İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

Haksız Fiilden Doğan Davalarda Hangi Mahkeme Yetkilidir?

Haksız fiil tazminat davalarında olay yeri, zarar yeri ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkisi güncel biçimde açıklanmaktadır.

Haksız fiilden doğan tazminat davalarında davacı tek bir yer mahkemesine bağlı değildir. HMK 16, genel yetkili mahkemeye ek olarak haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerini de yetkili kabul eder. Bu kural seçimlik yetki verir; kesin yetki oluşturmaz.

HMK Madde 16'nın Kapsamı

Maddeye göre haksız fiilden doğan davalar şu yerlerden birinde açılabilir:

  1. Davalının yerleşim yeri mahkemesi,
  2. Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi,
  3. Zararın meydana geldiği yer mahkemesi,
  4. Zararın gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi,
  5. Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.

Davacı bu yerlerden birini seçebilir. Dava bu seçeneklerden hiçbirine girmeyen bir yerde açılır ve davalı süresinde yetki itirazında bulunursa yetkisizlik kararı verilebilir.

Haksız Fiilin İşlendiği Yer ile Zarar Yeri Farklı Olabilir

Özellikle internet yayınları, ürün sorumluluğu, çevre zararı, trafik kazaları ve çok aşamalı ticari işlemlerde fiilin gerçekleştiği yer ile zararın ortaya çıktığı yer farklı olabilir. Kanun bu ihtimali dikkate alarak her iki yeri de yetkili kılmıştır.

Zararın yalnız ekonomik etkisinin hissedildiği her yer otomatik olarak "zarar yeri" sayılmaz. Zarar ile seçilen yer arasında somut ve hukuken anlamlı bağlantı bulunmalıdır. Aksi yaklaşım, davacının sınırsız biçimde mahkeme seçebilmesine yol açar.

Muhtemel Zarar Yerinde Açılabilecek Davalar

HMK 16 yalnız gerçekleşmiş zararları değil, zarar gelme ihtimalinin bulunduğu yeri de dikkate alır. Bu düzenleme özellikle saldırının önlenmesi, kişilik hakkının korunması ve devam eden tehlikenin durdurulmasına ilişkin davalarda önem taşır. Tehlikenin soyut değil, ciddi ve yakın olması gerekir.

Zarar Görenin Yerleşim Yeri

Zarar gören kişi, davayı kendi yerleşim yerinde de açabilir. Bu imkân gerçek ve tüzel kişiler bakımından uygulanabilir. Yerleşim yeri dava açıldığı tarihteki duruma göre belirlenir. Sırf dava açmak amacıyla geçici adres oluşturulması yetkiyi değiştirmez.

Yetki Kesin midir?

HMK 16'daki yetki kesin değildir. Mahkeme yetkisizliği kendiliğinden dikkate alamaz; davalı, cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak yetki itirazını ileri sürmelidir. İtirazda yetkili mahkeme veya mahkemeler de gösterilmelidir. Süresinde ve usulüne uygun itiraz yoksa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelebilir.

Birden fazla davalı bulunması hâlinde HMK 7 ile HMK 16 birlikte değerlendirilir. Ortak yetki kuralının gerçekten oluşup oluşmadığı, davalıların fiilleri ve dava sebebi bakımından ayrıca incelenmelidir.

Görevli Mahkeme Ayrı Bir Sorundur

HMK 16 yalnız yer itibarıyla yetkiyi düzenler. Davanın asliye hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici veya başka bir ihtisas mahkemesinde görülüp görülmeyeceği uyuşmazlığın taraflarına ve hukuki niteliğine göre belirlenir.

Örneğin trafik kazası nedeniyle sigorta şirketine yöneltilen talepte sigorta ve ticaret hükümleri; tüketici işlemiyle bağlantılı ürün zararında tüketici mahkemesi; iş kazasında iş mahkemesi gündeme gelebilir. Yetkili yer doğru seçilmiş olsa dahi görevli mahkeme yanlışsa görevsizlik kararı verilir.

Deliller ve Yetki İtirazı

Kaza tespit tutanağı, olay yeri kayıtları, sağlık belgeleri, zarar görenin yerleşim yeri kaydı, elektronik yayın erişim verileri ve zarar doğuran sonucun gerçekleştiği yerle ilgili belgeler yetki incelemesinde önem taşır. Yetki itirazı soyut bırakılmamalı; neden yetkisiz olduğu ve hangi mahkemenin yetkili bulunduğu açıkça gösterilmelidir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay, HMK 16'nın zarar görene seçimlik yetki sağladığını ve bu yetkinin kesin olmadığını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Zarar gören, kanunda sayılan mahkemelerden birinde dava açtığında davalının başka bir seçimlik yetkili yeri öne sürmesi davanın naklini gerektirmez.

Sık Yapılan Hatalar

  • HMK 16'yı kesin yetki kuralı sanmak.
  • Görev ile yetkiyi birbirine karıştırmak.
  • Zararın yalnız finansal etkisinin hissedildiği her yeri zarar yeri kabul etmek.
  • Yetki itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmemek.
  • Yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermemek.
  • Birden fazla davalıda ortak yetki kuralını incelememek.

Hukuki Değerlendirme

HMK 16 davacıya kolaylık sağlar; ancak sınırsız mahkeme seçme hakkı vermez. Fiil, zarar ve seçilen yer arasındaki bağlantı dava dilekçesinde somutlaştırılmalıdır. Ayrıca özel kanunlardaki yetki kuralları ve görevli mahkeme birlikte kontrol edilmelidir.

Haksız fiil davalarında yanlış yerde veya yanlış mahkemede dava açılması süre ve masraf kaybına neden olabilir. Somut olayın olay yeri, zarar yeri, tarafların sıfatı ve özel mevzuat yönünden değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Haksız fiile dayalı talep bakımından HMK 16 buna imkân verir. Sigorta hukukundaki özel yetki hükümleri de ayrıca değerlendirilmelidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.