Borçlar Hukuku · · ≈10 dk okuma
Tevdi Mahalli Tayini ve Borcun Tevdi Yoluyla Sona Ermesi
Alacaklının ifayı kabul etmemesi hâlinde tevdi mahalli tayini; görevli mahkeme, yetki, deliller, istinaf süresi ve uygulama adımları açıklanmaktadır.
Borçlu, borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmeye hazır olmasına rağmen alacaklı edimi kabul etmeyebilir, teslim için gerekli hazırlığı yapmayabilir veya alacaklının kim olduğu konusunda haklı bir tereddüt doğabilir. Bu durum borçlunun süresiz biçimde borçlu kalmasını gerektirmez. Kanundaki şartlar varsa borçlu, tevdi mahalli belirlenmesini isteyerek edimi mahkemenin göstereceği yere bırakabilir ve fiilî tevdiyle borcundan kurtulabilir.
Tevdi Mahalli Tayini Nedir?
Tevdi mahalli tayini, borçlunun ifa etmek istediği şeyi alacaklıya teslim edemediği hâllerde, edimin bırakılacağı güvenli ve hukuken geçerli yerin hâkim tarafından belirlenmesidir.
Kurumun temel amacı, ifaya hazır borçluyu alacaklının kabulden kaçınmasının sonuçlarından korumaktır. Mahkemenin yalnızca tevdi yeri belirlemesi borcu kendiliğinden sona erdirmez. Borçlu, belirlenen yere edimi usulüne uygun biçimde tevdi etmelidir.
Alacaklının Temerrüdü Ne Zaman Doğar?
TBK m. 106’ya göre yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın edimi kabulden kaçınırsa temerrüde düşer. Aynı sonuç, borçlunun ifada bulunabilmesi için alacaklının yapması gereken hazırlık fiillerini yerine getirmemesi hâlinde de doğar.
Alacaklı temerrüdü için temel olarak şu şartlar aranır:
- Geçerli ve ifası mümkün bir borç bulunmalıdır.
- Borç muaccel olmalı veya borçlu ifaya yetkili bulunmalıdır.
- Borçlu, edimi sözleşmeye ve kanuna uygun şekilde ciddi olarak sunmalıdır.
- Alacaklı kabulden veya gerekli hazırlık fiilinden haklı bir sebep olmadan kaçınmalıdır.
- İfanın gerçekleşmemesi borçludan kaynaklanmamalıdır.
Borçlunun eksik, ayıplı, yanlış yerde veya yanlış zamanda yaptığı teklif alacaklıyı temerrüde düşürmez. Tevdi başvurusundan önce gereği gibi ifa teklifinin ispatlanabilir hâle getirilmesi bu nedenle önemlidir.
Türk Borçlar Kanunu’ndaki Düzenleme
TBK m. 107: Tevdi hakkı
Alacaklının temerrüdü hâlinde borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler. Ticari mallar ise kanundaki şartlar çerçevesinde hâkim kararı olmadan bir ardiyeye tevdi edilebilir.
TBK m. 108: Tevdi edilemeyen eşyanın satılması
Edimin konusu tevdiye uygun değilse, çabuk bozulabilecek nitelikteyse veya korunması önemli gider gerektiriyorsa borçlu, kural olarak alacaklıya önceden ihtarda bulunarak hâkimden satış izni isteyebilir. Satış bedeli daha sonra tevdi edilir.
Eşyanın borsada kayıtlı olması, piyasa fiyatının bulunması veya değerinin satış giderine göre düşük kalması hâlinde açık artırma zorunluluğu kaldırılabilir. Somut olayın özelliğine göre önceden ihtar şartı da aranmayabilir.
TBK m. 109: Tevdi edilen şeyi geri alma
Alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamamış ve tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmamışsa borçlu tevdi konusunu geri alabilir. Ancak geri alma anında alacak, yan haklarıyla birlikte yeniden varlığını sürdürür.
TBK m. 110: Teslim dışındaki edimler
Borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmiyorsa alacaklının temerrüdü hâlinde borçlu, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebilir. Bu hüküm özellikle yapma edimleri bakımından önem taşır.
TBK m. 111: Diğer ifa engelleri
Alacağın kime ait olduğu veya alacaklının kimliği konusunda borçlunun kusuru olmaksızın haklı bir tereddüt varsa ya da alacaklıdan kaynaklanan başka kişisel bir nedenle ifa yapılamıyorsa borçlu, alacaklı temerrüdündeki gibi tevdi veya sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.
Hangi Durumlarda Tevdi Mahalli Talep Edilebilir?
Uygulamada tevdi talebi özellikle şu hâllerde gündeme gelir:
- Alacaklının para veya mal teslimini açıkça reddetmesi,
- alacaklının ödeme için banka hesabı veya teslim yeri bildirmemesi,
- kira bedelinin haklı bir sebep olmadan kabul edilmemesi,
- geçersiz veya sona ermiş bir sözleşme kapsamında iade edilmesi gereken bedelin karşı tarafça geri gönderilmesi,
- teslim alınması gereken mal için depo veya kabul organizasyonunun yapılmaması,
- birden fazla kişinin alacak üzerinde hak iddia etmesi,
- alacaklının veya yetkili temsilcisinin belirlenememesi,
- bozulabilir veya saklanması masraflı malın teslim alınmaması.
Her para gönderiminin iade edilmesi otomatik olarak alacaklı temerrüdü oluşturmaz. Ödemenin doğru tutarda, doğru borca ilişkin, doğru zamanda ve gerekli açıklamayla yapılmış olması gerekir.
Tevdi Mahalli Tayini Çekişmesiz Yargı İşidir
HMK m. 382/2-d-3, tevdi mahalli belirlenmesini ve tevdi edilemeyecek eşyanın satılmasını açıkça çekişmesiz yargı işi olarak sayar. Bu nedenle başvuru kural olarak klasik anlamda iki taraflı bir eda davası değil, bir çekişmesiz yargı talebidir.
HMK m. 385 uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve aksine hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme gerekli görürse alacaklıyı dinleyebilir, belge isteyebilir ve tevdi koşullarını kendiliğinden araştırabilir.
Görevli Mahkeme
HMK m. 383 gereğince, aksine özel bir düzenleme olmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde sulh hukuk mahkemesi görevlidir. TBK m. 107 tevdi yerini “ifa yerindeki hâkim”in belirleyeceğini düzenler. Bu nedenle genel kural, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi; yer bakımından yetkili mahkemenin ise borcun ifa yerindeki mahkeme olmasıdır.
Ticari nitelikteki tevdi taleplerinde ise bölge adliye mahkemesi uygulaması yeknesak değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 21.10.2021 tarihli 2021/1735 E., 2021/1258 K. sayılı kararında, TTK m. 4 ve 5 uyarınca ticari nitelikteki tevdi talebinde asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ise 12.11.2021 tarihli 2021/1840 E., 2021/1935 K. sayılı kararında, tevdi mahalli tayininin HMK m. 382/2-d-3 kapsamında borçlar hukukuna ilişkin çekişmesiz yargı işi olduğunu ve sulh hukuk mahkemesinin görevli bulunduğunu benimsemiştir.
Bu görüş ayrılığı nedeniyle, ticari ilişkiden doğan bir talepte yalnızca tarafların tacir olmasına bakılarak mahkeme seçilmemelidir. Talebin konusu, TTK’daki özel düzenlemeler, bölgesel BAM uygulaması ve olası görev uyuşmazlığı birlikte incelenmelidir. Ticari malların hâkim kararı olmaksızın ardiyeye tevdi edilebilmesi ise TBK m. 107’de ayrıca düzenlenmiştir.
İfa Yeri Nasıl Belirlenir?
Tarafların sözleşmede geçerli bir ifa yeri kararlaştırmış olması hâlinde öncelikle bu yer esas alınır. İfa yeri kararlaştırılmamışsa TBK m. 89’daki kurallar incelenir. Para borçlarında, parça borçlarında ve diğer borçlarda ifa yeri farklı esaslara bağlanmıştır.
Tevdi talebinde yalnızca başvurucunun yerleşim yeri esas alınmamalıdır. TBK m. 107’deki “ifa yerindeki hâkim” düzenlemesi, HMK m. 384’teki genel çekişmesiz yargı yetki kuralına göre özel niteliktedir.
Başvuru İçin Süre Var mıdır?
Tevdi mahalli tayini için TBK’da belirli gün veya ay olarak düzenlenmiş özel bir hak düşürücü süre yoktur. Bununla birlikte borçlu gecikmeden hareket etmelidir.
Borç vadesinde ifa edilmez ve alacaklı temerrüdü usulüne uygun biçimde ispatlanamazsa borçlu temerrüt faizi, cezai şart, tahliye veya sözleşmenin sona erdirilmesi gibi sonuçlarla karşılaşabilir. Tevdi kararının alınması kadar, kararın gereğinin süresinde yerine getirilmesi de önemlidir.
Başvuruda Hangi Deliller Sunulmalıdır?
Başvurucu şu hususları belgelemelidir:
- Borcun kaynağı ve miktarı,
- vade ve ifa yeri,
- ifa teklifinin gereği gibi yapıldığı,
- alacaklının kabulden kaçındığı veya gerekli hazırlığı yapmadığı,
- tevdi edilecek para veya eşyanın hazır olduğu,
- eşyanın niteliği ve gerekiyorsa muhafaza koşulları,
- tarafların kimlik ve iletişim bilgileri.
Kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
- sözleşme ve ekleri,
- noter ihtarnamesi,
- banka dekontu ve iade kaydı,
- e-posta ve mesaj yazışmaları,
- teslim tutanakları,
- kargo veya noter teslim girişimleri,
- fatura ve cari hesap kayıtları,
- depo veya ardiye yazışmaları,
- gerektiğinde bilirkişi incelemesi.
İfa teklifinin sözlü yapıldığı iddiası ispat sorununa yol açabilir. Borçlunun ödeme veya teslim iradesini noter, banka, kayıtlı elektronik posta veya teslimi doğrulanabilir başka bir yöntemle ortaya koyması daha güvenlidir.
Tevdi Kararından Sonra Ne Yapılmalıdır?
Mahkeme kararında belirlenen banka hesabı, vezne, depo, ardiye veya başka muhafaza yerine tevdi işlemi gerçekleştirilmelidir. Karar alındığı hâlde para yatırılmaz veya eşya teslim edilmezse borç sona ermez.
Tevdi belgesi dosyaya sunulmalı, alacaklıya gerekli bildirim yapılmalı ve borçla bağlantılı takip veya dava varsa tevdi olgusu ilgili dosyaya da bildirilmelidir. Kısmi tevdi, kural olarak yalnızca tevdi edilen miktar bakımından sonuç doğurur.
Kira Bedelinin Tevdii Bakımından Özel Dikkat
Kira bedelinin kabul edilmemesi hâlinde kiracının yalnızca “ev sahibi parayı almadı” savunmasına güvenmesi risklidir. Ödemenin sözleşmedeki gün ve yöntemle yapılması, banka hesabının kapatılması veya ödemenin iadesi hâlinde durumun yazılı olarak belgelenmesi ve gecikmeden tevdi yoluna başvurulması gerekir.
Bununla birlikte her kira uyuşmazlığı aynı değildir. Kira bedelinin miktarı tartışmalıysa, uyarlama veya tespit davası varsa, ödeme açıklaması başka bir borca ilişkinse ya da alacaklı haklı nedenle eksik ödemeyi reddetmişse tevdi başvurusu tek başına borçluyu temerrütten kurtarmayabilir.
Tevdi Edilemeyen veya Çabuk Bozulan Eşya
Eşyanın niteliği tevdiye elverişli değilse veya muhafaza gideri değerine göre ağırsa TBK m. 108’deki satış yolu gündeme gelir. Borçlu kendi kararıyla malı satıp bedeli saklamakla yetinmemelidir. Kural olarak alacaklıya ihtar ve hâkim izni gerekir.
Satıştan elde edilen bedelin tevdi edilmesiyle borçlu, malı aynen teslim yükümlülüğünün sonuçlarından kurtulabilir. Eşyanın piyasa fiyatı, bozulma riski ve saklama gideri uzman incelemesi gerektirebilir.
Karara Karşı Başvuru Yolu
HMK m. 387 uyarınca çekişmesiz yargı kararlarına karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel düzenleme saklı kalmak üzere kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir.
HMK m. 388 gereğince çekişmesiz yargı kararları, kanunda aksine hüküm yoksa maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerine ilişkin kararları ise HMK m. 362/1-ç kapsamında kural olarak temyiz edilemez.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 20.02.2014 tarihli, 2013/18622 E. ve 2014/2860 K. sayılı kararında da tevdi mahalli tayininin HMK m. 382/2-d-3 kapsamında çekişmesiz yargı işi olduğu açıkça kabul edilmiştir. Kararın kanun yolu kısmı, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önceki geçiş dönemine ilişkindir; güncel başvuru yolu HMK m. 387 çerçevesinde istinaftır.
Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar
Öğretide alacaklı temerrüdünün sonuçları genel ve özel sonuçlar olarak ayrılmaktadır. Tevdi, satış ve sözleşmeden dönme hakları borçlunun borçtan kurtulmasını sağlayan özel imkânlardır. Genel sonuçlar ise hasarın geçişi, borçlunun sorumluluğunun hafiflemesi, giderlerin alacaklıya yüklenmesi ve faiz tartışmaları gibi konuları kapsar.
Tuğçe Tekben, alacaklı temerrüdünün hukuki sonuçlarını TBK m. 106-110 çerçevesinde ayrıntılı biçimde incelemekte; İmge Hazal Yılmaz Tekin ise alacaklı temerrüdü hâlinde faiz istenip istenemeyeceğini öğretideki farklı görüşlerle ele almaktadır. Para borçlarında alacaklı temerrüdünün faiz üzerindeki etkisi otomatik ve her olayda aynı biçimde çözülemez. İfa teklifinin niteliği, paranın borçlunun kullanımında kalıp kalmadığı ve fiilî tevdi tarihi önem taşır.
Tevdi Mahalli Tayini Talebinin Temel İskeleti
Başvuru dilekçesinde genel olarak şu bilgiler yer almalıdır:
- Uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme ve TBK m. 107’ye göre ifa yeri,
- talepte bulunan ile ilgili alacaklının kimlik ve adres bilgileri,
- borcun kaynağı, miktarı, vadesi ve ifa yeri,
- ifa girişimleri ve alacaklının kabulden kaçınması,
- tevdi edilecek para veya eşyanın açıklaması,
- TBK m. 106-111 ile HMK m. 382 ve devamına dayalı hukuki nedenler,
- deliller,
- tevdi mahallinin belirlenmesi ve gerekiyorsa satış izni talebi.
Her olay için aynı kalıp dilekçenin kullanılması doğru değildir. Para borcu, kira bedeli, taşınır teslimi, bozulabilir ticari mal ve alacaklısı ihtilaflı borçlarda açıklanması gereken vakıalar farklıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Gereği gibi ifa teklifi yapmadan tevdi istemek.
- Yanlış yerde veya eksik tutarda ödeme teklif etmek.
- Tevdi kararını borcu kendiliğinden sona erdiren işlem sanmak.
- Mahkemece belirlenen yere fiilî tevdi yapmamak.
- İfa yeri yerine yalnızca başvurucunun yerleşim yerini esas almak.
- Çabuk bozulacak malı hâkim izni olmadan satmak.
- Alacaklının kabulden kaçınmasını yazılı delille göstermemek.
- Tevdi edilen miktarın hangi borca ilişkin olduğunu açıklamamak.
- İstinaf süresini kararın öğrenilmesinden itibaren hesaplamamak.
Hukuki Değerlendirme
Tevdi mahalli tayini, borcunu ödemek veya teslim yükümlülüğünü yerine getirmek isteyen borçlunun korunmasını sağlayan pratik bir yoldur. Ancak bu yolun etkili olabilmesi için ifa teklifinin doğru yapılması, alacaklı temerrüdünün ispatlanması, doğru mahkemeye başvurulması ve karar sonrasında fiilî tevdi işleminin tamamlanması gerekir.
Bu tür uyuşmazlıklarda yanlış mercie başvurulması, tevdi kararının gereğinin yerine getirilmemesi veya ifa teklifinin ispatlanamaması faiz, tahliye, cezai şart ve tazminat gibi sonuçlara yol açabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 89 ve 106-111; Mevzuat Bilgi Sistemi güncel konsolide metni: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6098.pdf
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 362, 382-388; Mevzuat Bilgi Sistemi güncel konsolide metni: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6100.pdf
- Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 20.02.2014, 2013/18622 E., 2014/2860 K.: https://www.ictihatlar.com.tr/ictihatdetay-24433-18hukukdairesi-Yargitay-18-Hukuk-Dairesi-2013-18622-Esas-2014-2860-Karar-Sayili-Ilami.html
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 21.10.2021, 2021/1735 E., 2021/1258 K.: https://www.ictihatlar.com.tr/karardetay-59124-bamyerel-BAM-Hukuk-Mahkemeleri-Istanbul-Bolge-Adliye-Mahkemesi-14-Hukuk-Dairesi-2021-1735-Esas-2021-1258-Karar-Sayili-Ilami.html
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 12.11.2021, 2021/1840 E., 2021/1935 K.: https://www.ictihatlar.com.tr/ictihatdetay-61147-bamyerel-BAM-Hukuk-Mahkemeleri-Sakarya-Bolge-Adliye-Mahkemesi-7-Hukuk-Dairesi-2021-1840-Esas-2021-1935-Karar-Sayili-Ilami.html
- Tuğçe Tekben, “Alacaklı Temerrüdünün Hukuki Sonuçları”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 22, S. 3, 2016: https://dergipark.org.tr/en/pub/maruhad/issue/36500/359627
- İmge Hazal Yılmaz Tekin, “Alacaklının Temerrüdü Halinde Borçludan Faiz İstenip İstenemeyeceği Meselesi”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, S. 53, 2023: https://dergipark.org.tr/tr/pub/taad/article/1231853
Sık Sorulan Sorular
Tevdi mahalli belirlenmesi HMK m. 382 kapsamında çekişmesiz yargı işidir. Uygulamada çoğunlukla değişik iş kaydı üzerinden talep edilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.