İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

HMK Madde 357 Kapsamında İstinafta Yapılamayacak İşlemler

İstinafta yeni iddia, savunma ve delil yasağı; ıslah, karşı dava ve müdahale sınırları ile HMK 357 istisnaları güncel içtihatla açıklanmıştır.

İstinaf, ilk derece yargılamasını baştan sona yeniden kurmak için ikinci bir fırsat değildir. Türk hukukunda dar anlamda istinaf sistemi benimsenmiştir. Bölge adliye mahkemesi, kural olarak ilk derece mahkemesinde ileri sürülen vakıa ve deliller ile istinaf dilekçesinde gösterilen sebepler üzerinden denetim yapar. HMK madde 357, tarafların istinaf aşamasında yapamayacağı işlemleri ve sınırlı istisnaları düzenler.

İstinafta Karşı Dava Açılamaz

Bölge adliye mahkemesinde ilk kez karşı dava açılamaz. Karşı dava, cevap süresi içinde ilk derece mahkemesinde usulüne uygun biçimde açılmalıdır. İlk derece aşamasında ileri sürülmeyen bağımsız talep, istinaf dilekçesine yazılarak hüküm konusu hâline getirilemez.

Bu yasak, savunma niteliğindeki mahsup itirazı veya kamu düzenine ilişkin değerlendirmelerle karıştırılmamalıdır. Talebin gerçek niteliği incelenir.

Davaya Müdahale Talebi İleri Sürülemez

Fer'î veya aslî müdahale talebinin bölge adliye mahkemesinde ilk kez yapılması mümkün değildir. Uyuşmazlığın sonucundan etkilenen üçüncü kişi, müdahale iradesini ilk derece yargılaması sona ermeden ortaya koymalıdır.

Ancak taraf teşkiline ilişkin kamu düzeni sorunu, zorunlu dava arkadaşlığı veya davanın tarafı olması gereken kişiye tebligat yapılmaması müdahale yasağından farklıdır. Bölge adliye mahkemesi kamu düzenine ilişkin eksikliği kendiliğinden inceleyebilir.

İstinafta Islah Yapılamaz

Davanın tamamen veya kısmen ıslahı istinaf aşamasında mümkün değildir. Taraf, ilk derece yargılamasında kaçırdığı talep artırımını veya vakıa değişikliğini bölge adliye mahkemesinde ıslah yoluyla tamamlayamaz.

Belirsiz alacak davasında talep sonucunun kesinleştirilmesi, HMK 107'nin şartları varsa ıslah değildir. Buna karşılık kısmi davadaki talebi hükümden sonra artırmak, genel olarak istinafta mümkün olmaz. Dava türünün doğru belirlenmesi bu nedenle önemlidir.

Yeni İddia ve Savunma Yasağı

Bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınacak hâller dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenmez. Karşı tarafın muvafakati de bu yasağı ortadan kaldırmaz.

İstinaf dilekçesi yeni vakıa oluşturma yeri değildir. İlk derece mahkemesinin mevcut vakıalara yanlış hukuk kuralı uyguladığı ileri sürülebilir; çünkü hukuki nitelendirme hâkime aittir. Yasak, esas olarak yeni maddi vakıa ve savunma temelinin getirilmesine ilişkindir.

Yeni Delil Yasağı ve İstisnaları

Kural olarak ilk derece mahkemesinde gösterilmeyen yeni delile istinafta dayanılmaz. HMK 357/3 iki önemli istisna getirir:

  1. Delil ilk derece mahkemesinde usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilmişse,
  2. Delilin mücbir bir sebeple ilk derece mahkemesinde gösterilmesi mümkün olmamışsa.

Uygulamada kusursuz imkânsızlık da mücbir sebep değerlendirmesi içinde ele alınabilir. Delilin hükümden sonra oluşması veya tarafın onu daha önce bilmesinin objektif olarak mümkün olmaması somut biçimde açıklanmalıdır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/6156 E. ve 2022/9922 K. sayılı kararında, istinaf başvurusundan sonra düzenlenmiş ve daha önce sunulması mümkün olmayan bir bilirkişi raporunun HMK 357/3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Kamu Düzenine İlişkin Hususlar

Bölge adliye mahkemesi, görev, kesin yetki, dava şartları, taraf ehliyeti ve kesin hüküm gibi kamu düzenine ilişkin konuları kendiliğinden inceler. Bu alanlarda ilk derece aşamasında ileri sürülmemiş iddia veya delillerin değerlendirilmesi mümkün olabilir.

Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli, 2024/237 E. ve 2025/365 K. sayılı kararı da istinafta yapılamayacak işlemlerin istisnalarından birinin re'sen göz önünde tutulacak hususlar olduğunu vurgulamıştır. Ancak her usul itirazını kamu düzeni başlığına sokmak mümkün değildir.

Davaların Birleştirilmesi

HMK 166/1 saklı olmak üzere istinafta davaların birleştirilmesi istenemez. Bölge adliye mahkemesi önündeki dosyalar arasında bağlantı bulunsa bile ilk derece aşamasındaki birleştirme mantığı aynen uygulanmaz. Kanundaki sınırlı hâller ve dosyaların bulunduğu aşama ayrıca değerlendirilir.

İstinaf Sebeplerinin Gösterilmesi

HMK 355 uyarınca inceleme, kamu düzenine aykırılık dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır. “Karar usul ve yasaya aykırıdır” şeklindeki genel cümleler çoğu zaman etkili bir denetim sağlamaz.

Dilekçede hangi tespitin hangi delile aykırı olduğu, hangi usul işleminin sonucu etkilediği ve nasıl bir karar verilmesi istendiği açıkça gösterilmelidir. Yeni vakıa yaratmadan, dosyada mevcut malzemeye dayalı somut hata analizi yapılmalıdır.

Delilin İlk Derecede Usulüne Uygun Gösterilmesi

Delilin yalnızca dilekçede adının geçmesi her zaman yeterli değildir. Delil listesi, kurum bilgisi, dosya numarası ve getirtilmesini sağlayacak açıklamalar süresinde sunulmalıdır. Mahkemenin delili toplamaması veya gerekçesiz reddetmesi hâlinde bu durum istinaf sebebi yapılabilir.

Tarafın kendi ihmaliyle hiç bildirmediği delili istinafta sunması ise HMK 357/3 istisnasından yararlanmaz.

Sık Yapılan Hatalar

İlk derece aşamasında ileri sürülmeyen vakıaları istinaf sebebi gibi yazmak, kısmi dava talebini istinafta artırmak, her yeni belgeyi “sonradan elde edildi” diyerek sunmak, kamu düzeni kavramını sınırsız yorumlamak ve ilk derece delil talebinin usulüne uygun yapıldığını göstermemek sık hatalardır.

Hukuki Değerlendirme

İstinaf başarısı, ilk derece yargılamasının doğru yürütülmesine bağlıdır. Vakıa ve deliller süresinde ileri sürülmemişse istinaf çoğu eksikliği telafi etmez. Buna karşılık mahkemenin usulüne uygun gösterilen delili toplamaması veya kamu düzenine aykırılığı gözden kaçırması bölge adliye mahkemesince denetlenmelidir.

İstinaf dilekçesinde yeni bir dava kurmaya çalışmak, yeni delilin istisna şartlarını açıklamamak veya istinaf sebeplerini soyut bırakmak başvurunun etkisini azaltır. İlk derece dosyası ve kanun yolu stratejisinin birlikte değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve doğrulanabilen karar künyeleri esas alınarak hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Kural olarak hayır. Tanık ilk derece mahkemesinde usulüne uygun gösterilmiş ancak dinlenmemişse veya mücbir sebep varsa istisna tartışılabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.