Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
Davanın Tamamen Islahı Nedir?
Davanın tamamen ıslahı, bir haftalık yeni dilekçe süresi, kısmi ıslahtan farkı, deliller, zamanaşımı ve uygulamadaki sorunlar açıklanmıştır.
Islah, tarafların yargılama sırasında yaptıkları usul işlemlerini tamamen veya kısmen düzeltmelerine imkân veren bir kurumdur. Davanın tamamen ıslahında, dava dilekçesinden itibaren yapılmış usul işlemleri kanundaki istisnalar dışında yapılmamış sayılır ve dava yeni dilekçeyle farklı bir hukuki çerçevede sürdürülür.
Tam Islahın Kanuni Dayanağı
HMK m.176 tarafların usul işlemlerini tamamen veya kısmen ıslah edebileceğini düzenler. HMK m.180'e göre davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni dava dilekçesi vermek zorundadır.
Yeni dilekçe verilmezse:
- Islah hakkı kullanılmış sayılır,
- Islah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir,
- Taraf aynı davada yeniden ıslah hakkını kullanamaz.
Tam Islah ile Kısmi Islah Arasındaki Fark
Tam ıslahta dava dilekçesi ve buna bağlı usul işlemleri değiştirilir. Davanın sebebinin ve talep sonucunun bütünüyle farklılaştırılması çoğu kez tam ıslah niteliğindedir.
Kısmi ıslahta ise belirli bir usul işlemi düzeltilir. Talep miktarının artırılması, mevcut talebin sınırları içinde kaldığı sürece klasik olarak kısmi ıslah örneğidir.
Bir alacak kaleminin miktarını artırmak ile dava dilekçesinde hiç bulunmayan bağımsız bir talebi davaya eklemek aynı şey değildir. Islah, taraf değişikliği veya maddi hukuk işlemlerinin geri alınması için genel bir araç olarak kullanılamaz.
Tam Islah Ne Zamana Kadar Yapılabilir?
HMK m.177 uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bozma veya kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine döndüğünde, mahkeme tahkikata ilişkin işlem yaparsa tahkikat sona erene kadar ıslah mümkündür; ancak bozma kararına uyulmasıyla doğan usuli kazanılmış durum ortadan kaldırılamaz.
Tahkikat sona erdikten sonra sözlü yargılama veya hüküm aşamasında ıslah yapılamaz.
Bir Haftalık Süre Nasıl Hesaplanır?
Tam ıslah bildiriminin yapıldığı gün süreye dâhil edilmez. Bir haftalık süre HMK'nın sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümlerine göre belirlenir. Son gün resmi tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü sonunda biter.
Yeni dava dilekçesi, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarını taşımalı; yeni vakıalar, talep sonucu ve deliller açık biçimde gösterilmelidir.
Tam Islahın Dava Tarihine Etkisi
Tam ıslahla yeni bir dava açılmış olmaz; mevcut dava devam eder. Bu nedenle kural olarak dava tarihi ilk dava tarihidir. Bununla birlikte değiştirilen talep ve hukuki sebebin zamanaşımı, temerrüt, faiz ve harç bakımından etkisi somut uyuşmazlığa göre ayrıca değerlendirilir.
Tam ıslahın her durumda bütün yeni talepleri geçmişe etkili biçimde koruduğu söylenemez. Maddi hukuk süreleri ve karşı tarafın kazanılmış hakları incelenmelidir.
Yeni Delil Bildirilebilir mi?
Tam ıslahla davanın vakıa ve hukuki yapısı değişmişse, yeni dava dilekçesinde bu yeni yapıya ilişkin delillerin gösterilmesi savunma ve ispat hakkının gereği olabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2022/5375 E., 2023/1790 K. sayılı kararında, vasiyetnamenin iptali davasının tam ıslahla muris muvazaasına dönüştürülmesi sonrasında yeni hukuki sebebin tanıkla ispatı mümkün olduğundan, bildirilen tanıkların dinlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Harç ve Yargılama Giderleri
Talep sonucu değişiyor veya dava değeri artıyorsa eksik harcın tamamlanması gerekir. Islah nedeniyle geçersiz hâle gelen işlemler ve karşı tarafın yaptığı giderler bakımından HMK m.178-181 hükümleri uygulanır.
Islah yapan taraf, karşı tarafın ıslah nedeniyle yaptığı yargılama giderlerini ve kanunda öngörülen zararları karşılamakla yükümlü olabilir.
Kötü Niyetli Islah
Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek amacıyla kötü niyetle yapıldığı delil veya belirtilerle anlaşılırsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verebilir. Ayrıca karşı tarafın zararına ve disiplin para cezasına hükmedilebilir.
Yalnız ıslahın yargılamayı uzatması kötü niyeti kanıtlamaz. Kötü niyet somut olgularla ortaya konulmalıdır.
7589 Sayılı Kanunla Kabul Edilen Değişiklik
16.07.2026 tarihinde TBMM'de kabul edilen 7589 sayılı Kanun, HMK m.107'yi kaldırıp kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar bir defa artırılmasına ilişkin HMK m.109/4 düzenlemesini kabul etmiştir. Kanun 31.07.2026 itibarıyla Resmî Gazete'de yayımlanmış görünmediğinden yürürlükte değildir.
Düzenleme yürürlüğe girdiğinde alacak miktarının artırılması ile klasik ıslah arasındaki ilişki yeniden değerlendirilmelidir. Tam ıslah kurumu ise HMK m.180 bakımından varlığını sürdürmektedir.
Sık Yapılan Hatalar
- Talep miktarı artışının her durumda tam ıslah sayılması,
- Tam ıslah bildiriminden sonra bir haftalık sürenin geçirilmesi,
- Yeni dilekçede vakıa ve talep sonucunun açık yazılmaması,
- Maddi hukuk işlemlerinin ıslahla geri alınabileceğinin sanılması,
- Tahkikat sona erdikten sonra ıslah yapılması,
- Harç eksikliğinin tamamlanmaması.
Hukuki Değerlendirme
Tam ıslah, dava stratejisindeki esaslı hataları düzeltme imkânı sağlar; fakat bir haftalık süre, tek kullanımlık hak ve zamanaşımı etkileri nedeniyle dikkatle kullanılmalıdır. Islah kararı verilmeden önce yeni talebin ayrı dava, talep artırım veya taraf değişikliği yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceği karşılaştırılmalıdır.
Günser + Partners ile İletişim
Islahın yanlış türde veya süresinden sonra yapılması, talebin incelenmemesine ve ıslah hakkının tüketilmesine yol açabilir. Dosyanızdaki usul işlemlerinin ve sürelerin değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Taraflar aynı davada ıslah hakkını bir kez kullanabilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.