Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 347: İstinaf Dilekçesine Cevap
İstinaf dilekçesine iki haftalık cevap süresi, dilekçenin verileceği mahkeme, katılma yoluyla istinaf ve usul riskleri ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
İlk derece mahkemesinin kararı istinaf edildiğinde başvuru dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verebilir. Bu aşama yalnız savunma tekrarı değildir; istinaf sebeplerine karşı hukuki cevap verilmesi ve şartları varsa katılma yoluyla istinafa başvurulması bakımından belirleyicidir.
İlgili mevzuat hükmü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.347:
(1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur.
(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.
(3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir.
İki haftalık süre ne zaman başlar?
Süre, istinaf dilekçesinin usulüne uygun tebliğini izleyen gün işlemeye başlar. Süre hesabında HMK m.90-93 hükümleri uygulanır. Tebligatın elektronik yapılması hâlinde Tebligat Kanunu'ndaki elektronik tebliğ kuralı ayrıca dikkate alınır.
Cevap dilekçesi kararı veren mahkemeye verilebileceği gibi bu mahkemeye gönderilmek üzere başka yer mahkemesine de sunulabilir. UYAP üzerinden süre sonuna kadar gönderilen dilekçeler de usul kurallarına uygun olmalıdır.
Cevap dilekçesinde neler bulunmalıdır?
Dilekçede her istinaf sebebine ayrı ve somut cevap verilmelidir. İlk derece kararının hangi gerekçesinin doğru olduğu, karşı tarafın iddiasının dosyadaki hangi belgeyle çeliştiği ve talep edilen sonucun neden reddedilmesi gerektiği açıklanmalıdır.
Kararın karşı taraf lehine olan fakat cevap veren taraf aleyhine kalan bölümünün de kaldırılması isteniyorsa, HMK m.348 uyarınca katılma yoluyla istinaf gündeme gelir. Dilekçenin yalnız “cevap” başlığı taşıması, içeriğinde açık bir kaldırma talebi varsa hukuki nitelendirmeyi tek başına belirlemez; ancak harç ve başvuru şartları ihmal edilmemelidir.
İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler
HMK m.341-346 istinaf başvurusu ve ön inceleme; HMK m.348 katılma yoluyla istinaf; HMK m.355 incelemenin sınırı; Tebligat Kanunu süre başlangıcı bakımından birlikte değerlendirilir.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarihli, 2022/7545 E. ve 2022/9483 K. sayılı kararında, istinaf dilekçesine cevap veren tarafın kusur, nafaka ve tazminat yönünden kararın kaldırılmasını talep ettiği dilekçenin katılma yoluyla istinaf niteliğinde olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır.
Bu karar, mahkemenin dilekçeyi yalnız başlığına göre değil içeriği ve talep sonucuna göre değerlendirmesi gerektiğini; buna karşılık tarafın da başvuru iradesini açık yazması ve harç işlemlerini tamamlaması gerektiğini gösterir.
Süreler, görevli ve yetkili merci
Cevap süresinin kaçırılması, karşı tarafın istinafının otomatik kabulü sonucunu doğurmaz. Bölge adliye mahkemesi dosya üzerinden inceleme yapar. Ancak cevap, karşı delil ve hukuki itirazların zamanında sunulmaması savunmanın etkisini azaltabilir.
Katılma yoluyla istinaf hakkı, asıl istinaf başvurusuna bağlıdır. Asıl başvurunun akıbetinin katılma başvurusuna etkisi HMK m.348 çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
İspat, delil ve usul sorunları
İstinaf aşamasında yeni delil sunma kural olarak sınırlıdır. Cevap dilekçesine eklenen belgenin ilk derece aşamasında neden sunulamadığı ve HMK m.357 istisnalarına girip girmediği açıklanmalıdır.
Tebliğ mazbatası, elektronik tebligat kaydı ve UYAP gönderim zamanı süre itirazlarında temel delildir. Dilekçenin havale veya gönderim tarihi dosyada açıkça görünmelidir.
Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme
Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.
Sık yapılan hatalar
- İki haftalık süreyi kararın öğrenildiği tarihten başlatmak.
- Cevap dilekçesinde yalnız ilk derece savunmasını kopyalamak.
- Kararın aleyhe bölümünün kaldırılması istenirken katılma yoluyla istinaf talebini açık kurmamak.
- Harç ve gider eksikliğini göz ardı etmek.
- İstinafta sınırsız yeni delil sunulabileceğini varsaymak.
Hukuki değerlendirme
Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.
Günser + Partners ile iletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynak ve doğrulama notu
- Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-347-istinaf-dilekcesine-cevap-922ddbc1.pdf
- Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
- Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
- Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Zorunlu değildir; verilmemesi kabul anlamına gelmez. Ancak istinaf sebeplerine zamanında cevap verilmesi ve varsa katılma başvurusunun yapılması önemlidir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.