Arabuluculuk · · ≈14 dk okuma
İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?
İşçilik alacakları ve işe iade için zorunlu arabuluculuk başvurusu; süreler, yetkili büro, deliller ve 2026 güncel dilekçe örneği rehberi.
İşçi ile işveren arasındaki ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ve benzeri birçok uyuşmazlıkta doğrudan iş mahkemesinde dava açılamaz. Öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekir. Ancak yalnızca arabuluculuk bürosuna müracaat etmek yeterli değildir. Karşı tarafın doğru gösterilmesi, talep kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmesi ve özellikle işe iade uyuşmazlıklarında hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması gerekir.
İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?
Zorunlu arabuluculuk, tarafların mutlaka anlaşmasını değil, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılan bir dava şartıdır. Arabulucu hâkim gibi karar vermez; tarafların kendi iradeleriyle çözüm üretmesine yardımcı olur. Anlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık iş mahkemesine taşınabilir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesine göre kanuna, bireysel iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile tazminatları ve işe iade talepleri bakımından arabulucuya başvuru dava şartıdır. Aynı alacak ve tazminatlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da güncel düzenleme kapsamında zorunlu arabuluculuğa tabidir.
Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığı anlaşılırsa mahkeme, başka bir işlem yapmadan davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder. Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamaması hâlinde ise son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmelidir.
Hangi İşçilik Alacaklarında Arabuluculuk Zorunludur?
Somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki talepler zorunlu arabuluculuğun konusu olabilir:
- Kıdem tazminatı,
- İhbar tazminatı,
- Ödenmeyen ücret ve ücret farkları,
- Fazla çalışma ücreti,
- Hafta tatili ücreti,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücreti,
- Kullanılmayan yıllık izin ücreti,
- Prim, ikramiye, yol ve yemek alacakları,
- Ayrımcılık tazminatı,
- Kötüniyet tazminatı,
- Sendikal tazminat,
- Bakiye süre ücreti,
- Cezai şart alacağı,
- İşe iade talebi,
- İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti,
- İşverenin işçiden talep ettiği zarar veya sözleşmeden doğan alacaklar.
Bu liste her dosyada kullanılacak standart bir talep listesi değildir. İşçinin gerçekte sahip olmadığı alacakların başvuruya eklenmesi doğru olmadığı gibi, mevcut bir talebin unutulması da daha sonra dava şartı yönünden sorun doğurabilir.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Uyuşmazlıkları
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla bağlantılı tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı uygulanmaz. Bu uyuşmazlıklar 7036 sayılı Kanun'un 3/3. maddesiyle açıkça kapsam dışında bırakılmıştır.
Bu istisna, iş kazasına ilişkin her uyuşmazlığın hiçbir şekilde arabuluculuğa elverişli olmadığı anlamına gelmez. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği talepler bakımından ihtiyari arabuluculuk ayrıca değerlendirilebilir. Ancak dava şartı ile ihtiyari arabuluculuk birbirine karıştırılmamalıdır.
Arabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?
Başvuru;
- Karşı tarafın yerleşim yerindeki,
- Karşı taraf birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya
- İşin yapıldığı yerdeki
arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde başvuru, bu işle görevli yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
İşçinin fiilen çalıştığı yer ile işveren şirketin ticaret sicilindeki merkez adresi farklı olabilir. Özellikle şube, taşeron, alt işveren, holding veya grup şirketi bulunan işyerlerinde karşı tarafın ve yetkili büronun belirlenmesi dikkatle yapılmalıdır.
Yanlış yerde başvuru yapılması hâlinde karşı taraf, arabuluculuk bürosunun yetkisine ilişkin itirazını en geç ilk toplantıda ve dayanak belgeleriyle ileri sürebilir. Yetki tartışması, süre bakımından riskli olan işe iade dosyalarında ayrıca önem taşır.
Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?
Başvuru, arabuluculuk bürosuna verilecek dilekçe veya başvuru formuyla yapılabilir. Başvuranın kimlik ve iletişim bilgileri, karşı tarafın bilinen adresi ve uyuşmazlık konusu açıkça gösterilmelidir.
Başvuruda uzun bir dava dilekçesi hazırlanması zorunlu değildir. Buna karşılık birkaç satırlık, belirsiz ve hangi alacakların talep edildiği anlaşılmayan bir açıklama da yeterli görülmemelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 1 Nisan 2024 tarihli, 2024/3015 Esas ve 2024/6264 Karar sayılı kararında; 2 Haziran 2018 tarihinden sonraki başvurularda, arabuluculuğa konu edilen alacak ve tazminat kalemlerinin açıkça belirtilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Son tutanakta yer almayan alacaklar yönünden dava şartının gerçekleşmediği ve davanın usulden reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle yalnızca:
"İşçilik alacaklarımın ödenmesini istiyorum."
veya
"Kıdem tazminatı ve sair tüm işçilik alacaklarımı talep ediyorum."
şeklindeki genel ifadelerle yetinilmemelidir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti gibi talepler ayrı ayrı yazılmalıdır.
Başvuru Dilekçesinde Bulunması Gereken Bilgiler
Başvuruda en azından şu hususların bulunması gerekir:
Taraf bilgileri
Başvuran işçinin veya işverenin adı, soyadı ya da unvanı; T.C. kimlik veya vergi numarası; adresi ve iletişim bilgileri yazılmalıdır. Vekille başvuruluyorsa vekil bilgileri ve vekâletname eklenmelidir.
Karşı taraf şirketin yalnızca ticari adı değil, mümkünse tam ticaret unvanı belirtilmelidir. İşveren gerçek kişiyse adı, soyadı ve bilinen adresi gösterilmelidir.
Çalışma dönemi
İşe giriş ve işten ayrılış tarihleri, son görev veya pozisyon, çalışılan işyeri ve iş sözleşmesinin sona erme şekli kısa ve açık biçimde anlatılmalıdır.
Fesih bilgisi
İş sözleşmesi işveren tarafından sona erdirilmişse fesih bildiriminin tarihi ve bildirilen neden; işçi tarafından feshedilmişse ileri sürülen haklı fesih nedeni belirtilmelidir.
Haklı fesih iddiası varsa ücretlerin ödenmemesi, fazla çalışmanın karşılıksız bırakılması, mobbing, çalışma koşullarının uygulanmaması veya sağlık ve güvenlik riski gibi nedenler soyut bırakılmamalıdır.
Talep kalemleri
Her alacak veya tazminat ayrı ayrı yazılmalıdır. Talep miktarı biliniyorsa belirtilmesi yararlıdır. Hesaplama yapılamıyorsa rastgele veya gerçeğe aykırı bir rakam yazılmamalıdır. Asıl önemli olan, hangi alacağın talep edildiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmesidir.
Karşı taraf sayısı
Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, işyeri devri, birlikte istihdam veya organik bağ iddiası bulunan dosyalarda olası sorumluların eksiksiz belirlenmesi gerekir. Sadece bordroda görünen şirketin başvuruya yazılması her olayda yeterli olmayabilir.
Arabuluculuk Başvuru Süreleri
İşçilik alacaklarında süre
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve birçok ücret alacağı bakımından beş yıllık zamanaşımı süreleri gündeme gelebilir. Bununla birlikte her alacağın zamanaşımı başlangıcı aynı değildir. Ücret ve fazla çalışma gibi dönemsel alacaklarda alacağın muaccel olduğu tarih; feshe bağlı bazı alacaklarda ise iş sözleşmesinin sona erdiği tarih önem taşır.
Bu nedenle bütün işçilik alacaklarının işten ayrılma tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebileceği yönündeki genel kabul her dosyada doğru değildir. Çalışma dönemi, fesih tarihi, talebin niteliği ve varsa önceki yasal işlemler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
İşe iade başvuru süresi
İşe iade bakımından çok daha kısa ve hak düşürücü süreler bulunmaktadır. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır.
Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açılmalıdır. Bu sürelerin geçirilmesi hâlinde işe iade talebi dinlenmez.
Doğrudan dava açılması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi hâlinde, kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilmesine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır. Ancak bu imkâna güvenilerek doğrudan dava açılması ciddi bir usul hatasıdır.
Arabuluculuk Süreci Ne Kadar Sürer?
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırmalıdır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.
Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşveren, yazılı olarak yetkilendirdiği çalışanıyla da temsil edilebilir. İşveren temsilcisinin sulh ve imza yetkisinin kapsamı toplantıdan önce açıkça belirlenmelidir.
İlk Toplantıya Katılmamanın Sonuçları
Geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir. Güncel düzenlemeye göre bu taraf, daha sonra açılan davada tamamen veya kısmen haklı çıksa dahi karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin yarısına karar verilir.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması durumunda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Bu düzenleme 7 Kasım 2024 tarihli değişiklikle mevcut hâlini almıştır; eski kaynaklarda yer alan "giderlerin tamamından sorumluluk ve hiç vekâlet ücreti alamama" açıklamaları güncel değildir.
Toplantıya katılmamak yalnızca usulî yaptırım riski doğurmaz. İşçilik alacağının hesaplanması, ödeme takvimi, taksit, teminat, işten ayrılış kodu, çalışma belgesi ve benzeri konuların müzakere edilebilmesi ihtimalini de ortadan kaldırır.
Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?
Arabuluculuk sonunda varılan anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. Anlaşma belgesinde hangi alacak için ne kadar ödeme yapılacağı, tutarın net veya brüt olduğu, ödeme tarihi, taksitler, temerrüdün sonucu ve anlaşmanın hangi talepleri sona erdirdiği açıkça yazılmalıdır.
Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, kanunda belirtilen koşullarda ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde belge sayılabilir. Arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında daha sonra dava açılamaz.
Bu nedenle anlaşma tutanağı sıradan bir ödeme protokolü gibi görülmemelidir. "Tüm haklarımı aldım" veya "tarafların birbirinden hiçbir alacağı kalmamıştır" şeklindeki geniş ifadelerin kapsamı, imza öncesinde dikkatle incelenmelidir.
İşe İade Uyuşmazlıklarında Anlaşmanın İçeriği
İşe iade talebiyle yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanacaksa;
- İşe başlatma tarihi,
- İşçiye ödenecek boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar,
- İşçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat
açıkça belirlenmelidir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde her iki işverenin birlikte görüşmeye katılmasını ve iradelerinin birbirine uygun olmasını zorunlu tutan 7036 sayılı Kanun'un 3/15. maddesi, Anayasa Mahkemesinin 3 Haziran 2025 tarihli, 2024/157 Esas ve 2025/121 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Karar 17 Ekim 2025 tarihinde yayımlanmıştır.
Bu iptal, karşı tarafın gelişigüzel belirlenebileceği anlamına gelmez. Asıl işveren, alt işveren ve diğer olası sorumluların doğru tespit edilmemesi, özellikle dava aşamasında taraf teşkili ve dava şartı yönünden yeni sorunlar doğurabilir. Güncel öğretide de arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı kabul edilmemesi nedeniyle doğru tarafla başvuru yapılmasının önemini koruduğu belirtilmektedir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Uygulaması
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin talep kalemlerine yaklaşımı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/3015 Esas, 2024/6264 Karar sayılı ve 1 Nisan 2024 tarihli kararında, arabuluculuk son tutanağında açıkça gösterilmeyen alacaklar bakımından dava şartının gerçekleşmiş sayılamayacağı kabul edilmiştir.
Kararın uygulamaya yansıyan temel sonucu şudur: Başvuru formu ile son tutanak arasında uyum bulunmalı ve her bir talep kalemi belirlenebilir olmalıdır. "İşçilik alacakları" veya "sair alacaklar" gibi genel ifadeler, sonradan açılacak davadaki bütün talepleri kendiliğinden kapsamaz.
Anayasa Mahkemesinin zorunlu arabuluculuğa yaklaşımı
Anayasa Mahkemesi, 11 Temmuz 2018 tarihli, 2017/178 Esas ve 2018/82 Karar sayılı kararında iş uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurunun dava şartı olmasını ve işe iade bakımından zorunlu başvuruyu Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.
Bununla birlikte Mahkemenin daha sonraki kararları, arabuluculuk sürecine bağlanan usulî yaptırımların mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz şekilde sınırlamaması gerektiğini göstermektedir. İlk toplantıya katılmamaya ilişkin yaptırımın 2024 yılında değiştirilmesi ve asıl işveren-alt işveren düzenlemesinin 2025 yılında iptal edilmesi bu gelişimin somut örnekleridir.
Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar
Öğretide zorunlu arabuluculuğun uyuşmazlıkların daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle çözülebilmesine, tarafların ödeme planı gibi mahkemenin kuramayacağı çözümler geliştirmesine ve iş mahkemelerinin iş yükünün azalmasına katkı sağladığı belirtilmektedir. Bazı çalışmalar, sistemin bütün eksikliklerine rağmen dava yükünü kayda değer ölçüde azalttığını savunmaktadır.
Buna karşılık işçi ile işverenin ekonomik ve bilgi bakımından eşit konumda olmaması, işçinin acil ödeme ihtiyacı nedeniyle gerçek alacağından daha düşük bir tutara razı olması ve arabuluculuğun yalnızca aşılması gereken şekli bir işlem gibi yürütülmesi eleştirilmektedir. Alan araştırmalarında işçilerin süreç hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması ve ekonomik kaygılarla taviz vermesi başlıca uygulama sorunları arasında gösterilmiştir.
Bu tartışmaların pratik karşılığı açıktır: Arabuluculuk anlaşmasının geçerli olması tek başına adil veya ekonomik açıdan dengeli olduğu anlamına gelmez. Tarafların alacağın yaklaşık değeri, ispat durumu, zamanaşımı, dava giderleri ve tahsil ihtimali hakkında bilgi sahibi olarak müzakere yürütmesi gerekir.
İşçilik Alacakları İçin Güncel Arabuluculuk Başvuru Dilekçesi Örneği
…… ADLİYESİ ARABULUCULUK BÜROSUNA
BAŞVURAN İŞÇİ: Adı Soyadı: T.C. Kimlik No: Adres: Telefon:
VEKİLİ: Av. … Adres: Telefon:
KARŞI TARAF İŞVEREN: Tam Unvanı/Adı Soyadı: Vergi/MERSİS No: Merkez veya Bilinen Adres: Telefon:
DİĞER KARŞI TARAF: \[Asıl işveren, alt işveren veya diğer sorumlu bulunduğu düşünülüyorsa ayrı ayrı yazılmalıdır.\]
KONU: İş sözleşmesinden kaynaklanan ve aşağıda ayrı ayrı gösterilen işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında zorunlu arabuluculuk başvurusudur.
AÇIKLAMALAR:
- Başvuran, karşı taraf işverene ait … adresindeki işyerinde …/…/…… ile …/…/…… tarihleri arasında … göreviyle çalışmıştır.
- Başvuranın son aylık brüt ücreti yaklaşık … TL olup ayrıca \[yemek, yol, düzenli prim ve diğer para veya parayla ölçülebilen menfaatler\] sağlanmıştır.
- İş sözleşmesi …/…/…… tarihinde \[işveren tarafından feshedilmiş/başvuran tarafından haklı nedenle feshedilmiş/diğer nedenle sona ermiştir\].
- Fesih nedeni ve uyuşmazlığın özeti şöyledir:
- \[Ücretlerin ödenmemesi, haksız fesih, fazla çalışmaların karşılıksız bırakılması, kullanılmayan yıllık izinler veya somut uyuşmazlık kısa ve açık şekilde anlatılmalıdır.\]
- Başvuranın aşağıdaki alacakları ödenmemiştir:
- Kıdem tazminatı,
- İhbar tazminatı,
- … dönemine ait ücret alacağı,
- Fazla çalışma ücreti,
- Hafta tatili ücreti,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücreti,
- Kullanılmayan yıllık izin ücreti,
- Prim/ikramiye alacağı,
- \[Somut olayda gerçekten mevcut olan diğer alacak.\]
- Alacakların kesin miktarı işveren kayıtları, ücret bordroları, banka hesap hareketleri, çalışma çizelgeleri ve diğer deliller incelendikten sonra belirlenebilecektir. Fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır.
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda açıklanan ve ayrı ayrı belirtilen işçilik alacaklarının işlemiş faizleriyle birlikte ödenmesi konusunda karşı tarafla müzakere yürütülmesi ve dosyaya arabulucu görevlendirilmesi için gereğini vekâleten arz ve talep ederiz.
Tarih
Başvuran Vekili Av. … İmza
EKLER:
- Vekâletname örneği,
- SGK hizmet dökümü,
- İş sözleşmesi mevcutsa örneği,
- Fesih bildirimi veya ihtarname,
- Ücret bordroları ve banka kayıtları,
- Talebi destekleyen diğer belgeler.
Önemli not: Örnekteki bütün alacaklar her başvuruya aynen yazılmamalıdır. Somut olayda bulunmayan talepler çıkarılmalı; mevcut diğer talepler açıkça eklenmelidir.
İşe İade İçin Arabuluculuk Başvuru Dilekçesi Örneği
…… ADLİYESİ ARABULUCULUK BÜROSUNA
BAŞVURAN İŞÇİ: Adı Soyadı: T.C. Kimlik No: Adres ve Telefon:
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARF İŞVEREN: Tam Unvanı: Adres:
KONU: Feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle zorunlu arabuluculuk başvurusudur.
AÇIKLAMALAR:
- Başvuran, karşı taraf işverene ait işyerinde …/…/…… tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesiyle … görevinde çalışmıştır.
- İş sözleşmesi, …/…/…… tarihli fesih bildirimiyle sona erdirilmiştir. Fesih bildirimi başvurana …/…/…… tarihinde tebliğ edilmiştir.
- Fesih bildiriminde \[herhangi bir neden gösterilmemiştir/gösterilen neden geçerli değildir\]. Başvuranın davranışı, yeterliliği veya işyerinin gerekleri bakımından geçerli bir fesih nedeni bulunmamaktadır.
- Başvuran işe iade edilmek istemektedir. Anlaşma sağlanması hâlinde işe başlatma tarihi, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar ile işe başlatmama tazminatının kanuna uygun biçimde belirlenmesi talep edilmektedir.
SONUÇ VE TALEP:
Feshin geçersizliği ve başvuranın işe iadesi konusunda görüşme yapılması amacıyla dosyaya arabulucu görevlendirilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.
Tarih
Başvuran Vekili Av. … İmza
İspat ve Delil Bakımından Dikkat Edilmesi Gerekenler
Arabuluculuk bürosu bir yargılama makamı değildir ve deliller hakkında hüküm kurmaz. Buna rağmen müzakere pozisyonunun gerçekçi belirlenebilmesi için deliller başvuru öncesinde incelenmelidir.
Somut olaya göre şu belgeler önem taşıyabilir:
- SGK işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri,
- SGK hizmet dökümü,
- İş sözleşmesi ve ekleri,
- Ücret bordroları,
- Banka hesap hareketleri,
- Puantaj ve vardiya çizelgeleri,
- Kart basma ve giriş-çıkış kayıtları,
- Fazla çalışma onayları,
- Yıllık izin belgeleri,
- Fesih bildirimi ve savunma yazıları,
- Noter ihtarnameleri,
- İşverenin iç yazışmaları,
- Hukuka uygun elde edilmiş e-posta ve mesaj kayıtları,
- Tanık bilgileri.
İşe iade uyuşmazlığında feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükü işverene aittir. İşçi, feshin işverenin açıkladığından başka bir nedene dayandığını ileri sürüyorsa bu iddiasını ispatlamalıdır.
Her alacak kaleminin ispat rejimi aynı değildir. Ücret bordrosunun imzalı veya imzasız olması, banka ödemeleri, işyerindeki kayıt düzeni ve tanıkların çalışma dönemleri dava sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Arabuluculuk Başvurusunda Sık Yapılan Hatalar
Talep kalemlerini genel ifadelerle yazmak
"Sair işçilik alacakları" ifadesi, unutulan her talebi kapsayan güvenli bir kayıt değildir. Talepler tek tek gösterilmelidir.
Yanlış veya eksik işverene başvurmak
Bordro şirketi, alt işveren, asıl işveren veya işyeri devrini gerçekleştiren şirketler karıştırılabilmektedir. Ticaret sicili, SGK kayıtları ve iş sözleşmesi birlikte incelenmelidir.
İşe iade süresini kaçırmak
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süre bekletilemez. İşverenle yapılan gayriresmî görüşmeler veya ödeme beklentisi süreyi kendiliğinden durdurmaz.
Her dosyaya aynı alacak listesini eklemek
Gerçekte bulunmayan kıdem, ihbar veya fazla çalışma alacaklarının standart şekilde yazılması başvurunun ciddiyetini zedeler. Talep listesi somut çalışmaya göre hazırlanmalıdır.
Güncelliğini yitirmiş AGİ talebi eklemek
Asgari geçim indirimi uygulaması, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemeleri bakımından kaldırılmıştır. Bu nedenle 2022 sonrası dönem için standart biçimde "AGİ alacağı" talep edilmesi doğru değildir. Önceki dönemlere ilişkin iddialar ise ödeme tarihi, bordro ve zamanaşımı dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Anlaşma metninde net ve brüt tutarı ayırmamak
Ödenecek tutarın net mi brüt mü olduğu, vergi ve SGK kesintilerinin kime ait olacağı açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde anlaşmadan sonra yeni hesap ve tahsil uyuşmazlıkları çıkabilir.
Son tutanak ile dava taleplerini karşılaştırmamak
Dava açılmadan önce başvuru formu, son tutanak ve dava dilekçesindeki talepler tek tek karşılaştırılmalıdır. Arabuluculukta bulunmayan bir talebin doğrudan dava konusu yapılması usulden ret riski yaratır.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk başvurusu için avukat zorunlu mudur?
Hayır. İşçi veya işveren başvuruyu kendisi yapabilir ve görüşmelere bizzat katılabilir. Ancak özellikle çok sayıda alacak kalemi, kısa işe iade süresi, asıl işveren-alt işveren ilişkisi veya yüksek tutarlı anlaşma bulunan dosyalarda hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltabilir.
Arabulucu alacağın ne kadar olduğunu hesaplar mı?
Arabulucu bilirkişi veya hâkim değildir. Tarafların sunduğu bilgi ve hesaplar üzerinden müzakere yürütür. Alacakların doğru hesaplanması için çalışma dönemi, ücret, yan haklar, fazla çalışma düzeni ve zamanaşımı ayrıca incelenmelidir.
Arabuluculukta anlaşmak zorunlu mudur?
Hayır. Zorunlu olan anlaşmak değil, dava açılmadan önce usulüne uygun biçimde arabulucuya başvurmaktır.
İşveren de zorunlu arabuluculuğa başvurabilir mi?
Evet. Düzenleme yalnızca işçi alacaklarını değil, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işveren alacak ve tazminatlarını da kapsar. İşverenin işçiden talep ettiği zarar, cezai şart veya ihbar tazminatı gibi uyuşmazlıklar somut olayın şartlarına göre arabuluculuğa konu olabilir.
Talep miktarı mutlaka yazılmalı mıdır?
Tutar biliniyorsa yazılması müzakereyi kolaylaştırır. Kesin hesap yapılamıyorsa gerçek dışı bir rakam belirtilmemelidir. Talep miktarından önce, alacağın türünün açıkça yazılması önem taşır.
Arabuluculukta kısmi anlaşma yapılabilir mi?
Evet. Taraflar bazı alacaklarda anlaşırken diğerlerinde anlaşamayabilir. Son tutanakta anlaşılan ve anlaşılamayan kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Üzerinde anlaşma sağlanan hususlar yeniden dava konusu yapılamaz.
Toplantıya katılmadan dava açılabilir mi?
Arabuluculuk başvurusu yapılmış ve süreç son tutanakla tamamlanmışsa dava açılması mümkün olabilir. Bununla birlikte geçerli mazeret olmadan ilk toplantıya katılmamak, yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından kanuni yaptırım doğurur.
Hukuki Değerlendirme
İş hukukunda zorunlu arabuluculuk, basit bir form doldurma işlemi değildir. Başvuru dilekçesinde unutulan bir alacak, yanlış gösterilen bir işveren veya kaçırılan işe iade süresi, haklı bir talebin usulden reddedilmesine neden olabilir.
Başvuru öncesinde çalışma kayıtları incelenmeli, iş sözleşmesinin nasıl sona erdiği belirlenmeli, talepler ayrı ayrı hesaplanmalı ve olası sorumlular tespit edilmelidir. Görüşmelerde anlaşma sağlanacaksa yalnızca ödenecek toplam rakama değil; net ve brüt tutara, ödeme tarihine, taksitlere, temerrüde, feragat kapsamına ve anlaşmanın icra kabiliyetine de dikkat edilmelidir.
Her iş ilişkisi, çalışma şekli ve fesih nedeni farklıdır. İnternette yer alan standart dilekçelerin somut olaya uyarlanmadan kullanılması, özellikle güncel olmayan talep kalemleri ve yanlış taraf bilgileri nedeniyle ciddi usul sorunları doğurabilir.
Günser + Partners ile İletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya taleplerin ve delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi, işçilik alacaklarının hesaplanması ve arabuluculuk sürecinin yürütülmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.