İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

HMK Madde 435: Tahkim Yargılamasının Sona Ermesi

Tahkim yargılamasını sona erdiren hâller, davanın geri alınması, süre ve avans sorunları ile hakem kurulunun sona erme sonrası yetkisi açıklanmıştır.

Tahkim yargılaması kural olarak nihai hakem kararının verilmesiyle sona erer. Bunun dışında davanın geri alınması, tarafların anlaşması, yargılamanın gereksiz veya imkânsız hâle gelmesi, sürenin uzatılmaması, oybirliği şartının gerçekleşmemesi ve gider avansının yatırılmaması gibi nedenler de süreci sona erdirebilir.

İlgili mevzuat hükmü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.435:

(1) Tahkim yargılaması, nihai hakem kararının verilmesi veya aşağıdaki hâllerden birinin gerçekleşmesi ile sona erer: a) Davalının itirazı üzerine hakem veya hakem kurulunun uyuşmazlığın kesin olarak çözümünde davalının hukuki yararı bulunduğunu kabul etmesi hâli hariç, davacı davasını geri alırsa. b) Taraflar, yargılamanın sona erdirilmesi konusunda anlaşırlarsa. c) Hakem veya hakem kurulu, başka bir sebeple yargılamanın sürdürülmesini gereksiz veya imkânsız bulursa. ç) 427 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin talep mahkemece reddedilirse. d) Taraflarca kararın oybirliğiyle verilmesinin öngörülmesine rağmen, hakem kurulu oybirliğiyle karar veremezse. e) 442 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yargılama giderleri için avans yatırılmazsa.

(2) 437 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, hakem veya hakem kurulunun yetkisi, yargılamanın sona ermesiyle ortadan kalkar.

Sona erme sebepleri sınırlı mı uygulanır?

HMK 435'te sayılan hâller, tahkim sürecinin hangi nedenle kapatılabileceğini belirler. Hakem kurulu, yargılamanın sürdürülmesini gereksiz veya imkânsız gördüğünde gerekçesini somutlaştırmalıdır. Tarafların uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmesi veya sona erdirme konusunda anlaşması da dosyanın kapatılmasını sağlar.

Davacının davasını geri alması kural olarak sona erme nedenidir. Ancak davalı, uyuşmazlığın kesin biçimde çözülmesinde hukuki yararı bulunduğunu ileri sürer ve hakem kurulu bunu kabul ederse yargılama devam edebilir.

Hakem kurulunun yetkisi ne zaman biter?

Yargılama sona erdiğinde hakem veya hakem kurulunun yetkisi de kural olarak ortadan kalkar. HMK m.437'deki tavzih, düzeltme ve tamamlama yetkileri saklıdır. Bu sınırlı yetki, yeni bir uyuşmazlık hakkında karar verme veya hükmün esasını değiştirme imkânı vermez.

Sona erme kararı ile nihai hakem kararı aynı şey değildir. Dosyanın usuli nedenle kapatılması, tarafların genel mahkemeye veya yeni bir tahkime başvurup başvuramayacağı konusunda tahkim sözleşmesi ve sona erme sebebine göre farklı sonuçlar doğurabilir.

İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler

HMK m.427 tahkim süresi, m.437 kararın tavzihi-düzeltilmesi-tamamlanması, m.439 iptal davası ve m.442 gider avansı hükümleri birlikte incelenir. Yabancılık unsuru bulunan tahkimde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanabilir.

Yargıtay uygulaması

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarihli, 2016/18070 E. ve 2019/8034 K. sayılı kararında, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda karar verme süresinin dolması ve başvuru sırasında gerekli maluliyet raporunun sunulmaması dikkate alınarak yargılamanın sona erdirilmesine ilişkin karar onanmıştır.

Sigorta tahkimi özel kanun hükümlerine tabi olduğundan bu karar, HMK tahkimindeki her dosyaya doğrudan uygulanamaz. Bununla birlikte süre ve başvuru şartlarının hakem kurulunun yetkisi üzerindeki etkisini göstermesi bakımından önemlidir.

Süreler, görevli ve yetkili merci

Hakem kararına karşı genel anlamda istinaf veya temyiz değil, HMK m.439'daki sınırlı iptal davası gündeme gelir. Sona erme işleminin iptal davasına konu olup olamayacağı, işlemin nihai niteliği ve tarafın hukuki korunma ihtiyacına göre değerlendirilir.

Tahkim süresinin uzatılması talebi, süre dolmadan yapılmalıdır. Gider avansı için verilen sürenin ve yatırılmamanın sonucunun taraflara açıkça bildirilmesi gerekir.

İspat, delil ve usul sorunları

Davanın geri alınması, tarafların sona erme anlaşması, avans bildirimi, süre uzatım talebi ve hakem kurulunun kararları yazılı ve tarihli olmalıdır. Elektronik yazışmaların hangi tarihte kurula ulaştığı ispatlanabilmelidir.

Sona erme kararının gerekçesiz veya belirsiz olması, sonradan iptal ve yetki tartışmalarını artırır. Kararda sona erme sebebi, tarih ve giderlerin paylaşımı açıkça gösterilmelidir.

Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme

Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Tahkim süresi dolduktan sonra uzatma talebiyle sürecin canlandırılabileceğini düşünmek.
  • Davacının geri alma beyanının her durumda dosyayı otomatik kapattığını varsaymak.
  • Sona erme sonrası hakem kurulunun esasa ilişkin yeni karar verebileceğini kabul etmek.
  • Sigorta tahkimi ile HMK tahkimini aynı usule tabi sanmak.

Hukuki değerlendirme

Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.

Günser + Partners ile iletişim

Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak ve doğrulama notu

  • Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-435-tahkim-yargilamasinin-sona-ermesi-69e7a7b4.pdf
  • Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
  • Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
  • Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Evet. Anlaşmanın kapsamı, giderler ve yeniden başvuru ihtimali açıkça düzenlenmelidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.