İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

HMK Madde 354: Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme

Bölge adliye mahkemesinde incelemenin heyet veya üye eliyle yürütülmesi, istinabe işlemleri ve yeni tahkikatın karara etkisi ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

HMK 354, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin incelemeyi heyetçe veya görevlendirilecek bir üye aracılığıyla yapabilmesini ve gerekli işlemler için istinabe yoluna başvurabilmesini düzenler. Madde yalnız teknik bir görev paylaşımı hükmü değildir; istinafın denetim işlevi ile gerektiğinde yeniden tahkikat yapma yetkisi arasındaki sınırı da ortaya koyar.

İlgili mevzuat hükmü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.354:

(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır.

(2) İnceleme sırasında gereken hâllerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir.

İstinaf incelemesinin iki yönü

Bölge adliye mahkemesi öncelikle ilk derece kararını, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar çerçevesinde denetler. Bununla birlikte dosyadaki eksikliğin niteliğine göre tanık dinlenmesi, keşif veya bilirkişi incelemesi gibi tahkikat işlemleri de yapılabilir.

İncelemenin heyetçe veya görevlendirilen üye eliyle yürütülmesi, hükmün daire heyeti tarafından verilmesi kuralını ortadan kaldırmaz. Görevlendirilen üye, belirli inceleme işlemlerini yürütür; karar yetkisi kanunun öngördüğü kurul yapısına aittir.

İstinabe hangi hâllerde kullanılabilir?

İnceleme sırasında işlemin başka bir yerde yapılması gerekiyorsa başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir. Özellikle mahallinde keşif yapılması, uzak yerde bulunan tanığın dinlenmesi veya yerel bir kurumdan işlem yapılmasının istenmesi hâllerinde istinabe usul ekonomisi sağlar.

İstinabe, karar verme yetkisinin devri değildir. İstinabe olunan mahkeme yalnız talep edilen usul işlemini yapar; delilin değerlendirilmesi ve istinaf başvurusu hakkında hüküm kurulması ilgili bölge adliye mahkemesine aittir.

İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler

HMK m.353, 355, 356 ve 357; istinaf incelemesinin kapsamı, duruşma, yeni delil yasağı ve verilebilecek kararlar bakımından HMK m.354 ile birlikte uygulanır.

Yargıtay uygulaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4573 E. ve 2022/125 K. sayılı kararında, bölge adliye mahkemesinin ilk derece yargılamasında eksiklik görerek yeni bilirkişi raporu ve ek rapor aldığı hâlde istinaf başvurusunu yalnızca esastan reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Daireye göre yeni delil niteliğinde tespitler içeren bir tahkikat yapıldığında, yapılan incelemenin sonucu yeniden esas hakkında karar kurulmasını gerektirir.

Bu yaklaşım, hüküm fıkrası ile gerekçenin uyumlu olması gerektiğini gösterir. Bir yandan ilk derece incelemesinin eksik olduğu kabul edilip eksiklik giderilirken diğer yandan kararın hiçbir eksiklik yokmuş gibi esastan reddedilmesi çelişkili sonuç doğurur.

Süreler, görevli ve yetkili merci

Taraflar, istinaf sebeplerini somutlaştırmalı ve hangi inceleme işleminin neden gerekli olduğunu açıklamalıdır. Bölge adliye mahkemesi kural olarak ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaları incelemez; yeni deliller ancak HMK 357'deki istisnalar kapsamında değerlendirilebilir.

HMK 354'e dayanılarak yapılan işlem için ayrı bir başvuru süresi yoktur. Asıl süre, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren işleyen iki haftalık istinaf süresidir. Özel kanunlarda farklı süre bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

İspat, delil ve usul sorunları

İstinaf dilekçesinde yalnız “eksik inceleme yapıldı” denilmesi yeterli değildir. Toplanmayan delil, bu delilin zamanında bildirildiği, uyuşmazlığın çözümüne etkisi ve ilk derece mahkemesinin neden hatalı davrandığı açıklanmalıdır.

Bölge adliye mahkemesince alınan yeni rapora karşı tarafların beyan ve itiraz hakkı korunmalıdır. Raporun hükme esas alınması hâlinde hukuki dinlenilme hakkına uygun şekilde tebliğ ve değerlendirme yapılması gerekir.

Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme

Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.

Sık yapılan hatalar

  • İstinafı yalnız ikinci bir dilekçe turu gibi görmek ve somut denetim sebebi göstermemek.
  • Bölge adliye mahkemesinin her durumda ilk derece mahkemesi gibi sınırsız tahkikat yapacağını varsaymak.
  • Yeni bilirkişi raporu alınmasına rağmen kurulacak karar türünü HMK 353 ile ilişkilendirmemek.
  • İstinabe olunan mahkemenin uyuşmazlığın esasına karar vereceğini düşünmek.

Hukuki değerlendirme

Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.

Günser + Partners ile iletişim

Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak ve doğrulama notu

  • Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-354-inceleme-6f6de8ff(1).pdf
  • Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
  • Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
  • Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Kanuni şartları varsa ve inceleme bakımından gerekli görülürse tanık dinlenebilir. Ancak yeni delil gösterme yasağı ve HMK 357 istisnaları dikkate alınır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.