İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Tahkimde Sulh ve HMK 434

Tahkim yargılamasında sulhun şartları, hakem kararı şeklinde tespiti, icra kabiliyeti ve kamu düzeni denetimi HMK 434 kapsamında açıklanmıştır.

Tarafların uyuşmazlığı tahkime götürmüş olması, yargılama sürerken anlaşmalarına engel değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 434. maddesi, tahkim sırasında sulh gerçekleştiğinde yargılamanın sona ermesini ve gerekli şartlar varsa sulhun hakem kararı biçiminde tespit edilmesini düzenler.

HMK 434 Ne Düzenler?

HMK m. 434’e göre taraflar tahkim yargılaması sırasında uyuşmazlık konusunda sulh olursa tahkim yargılamasına son verilir. Tarafların istemi üzerine, sulh ahlaka veya kamu düzenine aykırı değilse ve uyuşmazlık tahkime elverişli bir konuya ilişkinse, anlaşma hakem kararı olarak tespit edilebilir.

Bu düzenleme iki farklı sonuç içerir. Taraflar yalnızca sulh olduklarını bildirip yargılamanın sona ermesini isteyebilir. Bunun yanında, anlaşmanın icra kabiliyetini güçlendirmek amacıyla sulhun “anlaşmalı hakem kararı” şeklinde kurulmasını talep edebilirler.

Sulh Sözleşmesinin Kapsamı Açık Olmalıdır

Sulh, tarafların karşılıklı ödünlerle mevcut veya muhtemel bir uyuşmazlığı sona erdirmesine yönelik sözleşmedir. Tahkim dosyasında sulhun hangi talepleri kapsadığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır.

Ana alacak, faiz, yargılama giderleri, hakem ücreti, vekâlet ücreti, teminatların iadesi, ifa takvimi ve gizlilik gibi konular açıkça düzenlenmediğinde yeni uyuşmazlıklar doğabilir. “Taraflar ibra olmuştur” şeklindeki genel ifadeler, özellikle birden fazla sözleşme veya talep bulunan dosyalarda yeterli güvence sağlamaz.

Hakem Kararı Şeklinde Tespit İçin Şartlar

Sulhun hakem kararı olarak tespiti kendiliğinden gerçekleşmez. Tarafların bu yönde talebi bulunmalıdır. Hakem veya hakem kurulu ayrıca şu hususları denetler:

  • Sulh konusu uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı,
  • Anlaşmanın emredici hukuk kurallarına, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı,
  • Tarafların ve temsilcilerin sulh yetkisinin bulunup bulunmadığı,
  • İrade açıklamalarının açık ve birbirine uygun olup olmadığı.

Avukatın sulh yapabilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunması gerekir. Yetkisiz temsilci tarafından yapılan sulh, sonradan icazet verilmedikçe ciddi geçerlilik ve icra sorunları doğurabilir.

Hangi Uyuşmazlıklar Tahkime Elverişli Değildir?

HMK’nın tahkime elverişliliğe ilişkin hükümleri uyarınca, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Bu sınır, sulhun hakem kararı şeklinde tespiti bakımından da geçerlidir.

Tarafların özel hukuk alanında sulh olabilmeleri, her anlaşmanın tahkim kararı olarak kurulabileceği anlamına gelmez. Aile hukuku, kişilik durumu ve kamu düzeninin ağır bastığı bazı alanlarda ayrıca dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.

Sulh Yargılamayı Nasıl Sona Erdirir?

Sulhun yalnızca sözleşme olarak sunulması hâlinde hakem kurulu, yargılamanın sona erdiğini belirleyen bir karar verir. Sulhun hakem kararı olarak tespiti istenmişse, anlaşmanın içeriği kararın hüküm bölümüne işlenir ve hakem kararlarının şekline ilişkin HMK m. 436 koşulları gözetilir.

Kararda tarafların kimlikleri, tahkim anlaşması, kararın tarihi ve yeri, hüküm sonucu, imzalar ve yargılama giderlerine ilişkin düzenleme bulunmalıdır. Şekil eksiklikleri, hakem kararının saklanması, icra edilebilirliği veya iptal denetiminde sorun yaratabilir.

Anlaşmalı Hakem Kararının İcrası

Hakem kararı biçiminde tespit edilen sulh, sıradan bir özel hukuk sözleşmesine göre daha güçlü bir icra zemini sağlar. Bununla birlikte kararın niteliğine, tahkimin millî veya milletlerarası olmasına ve icranın yapılacağı ülkeye göre saklama, icra edilebilirlik veya tenfiz işlemleri gündeme gelebilir.

Yabancılık unsuru bulunan uyuşmazlıklarda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ile New York Sözleşmesi bakımından ayrıca inceleme yapılmalıdır. Anlaşmanın “hakem kararı” adı taşıması tek başına uluslararası tenfizi garanti etmez; gerçek bir uyuşmazlık, geçerli tahkim anlaşması ve usulüne uygun tahkim süreci aranabilir.

İptal Davası Açılabilir mi?

Anlaşmalı hakem kararı da kural olarak hakem kararı niteliğindedir. HMK m. 439’da sınırlı olarak sayılan iptal sebepleri bakımından denetlenebilir. Taraflardan birinin sonradan yalnızca anlaşmanın ekonomik açıdan elverişsiz olduğunu ileri sürmesi, tek başına iptal sebebi değildir.

Buna karşılık temsil yetkisinin bulunmaması, tahkime elverişsizlik, taraf iradesinin sakatlanması, kamu düzenine aykırılık veya kararın anlaşmayı aşması gibi iddialar somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.

Sulh ile Feragat ve Kabul Arasındaki Fark

Feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi; kabul ise davalının talep sonucuna razı olmasıdır. Sulhta ise taraflar karşılıklı irade açıklamalarıyla uyuşmazlığı sona erdirir ve çoğu zaman karşılıklı edimler üstlenir.

Bu ayrım, yargılama giderleri, vekâlet ücreti, kapsam ve sonradan ileri sürülebilecek talepler bakımından önemlidir. Tahkim dosyasına sunulan belgenin başlığı değil, gerçek içeriği esas alınır.

İspat ve Belgelendirme

Sulh metni yazılı hazırlanmalı, imza yetkilileri ve vekâletnameler dosyaya sunulmalı, şirketler bakımından temsil ve imza sirküleri kontrol edilmelidir. Şarta bağlı ödeme, taksit veya teminat öngörülüyorsa ifa şartları ölçülebilir biçimde yazılmalıdır.

Elektronik imza, farklı ülkelerde imza ve yetki belgeleri veya tercümeler söz konusuysa belgenin geçerliliği ayrıca incelenmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

Sık rastlanan hatalar; sulh yetkisinin kontrol edilmemesi, giderlerin kime ait olduğunun yazılmaması, anlaşmanın tahkim kapsamı dışındaki talepleri belirsiz bırakması, kamu düzeni denetiminin göz ardı edilmesi ve sıradan sulh sözleşmesi ile anlaşmalı hakem kararının aynı sonucu doğurduğunun sanılmasıdır.

Hukuki Değerlendirme

Tahkimde sulh, uyuşmazlığı hızlı biçimde sona erdirebilir; fakat acele hazırlanmış bir metin yeni icra ve yorum sorunları doğurabilir. Anlaşmanın kapsamı, temsil yetkisi, tahkime elverişlilik ve icra stratejisi birlikte değerlendirilmelidir.

Bu tür uyuşmazlıklarda yanlış nitelendirme, eksik yetki veya belirsiz ifa hükümleri hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve tahkim uygulaması çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Anlaşma ahlaka veya kamu düzenine aykırıysa ya da tahkime elverişli olmayan bir konuda ise hakem kararı şeklinde tespit talebi reddedilebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.