İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Birden Fazla Davalıya Karşı Açılan Davalarda Yetkili Mahkeme

Birden fazla davalıya karşı açılan davalarda yetkili mahkeme, ortak yetki, yetki itirazı ve davanın ayrılması HMK 7 kapsamında incelenmiştir.

Bir davada birden fazla kişinin davalı gösterilmesi, davacının dilediği yerde dava açabileceği anlamına gelmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi, birden fazla davalının bulunduğu davalarda temel yetki kuralını belirlemekte; aynı zamanda yapay biçimde yetkili mahkeme oluşturulmasını önleyen özel bir güvence getirmektedir.

HMK Madde 7 Ne Düzenler?

HMK m.7/1 uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak uyuşmazlığın hukuki sebebi bakımından kanun, davalıların tamamı için ortak yetkili bir mahkeme belirlemişse dava bu ortak yetkili mahkemede görülür.

Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu vardır:

  1. Ortak yetki öngören özel bir düzenleme yoksa davacı, davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesini seçebilir.
  2. Kanun, bütün davalılar yönünden aynı mahkemeyi ortak yetkili kılmışsa davanın o mahkemede açılması gerekir.

“Ortak yetkili mahkeme” kavramı geniş yorumlanmamalıdır. Bir kanun hükmünün davacıya birden fazla seçimlik yetki tanıması, her olayda HMK m.7 anlamında kesin ortak yetki doğurmaz.

Haksız Fiilden Doğan Davalarda Durum

Haksız fiilden doğan davalarda HMK m.16; haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerini yetkili kabul eder. Bu hüküm davacıya seçim hakkı veren özel bir yetki kuralıdır.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 13.06.2022 tarihli, 2022/6685 E. ve 2022/10715 K. sayılı kararında, HMK m.16'nın somut olayda kesin yetki oluşturmadığı; davacının genel veya özel yetkili mahkemelerden birini seçebileceği kabul edilmiştir. Buna karşılık bazı eski kararlarda, zarar görenin yerleşim yeri bütün davalılar bakımından ortak yetkili mahkeme olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın türü, talep sonucu ve davalılar arasındaki hukuki ilişki birlikte incelenmelidir.

Davalılardan Birinin Yerleşim Yerinde Dava Açılması

Davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılan dava, kural olarak diğer davalılar bakımından da yetkili yerde açılmış sayılır. Bunun için davalılar arasında aynı davada birlikte yer almalarını haklı gösteren gerçek bir hukuki veya fiilî bağlantı bulunmalıdır.

Birbiriyle ilgisiz taleplerin veya farklı hukuki ilişkilerin sırf belirli bir mahkemede görülmesini sağlamak amacıyla tek dava içinde birleştirilmesi korunmaz.

Yapay Yetki Oluşturulması ve Davanın Ayrılması

HMK m.7/2, davalılardan birinin sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye götürülmesi amacıyla davaya dâhil edilmesini önler. Mahkeme bu amacı deliller veya belirtilerle tespit ederse, ilgili davalının itirazı üzerine onun hakkındaki davayı ayırır ve yetkisizlik kararı verir.

Bu sonucun doğabilmesi için:

  • Davalının yetki itirazında bulunması,
  • Davanın o davalıyı başka yere götürmek amacıyla açıldığının delil veya belirtilerle anlaşılması,
  • Davalılar arasındaki bağlantının görünüşte veya yapay olması

gerekir.

Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?

Kesin yetki bulunmayan davalarda yetki itirazı ilk itirazdır. Davalı, itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmeli ve yetkili mahkemeyi açıkça göstermelidir. Birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmelidir. Aksi takdirde itiraz dikkate alınmaz.

Süresinde ve usulüne uygun yetki itirazı yapılmazsa, dava yetkisiz bir mahkemede açılmış olsa bile o mahkeme yetkili hâle gelir. Kesin yetki hâllerinde ise mahkeme yetkiyi kendiliğinden gözetir.

Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?

HMK m.7 yalnızca coğrafi yetkiyi düzenler; hangi mahkeme türünün görevli olduğunu belirlemez. Görev, uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca tespit edilir. Örneğin:

  • Genel malvarlığı uyuşmazlıklarında asliye hukuk mahkemesi,
  • Ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi,
  • Tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi,
  • İş uyuşmazlıklarında iş mahkemesi,
  • Kira ilişkisinden doğan davalarda sulh hukuk mahkemesi

görevli olabilir.

İspat ve Delil Sorunları

HMK m.7/2 kapsamında yapay yetki iddiasında bulunan davalı, bu iddiasını somutlaştırmalıdır. Taraflar arasındaki sözleşmeler, ödeme kayıtları, yazışmalar, dava öncesi ihtarlar, davalıların olayla bağlantısını gösteren belgeler ve taleplerin birbirinden bağımsız olup olmadığı önem taşır.

Mahkeme yalnız taraf isimlerine değil, dava dilekçesindeki vakıalara ve her davalıya yöneltilen talebin hukuki dayanağına bakar.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bir davalının adresine dayanılarak ilgisiz kişilerin aynı davaya eklenmesi,
  • Kesin yetki ile seçimlik yetkinin karıştırılması,
  • Yetki itirazında yetkili mahkemenin belirtilmemesi,
  • Yetki itirazının cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülmesi,
  • Görev ve yetki kavramlarının aynı olduğu sanılarak yanlış mahkemeye başvurulması,
  • Haksız fiil davalarında HMK m.16'nın her durumda kesin yetki doğurduğunun kabul edilmesi.

Hukuki Değerlendirme

Birden fazla davalının bulunduğu dosyalarda yetki incelemesi, yalnız adres karşılaştırmasıyla yapılamaz. Davanın sebebi, davalılar arasındaki bağlantı, özel yetki kuralları ve talebin her davalı bakımından dayanağı birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış yerde dava açılması, dosyanın gönderilmesi sürecinde ciddi zaman kaybına ve bazı durumlarda dava açılmamış sayılma sonucuna yol açabilir.

Günser + Partners ile İletişim

Birden fazla davalıya karşı açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemenin dava öncesinde doğru belirlenmesi önemlidir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı uygulaması çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kural olarak hayır. Dava, davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir. Ancak talepler arasında gerçek bağlantı yoksa veya yapay yetki oluşturulduğu anlaşılırsa ilgili davalı yönünden ayırma ve yetkisizlik kararı verilebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.