Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 71: Davanın Bizzat veya Vekil Aracılığıyla Takibi
Dava ehliyeti bulunan kişinin davasını bizzat veya avukat aracılığıyla takip etmesi, vekâlet ehliyeti ve temsil sınırları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Hukuk davalarında kural, dava ehliyeti bulunan kişinin davasını bizzat açabilmesi ve takip edebilmesidir. Kişi aynı işlemleri usulüne uygun biçimde yetkilendirdiği avukat aracılığıyla da yapabilir. Bu serbesti, avukat olmayan herhangi bir kişinin taraf adına yargısal işlem yapabileceği anlamına gelmez.
İlgili mevzuat hükmü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.71:
(1) Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir.
Dava ehliyeti ile vekâlet ehliyeti farklıdır
Dava ehliyeti, kişinin medeni hakları kullanma ehliyetine bağlı olarak davada kendi adına usul işlemi yapabilmesidir. Vekâlet ehliyeti ise başkası adına mahkeme önünde işlem yapabilme yeteneğini ifade eder. Avukatlık Kanunu m.35 uyarınca başkasına ait dava ve adli işleri meslekî olarak takip etme yetkisi kural olarak baroya kayıtlı avukatlara aittir.
Kanuni temsilci, tüzel kişinin organı veya özel kanunun yetki verdiği kişi ile avukat sıfatıyla vekil birbirine karıştırılmamalıdır. Örneğin küçük adına velinin işlem yapması kanuni temsildir; bir yakının yetişkin taraf adına dilekçe vermesi ise usulüne uygun vekâlet oluşturmaz.
Vekille takipte temel kurallar
Avukatın dosyaya noter tarafından düzenlenen veya onaylanan vekâletname aslını ya da kendisinin onayladığı örneğini sunması gerekir. Eksiklik, niteliğine göre tamamlanabilir dava şartı olarak ele alınabilir. Ancak vekâletname hiç yokken yapılan her işlemin kendiliğinden geçerli olduğu söylenemez; mahkemenin verdiği kesin süre ve sonradan onay hükümleri önemlidir.
Tarafın avukatla temsil edilmesi, bizzat açıklama yapma hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Buna karşılık usul işlemleri ve tebligat bakımından vekilin varlığı özel sonuç doğurur.
İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler
HMK m.50-52 dava ve taraf ehliyeti; HMK m.73-83 davaya vekâlet; HMK m.114/1-f ve 115 dava şartı eksikliğinin giderilmesi; Avukatlık Kanunu m.35 ve 56 avukatın tekel alanı ve vekâletname örneği bakımından birlikte uygulanır.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli, 2019/1629 E. ve 2021/246 K. sayılı kararında, avukat olmayan kişinin taraf adına temyizden feragat beyanında bulunamayacağı kabul edilmiştir. Daire, işlemin tarafın bizzat kendisi veya usulüne uygun yetkilendirilmiş avukat tarafından yapılması gerektiğini belirterek dosyayı mahkemesine iade etmiştir.
Karar, özellikle feragat, kabul ve kanun yolundan vazgeçme gibi ağır sonuçlu işlemlerde temsil yetkisinin şeklen değil gerçekten bulunması gerektiğini gösterir.
Süreler, görevli ve yetkili merci
HMK 71 bağımsız bir dava veya süre öngörmez. Görevli ve yetkili mahkeme, esas uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Taraf bizzat veya avukatla hareket etse de dava, cevap, istinaf ve temyiz süreleri değişmez.
Usulsüz temsil, özellikle kanun yolu süresinin kaçırılması bakımından ciddi risk taşır. Avukat olmayan kişinin verdiği dilekçeye güvenilmesi, sürenin korunmasını sağlamayabilir.
İspat, delil ve usul sorunları
Vekâletname, yetki belgesi, tüzel kişi imza sirküleri, ticaret sicili kaydı, vesayet veya velayet kararı gibi belgeler temsil sıfatını gösterir. Özel yetki gerektiren sulh, feragat, kabul, ibra, yemin teklifi ve tahkim gibi işlemler için HMK m.74 ayrıca incelenmelidir.
Elektronik ortamdan sunulan vekâletname örneğinin kaynağı, avukatın onayı ve UYAP kayıtları uygulamada önem taşır.
Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme
Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.
Sık yapılan hatalar
- Avukat olmayan yakının taraf adına dava veya kanun yolu dilekçesi verebileceğini düşünmek.
- Kanuni temsil ile avukatla temsil kavramlarını karıştırmak.
- Özel yetki gerektiren işlem için genel vekâletnameyi yeterli sanmak.
- Vekâletname eksikliği için verilen kesin süreyi kaçırmak.
Hukuki değerlendirme
Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.
Günser + Partners ile iletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynak ve doğrulama notu
- Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-71-genel-olarak-7ec0c0b6.pdf
- Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
- Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
- Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Dava ehliyeti bulunan kişi kural olarak kendi davasını açıp takip edebilir. Bazı özel süreçlerde hukuki yardım zorunlu olmasa da teknik riskler yüksek olabilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.