. 114/1-ğ uyarınca, teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartıdır. Mahkeme bu şartı yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir.
Eksiklik giderilebilir nitelikteyse HMK m. 115/2 uyarınca kesin süre verilmelidir. Verilen sürede teminat gösterilmezse dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir. Kaynak PDF gerekçesinde dava şartına yapılan atıf “HMK m. 119” olarak yer almakta olup doğru madde HMK m. 114'tür.
Teminat Kararına Karşı Kanun Yolu
Teminat kararı kural olarak ara karardır. Kanunda açıkça bağımsız bir kanun yolu öngörülmeyen ara kararlara karşı tek başına istinaf yoluna başvurulamaz. Kararın hukuka aykırılığı, nihai karara karşı kanun yolu başvurusunda ileri sürülebilir.
Bununla birlikte teminatın hiç gösterilmemesi nedeniyle dava usulden reddedilirse, bu nihai karar kanun yolu şartları çerçevesinde incelenebilir.
İspat ve İnceleme
Teminat sebebinin varlığı için yerleşim yeri kayıtları, ticaret sicili, tapu kayıtları, iflas veya konkordato dosyaları ve tarafın mali durumuna ilişkin resmî belgeler gündeme gelebilir. Mahkeme, soyut iddiayla yetinmemeli ve kararını somut olgulara dayandırmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
En sık hata, teminatı harç veya gider avansıyla karıştırmaktır. Diğer hatalar; kanuni sebep gösterilmeden teminat istenmesi, muafiyetlerin incelenmemesi, miktarın ölçüsüz belirlenmesi ve kesin sürenin takip edilmemesidir.
Hukuki Değerlendirme
Teminat kararı, mahkemeye erişim hakkı ile karşı tarafın yargılama giderlerinin güvence altına alınması arasında ölçülü bir denge kurmalıdır. Kanuni sebep bulunmadan veya gereğinden yüksek tutarda teminat belirlenmesi usul güvenceleriyle bağdaşmaz. Buna karşılık usulüne uygun kararın kesin sürede yerine getirilmemesi davanın usulden sona ermesine yol açabilir.
Günser + Partners ile İletişim
Teminat sebebinin yanlış değerlendirilmesi, muafiyetin ileri sürülmemesi veya kesin sürenin kaçırılması davanın esasına girilmeden sona ermesine neden olabilir. Somut dosyanızdaki teminat kararının güncel mevzuat çerçevesinde incelenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya somut olay bakımından sonuç garantisi içermez.
Kaynak ve Güncellik Notu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 84-89, m. 114 ve 115.
- Kaynak PDF'deki madde metni korunmuş; gerekçedeki hatalı HMK m. 119 atfı güncel kanun sistematiğine göre düzeltilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Evet. HMK m. 86 uyarınca teminat gerektiren hâli mahkeme kendiliğinden gözetir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.