İçeriğe geç

Blog / İş Hukuku

İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri Nelerdir?

· ≈8 dk okuma · İş Hukuku

6331 sayılı Kanun kapsamında işverenin İSG yükümlülükleri, hangi işyerlerinin kapsama girdiği, denetim, işin durdurulması, idari yaptırımlar ve hukuki sorumluluk.

İş sağlığı ve güvenliği, işverenin işçiyi koruma borcunun en somut görünümüdür. Türk hukukunda bu alanın çerçeve düzenlemesi 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'dur. Kanun, yalnızca fabrikaları veya ağır sanayi işletmelerini değil; büro, mağaza, restoran, şantiye, hastane, okul gibi çok geniş bir işyeri yelpazesini kapsar.

İşverenin bu alandaki yükümlülükleri üç ayrı sonuç doğurur. Yükümlülüğün ihlali idari para cezası gerektirebilir; bir iş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmişse tazminat sorumluluğunun temelini oluşturur; ağır sonuçlu olaylarda ise cezai sorumluluk gündeme gelir. Bu nedenle İSG mevzuatına uyum, yalnız bir bürokratik yük değil, doğrudan bir risk yönetimi meselesidir.

i. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Hangi İşyerlerini Kapsar?

6331 sayılı Kanun, kural olarak kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler dâhil bütün çalışanlara uygulanır. Çalışan sayısına ve işyerinin faaliyet alanına bakılmaksızın kapsam geniştir.

Kanun bazı alanları kapsam dışında bırakmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve afet birimlerinin müdahale faaliyetleri, ev hizmetleri, kendi nam ve hesabına çalışıp çalışan istihdam etmeyenler ile hükümlü ve tutukluların bazı faaliyetleri bunların başlıcalarıdır. Bir işyerinin kapsam dışı olduğu iddiası, somut faaliyetin niteliğine göre ayrıca incelenmelidir.

İşyerleri, yapılan işin niteliğine göre az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak sınıflandırılır. Bu tehlike sınıfı; alınacak önlemlerin kapsamını, İSG hizmeti alma yükümlülüğünü, eğitim sürelerini ve risk değerlendirmesinin yenilenme aralığını doğrudan etkiler.

ii. İşverenin Genel Yükümlülüğü

6331 sayılı Kanun m. 4, işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama genel yükümlülüğünü yükler. Bu kapsamda işveren;

  • mesleki riskleri önlemek, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri almak,
  • organizasyonu yapmak ve gerekli araç gereci sağlamak,
  • sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hâle getirmek ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmak,
  • işyerinde alınan tedbirlere uyulup uyulmadığını izlemek, denetlemek ve uygunsuzlukları gidermek,
  • risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak,
  • çalışana görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne almak,
  • yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri almak

zorundadır. Kanun ayrıca açıkça belirtir ki, işverenin İSG hizmetlerini dışarıdan hizmet alarak yürütmesi bu konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İSG uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirilmiş olması, işvereni kendi yükümlülüğünden kurtarmaz.

Çalışanların İSG konusundaki yükümlülükleri de kanunda düzenlenmiştir. Ancak çalışanın kendi yükümlülüğünü ihlal etmesi, işverenin sorumluluğunu tek başına kaldırmaz; ancak kusur dağılımında dikkate alınır.

iii. Riskten Korunma İlkeleri

Kanun, işverenin tedbir alırken uyması gereken bir sıralama öngörür. Bu sıralama, uygulamada en çok gözden kaçan noktadır:

  1. Risklerden kaçınmak,
  2. Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,
  3. Risklerle kaynağında mücadele etmek,
  4. İşin kişilere uygun hâle getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek,
  5. Teknik gelişmelere uyum sağlamak,
  6. Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,
  7. Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,
  8. Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek,
  9. Çalışanlara uygun talimatlar vermek.

Bu ilkelerden en önemlisi sekizinci sıradakidir. Yalnızca baret, eldiven veya emniyet kemeri dağıtmak yeterli değildir; öncelikle korkuluk, platform, havalandırma, makine koruyucusu gibi toplu koruma önlemleri alınmalıdır. Kusur bilirkişisi raporlarında işverenin en sık eleştirildiği nokta budur.

iv. Risk Değerlendirmesi ve Acil Durum Planı

İşveren, işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bunların risklere dönüşmesine yol açan faktörlerin analiz edilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi tek seferlik bir belge değildir; işyerinde yapılan değişikliklerde, iş kazası veya meslek hastalığı meydana geldiğinde ve tehlike sınıfına bağlı olarak belirlenen periyotlarda yenilenir.

İşveren ayrıca acil durum planlarını hazırlamak, önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardım konularında gerekli tedbirleri almak, bu konularda görevlendirilecek kişileri belirlemek ve gerekli tatbikatları yapmakla yükümlüdür.

Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikenin meydana gelmesi durumunda işveren çalışanların işi bırakarak derhâl çalışma yerlerinden ayrılıp güvenli bir yere gitmelerini sağlamak zorundadır. Bu durumda çalışanlardan işlerine devam etmeleri istenemez.

v. Sağlık Gözetimi ve İşe Giriş Muayenesi

İşveren, çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar. İşe girişlerde, iş değişikliğinde, iş kazası veya meslek hastalığı sonrası işe dönüşlerde ve işin devamı süresince düzenli aralıklarla sağlık muayenesi yapılması gerekir. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılmaları mümkün değildir.

Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır; çalışana yansıtılamaz.

vi. Bilgilendirme, Eğitim ve Katılım

İşveren, işyerindeki riskler, alınan tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar ile ilk yardım, olağan dışı durumlar ve tahliye konularında çalışanları bilgilendirmek zorundadır. Ayrıca çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almasını sağlar. Eğitimler; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde ve yeni teknoloji uygulanması hâlinde tekrarlanır ve belirli aralıklarla yenilenir.

Eğitimin süresi çalışandan kesilemez; eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim maliyeti çalışana yansıtılamaz.

İşveren ayrıca çalışanların veya çalışan temsilcilerinin görüşlerini almak ve katılımlarını sağlamakla yükümlüdür. İşyerinde çalışan sayısına göre belirlenen sayıda çalışan temsilcisi görevlendirilir.

vii. İş Kazası ve Meslek Hastalığının Kayıt ve Bildirimi

İşveren, bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutmak, gerekli incelemeleri yaparak raporları düzenlemekle yükümlüdür. İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı hâlde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan olaylar ile ramak kala olaylar da incelenip kayda alınmalıdır.

İş kazasının kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmesi gerekir. Meslek hastalığında ise süre, hastalığın öğrenildiği tarihten itibaren işler. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hem idari yaptırım hem de Kurumun yaptığı masrafların işverenden istenmesi sonucunu doğurabilir.

viii. Denetim, İşin Durdurulması ve İdari Para Cezaları

İşyerleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince denetlenir. İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde, bu tehlike giderilinceye kadar hayati tehlikenin niteliğine göre işin bir bölümünde veya tamamında işin durdurulmasına karar verilebilir. Çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerde risk değerlendirmesi hiç yapılmamışsa da işin durdurulması gündeme gelir.

İşin durdurulması kararına karşı yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. Durdurma süresince çalışanların ücretleri ödenir veya çalışanlara uygun başka iş verilir.

Kanuna aykırılıklar için öngörülen idari para cezaları 6331 sayılı Kanun m. 26'da düzenlenmiştir. Cezalar çoğu zaman aykırılığın devam ettiği her ay için ayrıca uygulanır ve bazı yükümlülüklerde çalışan başına hesaplanır. Tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için güncel miktarların ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

ix. İSG Yükümlülüğünün İhlali Tazminat Sorumluluğunu Nasıl Etkiler?

İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle açılan tazminat davalarında işverenin sorumluluğunun temeli, iş sözleşmesinden doğan koruma borcudur. TBK m. 417, işverenin işçinin kişiliğini korumak, işyerinde dürüstlük kurallarına uygun bir düzen sağlamak ve iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almakla yükümlü olduğunu düzenler. Bu yükümlülüğün ihlalinden doğan sorumluluğa sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümleri uygulanır.

Bunun pratik sonuçları önemlidir:

  • Zamanaşımı, sözleşme ilişkisine bağlı olarak on yıl olarak uygulanır.
  • İspat düzeninde işverenin kusursuzluğunu ortaya koyması beklenir.
  • İşverenin mevzuattaki asgari önlemleri alması tek başına yeterli sayılmaz; teknolojik gelişmelerin ve işin özelliğinin gerektirdiği ek önlemler de aranır.

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre işveren, yalnızca yazılı mevzuat hükümlerine uymakla yetinemez; işin niteliğine göre öngörülebilir bütün tehlikelere karşı önlem almak zorundadır. Kusur incelemesinde eğitim kayıtları, risk değerlendirme raporu, kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları, periyodik bakım ve kalibrasyon belgeleri ile denetim tutanakları belirleyici olur.

x. Alt İşveren İlişkisinde Sorumluluk Nasıl Paylaşılır?

Aynı çalışma alanını paylaşan birden fazla işveren bulunması hâlinde, işverenler İSG çalışmalarında koordinasyon sağlamak, birbirlerini ve çalışan temsilcilerini riskler konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür. Asıl işveren – alt işveren ilişkisinde asıl işveren, alt işverenin çalışanlarının güvenliğine ilişkin gözetim ve koordinasyon yükümlülüğü altındadır.

Bu nedenle bir iş kazasında sorumluluk çoğu zaman tek bir tarafta toplanmaz. Kazanın oluşumunda asıl işverenin gözetim eksikliği, alt işverenin denetimsizliği ve işçinin dikkatsizliği birlikte değerlendirilerek kusur oranları belirlenir.

xi. Sık Yapılan Hatalar

  • Risk değerlendirmesini yalnız kâğıt üzerinde, işyerine hiç gelinmeden hazırlatmak,
  • İSG hizmetini dışarıdan almanın sorumluluğu tamamen devrettiğini sanmak,
  • Eğitimleri yapmadan yalnız imza föyü doldurmak,
  • Kişisel koruyucu donanımı teslim tutanağı olmadan dağıtmak,
  • Toplu koruma önlemleri yerine yalnız kişisel koruyucuya güvenmek,
  • Ramak kala olayları kayda geçirmemek ve kök neden analizi yapmamak,
  • İş kazasını üç iş günü içinde Kuruma bildirmemek,
  • Alt işveren çalışanlarını kendi İSG organizasyonunun dışında bırakmak,
  • Periyodik kontrol ve bakım kayıtlarını saklamamak,
  • İşe giriş ve periyodik sağlık raporlarını almadan tehlikeli işte çalıştırmak.

xii. Hukuki Değerlendirme

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, bir kaza yaşandıktan sonra geriye dönük olarak tamamlanamayacak nitelikte yükümlülüklerdir. Uyuşmazlık çıktığında mahkemenin ve bilirkişinin baktığı şey, kaza tarihinde işyerinde fiilen mevcut olan belgeler ve alınmış önlemlerdir. Bu nedenle risk değerlendirmesinin gerçek verilere dayanması, eğitimlerin fiilen yapılması ve kayıtların düzenli tutulması, hem çalışan güvenliği hem de işverenin hukuki güvenliği bakımından belirleyicidir.

Çalışan tarafında ise İSG ihlallerinin tespiti, iş kazası tazminat davasında işverenin kusurunun ortaya konmasını kolaylaştırır. İşyerindeki eksikliklerin yazılı olarak bildirilmiş olması, kaza sonrası süreçte önemli bir delil değeri taşır. İşyerinizdeki İSG organizasyonunun kurulması, denetim ve idari yaptırım süreçleri ile iş kazasından doğan sorumluluk değerlendirmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet. Kanun çalışan sayısına bakmaksızın uygulanır. Yalnızca işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğünün başlangıcı bakımından kamu kurumları ile az tehlikeli sınıfta yer alan ve az sayıda çalışanı bulunan işyerleri için geçici madde ile erteleme yapılmıştır; erteleme tarihi zaman içinde uzatıldığından güncel durumun kontrol edilmesi gerekir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

6331 SK m. 4 · 6331 SK m. 10 · 6331 SK m. 14 · 6331 SK m. 26 · TBK m. 417