İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

Yargılamanın Hâkim Tarafından Sevk ve İdaresi

Hâkimin yargılamayı yönetme yetkisi, uygunsuz veya ilgisiz dilekçenin yeniden düzenlenmesi ve usul düzeninin korunması.

Davanın vakıalarını taraflar getirir; fakat yargılamanın düzenli, makul sürede ve usule uygun yürütülmesinden hâkim sorumludur. HMK m. 32, hâkime yargılama düzenini koruma ve okunamayan, ilgisiz veya uygunsuz dilekçenin yeniden düzenlenmesini isteme yetkisi verir.

Hukuki Düzenlemenin Amacı ve Kapsamı

Sevk ve idare; duruşma günü verilmesi, tebligat, dosyanın işlem sırası ve duruşma düzeni gibi şekli işlemler yanında, kanunun izin verdiği ölçüde yargılamanın açıklığa kavuşturulmasına yönelik yönetim tedbirlerini kapsar. Bu yetki tarafların iddia ve savunma yükünü hâkimin üstlenmesi anlamına gelmez.

İlgili Mevzuat Hükümleri

HMK m. 32/1’e göre yargılamayı hâkim sevk ve idare eder ve düzenin bozulmaması için gerekli tedbirleri alır. İkinci fıkraya göre okunamayan, uygunsuz veya ilgisiz dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun süre verilir; ilk dilekçe dosyada kalır ve sürede yeni dilekçe verilmezse ikinci kez süre tanınmaz. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi HMK m. 31; hukuki dinlenilme hakkı HMK m. 27 ile sınır ve içerik kazanır.

Uygulamada Nasıl Değerlendirilir?

Mahkeme, hakaret içeren veya uyuşmazlıkla ilgisiz uzun açıklamalar bulunan dilekçeyi doğrudan yok saymamalı; yeniden düzenleme için süre vermelidir. İlk dilekçe dosyadan çıkarılmaz. Hâkim, yargılama düzenini sağlarken tarafsızlığını korumalı ve bir taraf adına yeni vakıa veya delil yaratmamalıdır.

Yargıtay Uygulaması

Hukuk Genel Kurulu kararlarında, iddia ve savunma sınırlarını aşan aşağılayıcı ifadeler içeren dilekçenin HMK m. 32/2 uyarınca yeniden düzenlettirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Başka kararlarda hâkimin sevk ve aydınlatma yetkisi kapsamında, usulüne uygun biçimde dayanılan yemin delilinin taraflara hatırlatılabileceği belirtilmiştir.

Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar

Öğretide baskın yaklaşım, usul kurallarının şekilcilik amacıyla değil; öngörülebilir, denetlenebilir ve adil bir yargılama sağlamak için uygulanması gerektiği yönündedir. Bununla birlikte, açık kanun hükmünün sonuçları yorum yoluyla etkisiz hâle getirilemez.

Somut Olaylarda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Dilekçe; uyuşmazlıkla bağlantılı vakıa, hukuki neden ve sonuç talebi etrafında kurulmalıdır. Kişisel saldırı, mahkemeyi hedef alan ifadeler ve dosyayla ilgisiz belgeler çıkarılmalıdır. Mahkemenin verdiği yeniden düzenleme süresi kaçırılmamalı; yeni metin ilk dilekçedeki haklı iddia ve talepleri kaybettirmeyecek şekilde hazırlanmalıdır.

Süreler, Görevli ve Yetkili Merci

Madde özel görev veya yetki kuralı getirmez. Yeniden düzenleme için süre hâkim tarafından belirlenir ve kural olarak ikinci kez süre verilemez. Bu ara işlemin kanun yoluna etkisi, nihai kararla birlikte ve somut hak kaybı çerçevesinde değerlendirilir.

İspat, Delil ve Usul Sorunları

Duruşma tutanakları, ara kararlar ve dilekçeler yargılamanın sevkine ilişkin uyuşmazlıkta temel kayıtlardır. Hâkimin taraflardan birine eşitsiz davranıldığı iddiası, somut usul işlemleri ve tutanaklarla gösterilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Hâkimin sevk yetkisini sınırsız takdir sanmak.
  • Uygunsuz dilekçeyi doğrudan dosyadan çıkarmak.
  • Yeniden düzenleme için verilen süreyi kaçırmak.
  • Hâkimin davayı aydınlatma ödevini tarafın ispat yükünü üstlenmesi gibi yorumlamak.
  • Dilekçede kişisel saldırı ve ilgisiz anlatıma yer vermek.

Hukuki Değerlendirme

Yargılamanın sevk ve idaresi, keyfî müdahale değil, tarafların eşit ve düzenli biçimde dinlenmesini sağlayan usul yetkisidir. Taraflar da dilekçelerini hukuki tartışma sınırında tutarak bu düzenin kurulmasına katkı sağlamalıdır.

Günser + Partners ile İletişim

Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar ve Doğrulama Notu

Bu içerik, aşağıdaki kaynaklar esas alınarak 31.07.2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Karar künyeleri yalnızca ayrıca doğrulanabilen örneklerle sınırlı tutulmuş; doğrulanamayan karar numaraları metne alınmamıştır. Somut uyuşmazlıkta UYAP ve resmî karar veri tabanından güncel içtihat taraması ayrıca yapılmalıdır.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, güncel konsolide metin: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf
  • İncelenen kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-32-yargilamanin-sevk-ve-idaresi-af51c4cd.pdf

Sık Sorulan Sorular

HMK m. 32/2, ilk dilekçenin dosyada kalacağını açıkça belirtir; yeniden düzenleme istenir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.