İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Hakem Kurulunun Karar Vermesi

Hakem kurulunun oy çokluğuyla karar vermesi, kurul üyelerinin katılımı, başkanın yetkisi ve hakkaniyete göre karar HMK 433 kapsamında açıklanmıştır.

Tahkimde hakem kurulunun yalnızca çoğunluk imzası taşıyan bir metin hazırlaması yeterli değildir. Kararın geçerliliği; kurulun usulüne uygun oluşmasına, bütün üyelerin müzakereye katılma imkânı bulmasına, gerekli oy çoğunluğunun sağlanmasına ve kararın hakemlere verilen yetki sınırları içinde kalmasına bağlıdır. HMK m. 433 bu konudaki temel kuralları düzenler.

Oy Çokluğuyla Karar Verilebilir mi?

Taraflar aksini kararlaştırmamışsa hakem kurulu oy çokluğuyla karar verebilir. Üç kişilik bir kurulda iki hakemin aynı yönde oy kullanması kural olarak yeterlidir. Ancak oy çokluğu, üçüncü hakemin toplantı ve müzakere dışına bırakılabileceği anlamına gelmez.

Bütün hakemlerin karar toplantısına çağrılması, dosyayı inceleme ve görüş bildirme fırsatı bulması gerekir. Bir üyenin usulüne uygun davet edilmeden dışarıda bırakılması hâlinde, kalan üyelerin sayısal çoğunluğu sağlaması kararı kendiliğinden geçerli hâle getirmez.

Tüm Hakemlerin Toplantıya Katılması Zorunlu mudur?

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/2826 E., 2019/5261 K. sayılı kararında, oy çokluğunun ancak kurul üyelerinin tamamının karar toplantısı ve müzakeresine katılma imkânı bulduğu durumda anlam taşıdığı kabul edilmiştir. Somut olayda bir hakemin toplantıya usulüne uygun çağrılmaması, hakem kararının iptaline yol açan ağır bir usul eksikliği olarak değerlendirilmiştir.

Katılım, her durumda fiziksel olarak aynı masada bulunmayı gerektirmeyebilir. Tarafların ve kurulun kabul ettiği usule göre güvenli çevrim içi toplantı veya yazılı müzakere mümkündür. Belirleyici olan, her üyenin gerçek ve etkili katılım imkânına sahip olmasıdır.

Muhalefet Şerhi ve İmza

Karara katılmayan hakem karşı oy yazabilir. HMK m. 436’ya göre karar, hakemlerin tamamı veya çoğunluğu tarafından imzalanmalı; bir hakem imzalamıyorsa bunun nedeni kararda belirtilmelidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/3443 E., 2023/3348 K. sayılı kararında, kararın bütünlüğü bakımından gerekli çoğunluğun oluşmadığı ve iki üyenin muhalefet şerhi koyduğu durumda geçerli bir hakem kararından söz edilemeyeceği kabul edilmiştir. Sonradan muhalefetin geri çekilmesi, yokluk derecesindeki eksikliği geçmişe etkili biçimde gidermez.

Kurul Başkanı Tek Başına Karar Verebilir mi?

Hakem kurulu başkanı, taraflar veya diğer kurul üyeleri tarafından yetkilendirilmişse yalnızca yargılama usulüne ilişkin belirli konularda tek başına karar verebilir. Bu yetki, uyuşmazlığın esasını tek başına karara bağlama yetkisi değildir.

Dilekçe sürelerinin düzenlenmesi, duruşma tarihinin belirlenmesi veya bazı organizasyon işlemleri başkana bırakılabilir. İhtiyati hukuki koruma, yetki itirazı veya nihai hüküm gibi tarafların haklarını doğrudan etkileyen konularda yetki metni dar yorumlanmalıdır.

Hakkaniyet ve Nasafete Göre Karar

Hakemler kural olarak hukuku uygular. Hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilmeleri için tarafların onları açıkça yetkili kılması gerekir. Tahkim anlaşmasındaki genel “uyuşmazlık hakemlerce çözülecektir” ifadesi bu özel yetkiyi içermez.

Açık yetki verilmiş olsa bile hakemler kamu düzenine, tahkime elverişlilik sınırına ve tarafların temel usul güvencelerine aykırı karar veremez. Hakkaniyet yetkisi, keyfî karar verme serbestisi değildir.

Karar Süresi ve Yetki Aşımı

Hakem kurulu kararını HMK m. 427’deki süre içinde vermelidir. Sürenin uzatılması tarafların anlaşmasıyla veya kanundaki koşullarla mümkündür. Süre geçtikten sonra verilen karar, iptal sebebi oluşturabilir.

Kurul, tarafların talep sonuçları ve tahkim anlaşmasının kapsamıyla bağlıdır. Talep edilenden fazlasına, tahkim şartı dışındaki bir konuya veya üçüncü kişilerin haklarına karar verilmesi yetki aşımı gündeme getirir.

Hakem Kararının İptali

HMK m. 439 uyarınca hakem kararına karşı tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde iptal davası açılabilir. Kurulun oluşumu, karar çoğunluğu veya usulüne ilişkin eksiklikler; kanunda sayılan iptal sebeplerinden birine girdiği ve gerekli hâllerde kararın esasına etkili olduğu ölçüde incelenir.

İptal davası, uyuşmazlığın baştan sona yeniden görülmesi değildir. Mahkeme hakemlerin maddi ve hukuki değerlendirmesini genel bir istinaf denetimi gibi ele almaz; kanunda sınırlı sayılan sebeplerle inceleme yapar.

İspat ve Belgelendirme

Toplantı davetleri, elektronik posta kayıtları, kurul tutanakları, oylama sonuçları, karar taslakları ve imza süreçleri saklanmalıdır. Bir hakemin katılmadığı iddiasında, davetin ne zaman ve nasıl yapıldığı belirleyici olabilir.

Tahkim kurumunun kuralları uygulanıyorsa kurum yazışmaları ve sekretarya kayıtları da önem taşır. Taraflar, usul takviminde karar ve toplantı yöntemini açıkça belirleyerek sonradan çıkabilecek tartışmaları azaltabilir.

Sık Yapılan Hatalar

Sık hatalar; sayısal çoğunluğu kurulun eksik katılımıyla karıştırmak, başkana sınırsız karar yetkisi vermek, muhalefet şerhlerini kararın bütünlüğünden bağımsız değerlendirmek, hakkaniyete göre karar için açık yetki aramamak ve toplantı davetlerini belgelendirmemektir.

Hukuki Değerlendirme

Hakem kararının dayanıklılığı, esas değerlendirme kadar kararın nasıl alındığına da bağlıdır. Kurulun müzakere sürecinin kayıt altına alınması ve yetki sınırlarının baştan belirlenmesi, iptal riskini önemli ölçüde azaltır.

Tahkimde kurul oluşumu, oy çokluğu veya yetki sınırıyla ilgili hata, uzun süren yargılamanın sonunda kararın iptaline neden olabilir. Somut uyuşmazlığınızın güncel tahkim mevzuatı ve içtihatlar çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet, taraflar aksini kararlaştırmamışsa; ancak üçüncü hakemin müzakereye katılma imkânı usulüne uygun biçimde sağlanmış olmalıdır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.