İçeriğe geç

Blog / İş Hukuku

Risk Değerlendirmesi ve İSG Eğitimleri Nasıl Yapılır? Süreler ve Yaptırımlar

· ≈7 dk okuma · İş Hukuku

İşyerinde risk değerlendirmesinin kimler tarafından hazırlanacağı, yenileme süreleri, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kapsamı, belgelendirme ve ihlalin sonuçları.

Risk değerlendirmesi ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun işverene yüklediği yükümlülüklerin merkezinde yer alır. Bir iş kazası yaşandığında mahkemenin ilk istediği belgeler de genellikle bunlardır: kaza tarihinde geçerli risk değerlendirme raporu ve kazaya karışan çalışanın eğitim kayıtları.

Uygulamada bu iki belge çoğu zaman biçimsel olarak hazırlanır. Oysa hem idari denetimde hem de yargılamada belgenin varlığı değil, içeriğinin işyerinin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığı incelenir. Gerçekle örtüşmeyen bir risk değerlendirmesi, işvereni koruyan değil aleyhine kullanılan bir belgeye dönüşebilir.

i. Risk Değerlendirmesi Nedir?

Risk değerlendirmesi; işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken çalışmaların bütünüdür.

Kısaca dört aşamalıdır:

  1. Tehlikelerin tanımlanması: İşyerindeki makineler, kimyasallar, elektrik tesisatı, yüksekte çalışma, ergonomi, gürültü, toz, aydınlatma, psikososyal riskler ve dışarıdan gelebilecek tehlikeler tek tek belirlenir.
  2. Risklerin belirlenmesi ve analizi: Her tehlikenin gerçekleşme olasılığı ve doğuracağı zararın şiddeti değerlendirilir.
  3. Risk kontrol adımlarının belirlenmesi: Riskin ortadan kaldırılması, kaynağında kontrolü, toplu koruma önlemleri ve son çare olarak kişisel koruyucu donanım sıralaması gözetilerek tedbirler kararlaştırılır.
  4. Dokümantasyon, izleme ve gözden geçirme: Kararlaştırılan tedbirlerin kim tarafından, hangi tarihe kadar yerine getirileceği yazılır ve uygulanması izlenir.

Risk değerlendirmesi, kontrol tedbirlerinin belirlendiği yerde bitmez. Belirlenen tedbirin fiilen uygulanıp uygulanmadığının izlenmesi de yükümlülüğün parçasıdır.

ii. Risk Değerlendirmesini Kim Yapar?

Yükümlülük işverene aittir; ancak çalışma bir ekip tarafından yürütülür. Ekipte kural olarak işveren veya işveren vekili, işyerinde görevli iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi, çalışan temsilcileri ve destek elemanları ile işyerindeki tehlikeler hakkında bilgi sahibi çalışanlar yer alır.

İşveren, ihtiyaç duyulduğunda bu ekibe destek olmak üzere dışarıdan uzman kişilerden hizmet alabilir. Ancak dışarıdan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Risk değerlendirmesinin işyerine hiç gelinmeden, benzer işyerlerinden kopyalanarak hazırlanması hukuken hiç yapılmamış sayılabilecek bir eksikliktir.

Çalışanların ve çalışan temsilcilerinin görüşlerinin alınması, hem kanuni bir yükümlülük hem de değerlendirmenin gerçekçi olmasını sağlayan en etkili araçtır. Sahadaki riski en iyi bilen kişi çoğu zaman o işi yapan çalışandır.

iii. Risk Değerlendirmesi Ne Zaman Yenilenir?

Risk değerlendirmesi, tehlike sınıfına göre belirlenen düzenli aralıklarla yenilenir. Yönetmelik uyarınca yenileme aralığı çok tehlikeli işyerlerinde en geç iki yıl, tehlikeli işyerlerinde en geç dört yıl, az tehlikeli işyerlerinde en geç altı yıldır.

Bu sürelerden bağımsız olarak, aşağıdaki hâllerde risk değerlendirmesinin tamamen veya kısmen yenilenmesi zorunludur:

  • İşyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması,
  • İşyerinde uygulanan teknoloji, kullanılan madde ve ekipmanlarda değişiklik olması,
  • Üretim yönteminde değişiklik yapılması,
  • İş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay meydana gelmesi,
  • Çalışma ortamına ait sınır değerlere ilişkin mevzuat değişikliği,
  • Çalışma ortamı ölçümü ve sağlık gözetimi sonuçlarına göre gerekli görülmesi,
  • İşyeri dışından kaynaklanan ve işyerini etkileyebilecek yeni bir tehlikenin ortaya çıkması.

Uygulamada en çok atlanan başlık, iş kazası sonrasında risk değerlendirmesinin yenilenmemesidir. Aynı işyerinde benzer nitelikte ikinci bir kazanın yaşanması hâlinde bu eksiklik, işverenin kusur oranını belirgin biçimde yükseltir.

iv. Aynı Alanı Paylaşan İşyerlerinde Risk Değerlendirmesi

Birden fazla işverenin aynı çalışma alanını paylaştığı durumlarda, her işveren kendi çalışanları bakımından risk değerlendirmesi yapar. Ancak işverenler; risk değerlendirmesi çalışmalarını, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini ve bu tedbirlerin uygulanmasını koordine etmek ve birbirlerini riskler konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür.

Asıl işveren – alt işveren ilişkisinde alt işveren kendi çalışanları için risk değerlendirmesi yapar; asıl işveren ise bu çalışmaları kontrol etmek ve kendi değerlendirmesiyle bütünleştirmekle yükümlüdür. Şantiye, liman, fabrika sahası veya alışveriş merkezi gibi çok işverenli alanlarda koordinasyon eksikliği, kaza sonrası en sık tartışılan konulardan biridir.

v. Çalışanların Bilgilendirilmesi

İşveren, işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar ile ilk yardım, olağan dışı durumlar, afetler ve yangınla mücadele konularında görevlendirilen kişiler hakkında çalışanları bilgilendirmek zorundadır.

Bilgilendirme, eğitimden farklı ve ona ek bir yükümlülüktür. Ciddi ve yakın tehlikeye maruz kalan veya kalma riski bulunan bütün çalışanlar, tehlikeler ile alınmış ve alınacak tedbirler hakkında derhâl bilgilendirilir.

Başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar ile bunların işverenleri de aynı bilgilendirme kapsamındadır. Ziyaretçi, taşeron personeli ve geçici görevliler bu nedenle işyeri kurallarına ilişkin bilgilendirmenin dışında bırakılmamalıdır.

vi. İSG Eğitimleri: Kimlere, Ne Zaman, Ne Kadar?

İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlamakla yükümlüdür. Eğitim özellikle şu hâllerde verilir veya tekrarlanır:

  • İşe başlamadan önce,
  • Çalışma yeri veya iş değişikliğinde,
  • İş ekipmanının değişmesi hâlinde,
  • Yeni teknoloji uygulanması hâlinde,
  • İş kazası, meslek hastalığı veya uzun süreli iş göremezlik sonrası işe dönüşte,
  • Herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalanlarda işe dönüşte.

Eğitim süreleri ve yenileme aralıkları işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenir. Yönetmelikte temel eğitim süresi az tehlikeli işyerlerinde en az sekiz saat, tehlikeli işyerlerinde en az on iki saat, çok tehlikeli işyerlerinde en az on altı saat olarak öngörülmüştür. Yenileme aralığı ise sırasıyla en geç üç yıl, iki yıl ve bir yıldır.

Eğitim içeriği; genel konular, sağlık konuları ve teknik konular olmak üzere üç başlık altında toplanır. İşyerinin gerçek risklerine değinmeyen, tamamen genel içerikli bir eğitim, kaza sonrası incelemede yetersiz kabul edilebilir.

vii. Eğitimin Maliyeti ve Süresi Kime Aittir?

Kanun bu noktada açıktır: Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir. Eğitimin maliyeti hiçbir şekilde çalışanlara yansıtılamaz.

Bu kural, uygulamada iki sonuç doğurur. Birincisi, eğitimin mesai dışına bırakılıp ücretsiz yaptırılması hukuka aykırıdır. İkincisi, çalışan işten ayrılırken İSG eğitim bedelinin ücretinden kesilmesi mümkün değildir.

viii. Belgelendirme ve Kayıtların Saklanması

Eğitimin yapıldığı; katılımcı listesi, eğitim programı, eğiticinin bilgileri ve eğitim belgesi ile ispatlanır. Uygulamada yalnız imza föyü bulundurmak yeterli görülmeyebilir. Eğitim belgesinde eğitimin konusu, süresi, tarihi ve eğiticinin niteliği yer almalıdır.

Risk değerlendirme raporunda ise hazırlanma tarihi, ekipte yer alanların adı ve unvanı, belirlenen tehlike ve riskler, düzeltici faaliyetler ve bunların takvimi bulunmalıdır. Belgelerin kaza tarihinden önceki tarihi taşıması ve sonradan düzenlenmediğinin anlaşılabilir olması kritik önemdedir.

Kayıtların saklanmasında iş kazası ve meslek hastalığı davalarındaki uzun zamanaşımı süreleri gözetilmelidir. Sözleşmeye aykırılığa dayanan tazminat taleplerinde on yıllık süre uygulandığından, kayıtların bu süre boyunca erişilebilir tutulması işverenin lehinedir.

ix. İhlalin Sonuçları

Risk değerlendirmesi yapılmaması ve eğitim yükümlülüğünün ihlali üç ayrı sonuç doğurur:

  • İdari yaptırım: 6331 sayılı Kanun m. 26 uyarınca idari para cezası uygulanır. Risk değerlendirmesi yapılmamasında ceza, aykırılığın devam ettiği her ay için ayrıca uygulanır. Bazı çok tehlikeli işlerde risk değerlendirmesi hiç yapılmamışsa işin durdurulması da gündeme gelir.
  • Hukuki sorumluluk: İş kazası veya meslek hastalığı hâlinde, bu eksiklikler işverenin kusurunun belirlenmesinde doğrudan esas alınır. Eğitimsiz çalışanın kendi hatasıyla zarar görmesi hâlinde bile işverenin kusuru yüksek belirlenebilir.
  • Cezai sorumluluk: Ölümlü veya yaralanmalı olaylarda, alınmayan tedbirler ile sonuç arasındaki nedensellik bağı taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçları bakımından değerlendirilir.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Risk değerlendirmesini işyerine hiç gelinmeden hazır şablon üzerinden düzenletmek,
  • Raporda tespit edilen eksiklikler için sorumlu ve termin tarihi belirlememek,
  • Belirlenen tedbirlerin yapılıp yapılmadığını izlememek,
  • İş kazasından sonra risk değerlendirmesini yenilememek,
  • Eğitimi yapmadan yalnız imza toplamak,
  • Eğitimi mesai dışına bırakıp ücretsiz saymak,
  • Alt işveren ve geçici çalışanları eğitim kapsamı dışında tutmak,
  • Eğitim içeriğini işyerinin gerçek risklerinden bağımsız hazırlamak,
  • Belgeleri kaza sonrası tamamlamaya çalışmak,
  • Yenileme sürelerini takip edecek bir takvim tutmamak.

xi. Hukuki Değerlendirme

Risk değerlendirmesi ve eğitim yükümlülükleri, işverenin öngörme ve önleme borcunun kâğıda dökülmüş hâlidir. Bu belgelerin gerçekliği, kaza sonrası açılacak tazminat ve ceza dosyalarında işverenin savunma imkânını doğrudan belirler. Şablon üzerinden hazırlanmış bir rapor, hiç hazırlanmamış bir rapordan daha az koruyucu olabilir; çünkü işverenin riskleri bildiğini ancak gereğini yapmadığını gösterir.

Çalışan tarafında ise eğitim ve risk değerlendirmesi kayıtlarının dosyaya getirtilmesi, kusur incelemesinin en kritik aşamasıdır. Bu belgelerin sunulmaması veya sonradan düzenlendiğinin anlaşılması, işveren aleyhine değerlendirilebilir. İşyerinizde İSG dokümantasyonunun kurulması, denetim süreçleri ve kaza sonrası sorumluluk analizi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Bu eksiklik, işverenin kusurunun tespitinde ağır bir gösterge sayılır. Bilirkişi incelemesinde işverenin öngörme ve önleme yükümlülüğünü hiç yerine getirmediği sonucuna varılabilir. Ayrıca idari para cezası ve bazı işlerde işin durdurulması gündeme gelir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

6331 SK m. 10 · 6331 SK m. 16 · 6331 SK m. 17 · 6331 SK m. 18 · 6331 SK m. 26