Medeni Usul Hukuku · · ≈2 dk okuma
HMK 90 Sürelerin Belirlenmesi
Kanuni ve hâkim tarafından belirlenen sürelerin farkı, süre hesabı, kesin süre, adli tatil ve eski hâle getirme HMK 90 kapsamında açıklandı.
Hukuk yargılamasında süreler, tarafların usuli işlemleri ne zaman yapabileceğini ve hakkın ne zaman düşeceğini belirler. HMK 90, süreleri kanunda belirtilen süreler ve hâkim tarafından tespit edilen süreler olarak ikiye ayırır. Bu ayrım, sürenin uzatılıp uzatılamayacağı ve kaçırılmasının sonuçları bakımından önemlidir.
Kanuni Süre Nedir?
Doğrudan kanunda belirtilen süre kanuni süredir. İstinaf süresi, cevap süresi veya bilirkişi raporuna itiraz için öngörülen kanuni süreler buna örnektir. Kanunda açık bir istisna bulunmadıkça hâkim kanuni süreyi artıramaz veya azaltamaz. Taraflar için öngörülen kanuni süreler kural olarak kesindir.
Hâkimin Belirlediği Süre
Kanun belirli bir işlem için süreyi hâkime bırakmışsa hâkim dosyanın niteliğine göre uygun süre verir. Hâkim, kendi belirlediği süreyi haklı sebeplerle artırabilir veya azaltabilir. Ancak sürenin kesin olduğuna karar verilmişse HMK 94’teki ihtarın açık yapılması ve yapılacak işlemin tereddütsüz gösterilmesi gerekir.
Süre Ne Zaman Başlar?
HMK 91’e göre süreler kural olarak taraflara tebliğ tarihinden; kanunda açıkça öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar. Süre gün olarak belirlenmişse tebliğ veya tefhim günü hesaba katılmaz. Hafta, ay veya yıl olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta, ay veya yıl içinde karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer.
Son Gün Tatil Gününe Rastlarsa
HMK 93 gereğince sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Elektronik ortamda yapılabilen işlemlerde UYAP sistemi ve ilgili düzenlemeler ayrıca dikkate alınır. Teknik arızaya güvenilerek işlem son dakikaya bırakılmamalıdır.
Kesin Süre ve Sonuçları
Hâkim tarafından kesin süre verilirken yapılacak iş, süre ve uyulmamanın sonucu açıkça ihtar edilmelidir. Kesin süre içinde işlem yapılmazsa taraf o işlemi yapma hakkını kaybeder. Ancak verilen süre objektif olarak yetersizse, ihtar belirsizse veya işlem tarafın imkânı dışında bir kuruma bağlıysa hukuki dinlenilme hakkı ve ölçülülük yönünden değerlendirme yapılır.
Eski Hâle Getirme
Taraf, kendi kusuru olmaksızın kesin süreyi kaçırmışsa HMK 95 ve devamı uyarınca eski hâle getirme talep edebilir. Engel ortadan kalktıktan sonra iki hafta içinde başvurulmalı ve kaçırılan işlem de aynı anda yapılmalıdır. İlk derece ve istinaf aşamalarında başvuru mercii, kaçırılan işleme göre belirlenir.
Adli Tatilin Etkisi
Adli tatile tabi dava ve işlerde, sürenin sonu adli tatil dönemine rastlarsa HMK 104 uyarınca süre adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Adli tatilde görülen işler bakımından bu uzama uygulanmaz. Özel kanun hükümleri saklıdır.
Hukuki Değerlendirme
Süre hesabı yalnız takvim hesabı değildir. Tebligatın geçerliliği, sürenin kanuni veya hâkim tarafından belirlenmiş olması, adli tatil, elektronik tebligat ve özel kanun hükümleri birlikte incelenmelidir. Bir günlük hata dahi başvurunun esası incelenmeden reddine yol açabilir.
Sonuç ve Hukuki Destek
Hukuki sürelerin yanlış hesaplanması veya kesin sürenin sonuçlarının gözden kaçırılması çoğu zaman telafisi mümkün olmayan hak kayıpları doğurur. Dosyanızdaki sürelerin ve başvuru yollarının değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
<!-- Editoryal doğrulama tarihi: 31 Temmuz 2026. Kaynak taslak: blog-mevzuat-hmk-madde-90-surelerin-belirlenmesi-14b1612b.pdf. Mevzuat: ilgili kanunların güncel konsolide metinleri. -->
Sık Sorulan Sorular
Kanunda açık istisna yoksa uzatamaz.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.