İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

HMK 127 Cevap Dilekçesi Verme Süresi

Cevap dilekçesi verme süresi, ek süre talebinin şartları ve sürenin kaçırılmasının sonuçları HMK 127 kapsamında ayrıntılı biçimde ele alındı.

Davalının savunmasını, ilk itirazlarını ve delillerini zamanında sunabilmesi hukuk yargılamasının en kritik aşamalarından biridir. HMK 127’ye göre cevap dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın hazırlanması objektif olarak çok zor veya imkânsız ise davalı, yine bu iki haftalık süre içinde ek süre talep edebilir.

Cevap Süresi Ne Zaman Başlar?

Süre, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğini izleyen günden itibaren hesaplanır. Tebligatın usulsüz olması, öğrenme tarihinin ve sürenin başlangıcının ayrıca tartışılmasını gerektirir. Elektronik tebligatta tebliğ tarihi, bildirimin elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonudur. Süre hesabında HMK 91-93 hükümleri birlikte uygulanır; son gün resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü sona erer.

Ek Cevap Süresi Hangi Şartlarda Verilir?

Davalı, iki haftalık asıl süre içinde mahkemeye başvurmalı ve cevap dilekçesini zamanında hazırlamayı çok zor veya imkânsız kılan somut nedenleri açıklamalıdır. Kapsamlı ticari defter incelemesi, çok sayıda sözleşmenin değerlendirilmesi, yurt dışından belge temini veya teknik kayıtların toplanması örnek gösterilebilir. Mahkeme bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Ek süre, asıl cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar.

Ek Süre Talebi Kendiliğinden Süreyi Uzatır mı?

Hayır. Talebin sunulması tek başına süreyi uzatmaz. Mahkemenin ek süre talebini kabul eden bir karar vermesi gerekir. Talep hakkında karar verilmemiş olması, zımni kabul anlamına gelmez. Bu nedenle davalı veya vekili, ek süre talebinin akıbetini takip etmeli; karar çıkmadığı durumda hak kaybını önlemek için asıl süre içinde mümkün olan savunmayı sunmalıdır.

Süresinde Cevap Verilmezse Ne Olur?

HMK 128 uyarınca süresinde cevap vermeyen davalı, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Ancak bu durum, süresinden sonra yeni savunma vakıaları ileri sürme veya yeni deliller bildirme konusunda sınırsız bir hak vermez. İlk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Yetki itirazı ve tahkim itirazı gibi ilk itirazların süresinde sunulmaması hâlinde dinlenmemesi söz konusu olabilir.

Basit Yargılama Usulünde Cevap Süresi

Basit yargılama usulünde de cevap süresi kural olarak iki haftadır. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez. İş, tüketici, sulh hukuk ve kanunda basit yargılama usulüne tabi olduğu belirtilen diğer davalarda savunma vakıalarının ve delillerin ilk cevap dilekçesinde eksiksiz gösterilmesi daha da önemlidir.

Sık Yapılan Hatalar

Ek süre talebini gerekçesiz sunmak, bir aylık sürenin otomatik verileceğini düşünmek ve mahkeme kararını takip etmemek başlıca hatalardır. Bir diğer hata, yalnızca “delillerimizi daha sonra sunacağız” şeklinde genel bir kayıt düşmektir. Cevap dilekçesinde her vakıa ve o vakıanın hangi delille ispatlanacağı somutlaştırılmalıdır.

Hukuki Değerlendirme

Cevap dilekçesi, davalının yargılamadaki savunma çerçevesini belirler. Süre uzatımı talebi bir tedbir olmakla birlikte savunmanın hazırlanmasını tamamen mahkeme kararına bırakmak güvenli değildir. Dosya kapsamı elverdiği ölçüde ilk itirazlar, temel savunmalar ve mevcut deliller asıl süre içinde sunulmalıdır.

Sonuç ve Hukuki Destek

Cevap süresinin veya ilk itirazların kaçırılması, davanın esası bakımından geri alınması güç sonuçlar doğurabilir. Tebligat tarihi, ek süre talebi ve savunma stratejisinin dosyaya özgü değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

<!-- Editoryal doğrulama tarihi: 31 Temmuz 2026. Kaynak taslak: blog-mevzuat-hmk-madde-127-cevap-dilekcesini-verme-suresi-db260e02.pdf. Mevzuat: ilgili kanunların güncel konsolide metinleri. -->

Sık Sorulan Sorular

Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.