Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 429 Kapsamında Tahkimde Duruşma ve Dosya Üzerinden İnceleme
Hakem kurulunun duruşma yapması, tarafın duruşma talebi, toplantı ve bilirkişi bildirimleri ile hukuki dinlenilme hakkı ayrıntılı açıklanmıştır.
Tahkim yargılaması devlet mahkemesindeki duruşma düzenini aynen tekrar etmek zorunda değildir. Taraflar yazılı yargılama kararlaştırabilir; hakem kurulu da delillerin niteliğine göre dosya üzerinden karar verebilir. Bununla birlikte taraflardan biri usulüne uygun biçimde duruşma isterse ve taraflar aksini kararlaştırmamışsa hakem kurulu uygun aşamada duruşma yapmak zorundadır. HMK madde 429, esneklik ile hukuki dinlenilme hakkı arasındaki dengeyi kurar.
Hakem Kurulunun Takdir Yetkisi
Hakem veya hakem kurulu, delillerin sunulması, sözlü açıklama, tanık dinlenmesi, keşif veya bilirkişiden açıklama alınması için duruşma yapabilir. Uyuşmazlık yalnızca belgelerle çözülebilecekse dosya üzerinden incelemeyi tercih edebilir.
Bu takdir yetkisi tarafların anlaşmasına tabidir. Tahkim sözleşmesi veya seçilen kurumsal kurallar duruşma usulünü belirlemişse hakem kurulu bu düzenlemelere uymalıdır.
Tarafın Duruşma Talebi
Taraflar dosya üzerinden karar verileceğini kesin biçimde kararlaştırmamışsa taraflardan birinin talebi üzerine yargılamanın uygun aşamasında duruşma yapılır. Talep açık olmalı ve yargılama tamamlanmadan ileri sürülmelidir.
Tarafın hiç duruşma talep etmemesi hâlinde dosya üzerinden karar verilmesi tek başına iptal sebebi oluşturmaz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarihli, 2019/2825 E. ve 2019/5138 K. sayılı kararında, tahkim sırasında duruşma istendiğine dair delil bulunmadığı için duruşma yapılmamasının iptal nedeni sayılamayacağı belirtilmiştir.
Uygun Aşama Ne Anlama Gelir?
Duruşma talebi, hakem kurulunun usul takvimini ve tahkim süresini gereksiz yere bozmayacak zamanda yapılmalıdır. Ancak “geç kaldınız” gerekçesi soyut kullanılamaz. Tarafın yeni öğrendiği delil, bilirkişi raporu veya tanık ihtiyacı nedeniyle makul aşamada yaptığı talep değerlendirilmelidir.
Hakem kurulu talebi reddederse gerekçesini açıklamalı; tarafın savunmasını sunma imkânının neden zedelenmediğini göstermelidir.
Toplantı, Keşif ve Bilirkişi İncelemesinin Bildirilmesi
Hakem kurulu keşif, bilirkişi incelemesi, delil toplantısı ve duruşmaların tarihini taraflara uygun süre önce bildirmelidir. Gelmemenin sonuçları da açıkça belirtilmelidir.
Tahkimde bildirim, devlet mahkemelerindeki Tebligat Kanunu şekline zorunlu olarak bağlı değildir. Tarafların kararlaştırdığı e-posta, KEP, tahkim kurumu platformu veya başka güvenilir yöntem kullanılabilir. Önemli olan bildirimin ulaştığının ve tarafın hazırlanmak için makul süre bulduğunun ispatlanabilmesidir.
Dilekçe ve Belgelerin Karşı Tarafa Bildirilmesi
Hakem kuruluna sunulan dilekçe, bilgi, uzman görüşü ve diğer belgeler karşı tarafa iletilmelidir. Tarafın görmediği bir belgeye dayanılarak karar verilmesi silahların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.
Bilirkişi raporu da taraflara bildirilerek görüş ve itiraz imkânı tanınmalıdır. Aynı Yargıtay kararında raporun usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve savunma hakkının kısıtlanması, hakem kararının iptali bakımından hukuka aykırı bulunmuştur.
Duruşmaya Katılmamanın Sonucu
Usulüne uygun bildirim yapıldığı hâlde taraf duruşmaya katılmazsa hakem kurulu yargılamaya devam edebilir. Yokluk, karşı tarafın iddialarının otomatik kabulü anlamına gelmez. Hakem kurulu mevcut delilleri değerlendirerek karar vermelidir.
Bildirimin hiç yapılmaması, geç yapılması veya gelmemenin sonucunun açıklanmaması hâlinde yoklukta yapılan işlem iptal davasında tartışılabilir.
Çevrim İçi Duruşma
Tarafların anlaşması, kurumsal kurallar ve hakem kurulunun usul kararı çerçevesinde çevrim içi duruşma yapılabilir. Çevrim içi yöntem, tarafların kimliğinin doğrulanması, kesintisiz katılım, tanığın etkilenmemesi, belge paylaşımı ve kayıt güvenliği bakımından uygun tedbirler gerektirir.
Tarafın makul teknik imkânsızlığı göz ardı edilerek çevrim içi duruşmaya zorlanması hukuki dinlenilme hakkı sorunu yaratabilir. Buna karşılık sırf fiziksel duruşma yapılmadığı için usulün geçersiz olduğu söylenemez.
Hakem Kararının İptali Riski
Tarafın usulüne uygun duruşma talebinin karşılanmaması, bilirkişi raporunun bildirilmemesi veya delillere cevap hakkı verilmemesi HMK madde 439 kapsamındaki iptal sebepleriyle bağlantılı olabilir. Ancak her usul eksikliği iptal sonucunu doğurmaz; ihlalin tarafın savunma hakkını ve kararın sonucunu etkileyebilecek nitelikte olması aranır.
İptal davası tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır. Süre ve görev kuralları hakem kararının bildirim tarihine göre dikkatle takip edilmelidir.
Usul Takviminin Önemi
Hakem kurulu başlangıçta dilekçe, delil, tanık, uzman raporu ve duruşma tarihlerini içeren açık bir usul takvimi oluşturmalıdır. Tarafların duruşma isteyip istemediği erken aşamada sorulabilir.
Usul takvimi sonradan ortaya çıkan haklı ihtiyaçları tamamen dışlamaz; fakat gecikmeli taleplerin değerlendirilmesinde ölçüt sağlar.
Sık Yapılan Hatalar
Duruşma talebini açıkça kayda geçirmemek, dosya üzerinden yargılamayı kabul eden sözleşme hükmünü incelememek, belgeleri yalnızca hakem kuruluna göndermek, bilirkişi raporuna cevap süresi vermemek ve bildirimlerin ulaştığını belgelendirmemek sık hatalardır.
Hukuki Değerlendirme
Tahkimde esneklik, tarafların haber verilmeden veya dinlenmeden yargılanabileceği anlamına gelmez. Duruşma talebi, belge paylaşımı ve bilirkişi incelemesi konusunda şeffaf usul uygulanmalıdır. Hakem kurulu, hızlı karar ile etkili savunma hakkı arasındaki dengeyi gerekçeli usul kararlarıyla kurmalıdır.
Duruşma talebinin kayda geçirilmemesi, rapor ve belgelerin karşı tarafa iletilmemesi veya bildirim sürelerinin yetersizliği hakem kararının iptaline kadar uzanan sonuçlar doğurabilir. Tahkim usulünün ve iptal risklerinin değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve doğrulanabilen karar künyeleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Taraflar aksini kararlaştırmamış ve bir taraf duruşma istememişse hakem kurulu dosya üzerinden karar verebilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.