Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 34 Kapsamında Hâkimin Yasaklılık Sebepleri
Hâkimin taraf, eş, hısım, nişanlı veya önceki temsil ilişkisi nedeniyle davaya bakamaması ve yasaklılığın usul sonuçları ayrıntılı açıklanmıştır.
Tarafsız mahkeme hakkı, hâkimin yalnızca fiilen tarafsız olmasını değil, tarafsızlığı konusunda objektif güven vermesini de gerektirir. Bazı yakınlık ve menfaat ilişkilerinde kanun ayrıca bir kuşku araştırması yapmadan hâkimin davaya bakmasını yasaklar. HMK madde 34'teki hâllerde hâkim, tarafların talebi olmasa bile kendiliğinden çekinmek zorundadır.
Yasaklılık ile Hâkimin Reddi Arasındaki Fark
Yasaklılık sebepleri HMK 34'te sınırlı ve objektif olarak sayılmıştır. Bu hâllerden biri varsa hâkim davaya bakamaz; taraflar kabul etse bile görevine devam edemez.
Hâkimin reddi ise HMK 36'da düzenlenen, tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli sebeplere dayanır. Ret talebi süreye ve özel usule tabidir. Yasaklılıkta ise sebep kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınabilir.
Hâkimin Kendi Davası veya Menfaati
Hâkim kendisine ait olan veya doğrudan ya da dolaylı biçimde ilgili bulunduğu davaya bakamaz. Menfaatin yalnızca parasal olması gerekmez. Davanın sonucu hâkimin hukuki durumunu, sorumluluğunu veya kişisel hakkını etkiliyorsa yasaklılık gündeme gelir.
Dolaylı ilginin varsayıma değil, objektif bağlantıya dayanması gerekir. Aynı hukuki görüşü daha önce benimsemiş olmak tek başına yasaklılık değildir.
Eş ve Eski Eşin Davası
Hâkim, aralarındaki evlilik bağı sona ermiş olsa bile eşinin davasına bakamaz. Boşanmış olmak yasaklılığı kaldırmaz. Kanun, geçmiş evlilik bağının tarafsızlık görünümünü etkilemeye devam edebileceğini kabul etmiştir.
Bu hüküm davanın tarafı olan eşe ilişkindir. Taraf vekilinin hâkimin eşi veya eski eşi olması aynı bent kapsamında doğrudan hâkim yasağı oluşturmayabilir; ancak Avukatlık Kanunu madde 13'te avukat yönünden özel çalışma yasağı ve somut olayda ret sebepleri ayrıca değerlendirilir.
Altsoy, Üstsoy ve Hısımlık
Hâkim, kendisinin veya eşinin altsoy ve üstsoyunun davasına bakamaz. Evlatlık bağı bulunan kişinin davası da yasak kapsamındadır.
Üçüncü derece dâhil kan hısımları ve evliliği oluşturan bağ sona ermiş olsa bile üçüncü derece dâhil kayın hısımlarının davalarında da yasaklılık vardır. Kardeş, amca, dayı, hala, teyze ve yeğen bu derece hesabı içinde yer alabilir.
Nişanlının Davası
Hâkim nişanlısının davasına bakamaz. Nişanlılığın resmî bir sicile kaydı bulunmadığından uyuşmazlık hâlinde ilişkinin somut olgularla tespiti gerekebilir. Sıradan arkadaşlık veya evlilik planı iddiası, nişanlılık olarak otomatik kabul edilmez.
Önceki Temsil veya Koruma Görevi
Hâkim, taraflardan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davaya bakamaz. Burada bağlantı aynı davaya ilişkindir. Hâkimin geçmişte tarafın başka bir işinde avukatlık yapmış olması doğrudan HMK 34/f kapsamında olmayabilir; fakat tarafsızlık şüphesi HMK 36 yönünden incelenebilir.
Hâkimin uyuşmazlık hakkında daha önce temsilci sıfatıyla bilgi edinmiş olması, tarafsız yargılama ve mesleki sır bakımından açık sakınca yaratır.
Hâkimin Kendiliğinden Çekinmesi
Yasaklılık sebebini fark eden hâkim çekinme kararı vermeli ve dosyanın yetkili merci tarafından başka hâkime gönderilmesini sağlamalıdır. Tarafın ayrıca ret talebi sunması şart değildir.
Yasaklı hâkimin işlemlerinin hukuki sonucu HMK madde 35 çerçevesinde ağırdır. Tarafların anlaşması yasağı gidermez; hüküm ve kararların geçerliliği üst mahkeme denetiminde etkilenebilir. Bu nedenle sebep öğrenildiğinde gecikmeden dosyaya bildirilmelidir.
Avukatlık Kanunu Madde 13 ile İlişki
Bir hâkim veya Cumhuriyet savcısının eşi, usul veya füruu ya da ikinci derece dâhil hısımı olan avukat, o hâkim veya savcının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapamaz. Bu düzenleme avukatın mesleki yasağıdır ve HMK 34'teki hâkim yasaklılığından ayrıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.01.2016 tarihli, 2015/15973 E. ve 2016/292 K. sayılı kararında, hâkim ile taraf vekili arasındaki eski eş ilişkisinin HMK 34 anlamında hâkimin yasaklılığı olmadığı; durumun Avukatlık Kanunu’nun 13. maddesindeki mesleki yasak bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İspat ve Usul
Nüfus kayıtları, evlilik ve boşanma belgeleri, evlatlık kayıtları, vesayet dosyaları, eski vekâletnameler ve mesleki sicil kayıtları yasaklılık sebebini gösterebilir. Sebep yalnızca söylentiye dayanıyorsa mahkeme veya merci gerekli araştırmayı yapar.
Taraf, sebebi öğrendiğinde açık ve ölçülü biçimde dosyaya sunmalıdır. Hâkimin kişiliğine yönelik suçlayıcı ifadeler yerine kanuni bağ ve belge gösterilmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
Yasaklılık ile ret sebebini karıştırmak, her geçmiş mesleki teması HMK 34/f saymak, hâkimin eski eşinin taraf vekili olmasını doğrudan tarafın eski eş olmasıyla aynı değerlendirmek ve tarafların muvafakatiyle yasaklılığın kalkacağını düşünmek sık hatalardır.
Hukuki Değerlendirme
HMK 34, tarafsızlığın somut olarak ihlal edilmesini beklemeden belirli ilişkilerde hâkimi dosyadan uzaklaştırır. Bu nedenle yasaklılık sebepleri dar ama kesin uygulanır. Objektif yasak bulunmayan durumlarda ise ret kurumu ve tarafsızlık görünümü ayrıca değerlendirilir.
Yasaklılık ile ret usulünün karıştırılması, yanlış merciye veya yanlış süreyle başvuru yapılmasına neden olabilir. Somut ilişkinin HMK 34, HMK 36 ve Avukatlık Kanunu bakımından değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Yasaklılık kamu düzenine ilişkindir ve tarafların anlaşmasıyla giderilemez.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.