Medeni Usul Hukuku · · ≈5 dk okuma
HMK Madde 408 Kapsamında Tahkime Elverişlilik
Taşınmaz ayni hakları, taraf iradesine tabi olmayan işler ve kamu düzeni bakımından tahkime elverişlilik sınırları güncel hukukla açıklanmıştır.
Tarafların sözleşmeye tahkim şartı koyması, her uyuşmazlığın hakem önünde çözülebileceği anlamına gelmez. Devletin münhasır yargı yetkisine bıraktığı bazı konularda taraf iradesi yeterli değildir. HMK madde 408, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan ve iki tarafın iradesine tabi olmayan işlerden doğan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığını düzenler.
Tahkime Elverişlilik Nedir?
Tahkime elverişlilik, uyuşmazlığın niteliği itibarıyla özel hakem yargılamasında çözülebilir olup olmadığını ifade eder. Geçerli bir tahkim anlaşması bulunsa dahi uyuşmazlık kanunen tahkime kapalıysa hakem heyeti esas hakkında geçerli karar veremez.
Bu sorun, tahkim itirazı aşamasında, hakemlerin yetki incelemesinde, hakem kararının iptali davasında ve kararın icrası veya tenfizinde gündeme gelebilir. Mahkeme tahkime elverişliliği kamu düzeni kapsamında kendiliğinden de inceleyebilir.
Taşınmaz Üzerindeki Ayni Haklar
Taşınmazın mülkiyeti, irtifak, rehin veya taşınmaz yükü gibi ayni hakların kurulması, değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması doğrudan tahkime elverişli değildir. Tapu iptali ve tescil, ayni hakka dayalı terkin veya sınır uyuşmazlıkları bu kapsamda değerlendirilir.
Buna karşılık taşınmazla bağlantılı her uyuşmazlık tahkime kapalı değildir. Kira bedeli, eser sözleşmesinden doğan ücret, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tazminat sonucu veya tarafların tasarruf edebileceği şahsi alacaklar tahkime elverişli olabilir. Talebin adına değil hükmün tapu sicili ve ayni hak üzerinde doğuracağı etkiye bakılır.
Tarafların İradesine Tabi Olmayan İşler
Tarafların sulh, kabul veya feragat yoluyla serbestçe tasarruf edemediği uyuşmazlıklar hakem önüne götürülemez. Kişisel durum, evlenme ve boşanma, soybağı, velayet ve vesayet gibi alanlar buna örnektir.
İflas kararının verilmesi yalnızca iki tarafı değil bütün alacaklıları etkilediğinden bu yetki devlet mahkemesine aittir. Bununla birlikte takipli iflasta, borçlunun itirazı üzerine önce alacağın varlığı ve miktarı inceleniyorsa bu ön aşamanın tahkime elverişliliği ayrıca değerlendirilir. Hukuk Genel Kurulu, 21.12.2021 tarihli, 2019/574 E. ve 2021/1710 K. sayılı kararında süreci bölünmez bir bütün kabul etmişti. Kurul, 01.10.2025 tarihli, 2025/512 E. ve 2025/591 K. sayılı yeni kararında önceki yaklaşımından ayrılmış; geçerli tahkim şartı bulunan takipli iflasta, itiraz edilen alacağın varlığı ve miktarının önce tahkimde belirlenmesi gerektiğini, iflas kararının ise yine asliye ticaret mahkemesince verileceğini kabul etmiştir. Bu ayrım doğrudan iflas sebepleri ile itiraz edilmeksizin kesinleşen takipler bakımından aynı sonucu doğurmaz.
Kamu Düzeni ile Tahkime Elverişlilik Aynı Değildir
Bir uyuşmazlıkta emredici hüküm veya kamu düzeni kuralı bulunması, tek başına tahkime elverişsiz olduğu anlamına gelmez. Hakemler emredici kuralları uygulamakla yükümlüdür. Asıl ölçüt, tarafların uyuşmazlık konusu hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olup olmadığıdır.
Rekabet, fikri mülkiyet, şirketler veya iş hukuku gibi alanlarda emredici hükümler yoğun olsa da her talep otomatik olarak tahkime kapalı değildir. Talebin üçüncü kişilere etkisi, statü yaratıp yaratmadığı ve kanunun münhasır mahkeme yetkisi öngörüp öngörmediği incelenmelidir.
Şirketler Hukuku Uyuşmazlıkları
Pay sahipleri sözleşmesi, pay devri bedeli, tazminat ve sözleşmesel yükümlülükler tahkime elverişli olabilir. Buna karşılık genel kurul kararının iptali, şirketin feshi veya ticaret sicilinde herkese karşı sonuç doğuracak kararlar bakımından öğretide ve uygulamada farklı değerlendirmeler görülebilir.
Tahkim şartı hazırlanırken “şirketle ilgili bütün uyuşmazlıklar” gibi geniş bir ifade yerine, tahkime elverişli sözleşmesel taleplerin kapsamı açık belirlenmelidir.
İş ve Tüketici Uyuşmazlıkları
İşçinin veya tüketicinin dava açılmadan önce tahkim şartıyla mahkemeye erişim hakkından vazgeçmesi, koruyucu emredici hükümler nedeniyle geçerlilik sorunu doğurabilir. Uyuşmazlık doğduktan sonra yapılan tahkim anlaşmasının durumu farklı değerlendirilebilir.
Zorunlu arabuluculuğun bulunması da tahkimle aynı kurum değildir. Tahkim şartı olsa dahi dava şartı arabuluculuğun uygulanıp uygulanmayacağı, uyuşmazlığın ve talebin niteliğine göre ayrıca incelenir.
Millî ve Milletlerarası Tahkim
HMK 408 millî tahkim bakımından uygulanır. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu da Türkiye'de bulunan taşınmazlar üzerindeki ayni haklar ile iki tarafın iradelerine tabi olmayan uyuşmazlıklarda benzer sınırlama getirir.
Yabancı hakem kararının tenfizinde New York Sözleşmesi ve MÖHUK uyarınca Türk hukukuna göre tahkime elverişlilik ayrıca denetlenebilir. Tahkim yeri yabancı olsa bile Türkiye'de ayni sonuç doğuracak talepler bakımından risk devam eder.
Tahkim Şartının Kısmen Geçersizliği
Sözleşmedeki bazı talepler tahkime elverişli, bazıları elverişsiz olabilir. Tahkim şartının ayrılabilirliği ve taleplerin bölünebilirliği incelenir. Hakemler sözleşmesel tazminata karar verebilirken tapu sicilinde ayni değişiklik yaratacak hüküm kuramayabilir.
Taleplerin yapay biçimde bölünmesi çelişkili karar riskini artırır. Dava ve tahkim stratejisi hazırlanırken uyuşmazlığın tamamı haritalandırılmalıdır.
İspat ve Usul Sorunları
Tahkim itirazında bulunan taraf geçerli yazılı tahkim anlaşmasını sunmalıdır. Karşı taraf, tahkim anlaşmasının geçersiz, uygulanamaz veya uyuşmazlığın tahkime elverişsiz olduğunu ileri sürebilir. Mahkeme, ilk itirazı sözleşmenin kapsamı ve talebin gerçek niteliği üzerinden değerlendirir.
Hakem kararı verildikten sonra tahkime elverişsizlik iptal sebebi oluşturabilir. Bu nedenle konu yalnızca yargılamanın başındaki görev itirazı olarak görülmemelidir.
Sık Yapılan Hatalar
Taşınmazla ilgili her uyuşmazlığı tahkime kapalı saymak, kamu düzeni kavramını tahkime elverişlilikle eşitlemek, iflas ve kişisel durum davalarını tahkim şartına dahil etmek ve sözleşmesel alacak ile ayni hak talebini ayırmamak sık hatalardır.
Hukuki Değerlendirme
Tahkim şartı hazırlanırken yalnızca “tüm uyuşmazlıklar tahkimde çözülür” demek yeterli değildir. Tarafların tasarruf yetkisi, talebin üçüncü kişilere etkisi ve kararın ayni ya da statü doğuran sonucu önceden incelenmelidir. Aksi hâlde yıllar süren tahkim sonunda kararın iptali veya tenfizinin reddi riski doğar.
Uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığının yanlış değerlendirilmesi, mahkeme ve hakem süreçlerinin paralel yürütülmesine ve ciddi maliyete neden olabilir. Tahkim şartınızın ve taleplerinizin kapsamlı değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve doğrulanabilen içtihat bilgileri esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Kira bedeli ve sözleşmesel alacaklar kural olarak elverişli olabilir. Tahliye ve özel koruyucu hükümler bakımından somut talep ayrıca incelenmelidir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.