İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Bir Yerde Geçici Olarak Oturanlara Karşı Açılacak Davalarda Yetki

Memur, işçi, öğrenci ve asker gibi geçici oturan kişilere karşı alacak ve taşınır davalarında yetkili mahkeme, şartlarıyla birlikte açıklanmıştır.

Davalının yerleşim yeri, hukuk davalarında genel yetkili mahkemeyi belirler. Ancak eğitim, çalışma, askerlik veya kamu görevi nedeniyle başka bir yerde uzun süre bulunan kişiye karşı yalnızca nüfus kayıtlarındaki yerleşim yerinde dava açılmasını zorunlu tutmak her zaman makul değildir. HMK madde 8, belirli alacak ve taşınır mal davalarında davalının uzun süre bulunacağı geçici oturma yeri mahkemesine de yetki tanır.

HMK Madde 8'in Şartları

Bu özel yetki kuralının uygulanabilmesi için dört unsur birlikte bulunmalıdır:

  1. Davalı bir yerde geçici olarak oturmalıdır.
  2. Bu bulunma hâlinin uzunca bir süre devam edebileceği anlaşılmalıdır.
  3. Dava bir alacak veya taşınır mala ilişkin olmalıdır.
  4. Dava geçici olarak bulunulan yerde açılmalıdır.

Kanundaki memur, işçi, öğrenci ve asker ifadeleri örnektir. Uzun süreli tedavi, proje görevi veya mesleki çalışma nedeniyle başka yerde yaşayan kişiler de somut koşullara göre kapsamda değerlendirilebilir.

Geçici Oturma ile Yerleşim Yeri Arasındaki Fark

Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Geçici oturma yeri ise sürekli yerleşme niyeti olmaksızın fiilen bulunulan yerdir. HMK 8'in uygulanması için kişinin adres kayıt sisteminde o yeri yerleşim yeri olarak göstermesi şart değildir.

Bununla birlikte birkaç günlük seyahat, kısa süreli iş ziyareti veya belirsiz konaklama yetki kurmaz. Mahkeme, bulunmanın süresini ve devam etme ihtimalini iş sözleşmesi, öğrenci kaydı, görevlendirme belgesi, kira sözleşmesi ve benzeri delillerle değerlendirir.

Hangi Davalarda Uygulanır?

HMK 8 yalnızca alacak ve taşınır mal davaları için düzenlenmiştir. Taşınmazın aynına, kişisel duruma veya kanunda kesin yetkiye bağlanan başka uyuşmazlıklara genişletilemez.

Örneğin para alacağı, taşınırın teslimi veya taşınır mülkiyetine ilişkin bir dava şartları varsa geçici oturma yerinde açılabilir. Tapu iptali ve tescil davasında ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi uygulanır.

Yetki Seçimliktir

HMK 8, genel yetkili mahkemenin yetkisini kaldırmaz. Davacı, davalının yerleşim yeri mahkemesi ile şartları oluşmuş geçici oturma yeri mahkemesi arasında seçim yapabilir. Sözleşmenin ifa yeri, haksız fiilin işlendiği yer veya tüketici mahkemesine ilişkin özel hükümler de ayrıca yetki sağlayabilir.

Birden fazla yetki kuralı varsa davacı bunlardan birini kullanabilir. Kesin yetki bulunan hâller bu serbestinin dışındadır.

Hüküm Davacıya Değil Davalıya İlişkindir

Maddenin lafzı açıktır: özel yetki, bir yerde geçici olarak oturan kişiye karşı açılacak davalar içindir. Davacının geçici oturma yeri, tek başına HMK 8'e dayanılarak yetkili mahkeme oluşturmaz.

Davacının kendi geçici ikamet yerinde dava açma imkânı tüketici, iş veya sigorta hukukundaki özel yetki hükümlerinden doğabilir. Bu ihtimaller HMK 8'den ayrı değerlendirilmelidir.

Yetki İtirazı Nasıl İleri Sürülür?

HMK 8'deki yetki kuralı kesin değildir. Davalı, mahkemenin yetkisiz olduğunu ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürmelidir. Yetkili olduğunu düşündüğü mahkemeyi açıkça göstermemesi hâlinde itiraz usulden reddedilebilir.

Süresinde yetki itirazı yapılmazsa mahkeme, kesin yetki bulunmadığı için kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. Tarafların dilekçeler aşamasındaki tutumu bu nedenle belirleyicidir.

İcra Takiplerinde Uygulama

İİK madde 50 gereğince para veya teminat borçlarında icra dairesinin yetkisinde HMK'nın yetki hükümleri kıyasen uygulanır. Şartları varsa HMK 8, ilamsız icra takibinde de tartışılabilir. Ancak takip talebindeki borcun niteliği, borçlunun geçici ikametinin süresi ve sözleşmenin ifa yeri birlikte değerlendirilmelidir.

Yetkisiz icra dairesinde başlatılan takip, özellikle itirazın iptali veya kaldırılması aşamasında usul sorunu yaratabilir. Borçlunun yetki itirazını süresinde ve yetkili daireyi göstererek yapması gerekir.

İspat Araçları

Geçici oturmanın uzun süreceğini göstermek için şu belgeler kullanılabilir:

  • İş sözleşmesi ve SGK kayıtları,
  • Öğrenci belgesi ve eğitim süresi,
  • Askerlik veya kamu görevlendirme yazısı,
  • Kira sözleşmesi ve abonelik kayıtları,
  • Kurum lojmanı tahsis belgesi,
  • Tedavi veya rehabilitasyon programı,
  • Fiili oturmayı gösteren resmî yazışmalar.

Tek bir kısa tarihli konaklama belgesi çoğu zaman yeterli olmaz. Davanın açıldığı tarihte geçici oturmanın devam ediyor olması önemlidir.

Sık Yapılan Hatalar

Davacının geçici adresini HMK 8'e dayanak göstermek, her dava türünde bu kuralı uygulamak, birkaç günlük bulunmayı uzun süreli oturma saymak, kesin yetki kurallarını gözden kaçırmak ve yetki itirazında yetkili mahkemeyi belirtmemek sık görülen hatalardır.

Hukuki Değerlendirme

HMK 8, davalıya ulaşılabilirliği ve yargılamanın pratik yürütülmesini kolaylaştıran sınırlı bir seçimlik yetki kuralıdır. Maddenin uygulanması için davalının fiilen ve uzun süreli biçimde o yerde bulunması ile uyuşmazlığın alacak veya taşınır mala ilişkin olması şarttır.

Geçici oturmanın ispatlanamaması, maddenin davacı yönünden yanlış uygulanması veya yetki itirazının usulüne uygun ileri sürülmemesi davanın gereksiz yere uzamasına neden olabilir. Görev ve yetki değerlendirmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Öğrencinin orada uzunca süre oturacağı ve davanın alacak veya taşınır mala ilişkin olduğu kanıtlanırsa açılabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.