Blog / İş Hukuku
Sürekli İş Göremezlik Geliri Nedir? Şartları, Oranı ve İtiraz Yolu
· ≈7 dk okuma · İş Hukuku
İş kazası ve meslek hastalığında SGK'nın sağladığı yardımlar, geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, maluliyet oranı, hak sahiplerine gelir ve itiraz süreci.
İş kazası veya meslek hastalığı geçiren sigortalının karşısına iki ayrı hak grubu çıkar. Birincisi, işverene karşı açılan maddi ve manevi tazminat talepleridir. İkincisi ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, kısa vadeli sigorta kolları kapsamında sağlanan yardımlardır.
Bu iki grup birbirinin alternatifi değildir; ancak birbirini etkiler. Kurumun bağladığı gelir, işverene karşı istenecek maddi tazminattan kural olarak indirilir. Bu nedenle Kurum sürecinin doğru yürütülmesi, tazminat davasının sonucunu da doğrudan belirler.
i. İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortasından Sağlanan Haklar
5510 sayılı Kanun uyarınca iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde sigortalıya ve hak sahiplerine sağlanan başlıca haklar şunlardır:
- Sigortalıya geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi,
- Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması,
- İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması,
- Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi,
- İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.
Ayrıca sağlık hizmetleri genel sağlık sigortası kapsamında karşılanır. İş kazası hâlinde, sigortalının prim borcu bulunsa bile sağlık yardımlarından yararlanmasına kural olarak engel olunmaz.
ii. Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Geçici iş göremezlik, sigortalının tedavi süresince çalışamadığı dönemi ifade eder. Bu dönemde sigortalıya, Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporuna dayanılarak günlük ödenek verilir.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
- Ödenek, günlük kazancın belirli bir oranı üzerinden hesaplanır; yatarak ve ayakta tedavi için farklı oranlar uygulanır.
- İş kazası ve meslek hastalığında, hastalık sigortasından farklı olarak ödeneğin başlaması için bekleme süresi aranmaz.
- Rapor sürelerinin Kuruma bildirilmesi ve çalışılmadığına dair bildirimin yapılması gerekir.
- İşverenin bu dönemde ücret ödemesi hâlinde mükerrer ödeme sorunu doğmaması için mahsup ilişkisi kurulur.
Geçici iş göremezlik ödeneği, sigortalının ücretinin tamamını karşılamaz. Ödenek ile fiilî ücret arasındaki fark, işverene karşı açılacak maddi tazminat davasında talep edilebilecek bir zarar kalemidir.
iii. Sürekli İş Göremezlik Geliri Kimlere Bağlanır?
Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında kaybedildiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıya bağlanır.
Buradaki üç unsur önemlidir:
- Olay iş kazası veya meslek hastalığı olmalıdır. Kurumun bu yönde tespiti bulunmalı; yoksa önce tespit süreci yürütülmelidir.
- Tedavi tamamlanmış olmalıdır. Sürekli iş göremezlik durumu, tedavinin sona ermesi ve kalıcı durumun belirlenmesi üzerine değerlendirilir.
- Kayıp oranı en az yüzde on olmalıdır. Bu eşiğin altında kalan kayıplarda gelir bağlanmaz.
Yüzde onun altındaki kayıp, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Kurum geliri bağlanmasa bile, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Bu dosyalarda maluliyet oranı adli tıp veya üniversite hastanesi raporlarıyla belirlenir.
iv. Gelirin Hesabında Esas Alınan Unsurlar
Sürekli iş göremezlik geliri; sigortalının kazancı, sürekli iş göremezlik derecesi ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olup olmadığı dikkate alınarak hesaplanır. Tam iş göremezlik ile kısmi iş göremezlik hâlleri için farklı hesap yöntemi uygulanır; kısmi iş göremezlikte gelir, tam iş göremezlik gelirinin kayıp oranına karşılık gelen kısmı olarak belirlenir.
Sürekli bakıma muhtaçlık hâlinde gelir artırılarak bağlanır. Bu husus özellikle ağır sonuçlu kazalarda hesap farkı yaratır ve raporda ayrıca değerlendirilmesi istenmelidir.
Prime esas kazancın düşük gösterilmiş olması, gelirin de düşük bağlanmasına yol açar. Gerçek ücretin sigortaya eksik bildirildiği hâllerde, sigortalının önce prime esas kazancın tespitini sağlaması gerekir. Aksi hâlde hem Kurum geliri hem de bu gelirin tazminattan indirilen kısmı gerçek zararı yansıtmaz.
v. Sürekli İş Göremezlik Oranı Nasıl Belirlenir?
Oran, Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir. Değerlendirmede sigortalının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitine ilişkin mevzuat esas alınır. Kayıp, kişinin genel sağlık durumundan bağımsız olarak, mesleğini yapabilme kapasitesindeki azalmayı ifade eder.
Aynı kişide farklı zamanlarda birden fazla iş kazası veya meslek hastalığı varsa, oranlar mevzuattaki yöntemle birleştirilerek değerlendirilir. Durumun ağırlaşması hâlinde kontrol muayenesi istenebilir ve oran yeniden belirlenebilir. Oranın artması hâlinde gelir yükseltilir, azalması hâlinde düşürülür veya kesilir.
vi. Kurum Kararına İtiraz ve Dava Yolu
Kurumun tespit ettiği iş göremezlik oranına veya iş kazası saymama kararına karşı önce Kuruma başvurulur. İtiraz, ilgili sosyal sigorta yüksek sağlık kurulunca incelenir.
Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Kuruma başvurulması zorunludur. Hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri bu zorunluluğun dışındadır. Kurumun başvuruyu reddetmesi veya kanunda öngörülen sürede cevap vermemesi hâlinde dava yolu açılır.
Dava, iş mahkemesinde Kuruma karşı açılır. Uyuşmazlığın niteliğine göre işverenin de davaya dâhil edilmesi gerekebilir; çünkü olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağına ilişkin karar işvereni de etkiler. Bu davalarda mahkeme, adli tıp kurumu veya üniversite hastanelerinden alınan raporlarla oranı yeniden değerlendirir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, iş kazasının tespitine ilişkin davalarda Kurumun taraf gösterilmesi zorunludur; aksi hâlde verilecek karar Kurum bakımından sonuç doğurmaz.
vii. Hak Sahiplerine Gelir Bağlanması
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm hâlinde, sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanır. Hak sahipleri kural olarak eş, çocuklar ve şartları taşıyan ana babadır. Gelirin paylaştırılmasında kanunda öngörülen oranlar uygulanır ve hak sahiplerinin durumu (evlenme, çalışma, öğrenim durumu gibi) gelire etki eder.
Ölüm hâlinde ayrıca cenaze ödeneği verilir. Gelir bağlanmış kız çocuklarına evlenmeleri hâlinde evlenme ödeneği ödenir ve bu ödeme sonrasında gelirleri kesilir.
Hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, destekten yoksun kalma tazminatının hesabında kural olarak indirilir. Bu nedenle ölümlü iş kazalarında Kurum sürecinin tamamlanması, tazminat hesabının sağlıklı yapılabilmesi için beklenir.
viii. Kurum Gelirinin Tazminattan İndirilmesi
Uygulamanın en çok yanlış anlaşılan noktası budur. Kurumun bağladığı gelirler, sigortalının veya hak sahiplerinin işverene karşı isteyebileceği maddi tazminattan indirilir. Böylece aynı zarar iki kez tazmin edilmiş olmaz.
İndirimde şu esaslar önemlidir:
- İndirilecek tutar, gelirin bağlandığı tarihteki ilk peşin sermaye değeridir.
- İndirim, yalnız aynı nitelikteki zarar kalemi bakımından yapılır. Bakım gideri, tedavi masrafı veya kazanç kaybı gibi kalemlerin karşılığı ayrıca değerlendirilir.
- Manevi tazminattan indirim yapılmaz. Manevi tazminat, Kurum yardımlarıyla karşılanan bir zarar değildir.
- Sigortalının kendi kusuru varsa, önce kusur indirimi yapılır; hesap sırası sonucu doğrudan etkiler.
Bu nedenle iş kazası tazminat hesaplarında Kurum dosyasının ve gelir bağlama işleminin dosyaya getirtilmesi zorunludur.
ix. Süreç Adım Adım Nasıl İşler?
- Kaza gerçekleşir; işveren kazayı üç iş günü içinde Kuruma bildirir. Bildirim yapılmazsa sigortalı da bildirimde bulunabilir.
- Tedavi süreci yürütülür; istirahat raporlarına dayanılarak geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
- Kurum, olayın iş kazası olup olmadığını soruşturur ve karar verir.
- Tedavi tamamlandığında sigortalı, sürekli iş göremezlik durumunun tespiti için Kuruma başvurur.
- Kurum Sağlık Kurulu oranı belirler; şartları varsa gelir bağlanır.
- Karara itiraz edilebilir; sonuç alınamazsa iş mahkemesinde dava açılır.
- Kurum süreci netleştikten sonra işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası yürütülür.
Bu sıralamanın bozulması, özellikle tazminat davasının Kurum süreci tamamlanmadan açılması, hesap yapılamaması nedeniyle uzun bekleme sürelerine yol açar.
x. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kuruma karşı açılacak davalarda ve iş kazasının tespiti davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir ve bu yetki kesindir.
Sosyal güvenlik uyuşmazlıkları ile iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Buna karşılık kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti gibi işçilik alacaklarına ilişkin talepler için arabuluculuk şartı geçerlidir. Aynı dosyada her iki tür talep bir arada isteniyorsa, alacak kalemleri bakımından arabuluculuk şartının ayrıca yerine getirilmesi gerekir.
xi. Sık Yapılan Hatalar
- Tedavi tamamlanmadan sürekli iş göremezlik tespiti için başvurmak,
- Kurum kararına itiraz etmeden doğrudan dava açmak,
- İş kazası tespit davasında Kurumu taraf göstermemek,
- Prime esas kazancın düşük bildirildiğini fark etmeden gelire razı olmak,
- Kontrol muayenesine gitmeyerek gelirin kesilmesine yol açmak,
- Kurum geliri bağlandığı için ayrıca tazminat davası açılamayacağını sanmak,
- Manevi tazminattan da indirim yapılacağını düşünmek,
- Kurum dosyasını tazminat davasına getirtmemek.
xii. Hukuki Değerlendirme
İş kazasında Kurum süreci ile tazminat süreci iç içedir. Bağlanan gelirin miktarı, hem sigortalının eline geçecek toplam tutarı hem de işverenden istenebilecek tazminatın büyüklüğünü belirler. Bu nedenle Kurum sürecinde yapılan hatalar, tazminat davasında telafi edilemeyebilir.
Özellikle prime esas kazancın gerçek ücretin altında bildirilmiş olması, iş göremezlik oranının eksik belirlenmesi ve Kurum kararına süresinde itiraz edilmemesi, en sık karşılaşılan hak kayıplarıdır. İş kazası sonrası Kurum başvuruları, iş göremezlik oranına itiraz, iş kazasının tespiti davası ve tazminat sürecinin bütün olarak yürütülmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kurum geliri bağlanmaz; ancak işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız devam eder. Bu davalarda maluliyet oranı ayrıca belirlenir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
İlgili mevzuat
5510 SK m. 16 · 5510 SK m. 18 · 5510 SK m. 19 · 5510 SK m. 20 · 7036 SK m. 4
Bu yazı İş Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
İş Hukuku — İlgili Yazılar
- SGK Rücu Davası Nedir? İş Kazasında Kurumun İşverene Başvurması
- Risk Değerlendirmesi ve İSG Eğitimleri Nasıl Yapılır? Süreler ve Yaptırımlar
- İş Kazasında İşverenin Cezai Sorumluluğu Nedir? Taksir, Şikâyet ve Yargılama
- İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri Nelerdir?
- İş Kazası Nedir? Tanımı, Bildirim Süresi ve SGK Süreci
- İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı Görevlendirme Zorunluluğu Nedir?