Medeni Usul Hukuku · · ≈5 dk okuma
HMK Madde 72 Kapsamında Davaya Vekâlet ve Temsil Hükümleri
HMK 72 kapsamında davaya vekâlet, temsil yetkisi, vekâletnamenin kapsamı, tarafın ölümü ve usulî sonuçlar güncel hükümlerle ayrıntılı açıklanmıştır.
Bir hukuk davasının avukat aracılığıyla açılması ve takip edilmesi yalnızca noter vekâletnamesinin dosyaya sunulmasından ibaret değildir. Vekilin mahkeme önündeki yetkisi, vekâlet verenle arasındaki iç ilişki, özel yetki gerektiren işlemler ve temsil ilişkisinin sona ermesi farklı kurallara tabidir. HMK madde 72, bu alanı tek başına düzenlemez; özel hükümler saklı kalmak üzere borçlar hukukundaki temsil kurallarına gönderme yapar.
HMK Madde 72 Ne Düzenler?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 72. maddesi, davanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde önce özel kanun hükümlerinin uygulanacağını, özel hüküm bulunmayan noktaların ise borçlar hukukunun temsile ilişkin kurallarıyla tamamlanacağını kabul eder.
Madde metninde 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'na atıf bulunması uygulamada tereddüt yaratabilmektedir. 818 sayılı Kanun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle kaldırılmıştır. Eski Kanuna yapılan atıflar, karşılığı bulunan güncel hükümlere yapılmış sayılır. Bu nedenle HMK 72 bugün, başta TBK'nın yetkili temsil ve vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
Davaya Vekâlet ile Vekâlet Sözleşmesi Aynı Şey Değildir
Vekâlet sözleşmesi, avukat ile müvekkil arasındaki iç ilişkiyi düzenler. Avukatın işi hangi kapsamda yürüteceği, ücret, masraf, bilgi verme ve özen borcu bu ilişkinin konusudur. Davaya vekâlet ise mahkeme önündeki temsil yetkisidir.
Bu ayrımın pratik sonucu açıktır: Avukat ile müvekkil arasında geçerli bir ücret sözleşmesi bulunması, tek başına mahkeme önünde temsil yetkisi vermez. Buna karşılık usulüne uygun vekâletname, dış ilişkide temsil yetkisini gösterse de ücret ve işin kapsamına ilişkin bütün iç ilişki sorunlarını çözmez.
Özel Yetki Gerektiren İşlemler
HMK madde 74 uyarınca bazı işlemlerin yapılabilmesi için vekâletnamede açık özel yetki bulunmalıdır. Sulh olmak, hâkimi reddetmek, davanın tamamını ıslah etmek, yemin teklif etmek veya yemini kabul, iade ya da reddetmek, haczi kaldırmak, tahkim ve hakem sözleşmesi yapmak, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunmak, davadan veya kanun yollarından feragat etmek, karşı tarafı ibra etmek, davayı kabul etmek, yargılamanın iadesi yoluna gitmek, hâkimlerin fiilleri nedeniyle Devlet aleyhine tazminat davası açmak ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bazı haklarla ilgili işlemler özel yetki gerektirir.
Vekâletnamede genel ifadeler bulunması her işlem için yeterli kabul edilmez. Özellikle feragat, kabul, sulh ve ibra gibi uyuşmazlığı sona erdiren işlemlerde yetki metni dikkatle incelenmelidir.
Vekâletnamenin Sunulmaması veya Yetkinin Eksik Olması
Vekil, dava açarken veya yargılama sırasında usulüne uygun vekâletname sunmalıdır. HMK'nın vekâletnamesiz işlem yapılmasına ilişkin hükümleri, mahkemenin kesin süre vermesine ve gecikmesinde zarar doğabilecek işlemlerin geçici olarak yapılmasına imkân tanır. Verilen süre içinde vekâletname sunulmaz veya yapılan işlem müvekkil tarafından kabul edilmezse dava yahut işlem bakımından ciddi usulî sonuçlar doğabilir.
Eksiklik, her durumda doğrudan davanın reddi anlamına gelmez. Mahkemenin hangi eksikliğin tamamlanabilir olduğunu belirlemesi, uygun süre vermesi ve sonucunu açıkça ihtar etmesi gerekir.
Tarafın Ölümü Vekâlet İlişkisini Nasıl Etkiler?
TBK madde 513'e göre sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekâlet verenin ya da vekilin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflasıyla sona erer. Ancak her olayda yalnızca bu hükme bakılarak işlem yapılamaz. Davanın niteliği, vekâletnamenin kapsamı, özel kanun hükümleri ve mirasçıların tutumu birlikte değerlendirilmelidir.
Yargılama sırasında tarafın ölmesi hâlinde mahkeme öncelikle taraf teşkilini sağlamalıdır. Mirasçılara geçen bir hak söz konusuysa mirasçılar belirlenmeli, mirasın reddi süresi ve HMK madde 55'teki bekleme düzeni gözetilmelidir. Ölen taraf adına eski vekile yapılan tebligatın geçerliliği de bu çerçevede ayrıca incelenir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli, 2018/5711 E. ve 2019/5380 K. sayılı kararında, tebliğden önce ölen taraf yönünden vekâlet ilişkisinin sona erdiği kabul edilerek vekile yapılan tebligat geçersiz sayılmış ve mirasçıların belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, ölüm olgusunun mahkemece şeklen geçiştirilemeyeceğini göstermektedir.
Vekilin Azli ve İstifası
Müvekkil avukatı azledebilir; avukat da görevden çekilebilir. Ancak azil veya çekilmenin iç ilişkideki sonuçları ile yargılama bakımından hüküm doğurduğu an aynı olmayabilir. Mahkemeye bildirim, karşı tarafa veya müvekkile tebligat ve Avukatlık Kanunu'ndaki geçiş süresi kuralları dikkate alınmalıdır.
Avukatlık Kanunu madde 41 uyarınca görevden çekilen avukatın vekâlet görevi, çekilme bildiriminin müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün daha devam eder. Bu düzenleme, müvekkilin ani hak kaybına uğramasını önlemeye yöneliktir. İstifa dilekçesi verildiği anda bütün sorumluluğun sona erdiği varsayımı doğru değildir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
HMK 72 bağımsız bir dava türü yaratmaz. Görevli ve yetkili mahkeme, asıl uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. İş, aile, tüketici, ticaret veya genel görevli hukuk mahkemesinde görülen davada vekâlet sorunu, aynı dosya içinde usul meselesi olarak incelenir.
Avukat ile müvekkil arasındaki ücret veya sorumluluk uyuşmazlığı ise ayrı bir dava oluşturabilir. Bu davada görev, ilişkinin tüketici işlemi sayılıp sayılmadığı, uyuşmazlığın ticari niteliği ve talebin hukuki sebebine göre ayrıca belirlenmelidir.
İspat ve Delil Sorunları
Davaya vekâlet konusunda başlıca deliller şunlardır:
- Noterlikçe düzenlenen vekâletname veya güvenli elektronik imzalı yetki belgesi,
- UYAP kayıtları ve dosyaya sunulan azil ya da istifa bildirimleri,
- Tebligat evrakı,
- Ölüm ve nüfus kayıtları,
- Avukatlık sözleşmesi, ücret makbuzları ve yazışmalar,
- Müvekkilin sonradan verdiği icazeti gösteren beyan ve belgeler.
Mahkeme, temsil yetkisini kamu düzeniyle bağlantılı usul güvenceleri nedeniyle kendiliğinden de inceleyebilir. Ancak iç ilişkinin kapsamı ve ücret uyuşmazlığı, kural olarak tarafların iddia ve delilleri üzerinden çözülür.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hata, vekâletname ile vekâlet sözleşmesini aynı belge ve aynı hukuki ilişki gibi değerlendirmektir. Bunun yanında özel yetki aranmadan feragat veya sulh işlemi yapılması, ölümden sonra eski vekile yapılan tebligatın otomatik olarak geçerli sayılması, çekilme bildiriminin tebliği beklenmeden dosyanın sahipsiz bırakılması ve tüzel kişi temsilcisinin yetki zincirinin incelenmemesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Hukuki Değerlendirme
Davaya vekâlet, yalnızca şekli bir yetki belgesi meselesi değildir. Temsil yetkisinin kaynağı, kapsamı, özel yetki gerektiren işlemler, ölüm veya azil gibi sona erme nedenleri ve tebligatın muhatabı birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle tarafın ölümü, tüzel kişinin temsil organının değişmesi veya uyuşmazlığı sona erdiren bir işlem yapılması hâlinde dosyanın usulî geçmişi ayrıntılı biçimde incelenmeden işlem tesis edilmesi doğru değildir.
Bu tür uyuşmazlıklarda vekâletnamenin kapsamının yanlış yorumlanması, taraf teşkilinin tamamlanmaması veya tebligatın yetkisiz kişiye yapılması kanun yolu sürelerini ve hükmün geçerliliğini doğrudan etkileyebilir. Somut dosyanızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. HMK madde 74'te sayılan işlemler için açık özel yetki gerekir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.