İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Tahkimde Yargılamanın İadesi

Hakem kararına karşı yargılamanın iadesi sebepleri, hak düşürücü süre, görevli mahkeme ve kabul kararının sonuçları HMK 443 kapsamında açıklanmaktadır.

Hakem kararları kural olarak nihai ve bağlayıcıdır. Bununla birlikte kararın ağır usulsüzlük, sahte belge, hile veya sonradan elde edilen belirleyici belge gibi olağanüstü sebeplerle sakatlandığı durumlarda yargılamanın iadesi istenebilir. HMK m. 443, genel yargılamanın iadesi hükümlerinin tahkimin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanmasını öngörür.

İptal Davası ile Yargılamanın İadesi Aynı Yol mudur?

Hayır. İptal davası, HMK m. 439’da sayılan tahkim anlaşması, kurul oluşumu, usul, yetki, tahkime elverişlilik ve kamu düzeni gibi sebeplere dayanır. Yargılamanın iadesi ise kararın verilmesinden veya kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yahut sonradan öğrenilen olağanüstü durumlara yöneliktir.

İptal davası süresinin kaçırılması, yargılamanın iadesini genel bir ikinci iptal yoluna dönüştürmez. İade talebi yalnızca HMK m. 443’ün izin verdiği sınırlı sebeplere dayanabilir.

Tahkimde Hangi İade Sebepleri Uygulanır?

HMK m. 443/2, HMK m. 375’teki bütün sebepleri değil, yalnızca birinci fıkranın (b), (c), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentlerini tahkim bakımından kabul eder.

Örneğin tarafın kanuna aykırı biçimde yokluğunda karar verilmesi, davada yer alması gereken kişilerin bulunmaması, hükme esas tanık veya bilirkişi açıklamasının yalan olduğunun kesinleşmiş kararla belirlenmesi, kullanılan belgenin sahte çıkması, mücbir sebep veya karşı tarafın eylemi nedeniyle elde edilemeyen belirleyici belgenin sonradan ele geçirilmesi, karara etkili hile ve AİHM kaynaklı bazı durumlar gündeme gelebilir.

Her usul hatası iade sebebi değildir. İddianın kanundaki bentlerden hangisine girdiği ve kararın sonucuna etkisi açıkça gösterilmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yargılamanın iadesi hakem heyeti önünde değil, mahkemede dava olarak görülür. Tahkim yargılaması nihai kararla sona erdiğinden eski hakem kurulunun kendi kararını bu yolla yeniden inceleme yetkisi yoktur.

Görev ve yetki, HMK’nın tahkime ilişkin mahkeme düzenlemeleriyle birlikte belirlenir. Uygulamada tahkim yeri bölge adliye mahkemesinin görev alanı, HMK m. 410 ve 443 çerçevesinde dikkatle değerlendirilmelidir. Milletlerarası tahkimde 4686 sayılı Kanun ve yabancı kararların tenfiz rejimi ayrıca incelenir.

Başvuru Süresi

HMK m. 443/1’in yollaması nedeniyle HMK m. 377’deki süreler niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır. Genel olarak iade sebebinin öğrenildiği veya ilgili kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren üç aylık süre söz konusudur. Çoğu sebep bakımından ayrıca hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık azami süre bulunur.

AİHM kararına dayalı iade bakımından Anayasa Mahkemesinin 21 Haziran 2022 tarihli E. 2022/7, K. 2022/79 sayılı iptal kararı nedeniyle on yıllık üst sınırın uygulanması farklılaşmıştır. Süre başlangıcı, dayanılan iade sebebine göre ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Mahkeme süreyi kendiliğinden inceler.

İade Talebi Kabul Edilirse Ne Olur?

Mahkeme talebi haklı bulursa hakem kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeniden karara bağlanması için yeni bir hakeme veya hakem kuruluna gönderir. Yeni kurul HMK m. 421’e göre seçilir veya oluşturulur.

Mahkeme uyuşmazlığın esasını kendisi çözmez. Önceki kararın ortadan kaldırılmasıyla tahkim anlaşması sona ermez; taraflar yeniden tahkim yargılamasına döner.

Eski Hakemler Yeniden Görev Alabilir mi?

HMK m. 443 yeni hakem veya hakem kurulu oluşturulmasını öngörür. Amaç, iade sebebinden etkilenmiş olabilecek önceki karar sürecinden bağımsız bir inceleme yapılmasıdır. Tarafların tahkim anlaşması ve seçme usulü korunmakla birlikte aynı kurulun otomatik devamı kabul edilmez.

Kesin Hüküm İtirazı

Kaynak PDF’de aktarılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/827 E., 2020/1942 K. sayılı kararında, tarafların daha önce hakem kararına konu olan iddiaları yeni bir esas davası biçiminde ileri sürmesi kesin hüküm nedeniyle reddedilmiştir. Karar, HMK m. 443 uyarınca ayrı ve usulüne uygun iade davası açılması gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Hakem kararının yanlış olduğunu ileri sürerek aynı taleple normal dava açmak, yargılamanın iadesi yerine geçmez.

İspat ve Deliller

İade sebebini ileri süren taraf, kanundaki olgunun varlığını ve sonuca etkisini ispatlamalıdır. Sahtecilik veya yalan tanıklık iddiasında kesinleşmiş ceza kararı ya da kanunun kabul ettiği eşdeğer durum aranabilir. Sonradan bulunan belge bakımından belgenin önceki yargılamada elde edilememesinin tarafın kusurundan kaynaklanmadığı gösterilmelidir.

Hile iddiasında soyut şüphe yeterli değildir. Hileli davranışın kararın verilmesine etkisi somut delillerle açıklanmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

Sık hatalar; iptal davası sebeplerini iade sebebi gibi ileri sürmek, hakem heyetine başvurmak, üç aylık süreyi kaçırmak, aynı talebi normal mahkemede yeniden dava etmek ve sonradan elde edilen belgenin neden daha önce sunulamadığını açıklamamaktır.

Hukuki Değerlendirme

Tahkimde yargılamanın iadesi dar yorumlanır. Yolun olağanüstü niteliği nedeniyle sebep, süre ve delil üçlüsü daha dava açılmadan netleştirilmelidir. Yanlış başvuru, kesin hüküm ve süre engeliyle karşılaşabilir.

Hakem kararında sonradan ortaya çıkan sahtecilik, hile veya belirleyici belge sorunu bulunuyorsa dosyanın hızla değerlendirilmesi gerekir. Somut olayınızın HMK m. 443 ve güncel tahkim uygulaması çerçevesinde incelenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Yargılamanın iadesi, kanunda sınırlı sayılan olağanüstü sebepler için öngörülmüştür.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.