İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

HMK 437: Hakem Kararının Tavzihi, Düzeltilmesi ve Tamamlanması

HMK 437 kapsamında hakem kararındaki maddi hata, tavzih ve tamamlayıcı karar talepleri; süre, usul ve iptal davasına etkileriyle açıklanmıştır.

Tahkim kararında hesap veya yazım hatası bulunması, hükmün bir bölümünün belirsiz kalması ya da ileri sürülen bir talep hakkında karar verilmemesi her zaman iptal davası açılmasını gerektirmez. HMK 437, sınırlı nitelikteki bu eksikliklerin hakem veya hakem kurulu tarafından giderilmesine imkân tanır.

Hukuki Çerçeve ve Kavram

Düzeltme, kararın esasını değiştirmeyen hesap, yazı veya benzeri maddi yanlışlıkların giderilmesidir. Tavzih, hükmün belirsiz veya çelişkili bir bölümünün açıklığa kavuşturulmasıdır. Tamamlama ise yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen hüküm kurulmamış bir talep hakkında ek karar verilmesidir. Bu yollar, hakemlerin uyuşmazlığı yeniden görmesine veya esas hakkında farklı bir sonuca ulaşmasına izin vermez.

HMK Hükmü

(1) Evvelce daha farklı bir süre öngörülmemişse, taraflardan her biri, hakem kararının kendisine bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla; maddi hatanın düzeltilmesini veya kararın belirli bir bölümünün tavzihini isteyebilir. (2) Talep haklı bulunursa düzeltme veya tavzih bir ay içinde yapılır; süre gerektiğinde uzatılabilir. (3) Hakemler maddi hatayı karar tarihini izleyen iki hafta içinde kendiliğinden düzeltebilir. (4) Karara bağlanmamış talepler için bildirimden itibaren bir ay içinde tamamlayıcı karar istenebilir. (5) Bu kararlar hakem kararının parçasıdır.

Düzenlemenin Kapsamı

Tavzih ve düzeltme, yeni delil değerlendirmesi veya hukuki görüş değişikliği için kullanılamaz. Tamamlayıcı karar da yalnızca daha önce ileri sürülen fakat hükümde karşılanmayan konuya ilişkindir. İlk kararı geri almak, infazı süresiz durdurmak veya yeni bir tahkikat başlatmak HMK 437’nin sınırlarını aşabilir.

Başvuru ve İnceleme Usulü

Başvuru hakem veya hakem kuruluna yapılır ve karşı tarafa bilgi verilir. Dilekçede hata veya belirsizlik açıkça işaret edilmeli; hangi hüküm bendinin nasıl düzeltilmesi, açıklanması ya da tamamlanması istendiği gösterilmelidir. Karşı tarafın görüşü alınmadan verilen karar, hukuki dinlenilme hakkı yönünden tartışma yaratabilir.

Süreler, Görevli ve Yetkili Merci

Maddi hata ve tavzih talebi için kararın bildiriminden itibaren iki hafta; tamamlayıcı karar talebi için bir ay öngörülmüştür. Hakemlerin kendiliğinden maddi hata düzeltme süresi karar tarihini izleyen iki haftadır. Sürelerin başlangıcında “kararın bildirilmesi” esas olduğundan, bildirim belgesi ve tarihi saklanmalıdır.

İspat, Delil ve Dosya Yönetimi

Hakem kararı, tebliğ veya bildirim belgesi, talep dilekçeleri, duruşma tutanakları ve tarafların sonuç talepleri başlıca belgelerdir. Tamamlama talebinde, ilgili istemin yargılama sırasında gerçekten ileri sürüldüğü gösterilmelidir. Sonradan eklenen yeni bir talep, tamamlayıcı karar konusu yapılamaz.

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Uygulaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.10.2017 tarihli, 2017/1992 E., 2017/5518 K. sayılı kararında; ilk hakem kararının infazını durduran, yeniden araştırma ve yargılama yapılmasını öngören “ek kararın” HMK 437 anlamında tamamlayıcı karar olmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle söz konusu ek kararın iptal davası süresini yeniden başlatmadığı sonucuna varılmıştır.

Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar

Tartışmanın odak noktası, tamamlayıcı karar ile ikinci bir esas karar arasındaki sınırdır. Öğretide, hakemlerin functus officio ilkesi gereği nihai karardan sonra yetkilerini kural olarak tükettiği; HMK 437’nin ise yalnızca açıkça sayılan dar hâllerde bu yetkiyi devam ettirdiği kabul edilir.

Somut Olaylarda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Başvurunun adlandırılması tek başına belirleyici değildir. “Tavzih” başlıklı bir dilekçe gerçekte esasın değiştirilmesini istiyorsa reddedilebilir. Aynı şekilde hakemlerin “ek karar” adını verdiği metin de içeriği itibarıyla tamamlayıcı karar sayılmayabilir. İptal davası süresi hesabında kararın gerçek niteliği esas alınmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tavzih yoluyla kararın esasını değiştirmeye çalışmak
  • Karara bağlanmamış değil, sonradan ileri sürülen bir talebi tamamlamaya konu etmek
  • Karşı tarafa bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemek
  • İptal davası süresinin her ek kararla yeniden başlayacağını varsaymak
  • Bildirim tarihini belgelememek

Hukuki Değerlendirme

HMK 437, tahkim kararının teknik eksikliklerini hızlı biçimde gidermeyi amaçlar. Buna rağmen başvurunun yanlış nitelendirilmesi, iptal davası süresinin kaçırılmasına neden olabilir. Süre hesabı yapılırken başvurunun başlığına değil, istenen ve verilen kararın içeriğine bakılmalıdır.

Sonuç

Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak ve Doğrulama Notları

  • https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6100.pdf
  • Yargıtay 11. HD, 19.10.2017, 2017/1992 E., 2017/5518 K.
  • https://www.lexpera.com.tr/ictihat/arama?SearchQuery=%22hakem+karar%C4%B1n%C4%B1n+tavzihi%22

Sık Sorulan Sorular

Toplama hatası, isim veya tarih yanlışlığı, açık yazım yanlışı gibi kararın esasını değiştirmeyen hatalardır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.