İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

HMK 371'e Göre Yargıtay Hangi Hâllerde Kararı Bozar?

Hukukun yanlış uygulanması, dava şartı eksikliği, delilin reddi ve hükme etkili usul hataları HMK 371 kapsamında açıklanmaktadır.

Temyiz, ilk derece yargılamasının yeniden yapılması veya bütün delillerin baştan değerlendirilmesi değildir. Yargıtay, temyize tabi bölge adliye mahkemesi kararını esas olarak hukuka uygunluk yönünden denetler. HMK 371, bozma sebeplerini dört başlık altında toplar.

HMK Madde 371'de Sayılan Bozma Sebepleri

Yargıtay temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen şu nedenlerle bozar:

  1. Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması,
  2. Dava şartlarına aykırılık bulunması,
  3. Tarafın ispat için dayandığı delilin kanuni sebep olmadan kabul edilmemesi,
  4. Karara etki eden yargılama hatası veya eksikliklerinin bulunması.

Bozma kararı gerekçeli olmalıdır. Hata hükmün yalnız belirli bölümünü etkiliyorsa kısmi bozma yapılabilir.

Hukukun Yanlış Uygulanması

Uygulanması gereken kanun hükmünün hiç uygulanmaması, yanlış hükmün uygulanması, hükmün yanlış yorumlanması veya hukuki nitelendirmenin hatalı yapılması bozma sebebidir. Hâkim Türk hukukunu kendiliğinden uygular; tarafların hukuki adlandırmasıyla bağlı değildir.

Sözleşmenin açık hükmünün göz ardı edilmesi veya sözleşmeye kanuna aykırı anlam verilmesi de bu bentte değerlendirilir. Bununla birlikte sözleşme yorumunda hangi vakıaların sabit olduğu derece mahkemesinin delil değerlendirmesiyle bağlantılıdır.

Dava Şartlarına Aykırılık

Görev, kesin yetki, taraf ve dava ehliyeti, hukuki yarar, kesin hüküm, derdestlik ve kanunda dava şartı sayılan diğer hususların eksikliği temyiz aşamasında da gözetilebilir. Dava şartları kamu düzenine ilişkin olduğundan Yargıtay bunları taraf ileri sürmese bile inceleyebilir.

Tamamlanabilir eksiklikte davanın doğrudan reddi yerine HMK 115'teki tamamlama usulünün uygulanıp uygulanmadığı da denetlenir.

Delilin Kanuni Sebep Olmadan Reddedilmesi

Tarafın süresinde ve usulüne uygun gösterdiği, uyuşmazlığın çözümüne etkili delilin hukuki gerekçe olmaksızın toplanmaması veya değerlendirme dışı bırakılması bozma sebebidir. Delilin her durumda kabul edilmesi gerekmez; hukuka aykırı, ilgisiz, süresinden sonra veya ispat konusu bakımından elverişsiz delil reddedilebilir.

Mahkeme ret gerekçesini açıklamalı ve tarafın hukuki dinlenilme hakkını korumalıdır. Örneğin tanık listesinin önceden sayı ile sınırlandırılması, gerekli kurum kaydının getirtilmemesi veya usulüne uygun bilirkişi itirazının karşılanmaması hükme etkiliyse bozma gündeme gelir.

Karara Etki Eden Yargılama Hatası veya Eksiklik

Her usul hatası bozma sebebi değildir. Hatanın kararın sonucuna etki etmesi gerekir. Taraf teşkilinin sağlanmaması, savunma hakkının kısıtlanması, gerekçesiz karar, taleple bağlılık ilkesinin ihlali, eksik inceleme veya hüküm fıkrasındaki ciddi çelişki bu kapsamda olabilir.

Dava şartı eksikliği ve kanuni sebep olmaksızın delilin reddi gibi bazı aykırılıklar daha ağır niteliktedir; ayrıca sonuca etkisinin tartışılması gerekmeyebilir.

Yargıtay Maddi Vakıayı İnceler mi?

Temyiz esas olarak hukuki denetimdir. Yargıtay yeni tanık dinlemez, yeni bilirkişi incelemesi yapmaz ve süresinde sunulmayan yeni vakıaları ilk kez değerlendirmez. Ancak maddi vakıa tespitinin dosyadaki delille açıkça çelişmesi, hiç mevcut olmayan olguya dayanılması veya mantık kurallarına aykırı sonuca varılması hukuki denetimin kapsamına girebilir.

Delil takdiri ile hukuka aykırı delil değerlendirmesi arasındaki sınır temyiz dilekçesinde açık kurulmalıdır.

Temyiz Dilekçesi Nasıl Kurulmalıdır?

Dilekçe yalnız "karar usul ve yasaya aykırıdır" cümlesinden ibaret olmamalıdır. Her bozma nedeni için:

  • İhlal edilen kural,
  • Dosyadaki ilgili işlem veya delil,
  • Bölge adliye mahkemesinin hatalı gerekçesi,
  • Hatanın hüküm sonucuna etkisi,
  • Talep edilen bozma kapsamı

açıkça gösterilmelidir.

Kamu düzenine ilişkin hususlar Yargıtayca kendiliğinden incelenebilse de somutlaştırılmış temyiz sebepleri etkili denetim için gereklidir.

Temyiz Edilebilirlik ve Süre

Her karar temyize açık değildir. Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranına göre değişebildiğinden karar tarihine göre güncel sınır kontrol edilmelidir. Temyiz süresi ve başlangıcı kararın tebliği, karar türü ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir.

Yanlış kanun yoluna veya süresinden sonra başvuru, esasın incelenmemesine yol açabilir.

Yargıtay Uygulamasının Temel Yaklaşımı

Yargıtay, kendisini derece mahkemesi yerine koymadan hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını denetler. Buna karşılık hukuki nitelendirme, dava şartları, usul güvenceleri ve takdir yetkisinin hukuki sınırları tam denetime tabidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Temyizi yeniden istinaf incelemesi gibi yazmak.
  • Yeni vakıa ve delilleri ilk kez temyizde ileri sürmek.
  • Hatanın hükme etkisini açıklamamak.
  • Parasal temyiz sınırını karar tarihine göre kontrol etmemek.
  • Bölge adliye mahkemesi gerekçesini hedeflemek yerine yalnız ilk derece kararını tartışmak.
  • Kamu düzeni dışındaki soyut itirazlarla yetinmek.

Hukuki Değerlendirme

Etkili temyiz dilekçesi, dosyanın tamamını tekrar anlatmaktan çok hukuki hatayı seçip hükümle bağlantısını kurar. Temyize elverişlilik, süre, bozma sebebi ve talep sonucu birbiriyle uyumlu olmalıdır.

Kanun yolu süresinin kaçırılması veya temyiz sebebinin soyut bırakılması telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Somut kararın HMK 371 kapsamında incelenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Temyiz dosya üzerinden hukuki denetimdir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.