Blog / Medeni Usul Hukuku / Yazılı Yargılama Usulü
HMK Madde 142: Süreler Hakkında Karar
· ≈2 dk okuma · Medeni Usul Hukuku
HMK 142 uyarınca zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelerin ön incelemeden sonra, tahkikattan önce karara bağlanması ve sonuçları açıklanmıştır.
HMK m. 142, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra hâkimin tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımı itiraz ve def'ilerini inceleyip karara bağlamasını öngörür. Amaç, süre nedeniyle sona erecek bir uyuşmazlıkta gereksiz tahkikat yapılmasını önlemektir.
i. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre farkı
Zamanaşımı, borcu sona erdirmez; borçluya defi ileri sürerek ifadan kaçınma imkânı verir. Hâkim zamanaşımını kural olarak kendiliğinden dikkate alamaz. Hak düşürücü süre ise hakkı sona erdirir ve kamu düzenine ilişkin olduğu ölçüde mahkemece resen gözetilir.
ii. İleri sürülme zamanı
Zamanaşımı defi cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Sonradan ileri sürülmesi, savunmanın genişletilmesi yasağı ve karşı tarafın açık muvafakati çerçevesinde değerlendirilir. Hak düşürücü süre, niteliğine göre yargılamanın her aşamasında resen incelenebilir.
iii. Ön inceleme ve karar
Mahkeme önce dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve ön inceleme duruşmasını tamamlar. Ardından tahkikata başlamadan süre itirazlarını karara bağlar. Süre hesabı için sınırlı delil toplanması gerekiyorsa bu işlem süre meselesiyle sınırlı yürütülebilir.
iv. Sürenin başlangıcı
Sürenin hangi olayla başladığı maddi hukuka göre belirlenir. Öğrenme, muacceliyet, teslim, fesih, zarar ve failin öğrenilmesi veya mirasın açılması gibi farklı başlangıç noktaları vardır. Dava dilekçesindeki olay tarihiyle yetinilmemeli; tebligat, ihtar, ödeme ve yazışmalar incelenmelidir.
v. Kesilme ve durma
Zamanaşımının kesilmesi veya durması TBK ve özel kanun hükümlerine tabidir. Dava, icra takibi, borcun ikrarı veya taraflar arasındaki özel ilişki süre hesabını etkileyebilir. Arabuluculuk sürecinin süreler üzerindeki etkisi de ilgili kanuna göre ayrıca hesaplanmalıdır.
vi. Kararın niteliği
Hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedildiğinde ret esasa ilişkindir. Zamanaşımı defi kabul edildiğinde de talep dava edilebilirliğini kaybettiğinden esastan ret kararı verilir. Aynı anda hem zamanaşımından hem de uyuşmazlığın esasından ayrı ret gerekçesi kurulması çelişki yaratabilir.
vii. Sık yapılan hatalar
Zamanaşımını mahkemenin resen inceleyeceğini sanmak, başlangıç tarihini belgesiz kabul etmek, hak düşürücü süre ile zamanaşımını aynı görmek, kesilme-durma sebeplerini hesaplamamak ve süre itirazını karara bağlamadan tahkikata geçmek sık hatalardır.
viii. Hukuki Değerlendirme
Süre hesabı çoğu davada esasın önüne geçer. Talebin türü, başlangıç olayı, kesilme ve durma sebepleri tarih çizelgesi hâlinde incelenmeden dava stratejisi kurulmamalıdır.
ix. Günser + Partners ile İletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürenin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına yol açabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı uygulaması çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın özellikleri, işlem ve dava tarihleri ile güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kural olarak hayır. Borçlu zamanaşımı defi ileri sürmelidir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili mevzuat
HMK m. 142
Bu madde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Yazılı Yargılama Usulü kısmında (m. 118-186) yer alır.
Yazılı Yargılama Usulü — İlgili Maddeler
- HMK 135HMK Madde 135: Karşı Davada Uygulanacak Hükümler
- HMK 137Ön İnceleme Duruşması Nedir?
- HMK 138Mahkeme Dava Şartları ve İlk İtirazları Ne Zaman İnceler?
- HMK 146HMK Madde 146: Mevcut Delillerle Davanın Aydınlanması
- HMK 147HMK 147 Tarafların Duruşmaya Daveti
- HMK 148HMK Madde 148: Mahkemenin Çalışma Zamanı